3
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
878
Okunma
Eğil dallar arasındaki güneş
Birazdan sivrileceğim arandan
Koşarak çıplak ayaklarımla
Seni bulmaya geleceğim
Filizden tomurlanan bir mevsim
Çiçekten kokarak gelen
Eli yüzü döl kokan arılar
Ve bahar gelir
Sonra sıcak bir dudak sızısı
Dem kokusu ilerleyerek
Geniz yakar
Limanda beklerken
Denize yazdım gözlerini
Maviyi kıskandıran
Martıların ak saçları
Bana ait düşler kurdu çilingir
Kalbimin kilit taşlarına vura vura
Giz kokusu ile yürüdüm
Yüreğimi koydum yollara
Çam kokulu bir köşke kim ulaşır ?
Yahut göllere sıcak bir zerre değse
Buhurdan buhurdan berraklaşarak
Sırtıma konarak göçen
Leylek miydi ?
Alın çizgimi çizen
Saatler miydi ?
Toprağa düştü damla
Eridi gitti işte o anda
Gözlerin kanatırken hülyalarımı
Güneş deldi birden bağrımı
Bir oluksuz saman kokusu
Bir kaç meşe biraz misk
Eski bir gramofon bozdu
Tekmil i birden adımlayan kanatlarımı
Radyolda bir gazete küpürü sıkışmış
72 senesi kış mevsimi yazmakta
Kuyruğumda yabanıl bir pranga
Özümden damlar öz ülküm...
Kasabamın içinde sebil ve güvercinler
Cami çıkışı bana bakan o berber dükkanı
İçerisinde bir beyaz önlüklü
Dumanında soluk soluk bayram telaşı
İleride öte beri çerçi manav
Duasız olmaz öyle pazar
Selamın karşılıksız verildiği mevsimlerden
Kaçıyoruz işte azar azar
Gökçe bir ekin kokusu dilimde
Beyefendi hükmünde babalar
Gönül dünyamın içinde bir sen varsın
Bir söz eylesen mehtaba yanarsın
Ağızdan düşmez cigarası
Kahveden taş sesleri
Günah toplumu işte
Eriyor güneşe
Neşeye
Eşe
...
Bulutlara şiir yazan kuşları öperdim
Yuvasında eski dokuma halı kokan
Ak-Anaların dua okuduğu
Sofalardan divanlara
Anadoludan eser mi kaldı şimdi ?
Giderek uzaklaşırken
Posta arabasından düşüyoruz
Asfalt yolların kimyevi çizgilerine
Her karede mutluluk çizerken makinalar
Eriyoruz iki dişli çarkında
Mutlak gerçeği görmeden....
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.