1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1276
Okunma
I.
Endişelerimle yanaşıyorum limanına
Basittir
Begonyalar ağlar ve benim çocukluğum
Haziran sonunda ölür.
Sana mavi nedir anlatayım
İrrasyonel bir sayıyı yeniden yürürlülüğe sokmak
Ya da acınası bir şehrin sokaklarını
Böyledir vicdanımın ağlaması
(Bakınız Madam!
Bu sesleri işitiyor musunuz
Rüzgar sizi yazıyor gökyüzüne)
Ah! Solmaya yüz tutan çeşmeler anımsıyorum
Sıkışmaktaydı mutluluk poşetlerde
Plastik kokan aşkımla.
II.
Lambaları kapat!
Bırak her şeyi,
Bir gün bitsin işin, şehrim aydınlansın
Bırak Beyrut’u sevmeyi yalnızlığımızla öleyazalım
Gitmek nasıl olsa en kolayı
Bir ev, bir oda, bir yatak
Hiçbir şey o kadar yalnız değildir aslında
Büyükten küçüğe doğru sıralanmış içbaharı
Düşünceleri ardımda bırakıp uzanıyorum ağaçlara
III.
İnce bakışlı gülüşlerin
Fluya kaçan sesini bastırıyor Fransız Kuşları
Kitapları yarım bıraktın
Gökyüzünden düşsün bütün bulutlar!
Sokakça seni seviyorum: ellerini göğsümde saklamak
Dimdik bir anıtı yaşatıyorum
Gözlerin keser geceyi.
Eteğinden ayrılık düşüyor Madam,
Susma!
Hızla akan bir şehirde yürürken görüyorum seni
Parklarda oynaşan çocukluğum
Dahası, bu hüzün tarifsizdir
Çıkmaz sokak, günah takvimi
Geçerken anladım üstelik
Kitapları yarım bıraktım.
IV.
Fakat beni sevmiyorsan, sol yanağımdaki beni sev
Gülüşürken yemiştim çilek reçelini
Seni anımsadım gökyüzünü siyaha boyadım
Acılarımı artık azaltıyorum
Bank kenarına sokulan evsizlerdendir sevda
Yaka-paça karakoldaki soğuk nezaret
Sevdamı içime astılar, çok ağladım
Acınası sessizliğimle örttüğüm perdelerim var
Sen susarsan güneş batmaz
Fransız Kuşları göçemez mutluluk unutulmuş
Sen susarsan
Ciğerimde karartı olur duyamazsın kalbimin sesini
Sen susma
Güneş, bize çok yakın
Zamanla.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.