HakkınSesi
844 şiiri kayıtlı

'bir kasım sabahı'

HakkınSesi
  5,0 / 2 kişi ·9 beğenme · 3 yorum · 663 okunma
'bir kasım sabahı'

'bir kasım sabahı'


bu doğum gözlerimin göremediği dünyanın
bir gece şiiridir,
ruhum yalnızlığına ıslanıyor
elimde bir sigara, sönmeden yanıyor
şehrin cinnet geçirdiği tepe mahallelerde
tek cıgaralık esrara göğüsleri kaşınan kavruk tenli kadınların
namuslu kız edasıyla tezgahta
çamaşır ipi sattığı perşembeler geçmiştir
adamları cılız, iki büklüm
parmakları arasında tütün
kendi ağrılarıma yüz çevirip yürümüşümdür
yağmurdan kaçmadığıma mı sevinmeli,
yoksa doğumgününü
ilk kutlayan olduğuma mı?

ne güzel doğmuşsun
ben yağmurun altında ıslanmışım,
bir kapı aramışım
ellerime bakmışım,
damlalar tutunuvermiş
gözlüğümü çıkarmadan yürümüşüm
tabanlarım üşümüş,
bir ürperti sokulmuş sırtımdan
sana seslenmek için
başımı önüme eğmişim
Abdurrahman güvercinlerini
yarın salacaktı
ona söz vermişim
’bir bedeli vardır hürlüğün bile’
derdi Ruslan
şimdi o bir Rus köyünde sarhoştur
kış gelince trenle
uzun bir yolculuğa çıkacaktır
yazardı eskiden kırık lehçesiyle
yalnız yazısı güzeldi adamın,
dertli bakardı bir de
gözlükleri vardı sosyalist
doktrinler ezberlemeyi seven
dikdörtgen camlarıyla
bunu ilk defa anlatıyorum,
bazen hiç bahsetmesem dediğim oluyor
hiç anlatmasam, konuşmasam, yazmasam
sussam...
ama Abdurrahman’a söz vermişim
çayı demleyecek dağdan getirdiği suyla
sana da bir özlem duymuşum
yanaklarına nasıl hasret kalmışsam
kastım bile olmadan,
kalsın demişim bu aya

kalan kalmış,
rüyalarıma girmiyor artık teni güzeller
yedi uyurlara selam vermeden dönmüşsem bu aybımı
Abrurrahman’ın bursa güvercininin ayağına nağme bağlayıp
göndermeli kokusu muhterem sayılacak şehirlerin sokaklarına
ne de olsa marmara’yı bilir, suya aşinadır, yeşildir gözleri
uzaktan baktığında kahverengi bir tabure çeker önüne
aklından geçen
’bir daha asla, kabul etmeyeceğim’
yalnız göğe bakışından anlıyorum
onun da acı çektiğini
çok belli, boynu, aç bir ceylanın nefessiz aldığı yol olur
peşi sıra başka insanlar silme kötüdür
bu yazdan beri
’bu yaz’ diye diye bir ömür bitecek ya, neyse biz yüzüne dönelim
bir güzel yüzü vardır ki,
bardak utanır suyla dolmaya
’korkmayın’ der, ’burası ne bataklık, ne karanlık,
burada yatar yüzyıllardır bahsi geçen dünya hali
nicesi padişah can vermiştir
zevkini sürerken
nice garibana cennet bahçesi olmuştur yoksul sofrası;
işte ortadoğu, can evim, bahtı karam
ne niyazdır bu!
duası bile kabul olmaz
sakallı gudubetlerin
bir çocuğun minik elleri arasında
Allah’a muhtaçtır kaderi
Allahsıza dert olmuştur
çocuğun masum duası
dört duvar arasında, tek mevsim yaşatmak için istekli
nice garabet aynı güneşin doğduğu şehirlerde yaşanır
burası doğum,
yüreğimi şimdi bir daire içi kadar
eş ayırsınlar
bilmem kaç sonsuz acıyla ben yine de ayakta ölmeyi
yumuşak döşeklerde kadını okşamaktan çok isterim’

sönmeden yağmur altında yanan
bir sigara dudağımı ısıtıyor
içim aranıyor yine senden bahsettiğim sarı bir yaprağı
uygun düşseydi daha neler neler anlatırdım eteğinde
sonra dağ birkaç ağacını elinin tersiyle iterdi aşağıya
kaç milletin tarihi böyle toprak altında kalmıştır bilemezsin
annen bu acıların aynısını yaşadığı için elleri yorgundur
mahalle aralarında soğuk terler atıp,
geri döndüğünde
sokağın en dertlisi arşa çıkmaya hazır uzun bir yokuştur
bazen ekmek çıkmaz, bazen de çıkar
ama yarımdır
sen soğuk ellerini aralayıp içine üfle
yine de, lazımdır
var oluşunun sıcaklığıyla ben şehirler gezinir, görürüm
harabe evlerde vardır
villa abilerinin arka taraflarında
sonra hayal abla kandırmıştır der,
saf bir köylü güzelini
yanakları al, sıcak bir helva kadar tutkundur yaşamaya
çağ böylesini önce kıskandırır, sonra izmine hapseder
ben orada yine Abdurrahman’a verdiğim sözü hatırladım
iyi adamdır Abdurrahman, çayı vardır; ekmeği, peyniri, elleri
hürriyete aşıktır, boğazını sıkar insanların tükenmez hırsları
’nedir bu’ diye başlamıştı cümlesine bir gün, ’insan yitirdi,
ona verilmiş armağını, ne uğruna harcadı, yazık bak şimdi’

yağmurunda iyi ıslandım, bir kasım sabahıydı, yürüyordum
sen doğmuştun, duyar duymaz sokakları koşturmuştum
çirkinliği alemine düğümlemiş insanlar arasındaydım, bendim
yalnız benim bile belamı verebilirdi, ağzımda yanan bir sigara
Allah can almayı bilmiyormuş gibi tutturdum illa gidebilsem diye
gizlemem de bundan sonra ağlayabilirsem, çok belli halbuki
nasıl da aceleye getirip sevmişim yüreğimde pişmeyen insanı
soyunmuş; çiğ çiğ ellerimle koparmışım kelimelerini, harflerini
sana böyle hevesle anlattığımdan belli oluyor sevgiye kritiğim
bir elimi kalbime götürdüm, sıkışan kafesime sığındı elim
hürlüğe meyyal kuşlar kadar dikkatsiz heyecanlar beslediğim
gece bir başıma içtiğim sigaranın beni Allah’a çağırdığı saatte
’yalnız bırak’ dedim kafese -bir kalp daha ne kadar incinebilir?

O bilir, yalnız bir gece şiiridir bu,
bedenim iskele demiri kadar soğumuştur yaşamaktan
nasıl olsa sabaha çıkaracak olanın,
vardır daha iyi planı uyumak dışında.
sen yine de iyi uyu, al uykunu,
uykusuz kalma
bugün doğmuşsun,
bugün gözlerin açılmış dünyaya
ben bir heves yağmura sığınıp,
sigaramı içmişim
karnım toktur, üstüm sağlamdır
-bir pabucum ıslak
o da sana gelememekten ağlamıştır,
başka kimler ağlamış bir bilsen
sevda yüklü gemileri tek bir kibritle yakmayı öğrendiğim gün
anlamıştım -ağlayanlar çirkindir adalet ve hürlük adına
nefsine gülenin tanrısı şimdi banka cüzdanında.

yakın bir zamanda Abdurrahman’ın yanında bulabilirsin
görmek isteseydin beni,
göğsümde ısınırdı ellerin
gaybın yarıldığı ilk aydınlık anında önümüzde duran kule yıkılınca
biliyorum, burada olmak için sen de adını değiştirmek isteyeceksin
fakat kalbim
bir harabeye döndükten sonra,
Allah acır sana!

bir kasım sabahı sokaklarda ıslandım, üşüdüm -ağzımda sigara
ne sen unut beni, ne de kalbin sıkışınca ağlarken hatırla!

Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
'bir kasım sabahı' şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

'bir kasım sabahı' şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Rampaların Ustası
3 Kasım 2019 Pazar 01:58:15
Alıp beni götürdün uzaklara, çok uzaklara. Mardin sabahı ezanını ıslatan hazin yüklü ve kahredici ağırlığının altında aldığım ilk nefeslere, babamın şükür namazı secdesine dökülürken miskidilara kokusu...

Alıp götürdü beni çok uzaklara, İpek Yolu'nun patikalarındaki kavimlerin bıraktığı ayak izlerine vurdu yüreğimi, unuttuğum ne varsa hatırlattı bana; bildiğim herşeyi unutmak isterken böyle delice. Kuru bir hüzün yağmuruyla ıslattı. Temizlendim sanki, arındım, esmer çocukluğumun hiç öpülmemiş boynuna geçirdim dişlerimi bir kutlu Kasım sabahında. Midyat'ın tozuna kattım kokusu peşimi bırakmayan perçemimdeki kanın kırmızısını şiirindeki rüzgarla...
Ben bu rüzgarı sessizliğinden tanırım, sesinden; nefesinde taşıdığı Bezm-i Elest guftesinden, es'inden tanırım...

Sonra hızla geri getirdi boşluk gibi boğan odamın dört duvar arasına...

Rüzgar!
Topuklarına kına yakılan çocukluğumu aklını kim çeldi, kim aldı ahını beyaz ceketimi...

Alıp götürdü beni babamın "elif be te" diye emeklettiği toprak damlı evin kadim metanetine; babamın sakalının diri zamanlarına. Yusufu kuyuya nasıl taşımışsa bir rüzgar, öyle...

Tepeleşmeye çalışan ömrümün ilk yıllarında Kerbela için bir Hüseyin, bir tas zehir için bir Hasan, Kudüs için bir Selahattin olmayacaktım madem, ne diye estin durdun ruhumda rüzgar! Yüreğimdeki kahraman olma sevdasını kim kirletti söyle!

Sen ki yaşamımın her anını farklı melodilerle ıslıklarken, gecelerimin ve gündüzlerimin ensesinde jilet gibi dolanırken neden alıp bir aydınlık çehre gibi yaymadın beni tarihin bağrına!..

Bir başka ıssız Bavyera gecesinde, 'her şey gelip geçicidir' der ruhumun tellalı, ne gam! Ah ki ruhuma küflü ve yalancı müjdeler ulaştıran uğursuz uğultular ne çok yanılttı beni, ne çok kırıldım dal gibi efsunlu seslerin ağır tılsımlarında. Ah ki usandım her coğrafyanın her anında bütün beyhudeliği hissetmekten. Yine de ısrarla bekliyorum senden keskin kokulu bir dağ esintisi kokusunu yeni göğerecek bir dal gibi... Korkulu ve sarsak!

Ey şiirden ruhuma çarpıp duran rüzgar, ey her eprimesinde keder getiren Esrar! Beni vefasız bir hayatın yalancı gözlerine kim esir eğledi söyle! Derdimi anla yani, her nefeste ruhuma kan sıçratan yalnızlığımı; cehennem gibi sonsuz, su gibi serin... Görklü köprülerin kadim gölgesinde bekliyorum sesini şimdi. Haydi! Al götür beni buralardan Dargeçit'in asfalt kokan ürkekliğine, arındır beni yeniden...

Yürüdüğüm yolda bunca yarama merhem yapıp sardım o beyaz ceketi, şimdi çıplak ve tedirginim gecenin orta yerinde bir şiirin altında, bir tutam Meryem serinliğini bana çok görme...

Upss! Ne diyorum ben! Alacağın olsun şiir ve de saygıdeğer Şair...

Edit: gece uykusuzluğun kelime hatalarını ( ki telefon sözlüğündendir) sabah mahmurluğu ile düzeltme çabası.

Selam sana bu arada..





Rampaların Ustası tarafından 11/3/2019 8:06:26 AM zamanında düzenlenmiştir.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiHakkınSesi , şiirin sahibi
6 Kasım 2019 Çarşamba 08:27:32
Ara ara gelip yorumunu tekrar okuyorum.

Enûma Eliš
1 Kasım 2019 Cuma 10:10:09
neden ağlattı ki bu şiir beni; boğazımdaki düğümden bi ilmek çekip...
aksi gibi bi'de yağmur yağmur yağıyor.
üçrenk (Italia)
1 Kasım 2019 Cuma 08:00:02
bir kasımın sabahları güzel olur bilirim..

Selamlar bir kasım sabahı doğanlara..


Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.