HakkınSesi
844 şiiri kayıtlı

'tanrı biliyordu'

HakkınSesi
  5,0 / 11 kişi ·24 beğenme · 7 yorum · 559 okunma

Günün şiiri
Okuduğunuz şiir 26.10.2019 tarihinde günün şiiri olarak seçilmiştir.
'tanrı biliyordu'

'tanrı biliyordu'




Kaç kez düştün
yüreğin hangi kayanın altında kaldı,
yemiydin artık yabanların,
ne acı düştür bu
sustuğumu fırsat bilip hayat her seferinde
bir başka yabancının dizlerine sürdü yorgun kafaları
ölecek olsaydı insan, ölürdü
tanrı biliyor gerisini
anlatmasan olurdu

bir tabloya bakar gibi yürüdüm
düşündüm, konuştum,
-ne güzel kimse duymuyor
sevmiyorum denilse daha hoş olurdu
en azından Tanrı bunu biliyor
başarısızlıkta sanattır
yerine göre kimse seni anlamazken
defalarca denemiş olmanın verdiği yorgunluk
tutku dolu bir hisse evrilir

mesela sabah gözlerini açtığında
iki çapak duruverir yorgun gözlerinin etrafında
belki geceden ağlamış olmanın eseri
ne lüzumsuz şakadır rüyalar
korkutur seni, aldatıcıdır - unutmuşsundur
geriye bakınca nice insan
’merhaba’ der jilet gibi sesleriyle

düşmek maharet olsaydı,
ölümün kanlı dişleriyle beklediği yerde
achille kadar ’çaresizim’ derdim
muhabbet bu ya,
kahve taburesinde ülke kurtarıp
bir güzel herkese söverdim
sonra köpekler gibi uluyacağım karanlık ortasında
arabaların ışıklarına taş atardım
neyse ki, kurtarılmış bölgede zihnim
kikrerken kaniçi bir kızın sesi yaralar bedenimi
kaybederken inancımı tıp adına
tüm nöronlar başarısızlık başarısını kıyıya sürer
bir vinç gömer dünü derin çukura
bir sis sarar günün klasiklerini
bir tutam acı daha yineler kendini
tadabilmek ve uzanabilmek uğruna

Allah’ın belası bir çağda doğmuşum
vebalı sayılmadım ya da kellem uçurulmadı
surlardan balıklara yem etmediler bedenimi
bir destanın ayracında kalmamıştı adım
nefesimi bıraktığım tenhalarında
dolaşırken gecenin en karanlık yerlerinde
otogar pişmaniyesi kadar sıradandı her şey
yürüdüm, durdum. durdum
ve yine yürüdüm
tanrı biliyor gerisini
demesem de olurdu

bugün üşüdüm, bir teneke ateşe daldırdım
seni bekleyen ellerimi
ellerim ki, kabahatinden elem doludur
yağmurdan bile hazmetmez
ellerim ki, günah şehrinin kilidini açmıştır
duadan bile uçarı
çağın nice sesine kaparken şimdi beni
daha fazla içime girememekten mutsuzdur

Kaç kez düştün, sahi bu kaçıncı başarısızlık
insan kendi eliyle yorulunca,
kendini bile affetmiyor
kana kana içilmiş bir bardak gibi durup
varlığını anımsamamayı seçiyor
sahi, neydi benim ellerimle var ettiğim ülkem
komşu bile olmadığını söylemek istiyordum da
ellerim ’mümkün değil’ diyordu
ellerim sevebildiğini söylemek istiyordu
bir kelebeği sevebilme ihtimalinden bahsediyordu
telaşla en yakın perdeye tutunup
camın arkasındaki yüzünü buluyordu
yüzsüzlüğüm sonra büyük bir yanlış anlaşılmaya
hatırasını toprağın altına almaya devam ediyordu

İnsan bu,
ne yapsan da bir yerden sonra boş
hoş, lüzumu bile yoktu ya
Tanrı bunu da biliyordu

Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
'tanrı biliyordu' şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

'tanrı biliyordu' şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Rampaların Ustası , 5 puan verdi
27 Ekim 2019 Pazar 23:16:01
Şiire bir esaslı duruş ile selam ediyorum. Malum selama durmak moda. ( moda ikonlarına iman etmesem de)

Bu da yorum(cuların bazıları için sıradaki ayet.)

Göklerin ve yerin mülkü* Allah'a aittir. Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir.

وَلِلّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَاللّهُ عَلَىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiHakkınSesi , şiirin sahibi
1 Kasım 2019 Cuma 02:45:51
Bir 'O' kaldı saf haliyle, gerisi fasa fiso. O'nu kaybedersin, sen kaybedersin. O'nu bilirsin, O sana kapılar açar. O'nun kapattığı kapılar hâyırdır. O, O, O..

Bir 'O' kaldı mı demiştim? Ahmak kafam! Zaten O harici olan bir şey mıydı?

Var olasın.
Gülce Şeren , 5 puan verdi
27 Ekim 2019 Pazar 20:06:10
Tanrı herşeyi biliyor da onun da elinden birşey gelmiyor
O da suskun o da mutsuz.
Baştan aşağı anlam yüklü satırları yazan yüreği kutluyorum.
Esen kal..
Gule
27 Ekim 2019 Pazar 13:39:48
ellerden ziyade en çok akıl- us yoruldu be hakkınsesi...beyine giden yol en son durak çünkü...oraya gelene kadar ellerini önce tırnaklarından çekip götürüyorsun...sonra delikli cebinden...küçük dilini yutmuş ayva tüylerini tek tek koparıp yolarak işkenceyi uzatıyorsun...yol haritan belli yoksa acılarına kolay yem olursun...'o kapıdan çıkarsan her şey biter!' restini hayat arkadaşın değil, işin acı gerçeği bütün organların yüzüne haykırıyor her allah'ın günü...başta bunu kabullenmesi zor tabi...sonra biz bununla baş etmeyi binbir dalavereyle öğreniyoruz bi şekilde...kedi fare kovalaması gibi düşün misal...onlardan tek farkımız kapan sadece kurnazın, güçlünün malı değil... ortaklaşa idare ettiğimiz düşman sadece...avukatı olmadan konuşmak istemeyen suçlu cümlelerin her birini kendi ellerimizle, başımızın üstünde taşıdığımız o puslu bölgenin içine; sadakãt yemini bozulmasın ve ölene kadar sussun diye hapsediyoruz...o ulaşılmaz-erişilmez üstün varlık da hiçlikle el ele verip gereğinden fazla nasıl düşünür, nasıl acı çeker diye haince planların, tuzakların ağına düşürüp ipimizi çekiyor...bizden daha uyanık yani...neremizden vuracağını iyi biliyor...

insan en fazla kaç acıya yetecek kadar ağlar ya da yaşar hiç düşündün mü?..gün gelir yaşam ağrısı öyle bir saplanır ki şurana 'neden ölmüyorum, ölemiyorum bi türlü?' tarzı düşüncelerle tanrı'yla pazarlığa tutuştuğun, yalvardığın bile olur...mesele ölmek değil ya da ağrısız, sızısız nasıl ölünceği de değil...mesele yaşamak be hakkınsesi...yoksa ölmenin binbir yolunu bulur insan...çok mu zor? hiçte değil!...zor olan yaşamanın kendisi...ve ayağımıza vurduğu zincir..."ayağınızdaki zincirlerden kurtulmadıkça özgür olamazsınız" diyordu ya hani bir düşünür, sahi kimdi bunu söyleyen? bak ben bu gereksiz ayrıntıları bile unutuyorum artık...neden peki? unutmak istediğim onca dert acı varken neden bir kitabın anlamlı bir cümlesini aklımda tutamıyorum...o acılar neden hãlã dün gibi kanıyor?...bu benim acım ya da bir başkasının hiç farketmiyor...sonra yine o tanıdık, bilindik cümle gönüllü kurbanmış gibi kendini ortaya atıyor: acılara, ağıtlara kimlik sorulmaz! acılar da ortaktır paylaşılır çünkü...

daha sonra bir haberde ölülerin bilançosu isimleriyle değil, sadece sayılarıyla üstten geçiyor...bombalar nasıl patlıyor, göğüslerini gere gere nasıl kurşunları yağdırıyorlar birbirlerinin üstüne hayretle seyrediyorum ..ben koşu bandında kalori hesabı yapıp ter döküyorum o sıra...savaş malzemelerinin en çok demokrasinin, insan haklarının, özgürlüğün konuşulup masaya yatırıldığı bu yaşadığım yerden sorunlu bölgelere ( aslında insanlar kendi halinde yaşayıp gidiyor hiçbir sorun yok! sorunu durduk yerde çıkartıp patlatanlar var sadece! ) transfer edilip piyasaya sunulmasındaki haklı bir gerekçeyi bulup çıkarmak istiyorum ama yok! gerçekten aklımı oynatacağım...sonra bi reklam arası veriyorlar "her ay çok az bir bütçeyle bu çocuklara yardım edebilir, hayatlarını kurtarabilirsiniz!" yer Afrika tabi...sonra canhıraş sanki savaş mağdurlarını kurtaracaklar da bi faydaları dokunacak da stüdyoda fikir üstüne fikirler yürütüp suçu hep birinin üstüne atmanın, kendini aklamanın peşindeler...

kılımı bile kıpırdatmadan oturduğum yerdeki saçma serzenişlerim aklıma geliyor sonra ve sonra diyorum ki:

işte tanrı'nın da çok iyi bildiği ve sana kestiği ceza bu kızım, yaşamak!..

yaşayacaksın ve derinin altına bu acıları tek tek kazıyacaksın!...kurtuluşun yok, kaçacak deliğin de...buna mecbursun...
...
...
p.s: uzun bi aradan sonra şiirinle sohbet etmeyi özlemişim...'işte bu' dediğim güzel bir şiirdi...sağolasın...

p.s: unutuyordum az kalsın, "iki servi bile birbirinin gölgesinde yaşayamazken", bu kadar insan birarada nasıl yaşayacak çok merak ediyorum...

Gule tarafından 10/27/2019 1:48:04 PM zamanında düzenlenmiştir.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiHakkınSesi , şiirin sahibi
1 Kasım 2019 Cuma 02:41:54
Senin şu huzursuzluğu kaşıyan derin kuyuların/ kelimelerin yok mu; ah onlar!
Osman NALBANT , 5 puan verdi
27 Ekim 2019 Pazar 10:10:07
Günün şiirini yazan Şair Arkadaşımı KUTLUYORUM...
Mert YİĞİTCAN , 5 puan verdi
27 Ekim 2019 Pazar 04:08:31
Tanrının önemli işleri olmalı. Dünya işlerini egemen emperyalizme devretti sanırım bu yüzden.
Egemen emperyalizmin kestiği parmak acımaz
Tanrı bunu da biliyordu.

Güzel dizeler idi. Yüreğinize sağlık.

Tanrısal gerçeklerden yola çıkıldığında, bilinenin ötesine geçer gerçekler. Bile isteye sürüklenişlerin nedenleri de anlaşılır böylece.

Kısacası, her şey tam da istediğimiz ya da tam da olması gerektiği gibidir denilir ve işin içinden çıkılır..
mutluluk mavi çocuk , 5 puan verdi
27 Ekim 2019 Pazar 00:58:00
Batı sömüremediği tanrı'ya bile inanmaz... Selam ve saygı ile..
_Anka_
26 Ekim 2019 Cumartesi 09:19:34
"insan kendi eliyle yorulunca,
kendini bile affetmiyor"
...
İşte hikayenin başladığı yer. Sonrası, şiir..
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.