Sevilmek umuduyla sevmek insanidir. Fakat sevmek için sevmek, meleklere mahsustur. ALPHONSE DE LAMARTİN [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM
Tek Bir Güne Sığmayan Tüm Öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun...



Edebiyatdefteri.com'da
161.870 kitap, 63.093 kişi, 8.102 yayınevi ve 6.291 okuyucu görüşü yer almaktadır.
Kitap     Kişi


Son Paylaşılan Görüşler

Kitap: Gülizar Oğlu Abdullah
Görüş bildiren:kenan hoca
21 Kasım 2020 Cumartesi 22:14:02
~ 0 puan
Kars ve çevresinin 44 yıla yakın Çarlık Rusya'sının esaretinde kalışını ve Ermeni Çeteleri bundan cesaret alarak yüzyıllarca etle tırnak gibi yaşadığı yöre halkına zulüm etmeye başlar.Zulüm gören Halkın içinden baş kaldırılar olur Romanımızın kahramanı Gülizaroğlu Abdullah Bey bunlardan birisidir.farklı yanı ise yiğitliği ,zekiliği , ileri görüşlülüğüdür . Bu özelliklerini kullanarak çetecilere karşı halkı örgütleyerek direnişi başlatır.Nice bilinmeyen ve unutulan kahramanlardan birisidir ABDULLAH BEY.
Yazar Muhlis ŞUTANRIKULU , Çokça duyduğu bu kahramanın yaşamını ve mücadelesini kaleme almayı planlar . Daha objektif olması açısından da Abdullah Bey'in Torunlarıyla( ÜNYILMAZ Ailesiyle) irtibata geçer.Yazarın : Gaz Lambası ,Tandır ,Ya Devrim Olsaydı ,Kar Çiçeği ve Azrail Sevda Türküleri Söylemez adlı öykü kitapları ,Tepelere Çaldı Güneş Adlı bir de Şiir kitabı bulunmaktadır.

Kitap: Gülizar Oğlu Abdullah
Görüş bildiren:kenan hoca
21 Kasım 2020 Cumartesi 22:13:16
~ 0 puan
Kars ve çevresinin 44 yıla yakın Çarlık Rusya'sının esaretinde kalışını ve Ermeni Çeteleri bundan cesaret alarak yüzyıllarca etle tırnak gibi yaşadığı yöre halkına zulüm etmeye başlar.Zulüm gören Halkın içinden baş kaldırılar olur Romanımızın kahramanı Gülizaroğlu Abdullah Bey bunlardan birisidir.farklı yanı ise yiğitliği ,zekiliği , ileri görüşlülüğüdür . Bu özelliklerini kullanarak çetecilere karşı halkı örgütleyerek direnişi başlatır.Nice bilinmeyen ve unutulan kahramanlardan birisidir ABDULLAH BEY.
Yazar Muhlis ŞUTANRIKULU , Çokça duyduğu bu kahramanın yaşamını ve mücadelesini kaleme almayı planlar . Daha objektif olması açısından da Abdullah Bey'in Torunlarıyla( ÜNYILMAZ Ailesiyle) irtibata geçer.Yazarın : Gaz Lambası ,Tandır ,Ya Devrim Olsaydı ,Kar Çiçeği ve Azrail Sevda Türküleri Söylemez adlı öykü kitapları ,Tepelere Çaldı Güneş Adlı bir de Şiir kitabı bulunmaktadır.

Kitap: Elin Korelisine El Salladım
Görüş bildiren:TUBa_04_
18 Kasım 2020 Çarşamba 09:36:03
~ 0 puan

Çalışma boyunca edindiğimiz veriler üzere yaptığımız değerlendirmelerden sonra çıkardığımız sonuçlardan biri; Hallyu dizilerinin hem arz edilen hem de verili dünyaya dair (Geertz'in terimleriyle) "bir varoluş düzeni, kavramlar; dünya görüşü üreterek" tekniğin/aracın yardımıyla "bu kavramlara; dünya görüşüne bir gerçeklik havası giydirerek" izleyicide, "gerçeklik olarak görünen; güçlü, kapsamlı ve uzun süreli ruh halleri ve güdüler oluşturan bir semboller sistemi, bir din" olarak ele alınabileceğidir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitap: Ben Sana Mecburum
Görüş bildiren:BİR GARİP ZEYNEP
17 Kasım 2020 Salı 10:51:53
~ 0 puan
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

Kitap: Ben Sana Mecburum
Görüş bildiren:BİR GARİP ZEYNEP
17 Kasım 2020 Salı 10:51:49
~ 0 puan
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

Kitap: Körlük
Görüş bildiren:ÜLKÜ KARA
17 Kasım 2020 Salı 08:34:20
~ 0 puan





GÖREN KÖR
Son zamanlarda kitaplarını elimden bırakamadıgim bir yazar var. Jose SARAMAGO. Duyduguma göre Amerikan siyaset bilimcilerinin de elinden düşmüyormuş.Sormadan edemiyorum kendime, acaba devletlerin politikalarındaki hedefe kilitleyen acımasızlıklara hep bir kılıf bulma gayretlerini mi taçlandıriyor yoksa görmezlikten gelinme gayretlerini boşa mı çıkarıyor da bu yazar şiddetle tavsiye ediliyor siyasetcilere.
Bak olacaksınız böyle olun, yoksa görünmez olun der gibi adeta. Bir bir dökülüyor tepedekilerin eteğindeki taşlar. O taşlar ki hiçbir zaman tepedekilere isabet etmemiş. Hep yerdekilerin gözüne gözüne... KÖR olun dercesine. ĶÖRLÜK de GÖRENKÖR ile ne kadar umuda kapıldiysam GÖRMEK de o kadar çaresiz kaldım.Meğer GÖRENKÖR olmak her zaman geçerli akçe imiş. Sadece Duyuyorsan vay haline. Hele bir de Görüyorsan bittin demekmiş.Değil mi ki GÖRMEK, KÖRLÜĞÜ diskalifiye eder.DUYMAK da SUSMA’ yı bertaraf etmelidir. Her duyduğunu söylemek, başı beladan, dili vebadan kurtarmaz ama her gördüğüne KÖR olma nasıl bir illettir ki bu kadar tutulur hale gelmiş?!!!
Siyaset; en yabancı olduğum, cinliğine, hinliğine bir türlü akıl erdiremediğim bir oluşum. Ben Devleti siyasetcilerinden daha çok severim. Devleti uğruna canını verenler baş tacımdır. Mantığını çoğu zaman bertaraf eden, hayalperest atılımları deli cesareti ile kucaklayan biri olarak hayatı sorgularken hayatın içinde olanları hep bir metefor gizi ile sarıp sarmalamayı, kendi ruhsal çıkarımlarıma yine kendim ile bir çıkış yolu bulmayı şiar edindim.
Bu yolculukta SUSMA’ yı edepten sayan DİLİN SÜSÜ SUSMAK’ tır diyen büyuklerimizi pek dinlemedim. Ama görünen o ki hayat; insana doğru bildiğini yalanlatıp, bildiği yolda şaşırtanmış.
Aliya İzzetbegovic’ in canı pahasına baş kaldırışı, devleti ve milleti uğruna kaleminin susmayışı tepedekilere yerdekilerin gücünü göstermiştir.
Kutlu doğum sancıları çeken toprakların eşsiz haykırışlariydi şüphesiz, Cengiz Aytmatov’ un Gün Olur Asra Bedel kitabındaki Mankurt hikayesi.
Çığlık çığlığaydı hayat orda. Ceninden beklenen sabırsızlık hayata göz kırparken, Hayattakilerin hayattan bıkmışlığına göz yummalarına şahit bitirimsiz bekleyiştekiler...Kimse umduğunu bulamayacak...birileri haykirsin bunu lütfen.
Ceninin(cennetten gelenin) dünyaya gelme telaşı, dünyadakilerin cenin kalabilme (cennet kazanma) yarışı artık masumiyetini kaybetti. Masum kalan tek şey büyümesini istemediğimiz çocuk kalan yanımız.Çocuklarımız... Devleti bakî kılma uğruna ümit aşılayabildiklerimiz...
Gözün süsü GÖRMEK,
Kulağın süsü DUYMAK
Dilin süsü SUSMAK imiş.
Ya KÖRLÜĞE ne demeli?
Oysa dilin susu, kulağın pası gözü kör etmez mi?
MANKUT DEVRİ bitti artık. Zaman GÖRENKÖR DEVRİ
Tüm KÖRLÜK lerin sadece kitaplarda kalması dileğiyle. ÜLKÜ KARA/BURSA







Kitap: Oblomov (Ciltsiz)
Görüş bildiren:Orhan KANZA
17 Kasım 2020 Salı 01:59:57
~ 0 puan
Tembellik hiç bu kadar edebi olmamıştır... Oblomovluk yaşam felsefesi'dir.

Kitap: Oblomov (Ciltsiz)
Görüş bildiren:Orhan KANZA
17 Kasım 2020 Salı 01:59:49
~ 0 puan
Tembellik hiç bu kadar edebi olmamıştır... Oblomovluk yaşam felsefesi'dir.

Kitap: Yüzüncü Ad: Baldassare`nin Yolculuğu
Görüş bildiren:ÜLKÜ KARA
16 Kasım 2020 Pazartesi 21:57:35
~ 0 puan
Yüzüncü Ad (inceleme)
Tanrı' nın yüzüncü adını sadece bir kitapta okuyabilmek uğruna çıkılan yolculuk... "Tanrı onu bize daha açık biçimde söylemiyorsa, sonsuz bilgeliği,O' na, yolu yalnızca hak eden insanlara göstermesini öğütlüyor olmalıdır. Söz konusu ayet okunduğunda ( "Ulu Tanrı' nın adını yücelt") başka bir çok Kur'an ayetinde olduğu gibi çoğunluk anlaması gerektiği gibi anlayacak, oysa seçilmişler, sırrı bilenler Tanrı'nın onlar için araladığı ince kapıdan suzuleceklerdir içeri. Böylelikle yüzüncü adın var olduğunu ve Tanrı'nın onu aramamızı yasaklamadığını söyleyen bir tarikat lideri Mazandaranî' nin kitabına tam kavuşmuşken bir gaflet anında elinden kaçıran sahaf tüccarının, serüveni diyebiliriz bu kitaba.
Şifreler işaretlerle yola çıkan bu tüccarın(Baldassare) kendi ile gelenekleri inançları arasındaki gelgitleri irdelenmesi "arayan bulur" öngörüsüne dayanarak çıktığı yolculukta başına gelenleri günlüğüne kaydetmesi ile başlayan roman belli ki ulvi bir amaç edinmek için yüzyıllar öncesinde ki insanların bakış açılarını, yaşam tarzlarını, aşklarını ve tutkuları uğruna göze aldıklarını, inanışlarını Hıristiyanlık, Yahudilik ve Müslümanlık hamuruyla yoğrulmuş toprakların buram buram felsefe kokan tumceleriyle ustaca yogruldugunu görmek göstermek için kaleme alınmış. Romanda şunu demekten alamiyorsunuz kendinizi..'.Arayan Bulur'. Romanın Baş kahramanı tereddütler içinde yola çıkarken yaratıcının yüzüncü adını bulabilmeyi en azından onu bir kitapta okuyabilmeyi umuyordu ." Mazandaranî' çok ünlü bir kanıyı çürütmeye çalışıyor. Ona göre eğer yüce ad varsa, insanlar bu adı ağızlarına almamalıydılar. Çünkü adını soyleyebildigimiz varlık ve nesneler, üstlerinde bir tür yetkeye sahip olduğumuz varlık ve nesnelerdir. Oysa hiç kuşku yok ki Tanrı' nın herhangi bir egemenlik altına girmesi söz konusu değildir. Bu karşı savı ortadan kaldırmak için yazar İslami Yahudilikle karşılaştırıyor.Gercekten Musa' nın dini o ağıza alınmaz adı söyleyenleri cezalandırıp , Yaratıcının adının her türlü doğrudan kullanımından sakınmanin yollarını ararken, Hz.Muhammed' in dini tümüyle karşıt bir tavır takınmıştı. Ve inananları gece gündüz Tanrı'nın adını söylemeye teşvik etmekteydi" (syf 322. ) Gibi satırlarda dinler arası farklılıklara değinirken yolculuk serüvenine her limanda bir sevgili bulmuşcasina yaşadığı tutkulu aşk anlarını da usta bir kalemin güçlü etkisiyle yansıtmayı ihmal etmemiş. Ve her aşkını yaşandığı kentin anlayış ve yaşam tarzına göre yorumlama yetisi bir çırpıda fikir veriyor o ülke hakkında okuyucuya. Syf 334 "çiçekli bir çayırdı sevgili, ellerim, dudaklarımsa, bir kovanın arıları gibiydi... Diye devam eden satırlarda bir ülkede kovalanan hayvanlar gibi hissederken diğerinde dünyanın kendilerinden habersiz olduğunu Güneşin tatlı batışında suçortakları Ay' ın onlara uzun bir gece vaadettigini yazıyor.
Diğer taraftan yazma tutkunlarının vazgeçilmez büyülü dünyasına yer veren satırlarda yok değil Günlüğünü yer yer sırdaş yer yer de kendinin günah çıkarttığı vazgeçilmez bir alan olarak görüyor.
Ölümle bir çok kereler burun buruna geldiği bu bir yıl (canavar yılı) içerisinde Tanrı'nın kayrasina uğramış nadide bir insan olarak gördüğü şu ifadesi "Gölgesi yalnızca benim üstüme düşen bir bulut var sanki gökte" syf 336. İlk okuduğumda kitaplarını okumaktan çok zevk aldığım Cengiz Aytmatow' un Cengizhana Küsen Bulut romanını hatırlattı. Belli ki romanın kahramanına küsen bir bulut olmamış bu yolculukta. Bakalım ben ne bulacağım bu kitapta diye diye heyecanla ceviriyorsunuz sayfaları. Her şehirde, her limanda başka başka şeyler le karşılaşacağınızı vaad ediyor tüm satırlar ama aynı kapıya çıkıyor yine tüm yollar.. kimi zaman hangi yöne gideceğini bir türlü kestiremeyen okyanusun ortasında yapayalnız duran bir gemide, kimi zaman hiçbir lisanını anlamadığınız bir handa, kimi zaman da ellisinden sonra gelen bir gençlik aşkının zemzem sularını kana kana içerken buluyorsunuz kendinizi... Her olay, her rastlantı Kahramanın amacından uzaklaşmadan büyülü bir atmosfere sürüklüyor okuyucuyu. Yer yer kalbe ve beyne hitap eden esrarengiz felsefik yaklaşımları barındıran onlarca cümle ve terim var şiir tutkunlarına ilham verebilecek. Yazmayı not almayı yazdıklarıyla dusundurmeyi, hayatı sorgulamayi marifet sayanlara ki haksız da sayılmazlar ilham yüklü bir kitap diyebilirim. Yol alan kârdadir, yolda kalan darda deyip çıkın yola sizde .. Yolda kalanı darda koymayacağına inandığımız bir Yaraticimiz varsa tüm işaretler O'na açılacak kapıya yönlendirebilir belki de bizi... En az bu yolcu kadar pişman olursunuz rahatımı bozdum keşke hiç memleketimden ayrılmasaydım derken içinizden bir sesin; bizim zamanın çocuklarının en sevdiği seyyah olan Rahmetli Barış Manço nun dizelerinde dediği gibi "Bütün dünya benim memleket" diye diye durmaksızın yol aldıracak bir roman. Olay örgüsü muhteşem. Yola çıkmaya değer, emin olun okuyan herkes aradığını bulacak, benim gibi sizin de heybeniz dolacak .Ülkü Kara

Kitap: Körlük
Görüş bildiren:Orhan KANZA
16 Kasım 2020 Pazartesi 19:20:41
~ 0 puan
Pandemi Mevsimi Kitaplarından... Okuyunca Covid 19 için beterin beteri var diyerek Rabbulalemin'e hamd u sena ediyorsunuz.
Yeni Çıkan Kitaplar



En Çok Okunan Kitaplar
George Orwell
Can Yayınları
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
William Golding
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Aldous Huxley
İthaki Yayınları
Jose Saramago
Kırmızı Kedi
İlber Ortaylı
Kronik Kitap
Serkan Karaismailoğlu
Elma Yayınevi
Madeline Miller
İthaki Yayınları
Joseph Murphy
Diyojen Yayıncılık
Harper Lee
Epsilon Yayınevi
Ferzan Özpetek
Can Yayınları
Osman Balcıgil
Destek Yayınları
Emin Pazarcı
Sahi Kitap
Salih Tuna
Turkuvaz Kitap
Zülfü Livaneli
Doğan Kitap
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.