Kapanmayan tek yara vicdan yarasıdır. PUBLiLiUS SYRUS [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM



Kitap Ara:
Kitap Kişi
Edebiyatdefteri.com'da
160.762 kitap, 62.677 kişi ve 8.045 yayınevi
bilgileri yer almaktadır.
Görüşler

Kitap: Bize Göre
Görüş bildiren:Ayşegülce
8.10.2018 18:22:54
~ 0 puan
Yazarın vakti zamanında gazetelerde yayımlanan köşe yazıları ve seyahat notlarının toplandığı bir eser.Okurken eski kelimeleri ne kadar özlediğimi farkettim.Eski dediysem öyle anlaşılmaz Osmanlı sözcüklerden bahsetmiyorum.Hala günlük hayatta kullanmamız gereken bir dilin,nasılda çabucak eskidiğini farketmek esef verici.

Kitap: Yerçekimli Karanfil "Toplu Şiirleri 1"
Görüş bildiren:gezgin imgeler
25.9.2018 19:49:41
~ 0 puan
Edip cansever dolambaçlı sözcüklerin piri şiirin kütüphanesi aşkın pişiricisi

Buz gibi

Aşk iyidir bak
Duyumunu artırır insanın
Hele don gömlek sabahları
Tıraş olacağını duyarsın
Yeni gömleğini giyeceğin gelir
Bir yeni biçim eklersin insan olacağa...




İnsanı olduran bir kitap
Bir an önce elden düşüeülmeyecek alıştıra alıştıra okunacak kitap...

Kitap: Günümüzde Psikoterapi
Görüş bildiren:Şiir çınarı
21.9.2018 15:59:20
~ 0 puan
En iyi psikolog insanın kendidir.. gerisi zayıflıktır...

Kitap: Define
Görüş bildiren:Ayşegülce
16.9.2018 20:17:54
~ 0 puan
Sürükleyici ve akıcı bir hikaye.Okurken hiç sıkılmadım ve bir çırpıda okudum. Eylül romanı dolayısıyla Mehmet Rauf'un diline alışkın bir okur olarak bu kitabı da okuduğuma pişman olmadım.Kafa dağıtmak için ideal.

Kitap: Bir Gün Tek Başına
Görüş bildiren:/ yüRekTen
4.9.2018 00:02:35
~ 0 puan
Ilk olarak Everest, sonrasında Ayrıntı Yayınları'ndan okuduğum kitap üç bölüm 746 sayfadan oluşuyor. Türkali'nin çoğu bölümde olayları karakterlerin iç sesiyle anlatıyor olması o kadar güzel ki.. Âdeta kitabı okumuyoruz da o kişinin beyninde yaşıyormuşuz gibi hissediyoruz kendimizi. Karakterlerin kendilerinden en emin oldukları durumlarda bile aslında beyinlerinde ne fırtınalar koptuğuna şahit oluyoruz. Geçen sene çok aramıştım Istanbul'daki kitapçılarda, maalesef bulamamıştım. Bu sene bulmanın, bulur bulmaz edinmenin, otuz sene sonra tekrar aynı heyecanla okumanın ve bitirdiğimde son sayfayı yüzüme dayayıp öperek kapatmanın gülümsemesi içindeyim.

"Tatlı bir anının çağrışımı ile bir gülümseme yayılmıştı yüzüne... Günsel, Kenan'da güldüler. Günsel;
-- Daha aydınlarımız vuramıyor harfleri birbirine, dedi.
Baba, yüzünde hep aynı gülümseme ile;
-- Aydınlarımıza bakma, dedi. Zavallıcıklar...
Günsel kendini tutamamış gibi, sinirli, acımasız bir sesle;
--Bağışlayın beni, dedi, hiçbir zavallılıklarını görmüyorum ben. Bireysel çıkarları peşinde koşuşan bir sürü böcek..."
(s.130)
 « Önceki sayfa   1   2   3   4   5   6   Sonraki sayfa »