0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
35
Okunma
Tarih sadece kazananları yazar sanıyorsun,
Kaybedenlerin ahı üzerine bir saray kuruyorsun
O yaldızlı odalarda kendi gölgenden korkarken
Zamanın aynasında her gün biraz daha çürüyorsun
Yüzüm harabeye dönüyor yüzünü gördüğünde
Mutlu olduğumuz anların hepsi sökülüyo yerinden
Attığımız her adım, bastığımız zemin çatırdarken
kurduğumuz dünya, enkaza dönüyor yeniden
Deniz altındaki o tehlikeli akıntıydın sen
Görünüşte sakin ,dokunanı yutan girdaptın sen
son anda kurtulsam da yorgunum biliyorum
Artık sularında boğulmayacak kadar özgürüm
Yaralı bir Ceylan’ın yarasını yalaması gibiydin
Kendi kanıyla beslenen mağrur , ahmak
Geriye kalan kesikler, sığınılacak bir yuva değildi.
Seni bu ormandan kovdum, ebediyyen gittin
Tahtını kendi ellerinle yıktın yaş sevginle
Avcıya aşık bir kurban gibi koştun ölüme
Gözlerindeki o sahte saltanatın ipleri koptu
Kendi postunu kendin serdin kışın önüne
Bir goruste sevdi Aşka düşen kelebekler
Sevdaya düşmüşken öldü bir günde ölenler
Bir günde ayrıldı ihaneti kana kana icenler
Bir anlık hevese gitti yüz kere sevişenler
Her şey bu kadar açık kandirilacak kim kaldi
Aşkı sıkıca göğsünde taşıyan bir kaç aslandik
Sormadık Orman dev dalgalara verdi tüm ağaçları
Sildi tüm geçmişi ben hariç tertemiz kaldı.
Yüzünü sildigin havluya dokunmadım duruyor
Sabahları kalktığımda yüzümü ilk o öpüyor
Kokunu özlüyorum, Parfümünu yastigima sıktım
Gözyaşlarımi geceleri o buharlastiriyo
Kaçıp duruyosun kendi kalabalığından
Haklısın da cok tuttular uzamış saclarindan
Değil mi ki su temizlerdi değen kirleri
Bin Yağmur yesen de fark etmez temiz olmadığında
Gecemi bölüyor duyulmamış çığlıkların
İcimde kimsesizdim ,İçindesin rüyaların
hangi aynaya baksan göreceğin o yabanci yüz
Bir zamanlar kutsaldi , öpüp sarıldığın
Gittiğin yolların çamuru ruhuna sıçramış senin
ne bir kokun kalmış ne de sıcak bedenin
Kendi yalanlarına köle olmuş korkak
Hangi limanda sönüyor parlak, sahte fenerin?
Senle ben ormanda yıkılmayan birkaç ağaçtık
Fırtınaya göğüs gerdik aşk a kapı açtık
utanmadın ateşle oynadın biliyordun ayipti
Ben o yangından çıktım, ama dumanı üstümde kaldı.
Kuyunun dibinde su unutmuş artık kendi rengini
Herkes bir başkasında arıyor yada dengini
Zaman dedikleri o gaddar terzi,
Bana biçtiği sevgi, sattığı kefenimdi
Denizler küsmüş ayakta sağlam duruşuna
Martılar bile şahit denizin ortasında vuruluşuma
Bilmediğim Derya ,uçurumlara açılan bir sefer
Beni yanıltan kalbim eski püskü bir pusula
fırtına koptu içimde, ne var ne yok temizledi
Senden kalan son toz tanesinide , uzaklara itti
Şimdi öyle hafifim ki gökyüzü bile kıskanır
Sen izle öyle uzakta, küllerimden doğan beni
Artık ne geçmişi hatırla ne de adımı an
Tertemiz kalmadin kirli hırslarınla kal
Bin okyanus yıkasa da arınmaz o kalbin
Ben resminle vedalaştım, sen kendi enkazında kal
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.