Sükutumdan dolayı kendimden başka kimse kabahatli değildir. En büyük düşmanım ben idim. NAPOLEON [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM
5 1
Şiir Bilgi
11.11.2018 tarihinde eklendi.
121 çoğul gösterim
84 tekil gösterim
1 yorum
7 kişi beğendi.
Portfolyo: Genel
Şiiri Beğenenler
En son eklediği şiirler

Köşeli Yıldız


-I-
Kalesi zaptedilmiş bir şehrin
Kimsesizliği bana yakıştırdığın...
Isırdığın elmayı bitirmelisin Adin
Ardında bıraktığın an çirkinleşecek...

Söyle, kaç harabenin gülünü derdin?
Kaçı tuttuğunda elini
Bağbanını bulmuş gibi sevindi?
Benim ilk olmadığım kesin...

Diyorlar ki "adamlar var
Şehveti geçinceye dek,
Ve erkekler, bir ömür boyu"
Sever, sever, sever...
Sen hangisi olmak istediğine karar ver...

Yurdun olayım Adin,
Milletimin yıldızı ol!
Daha şatafatlı ne teklif edebilir
Bir insan değerine?

Henüz açlığım
Tutsak bir balığınki kadar vurucu değil...
Aşkın yerini tutmaz ama
Bir kediye bile yakışır gurur...

-II-
Göğsünü gere gere
Taktığı gül olmayacağım döşünde...
Uzak durmasının çevirisiydi bu....
Ağzımdan havaya acı serptim günlerce...
Hayat, bir çala böğürtlen toplamaya benziyor,
Bunu zaten bilir her yaşlı serçe...

Omzuna yaslandığında başım
Ruhumun nasıl evcilleştiğini hatırlamasam...
Gözleri var sonra, gönlüme aralık penceresi
Gözleri, içine bakarken hayatın güzelleştiği...

Varlığı cennette zamanı durduran bir gezintiydi,
Yokluğunda lime lime dökülen
Kırk yamalı yorgan misali bezginliğim...
Vahşi bir kurt, ulur içimde yalnızlık
Kendimden uzağa kaçmak isterim o vakit...

Havaya kokusu sinmiştir belki
Bir dal umut uzatır hanımeli, narin...
Yaz kış sırtında kürkle dolaşan
Görmedik bir kedi takılır gözüme,
Yakasına küstüğüne şahit
Öteye çevirerek patisinin üstüne düşürdüğü başı...

Yine de küskün değilim...
Kulağım ince ayar onunki gibi
Çalan her zil, içine yol konulmuş bir zarf...
Sahibiymiş gibi umudumun, böbürlenme!
Sevmek tek kişilik, sevgilim...
Ürküttüğüm kurbağalardan özür dilerim...

Bu gece tekir kedi fare görecek düşünde
Bense seni,
Hey gidinin sefili!
Gece ağır bir yorgan olup çekilir üstümüze
Kazağı sırtında dikili demeyin
Üşümeyi geçirmese de
Birinin üstünü örtmesi güzel...

Örtmüyor gece benim acımı bir tek...
Pencereyi kapatsam
Işığı söndürdüğümle yaklaşır sinsi
Elinde kör bir bıçak
Karanlık...
Burun buruna geldim onunla kaç kere...

Artık ben varım diyordun Adin
Bana verdiğin tam olarak bu işte...
Koyu lacivert gökyüzünde
Kırıtıyor ay bile...
Ondördüne yeni girmedin yaşlı Ay!
Az arsız değilsin sen de...

Nasıl vurduysan benliğimi
Kesiklerim tenden ötede inliyor...
Zifaf gecelerinin kuytularında saklıydı zaaf,
Mercan gibi gözlerinle üstüne gitmeseydin...
Bastırmayı denedikçe
Ayakları açıkta kaldı şimdi utancın...

-III-
Sessiz sakin sevsem diyorum
Beklentilerimi azad etsem...
Varsın acım taşsın geceleri...
Soğuk ve keskin gerçek
Çarpıyor yüzüme uluorta
Burdasın ve yanımda değilsin!

Aklıma düştüğünde olanlar bu...
Kendi kendime yakalanıyorum
Kaçmak üzereyken...
Kafesine siniyor çaresizlik
Acının adımlarımı seyrelttiği bilinsin...

Çabucak çürümüş olmalıyım dokunduğunda
Cazibemi ellerinle soymuştun oysa...
Bağrımdan kopardığın meyvaların
Haddi hesabı yoktu...
Demek bir domuz gibi
Dişleyip atmak içindi...

Karanlıktı,
Neye uğradığımı anlamadım desem
Yalan olur Hakim Bey...
Bana dokunduğunda
Bulutların üstünde yerim çoktan ayrılmıştı...

Babil’in asma bahçelerine dönmüştü içim
Yağmalandığımı uzun zaman fark etmedim...
Parmaklarının ucuyla okşayarak
Yolmuş olmalı çiçeklerimi...

-IV-
Bir gece yarısı soyunup
İlk seninle girmedim göle...
Ama hiç birinin üzerine
Gönlümü bohçalayıp çıplak atılmadım,
Acım bundan...

İçtiğim suları burnuma taşımakla meşguldür kendisi...
Nerde derseniz
Aslında tam şurda
Sol kaburgasının altında bu şiirin...

Gökkuşağına atladık cennetten elele
Tepeden tırnağa yuttu bizi hayat...
Aşk olsun demiş olmalı biri herkes susunca
Ve olduk...
Hayır kızı oldu diye susmaz insanlık..

Burnumda tütüyordu gözlerini her kırptığında,
Sonra öpüştükçe seyreldi sevda
Aşılama çay gibi kıymetsizleşti...

Adını aşk koyup
İçine doğmamış çocuklarımızı saldım
İçimde açtığı evin...
Dokunmayın ona,
Kurumadı henüz hayalden duvarları...

Akşam pazarı alışverişi de olabilirdik
Ne yani hangi evi şenlendirmez kırmızı...
Sen hep beş fazla ol
Albenisine yandığımın sevdalısı!


-V-
Bir yangına atılsak
Öpüşerek çoğalır mıydık sevgilim?
Ateşe koşarken kanatlarından tutuşan
Bir çift ateş böceği olsaydık...

Merdiven altı kaçak rakıymışsın meğer
Yar bana bir eğlence!
Seni züğürt gönlümün ayranı!
Sana ucuz dediğim için burda, sevgilim beni bağışla!
Ama değilsen, ama değilsen...

Güzel gözlü bir gelin, gerdanında erikler
Başka kadınlar kırıtırken yamacında
Kollarında burma bilezikler
Mahsustan açılan yaşmağını düzeltiyordu...
Benim de gerdanlığım sevdadan diyerek...

Ben o zaman çocuktum
Nispet etmeyi o gün orda öğrendim...
Altını akçesi yoktu ama
Avuçlarının içinde kınası kanıyordu, taptaze nazenin...
Bana o kadarcık keyfi bile çok gördün ya hayat
Ben sana ne deyim?

Gidene kadar bakma demedin,
Sarhoşluğumdan sıyrılıp
Ardından baktığımda
Tuz buz oldu aşkımızın kalesi...
Seni merhem diye
Göğsüme sarmak istedikçe
Lokman Hekim karmış gibi kaçtın, tenini tenime...

Beni kapıdaki hâlimle
Hatırlarsın diye korkuyorum en çok da...
Hani son bir öpücük için yalınayak uzandığım...
İçi gözyaşı dolu
Sedef cam kaseleri gibiydi gururum
Onları ayaklarının altına serpmeden önce...

Dişçi koltuğunda da başına gelebilirdi oysa...
Hangi dişin çekmelik karar vermek için, derler ki
"Ağzınızı açık tutun Bayım"
Seni öyle kadınlar sevsin bundan sonra
Eğer haklıysam, eğer haklıysam...

Yurdun olayım Adin...
Milletimin yıldızı ol...
Fakat köşelisinden değil...


(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.




acı asansör asma aşk ateş ay ayar âzâd ben benim bilir bir böğürtlen burma buz cam çaresizlik çay çift dolu en fare fark gece gerçek gibi gözyaşı gül gün hakim hekim hep hiç ilk ince insan kaçak kaçmak kadar kedi keskin kış ki korkuyorum kör lacivert meğer merhem nasıl o olsun olur ömür rakı sakin sen son tam teklif tutun umut ve vermek yani yıldız yol zaman zaten
 Yorumlar
 Gkhn.
 
11 Kasım 2018 Pazar 20:23:32
Başlarken uzun gibi görünse de zevkle okudum,bi ara bitmesin bile dedim.zaman zaman tebessüm ettiren betimlemeler,zaman zaman hüzne daldıran tasvirler,hepsi çok güzeldi,gönülden kutluyorum kaleminizi.


Köşeli Yıldız şiirine yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Üye ol Şifremi Unuttum