( Şimo
135 şiiri kayıtlı

bir bakıma baba da evladının tanrısıydı

( Şimo
58 beğenme · 21 yorum · 1772 okunma

Günün şiiri
Okuduğunuz şiir 15.6.2017 tarihinde günün şiiri olarak seçilmiştir.
şimo
bir bakıma baba da evladının tanrısıydı

bir bakıma baba da evladının tanrısıydı




kanımın yollarında tanrı’nın yaratıcılık damarına rast geliyorum
o zamanlar büyümeye bıraktığım ne varsa ucunu çürütüp
mahcupça sulanıyordu avuçlarımın aminini sürerken yüzüme

vaktine geç kalmış gibi
yeni üveylikler bastırıp kitabenin sayfalarına
yağmur bekliyordu toprağına düştüğüm bahçıvan

sonra
parmaklarının ucu ucuna denk gelecek bir hamurun sırtına bıraktı tanrı beni

üşüdükçe
büyüyen bir geceyi islerine dolayan dumanlar erteleyip
ayımı kirletiyordu
gecelerimin açık kalmış pencerelerinden

neyse ki sorgudan önce kulağıma üflenen makamı söyledim o yargıçlara
ama azı dişimden yakaladılar beni
içime azdım

cümle yollarıma çağırmam bundandı sizleri
yolumda kalın
kalın ki yolumun yorganını ben çekeyim üstüme
zeval görmesin gözlerinizdeki endişe

zihnin hatlarına dolanmış bir şiirin eşiğinde unutulmuş kadar sakinim
buruşturulup kapı aralığını yol édip gelen
soğukluğun ağzına sıkıştırmış tanrım beni
sizi üşümem bundandı

okunmadan buruşturulmuş bir mecmua gibiyim
kurutulmaya bırakılmış mürekkebin yanığı var sözlerimde

hiç unutmam
iki bakraç deniz dökmüştü tanrım gözlerine süleymanın
maviye düşkünlüğümüzü bahşederken

yetim haklarının aş’lığına imtihan diyordum
zaman sıhhatsiz bir mevsim doğurdu yüzüme
ve beni kuyuya bulayıp sudan atan bir his dolanıyordu rıhtımın kuraklığında

hatırımın kıyılarına rast geldiğimde
kulaklarımda tanrımın pabuçlarına benzer bir hikmet ayaklanıyordu
diri diri kırpmaya başladığımda kıllarımı

sen ne dersen de süleyman
aklımı yoruyorsun
suretinin olmaması ve yargılanacağın bir yargıcının olmamasını saymazsak
ne çok bana benziyorsun

nedenini sorgulamadan
süleymanın gözlerindeki maviye düştüm
bilirsin süleyman
beni mavi tutar

küle aşinayken bünyesi filizin
damarını kesip giden bahçıvan yanım kanıyor

ben şöyle biraz uzanayım istersen
sen anlat bana maviyi
külden önceki makamını
atından inen sanıklarımı
sen anlat bana süleyman
daha iftara çok var


şimo
sinan şeker
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
bir bakıma baba da evladının tanrısıydı şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

bir bakıma baba da evladının tanrısıydı şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
5 Temmuz 2017 Çarşamba 13:55:20

Duygulu gönlünüz güzelliklerle dolsun günleriniz kutlu olsun…
Kutlarım…
………………………….. Saygı ve Selamlar…
16 Haziran 2017 Cuma 16:51:10
Şiir yorum ve sunum çok güzel

Beğeni ve takdirle okudum,

Günün seçkisini ve şairini kutluyorum

Daim olsun kaleminiz
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 18:47:23
ne narin bir konukluktur ablacım hoş geldin
teşekkürler
16 Haziran 2017 Cuma 16:48:59
Konu anlatımı ve harika imgeleriyle okuyanı, dinleyeni bir duygu seli gibi sürükleyen şiir, şiirsel kurgu , işleniş ve lezzet olarak mükemmel idi .Güne gelen bu güzellik için kutluyorum öncelikle şair.

Ancak, aklıma takılan bir kaç soruya , bizzat şiirin müellifinden yanıt bulabilirsem bahtiyar olacağım.

" Bir bakıma baba da evladının tanrısıydı " şiirin ismi. Çocuk dünyasında, baba algısı kasdedilmiş olabilir bir bakıma denilerek. Bilindiği üzere, geçmiş çağlar boyunca insanlık alemi de, doğa güçlerine, insani korkuları nedeniyle tanrısallıklar atfederek tanrılaştırmış idi. Gök tanrı, güneş tanrısı, şimşek, ateş, deprem gibi doğa felaketlerinin bu tanrıların kızgınlıklarıyla ya da sevgisiyle oluştuğu inancı... Çok tanrılı dinler, inançlar... Sonrasında tek tanrılı dinlere geldi insanlık.

Şiirde " Süleyman " olarak seslenilen kişi, muhtemelen Hz. Davud 'un oğlu olan Hz. Süleyman olmalı. Bilindiği üzere Hz. Davud bir peygamberdir. Ve Hz. Süleyman'ın da bir peygamber olduğuna inanılır. Babası tanrı değil, peygamber idi, Süleyman, babasını tanrısı gözüyle görüyor olabilirdi. Ancak, Hz. Süleyman'ın daha çocuk yaşta, 12 yaşında tahta geçerek ülkesinin sultanı oldu. ve daha sonra kendisine peygamberlik verildi. Hem sultan, ülkenin tek hakimi, hem de peygamber... Ki, geçmiş çağların Mısır coğrafyaları hemen yan komşusudur Gazze bölgesinin ( Hz. Süleymanın peygamber ve sultan olduğu bölge ) Mısırın firavunlarını anımsayalım. Ülkelerinin hem kralı hem de tanrısı olduklarını iddia etmişler ve böyle hükmetmişlerdir toplumlarına.

Geçmişi öylesine yoğun biçimde -bu gün-leştirerek geçmiş inanç ve iman biçimlerinin anlatımları , şiirsel güzelliklerin ötesinde de, farklı içerikleriyle , yol gösterici ve yönlendirici de olabilmektedir . Şiirde anlatımını bulan asıl çağrı, Hz. Süleyman'ın yolunda yürümek midir? diye düşünmeden edemedim ben.

Eğer çağrı buysa, 4 kitaba ve peygamberlerine inanan iman eden bizler ve ben, ki, elhamdülikllah , aynı 1 tek Allahın gönderdiği son peygamberi Hz. Muhammed'in ümmeti olarak, onun yolunda, onun getirdiği , tebliğ ettiği kur'an yolunda yürümekteyim. Son kitap ve son peygamber olarak da, tüm insanlığın kur'an ve Hz. Muhammed'in getirdi son din Müslümanlık inancına ve yoluna girmelerinin gerektiğine inanmaktayım.Bu yola çağırırım bütün insanlığı da.

hatırımın kıyılarına rast geldiğimde
kulaklarımda tanrımın pabuçlarına benzer bir hikmet ayaklanıyordu
diri diri kırpmaya başladığımda kıllarımı

Bu dizelerde ifade edilen, tanrımın pabuçlarına benzer bir hikmet ifadesi, tanrıyı insan gibisine pabuçlarıyla ifade etmek , ( şiirin isminde ifade edildiği gibi, çocuk gözüyle hissedilen o baba nın tanrısallaştırılması algısı, şiirin bütününde , tanrının bedeniyle ilgili gereksiz benzetimlere dönüşmüş.Tanrı, Allah, bütün biçimlerden münezzehtir. Ve bence bu tür benzetimler Allahın varlık ve tanımları açısından tehlikelidir.

sen ne dersen de süleyman
aklımı yoruyorsun
suretinin olmaması ve yargılanacağın bir yargıcının olmamasını saymazsak
ne çok bana benziyorsun

Bu dizelerde ifade edilen, Süleyman'ın suretinin olmaması, ve yargılanacağı bir yargıcının olmaması ifadesinden anlaşılabilecek olan, acaba Süleymanın bir insan dahi olmayışı ve onu mahşerde sorgulayacak olan yüce yaradan Allah ın olmadığı' mıdır acaba ? Allah , bütün gönderdiği peygamberleri de dahil, bütün kullarını, sevapları ya da günahları için yargılayacaktır. Bu dünyada, ülkelerinde Sultan olan ülkelerin tek hakimi konumunda olan insanlar, Şahlar, Krallar, ülkelerinde asla yargılanamıyor, sorgulanamıyor olabilseler de, inancımız , bunların da, ahiret günü , yüce Allah'ın sorgusundan, yargısından asla kurtulamayacakları yönündedir. Bu açıdan, " suretinin olmaması ve yargılanacağın bir yargıcının olmaması " ifadesi, Süleyman 'a haşa tanrılaştırıcı ifadeler haline gelmekte. Bu da tehlikelidir. Hepimiz 1 tek yaradan yüce Allah ve son peygamberi Hz. Muhammed konusunda anlaşabilmeliyiz. Şiir , bir anlamda, büyük tezatlar ve hatta bence şirk oluşturan bu ifadeleri nedeniyle, değerli şairinin açıklamasına muhtaç haldedir. En azından benim açımdan bu böyle.

Çok uzun bir eleştiri yorumu olduğu için şiiirden, değerli şairinden, okuyucularımızdan özür dileyerek ve , yazdıklarımın, çok beğendiğim şiiri daha doğru ve tam anlayabilmek gibi bir çabadan kaynaklandığının bilinmesini isterim.

Tekrar içtenlikle tebrik ediyorum şiiri, yazan yüreği, kalemini. Saygı ile...
Bu yoruma 2 cevap yazılmış.
Mert YİĞİTCAN
16 Haziran 2017 Cuma 19:31:52
Değerli kalemdaşım, merakımı gideren ve gerçekten de çok değerli açıklamanızı dikkatle okudum. Çok çok teşekkür ediyorum. Şiiri çok daha iyi anlayabileceğimden eminim şu an. Bu konudaki katkınız için de ayrıca teşekkür ederim.

Tekrar kutluyorum bu güzel şiir içi güzel yüreğinizi ve kaleminizi.

Saygı ile ...

( Yoruma yanıtınız ekindeki şiiriniz de harikaydı çok beğendim. Bu arada, Süleymana yazılmış başka bir şiirinize daha rastlamıştım bir ara da, zaman kısıtlıydı sanıyorum, üzerinde derinlemesine düşünecez zaman bulamamıştım. Şiirlerinizin genelini, çok dikkatle sindire sindire okumalıyım. Sevgiler. )
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 18:28:48

Öncelikle içten teşekkürlerimi sunmak istiyorum bu değerli haklı eleştirin için hoş geldin..


--Bir bakıma baba da evladının tanrısıdır. Çocukları bize emanet eden allah’ın emri ile babaya verilen bir görevdir yaratıcılık.üreme,çoğalma’ bir bakıma’ kısmı bununla beraber büyüyen bir iç dünya muhasebesi ve Allahın var olduğunu kabul eden bir kul endişedir.tabi ki Allahın izniyle. burada çocuk gözüyle değil. babanın üreme mucizesinin, daha tam anlamında çözümlenemediği günümüz teknolojisinde bir övgüdür yaratıcılık.bu yaratma kelimesi erkek cinsine verilen bir emirdir.yani Allahın izniyle yarat.çoğal vb. burada bahse konu olan cehalet döneminin tanrı arayışı değil tanrıyı bilen ve onun kudretini anlatan cümledir.

buraya kadar anlaşıla bildiysem şiirde geçen anlamını da izah edeyim.buradaki baba hayat zaman dünya ve savaş içinde olan insanlığa yeni bir kul dünyaya getirmek ve bunun yaratacağı endişe,korku panik gibi duyguların toplamı gereğince oluşan bir cümledir.evladının tanrısı olmak.

-Ve benim dünya anlayışımı sorarsanız dünya bir çöplüktür.bazen milyonda bir temiz bir şeylerle karşılaşırsınız bazen hiç bu çöplüğe tertemiz bir çocuk uzatmak .cümleyi kurarken bile tedirgin oluyor insan.eyw

Geçmişi öylesine yoğun biçimde -bu gün-leştirerek geçmiş inanç ve iman biçimlerinin anlatımları , şiirsel güzelliklerin ötesinde de, farklı içerikleriyle , yol gösterici ve yönlendirici de olabilmektedir . Şiirde anlatımını bulan asıl çağrı, Hz. Süleyman'ın yolunda yürümek midir? diye düşünmeden edemedim ben.

Hz. Süleyman’ın mucizelerinden bi haber olduğumu ama Hz. Süleyman’la bir ilgisi olmadığını söyleyerek ve daha önceki Süleyman şiirlerimden habersiz olduğunuz üzere bu kanıya kapılmanız normal karşılanabilir. şiirle yol gösterme konusunda şiir içsel bir yakınmadır ve ilahlaştırılmış her nesneye sisteme haykırıştır. Ama bahse konu olan yol değildir.

hatırımın kıyılarına rast geldiğimde
kulaklarımda tanrımın pabuçlarına benzer bir hikmet ayaklanıyordu
diri diri kırpmaya başladığımda kıllarımı

--tüylerin ürpermesi sonucu kılların dik bir hal almasını ve bu çoğunlukla Allah varlığını hissederken oluştuğunu hatırlatarak
‘Pabuçlarına’ kelimesinin karşılığında oluşan hissiyatın eş anlamlısıdır. Bir hissin vücutta dolaşması asla bir suret oluşturmaz. Ürperen vücudun kıllarını avuçlarımla mest edip indirdim veya ense kısmındaki tüylerin kılların kesilmesinden başka bir anlam söz konusu değildir

sen ne dersen de süleyman
aklımı yoruyorsun
suretinin olmaması ve yargılanacağın bir yargıcının olmamasını saymazsak
ne çok bana benziyorsun
--Şiir de ve şiirlerimde ki Süleyman ismi bir hayali karakterden fazlası değildir.
Hayali bir varlık olunca orada asıl kendimden ve sorgulanacağım günün mahşer kaygılarından bahsediyorum
Burada yeni bir tanrı söz konusu olmadığı gibi kendimi ifade ederken Süleyman ismine yüklendiğimden fazlası da olamaz.

--Başlığın sizi bu anlamlara çektiğini düşünerek. eleştirinize şiiri çokta anlatmamak adına ama sizlerin merakını gidermek anlamında cevapladım.takıldığınız başka bir yer var ise onu da cevaplaya bilirim.
Son olarak tanrıya şirk değil tanrıya benzer bir cümle değil tamamında övgü ve kul sancılarından ibarettir şiir.
Teşekkürler.









süleyman

Kısıp kirpiklerimin yatağını
yağına kırışık hükümler serpip
dim dik duruyorum gözlerine
silik bir mehdi kurguluyorken
zihnimin zamanına
geç kaldığını söylüyorum

demek diyorsunda süleyman demek
harf ekşimesi
ask yazıldığımdan değil aksadığımdan
bu karamsar hal kıyafetim

demek ruhlar beden giyince
tenlerine azgındılar bu da ne demek

o harf bozgunu tuz yoksunu ekşime
demek diyorsunda süleyman demek
yetmiyor işte
kendine bir hal eşleştirip
yeniden sevmek
demekle olmuyor işte süleyman
süleyman her açlığın karşılığı aşk’mıdır
yapma süleyman fetvasına sığınanlardan olma

o harf bozuktu dedin ve biz aksamaya başladık
telaşında bir damağın endişesiyle üstelik
demek diyorsun da Süleyman demek
sonrasında gömüyorsun bağlı olduğum harfimi
ve görüyorsun Süleyman gözlerimi
şimdi söyle Süleyman neden gömdün

o harf bozuktu diyorsun
ve ardımdan sırıtmaya başlıyorsun
demek diyorsun Süleyman demek
ben kendi kendimin şarabımıyım demek

kaldırıp üstümüze şu suratsız zamanı
bir uyruğun diline saklanıyoruz
örtüyoruz bir müddet şuurumuzu
fikrine kaynamış bir dem
ve sonra kendi demine ihanet
demek diyorsun da Süleyman demek
damağını hırpalayıp bir harf eksiltmek
demek diyorsunda Süleyman
tenine başka bir aşk eşleştirip
sevmek yetmiyor be Süleyman
işte
bu yüzden
beni bahar sanıp gelenler vardı süleyman
tenimde kar zemini oluşunca bir bir giderlerdi

16 Haziran 2017 Cuma 12:24:28
şiirin derin mavi sularında ayaklarına tuzlu su değer gibi ufacık bir salla yolculuk. yol nereye güzergâh neeresi belli değil.
sesi uzaktan gelen bir hasret vapuru görünüyor uzaktan. ufukta serap gibi sadece var-yok bir duman.

şiir; içindeki tınıda her yetim duyguyu barındıran bir ıslak çığlık o gemiye!


ıslak deyince şöyle demiştim ISLAK'ta

bazen içinden ama daha kuvvetli öksürür yetimler
bazen en hafif tebessümlerde saklıdır en ağır hasarlar
ve şairler ceketlerini hep gideni gelmez türkülerin eşiğine asarlar!


sesinin buğusu yazdıklarını bile kıskandırıyor şair


hürmet ve teşekkürlerimle
Bu yoruma 2 cevap yazılmış.
Serhat AKDENİZ
16 Haziran 2017 Cuma 14:07:34
eyvallah can . içi olu silah gibisin maşallah:) dokunsalar tetiğe
patlıyor mavzerin...

tekrir hürmetle
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 13:02:07
Kısıp kirpiklerimin yatağını
Yağına kırışık hükümler serpip
Dim dik duruyorum gözlerine
Silik bir mehdi kurguluyorken
Zihnimin zamanına
geç kaldığını söylüyorum

demek diyorsunda süleyman demek
harf ekşimesi
ask yazıldığımdan değil aksadığımdan
bu karamsar hal kıyafetim

demek ruhlar beden giyince
tenlerine azgındılar bu da ne demek

o harf bozgunu tuz yoksunu ekşime
demek diyorsunda süleyman demek
yetmiyor işte
kendine bir hal eşleştirip
yeniden sevmek
demekle olmuyor işte süleyman


o harf bozuktu dedi ve biz aksamaya başladık
telaşında bir damağın endişesiyle üstelik
demek diyorsun da Süleyman demek
sonrasında gömüyorsun bağlı olduğum harfimi
ve görüyorsun Süleyman gözlerimi
şimdi söyle Süleyman neden gömdün

o harf bozuktu diyorsun
ve ardımdan sırıtmaya başlıyorsun
demek diyorsun Süleyman demek
ben kendi kendimin şarabıyım demek

kaldırıp üstümüze zamanı
bir uyruğun diline saklanıyoruz
örtüyoruz bir müddet şuurumuzu
fikrine kaynamış bir dem ve sonra kendi demine ihanet
demek diyorsun da Süleyman demek
damağını hırpalayıp bir harf eksiltmek
demek diyorsunda Süleyman
tenine başka bir aşk eşleştirip
sevmek yetmiyor be Süleyman

bu yüzden
BENİ BAHAR SANIP GELENLER VARDI SÜLEYMAN
TENİMDE KAR ZEMİNİ OLUŞUNCA BİR BİR GİDERLERDİ


eyw güzel abim var kal.
16 Haziran 2017 Cuma 12:04:07
tuza banıp harf yutturmuş sana kavmin
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 13:01:02
ki bu sebebten barışım gözlerindeki ıslaklığa koşuyorum

nerelerdesin kardeşim
16 Haziran 2017 Cuma 10:23:20
Güzel bir serbest şiir. Tebrik ediyorum. Selamlar.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 13:00:18
teşekkürler.
16 Haziran 2017 Cuma 08:45:26
nedenini sorgulamadan
önce şiirin sözlerindeki maviye düştüm
sonra da aklımın dehlizlerine
bilirsin şair
beni şiir tutar...

saygımla sevgili Sinan
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 12:59:55
adımla alınan sorgudan mutlak ceza yerim
ilhanım var kal eyw
, etkili yorum yaptı.
16 Haziran 2017 Cuma 07:18:13
Toprak kokusuna bürünmüş ateşle işlenmiş bahçesinde yetiştirdiği rengârenk mavilerin düşlerini tek tek derdirdi aslında okuruna değerli bağbanımız.



Keskin virajlı, gün görmemiş imgelerin en çok da " içime azdım " - " sizi üşümem bundandı" gibi fiilimsilerle oluşturulan şiire de çok yakıştığını düşündüğüm anlatım dili etkileyiciydi.



Anlamsal açıdan Hz. Süleyman Peygamberin gücüne atıfta bulunarak , şairin bilici ve kahin olarak bilindiği yönleriyle bir bağdaşım kurarak pencere aralayan ,sığ olmayan oldukça derin bir sudan yol alınmış olması da şiirin çıtasını oldukça yükseltmiş.



Atıfta bulunduğunuz güzellik nazarınca büyüsün şiiriniz ve yüreğiniz.


İyi ki okuyoruz sizi.

Gönülden tebrik ederim değerli eserinizi. Selam ve saygılarımla.





Şükran AY tarafından 6/16/2017 7:18:58 AM zamanında düzenlenmiştir.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 12:59:07
süleyman…
bazen harf közleyip şiire sunarsın süleyman yüz düşürür sözcüğe
ama lütfen ay'a küfür etmeyin dedi zira ay değil lekesi siz olursunuz dolunayda

süleymana göre tanrının rengi ya siyahtı ya da beyaz ve iki önermesi vardı bu cümlenin
siyahsa beyaz düşleri kullarına kurdurturdu
ama beyaz ise beyazı ne kadar kirletirdiye kulları sabırla beklerdi

kar zamanı geçeli vakit saymadığımı söyledim.yüzünü asıp aceleyle içeri girdi
tatahtaların mat sesleriyle oynaşan çeliğin sesine kulak kısıp hıncının fikrinde nasıl bir yol oynadığını çözmeye çalışıyordum ki adımla seslendi.adımı söylemişti, oysa hiç söylemezdi adımı süleyman. hatta o kadar çok olduki adımı ondan duymamak galiba ilkti bu .divane olmak mı şemsi çıldırtır
imame olmak mı mevlanayı dağıtır soruya cevabım yoktu…

süleyman papuçlarına bile isimler verirdi.sakallarında birkaç tane beyazlaşmış kılın bile o zamanlar isimleri vardı.gerçi sonra kalabalık bir aile olunca isim vermekten vazgeçti sadece beyaz haçlılar diyordu çok fazla kaşıyınca sakallarını.işte uzamış sakalın o tatlı kaşıntısıydı adına anmak derdi

Bana neden kızgınsın
Kar zamanından önce şu serçeler üşür ağaçın tepesine bir serçe evi yap demedimmi sana.
Hakklıydı ama ben şiir yazdığını sandığım için düşünememiştim .nerden bileyim altı dolu mısralarla yoldaşlık ettin bana yol ve yön buldum serçelerin evi yokmuydu bielemdim şimdi…

Geçen sonbaharda bana yaprakların bir barınma evi var dediğindede aldırış etmedim
Sonunda da hep şunu söylerdi ‘kim bilebilir insanın barındığı yerin beklentisini’kimseler bilemezdi
Ama şunu da savunurdu.konuşan insanlardan korkma derdi.konuşan insan kendini ele verir.bu hırsızda olsa ititraf eder söylemek istediğim insan fügürü olması istediği durumun cümlesinde açığa çıkartır
Açığı olan cümleleri bul ve onları onlardan önce anla derdi

Kızgınlığını nasıl alırım diye şehre doğru yola koyulurken bir yol üstü yalnızlığın bıyıklarında dağılan sıgara dumanı gibi dağılan o buğulu hışırtılı ses tonuyla seslendi . akşam yemeğe kalacakmısın.
Evet dersem kızgınlığı geçermi diye düşünürken tekrar seslendi bu defa ürküp ve kekeleyerek evet dedim.

Süleyman düz ve yassı büyükçe bir taşın altına ateş atıp öyle yapardı yemeklerini . taş üstünde yemek mi yapılır diye bakmasın gözleriniz.taştan bir ocağı vardı belkide yemeklerini de özlediğim için evet dedim.süleyman telaş ettiği zaman, yada telaşlı bir anısını anlatırken tırnaklarının altı terlerdi o zaman uzuyan tırnakların altına şeytan girer diyen süleyman mırıldanırdı tırnak ve şeytan ilişkisini. Tırnaklarımın altından iblisi öpüp geçiyor rüzgarlar,iblis üşüyor ben üşüyorum

Makamını severdim ne kadar öksürdüğünde dağ devriliyor sansamda güzel adam süleyman
Süleyman toprakla uğraşmayı severdi gayri ihtiyari ne zaman ne yapıyorsun diye sorulsa
Geldiğim yeri sorguluyorum diyip. Yüzlerde düşünce astırırdı.

Ve ben ne zaman süleymanı ziyarete gitsem şehir ve süleyman uyuşmuyordu
Ve ben bu şehrin içine her daldığımda kalabalık bir kanaatti insanlar bana
Ve ben bu şehirden her çıktığımda yalnızlık zanaattir bana derdi

Ben akşamın ağzıyla süleymanın ağzını bir tutarım ağır ağır işlerler bir gündüzü diğeri lokmasını hayatın

Yemek hazır …


eksik olma teşekkürler
, etkili yorum yaptı.
16 Haziran 2017 Cuma 00:56:16

Kutlarım söğüt sesli
...
Bu yoruma 3 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 13:24:11
farkındayım ses te olmasa yanmıştım )
-Nawal
16 Haziran 2017 Cuma 13:20:16

değerlisin ama sesin daha değerli:)
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 12:56:25
vuuuu


ne güzel benzetme mutlu oldum teşekkürler)
16 Haziran 2017 Cuma 00:45:45
"sen ne dersen de Şimo
aklımı yoruyorsun"

yorma beni...

Eyvallah şiire...



Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 12:55:52
abi bir şarin şarabını döktüm üstüme
kendime dolanmam normaldir

eksik olma

eyw
16 Haziran 2017 Cuma 00:08:33
Karnım tok ve sayfandayım bak :)

Tebrikler dost 👍✋
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 12:55:01
eksik olma şimal teşekkürler

tok tok tok
15 Haziran 2017 Perşembe 16:03:53
önce mavidir
sonra gri
sonra kül..
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 12:54:18
ama her ölümde bir ton lacivert şahitlik ediyor

eyw saygım ile
15 Haziran 2017 Perşembe 15:23:57
Ne denir ki... sorumluluk duygusu taşımak gerek ebeveyn olarak.. zor işimiz çok zor...

Sevgilerimle.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 12:52:50
eksik olma denizcim
sorumluluk bilinci olmaz insanda
doğar doğar



eyw
15 Haziran 2017 Perşembe 14:57:22
Yalnızca babanın elleri merhemdir.
Ellerine iyi bak.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 12:51:49
ya bab ya rab ya lal u lal sıhhatsiz zaman
15 Haziran 2017 Perşembe 13:00:22
Çok güzel ve etkileyici dizeler ve yorum dinledim
yüreğinize sağlık Van'a selamlar.............................
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 12:51:07
eski dost hoş geldin


eyw
15 Haziran 2017 Perşembe 12:56:37
Süleymanın yorgun dizilerindeki fersizlikti şiir
Dilinin duvarlarındaki mavi
Kalbinin bir kalıba sokamadigi sevgi
Ya sonra
Süleyman ya sonra
Bir nefese sıgmış onca düşün orucu açılmazmı Süleyman


Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 12:50:09
orucu hangi niyetle tuttuysan o niyetle geri bozuyorsun
zıtlaşım kendini doğurmak kendi yüzünde
of hocam nasıl karmaşık bir doğum bir bilsen
sancını denizlere dökerdin
ama denizde bize dökülürdü
eyw
15 Haziran 2017 Perşembe 11:20:39
Baba olmak her erkege bahsedilen bir meziyet gibi gorunsede gercekten baba olmak sadece adamlara ozgudur ben yirmi yil babasiz yetisen bir kiz cocugu olarak konusuyorum hayat o kadar acimasizki babasizsan daha bi aci hersey sahipsiz bir kul
Dalsiz bir guvercin
Catisiz ev
Ve umutsuz bir cocuk
Baba diyince hep icerim parcalanir
Bu siirde bir babanin feryatlari ilmek ilmek islenmis
Mavi sevdasi
Pembe umutlari
Ciglik cigliga acilari
Alip goturdu beni bu siir
Incilerimden bir demet birakiyorum
Insallah islanmaz siirlerin
Yuregine saglik

Bir baba bu kadar mi guzel anlatilir

Baba sozcugunu bilmeyen tanimayan beni bile cok duygulandirdi


Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 12:48:47
aklınıza toparlanan bütün kelimeleri bir kağıdın sırtına emanet ediyorsunuz
sonra geriye dönüp baktığınızda nasılda ihbar etmişsiniz kendinizi

konuk olan yüreğin üşümesin eyw
, etkili yorum yaptı.
15 Haziran 2017 Perşembe 09:58:37

sen ne dersen de süleyman
aklımı yoruyorsun...

ah şimoli
ah...


ne kadar ağır bir yük di mi
'baba olmak'.?

hemde böyle bir zamanda...

insan korkuyor di mi.?

çocuklarımın her ikisinin doğumunda da
oturdum ağladım...
"ben bunları nasıl koruyacağım böylesi kötü bir zamanda" diye...

ama O çok büyük işte...
Süleyman gibi mavilere sarıyor seviyorsa seni...

ve sen bu sevgi için elinden gelen her şeyi yapıyorsun
artık tek değilsin çünkü...

hayat biraz da o an'da başlıyor ...:)
..
..

gibi gibi ablacım işte...





Denizce tarafından 6/15/2017 9:59:37 AM zamanında düzenlenmiştir.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 12:46:07
beni deniz tuttu
kaşkolunu nerden aldın diye sorarken
sonra beni rüzgar aldı geri vermedi
sizin için karanfil besliyorum
arada rüzgarı koklayın

eyw ablacım var kal
15 Haziran 2017 Perşembe 08:47:53
Keşke mavilere bu kadar düşkün olmasaydınız , keşke Süleyman size bu kadar benzemeseydi..

soluğunuzdan sızan hüzün ince dokundu susuşuma ...

varolsun yüreğiniz
saygılarımı bıraktım
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 12:44:54
ilk kim sövdüyse gidip ona toparlayın aşkı
biz biraz daha ateşi oyalarız



eyw
15 Haziran 2017 Perşembe 08:10:50
Ne süleymanmış be :)

aç değilim bak sayfandayım :)
ve

daha iftara çok var Süleyman....:)

Şaka bir yana
hımmmm güzelmiş...

Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( Şimo , şiirin sahibi
16 Haziran 2017 Cuma 12:43:47
atından inip yola düşen bir yetim gibi yalın ayak yürüyorum
duysana açlığımı

eyw
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.