23
Yorum
49
Beğeni
5,0
Puan
2628
Okunma

kaşları çatık günü nefeslercesine
ayakkabısını sildi eğilerek
/
bağbozumu mevsiminde dağılmış
yuvasız kuş gibi kanatlarını çırptı önce
daha sütten ayrışmamıştı damağı
sonra şehla bakışlarıyla daldı yalnızlığa
nan dedi emdi parmağını
umut kıvrımına düşen, çiğ damlası
haylaz sokak artığı
//
uçurum/
-nefes arasında tutunmak boşluğa-
///
bir elinde ki pamuk şekerini yalarken,
gözleri sığ ormanlar kadar gölgeli
boş boş dalmış karanlık ufkuna
içinde ki bir tutam hasret ana kucağı
bir elinde
bilezik yaptığı kuru simit
dudağında kuruyan salya-sümükle karışık
ve bir de “eylül gözleri” vardı
bir anlık göz seğirmesinde saklı
hayat bir beden d/ar dı.
////
kaşları çatık günü nefeslercesine
ayakkabısını sildi eğilerek
bayramdı
uzaklarına toz değen düşlerini siliyordu minik elleriyle
üstünde yeşil şortu parçalanmaya yüz tutmuş iplikleri lime lime
az ileride iki lafın belini kıran ilgisiz “meymenetsiz” dedesi
hani tutup elinden kaçırsam kılı kıpırdamaz
-bi boğaz eksik olsun derdi-
ki
yüreğim bayram yeri ahalisi
avuntusuz ağlamaklı
bir ben baktım gözlerine sızının derinlerden
içime damlayan masumiyeti
kimsesizliği, yetimliği
ve bir de eylül gözleri
/////
Ümmü AŞCI
MUTLU ETTİNİZ BENİ !
MUTLU OLUN .
TEŞEKKÜR EDERİM YÜREĞİNE DOKUNDUĞUM,
EMEĞİ GEÇEN TÜM ŞAİR DOSTLARA
SEVGİM/SAYGIMLA
5.0
100% (48)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.