6
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
134
Okunma
bir serçenin gözyaşı damladı şiire,
içimdeki yağmurlara karıştı
kanadındaki ıslak kelimeler,
göğsümdeki yaraya düğümlendi her biri,
suskunluğum oldu
özlemek ile beklemek arasında
bir istasyonda unutulmuştu yüreğim,
hangi tren geçse,
bir parça daha ben aldı gitti
korkardım oysa yağmurlardan,
bulutlar yağmurlarını boşalttı üzerime
kirpiklerimde biriken acılar
çağlayan oldu içimde
belki bir çiçeğe filiz olmak içindi
bunca yağmur,
öyle ya;
bir çilenin sonunda açardı
bütün çiçekler,
kendi tohumlarını yeşertemeyen
bir şiirdi bu,
içinde baharı taşısada
mevsimi hep yalnızlıktı,
solgun yüzüyle sardı ruhumu güz,
sararmış yapraklar gibi
birer birer döküldü içimden
beklediğim ne varsa;
belki sen,
belki senden kalan bir ses,
belki de yıllardır içimde
durmadan yükselen
o çığlık…
kendime bile ulaşamadığım
o yerde...
sırılsıklam bakışlarımla
korkularımı taşıdım,
yeniden kırılacağım diye,
bazı yollar varmak için değildi,
bazı çiçekler açmak için değildi,
sessizce çürümeyi öğrendi
içimde bütün sesler,
yaşamak denen o kıyımda
öylece kaldım,
ne gidecek kadar tam,
ne kalacak kadar kendimdeydim,
bir serçenin gözyaşı düştü içime,
kanadı ıslandı gökyüzünün,
ben sustum,
özlemek ile beklemek arasında
aynı istasyonda…
gözlerim sırılsıklam,
saçlarım, ellerim
ve yüreğim sırılsıklam...
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.