1
Yorum
11
Beğeni
0,0
Puan
93
Okunma
Bu benim hikâyem.
Baktığında,
merkezine tutunmuş,
çevresinde dönen küçük bir demir parçasıyım.
Tek görevi çember çizmek sanılan.
Çoğu zaman dikkate alınmadan
çekmecede unutulan.
Oysa gerçekten hissettiğinde,
özüne sadık,
her dönüşünde
içine dünyaları sığdıran
özgür bir ruhum var.
Nasıl mı?
Aslında bir ayağım merkezimde,
hep aynı noktada.
Beni ben yapan merkeze,
yani kendime sadık kalan ayağım bana,
diğer ayağım ise hayata emanet.
O, dünyayı gezer, uzaklaşır, geri gelir, sever…
Bazen hüznün,
bazen çocuksu bir sevincin etrafında döner.
Kimi zaman ayak titredi, kağıt yırtıldı,
hayat yordu;
yine de yönümü kaybetmedim.
Yaşamak bu ya;
hayata açıldım, yanıldım, sevdim,
kırıldım, öğrendim.
Her uzaklaşmanın içinde
başka bir yanımı tanıdım.
Bazı yollar beni büyüttü, bazıları yalnızca neyi geride bırakmam gerektiğini öğretti.
Kendime her döndüğümde
biraz daha büyüdüm,
kendimle yeniden tanıştım.
Zaten hayat da,
kendinden uzaklaşmadan
kendine dönebilmek değil mi ?
Her çemberde kendimden bir şey gördüm;
sevindiğimde dudağımın
kenarında beliren tebessümü,
üzüldüğümde kendime sarılmayı,
bazen en yakınımdakinin
beni üzdüğünü,
en uzağımdakinin bana iyi geldiğini,
bazen de bir şeyleri uğurlamayı;
ve bunca şeye rağmen
kendi değerimi hatırlamanın huzurunu.
İşte hepsini o çemberleri çizerken öğrendim.
Her çember tamamlanmaz.
Kimi zaman ayağım kağıttan erken çekildi,
vazgeçtim, yoruldum, pes ettim.
Bazı çizgiler yarım kalır,
ama her çizgi mutlaka bir iz bırakır.
Aşk yarıda kalır,
dostluk biter,
hayal gecikir,
yol kapanır.
Peki,
yarım bıraktığım çemberlerde
benden ne kaldı?
Bir iz, bir söz, bir yara, bir tebessüm…
Bazı izlerin tamamlanmaya ihtiyacı yoktur.
Yarım kalması,
yaşanmadığı anlamına gelmez.
Kim bilir,
belki bir gün ismim unutulur,
cismim yok olur,
yine de izim kalır.
Şimdi,
son çemberleri çizmeden önce
dönüp bakıyorum.
Pergel bir sürü çember çizmiş,
hepsinin kendi hikayesi olmuş.
Kurşunu eksilmiş ama ömürde iz bırakmış.
Yeniden fırsatım olsa
bazılarını çizmez,
kağıdı yırtmazdım.
Ama yine de hiçbirini inkâr etmiyorum;
beni asıl şekillendiren onlar.
Artık ayaklarım yeniden birbirine kavuşabilir.
Yeni bir çember çizmek için hayata açılabilirim.
Kurşun bitene kadar hikayemi çizebilirim.
Bir gün kurşun bitecek.
Ayak duracak.
Çizgi orada kesilecek.
Geride kusursuz çemberler kalmayacak.
Benim izim kalacak.
Çünkü hayat, kaç çember çizdiğin değil,
çizgi bittiğinde geride ne bıraktığındır.
Lotuss’
14.08.2026
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.