gönül gençyılmaz
307 şiiri kayıtlı

çarpık zaman

gönül gençyılmaz
  0,0 / 0 kişi ·0 beğenme · 13 yorum · 1085 okunma
çarpık zaman

çarpık zaman



pençesini törpülüyordu şehvet
ay dağlara büzülmüş geyik ürkek
karanlık korkuyu gizlerken
suret değiştirmiş gölgeler titrek

kötülük tohumları bir kere ekilmişse
tirşe sızmış mor hörgüçlü şehre
beslenir gürbüzleşir dişli nefretle
içten çürürken…
dıştan zehrini püskürtür beşere

değişime saplanmışken dizleri zamanın
salkım salkım uçup giden ince değerlere yetişmez eli
ki giderken ardına bakmadan
ne kalır dedenin desmali
ne de ninenin allı güllü fistanı
çarçabuk örter toprak üstünü
seni sen yapanı

uçurtma olmuş kimlikler…
arap ta giyer jean çinli de
bir bakmışsın alabora olmuş sınırlar
anlamazsın
ki
çarpıktır zaman

ki
gün gelir çok yürekte yek ser
hükümdar olur
bilinmez ki Mevla
devranı nasıl seyran eyler

gönül gençyılmaz
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
çarpık zaman şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

çarpık zaman şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
20 Aralık 2008 Cumartesi 22:46:07
DEĞİŞİK,

İLGİNÇ,

ORİJİNAL,

GÜZEL.

ALKIŞLI/YORUM.

SELAM VE DUA İLE.
15 Aralık 2008 Pazartesi 16:00:13
değişen insan değil insana değer katan değerlerdir değerler yozlaşınca şair neyapsın doğrusunu yazmış.çok çok güzel olmuş.hasseten serbeste farklılaştık ......saygılarımla
tebrikler
, etkili yorum yaptı.
15 Aralık 2008 Pazartesi 12:04:55
Mevla devranı nasıl seyran eyler?
O seyran; örneğin şiirde törpülenen şehvetle başlamış diyelim, canlı varoluşunun açılan kapısı, anlamlası kutsal, pis duygusuzlukla algılanı ilkel ve hayvanilikten kötü. Birden ayın mekanını dağlar gibi estiren "ay dağlara büzülmüş, geyik ürkek" dizesi çok etkiledi. Tablo oluşturan dizelerdi. O bölümü tekrar okumak gerekli:

pençesini törpülüyordu şehvet
ay dağlara büzülmüş geyik ürkek
karanlık korkuyu gizlerken
suret değiştirmiş gölgeler titrek
**

Fistan Türk tezyin sanatının özüdür, özetidir. Kumaşıyla deseniyle, giyeniyle. Özdür.
Jean ithaldi, yabancıdır, bizden değildir.
İkisi arasında ekonomik ve kültürel çarkı döndüren devran döner.

Devranda seyranda fire verir hayat.
Tortusu şiir. Gençyılmaz'ın dizelerinden.


15 Aralık 2008 Pazartesi 11:55:28
uçurtma olmuş kimlikler…
arap ta giyer jean çinli de
bir bakmışsın alabora olmuş sınırlar
anlamazsın
ki
çarpıktır zaman

Ve küressellik diyorlar bunun adına Üstadem...
Kaleminize yüreğinize sağlık...

Saygılar sunarım...
15 Aralık 2008 Pazartesi 10:45:42
Değişimin kadirsellik ve doğasallık anlatımı.
Tebrikler saygılar.
15 Aralık 2008 Pazartesi 09:24:17
ki
gün gelir çok yürekte yek ser
hükümdar olur
bilinmez ki Mevla
devranı nasıl seyran eyler

kaleminiz daim olsun yüreğinize sağlık saygılar
15 Aralık 2008 Pazartesi 07:35:43

akıp giden zamanın koynunda
değişime uğramakta herşey
kimin ne yaptığı
belli olmayan bir devran...

ille de...
taşa mı tutulmalı ömür
çıkmak için düze

-söz başka, öz başka söylemekte-



şiir için teşekkürler can kız
selam ve saygıyla








15 Aralık 2008 Pazartesi 07:03:59


ki
gün gelir çok yürekte yek ser
hükümdar olur
bilinmez ki Mevla
devranı nasıl seyran eyler

harika...harıka...harıka...selam ve saygılarımla....
15 Aralık 2008 Pazartesi 01:18:41

benliğimizde değil
kimliğimizde yok olduk
tersine döndürdük dünyayı
allah ım ne hale geldik

bu ne ruh olgunluğudur böyle ...bu işte bir iş var ama ne...söyle sırrını...
kutlarım yürekten gönül güzelliklerini kedi kız...
sevgim saygım sonsuz kere..



15 Aralık 2008 Pazartesi 01:02:07

''hayat akıp giderken avuçlarımdan
eğilip toplayamıyorum yerden'' der bir şarkıda
ve güzel de söyler

insan bir görebilse
ah bir baksa

ne ah kalır ortada
ne de anlamsız ar kalır...

sevgimle...
15 Aralık 2008 Pazartesi 00:52:03
ki
gün gelir çok yürekte yek ser
hükümdar olur
bilinmez ki Mevla
devranı nasıl seyran eyler


neylerse güzel eyler

bir de ayran gönüllü olmasak

sevgiler

15 Aralık 2008 Pazartesi 00:50:27
İnsan kafesindeki gömülü hazinedir ruh.Yaradan keşfedilmesi için güzelliği bedene hapsetmiş.Oysa insanlar ruhun gömülü olduğu bedeni kıyafetlerle gizlemiş.Ruh katmer katmer ilgiden ırak şimdi.Ruhu görmüyor artık gözler. Ey Nasrettin Hoca nerden dedin" YE KÜRKÜM YE "diye.Ruhen ve bedenen çıplak geldiğimiz dünyadan göçerken sadece ruhumuza kendi irade ipliğimizle ördüğümüz amel elbisesini giydirirken , jean, fistan,entari,etek bedene ait ne varsa yetim kalacak .Ey şair haykırarak söyle "SEV GÖNÜL SEV"

ressam78 tarafından 12/15/2008 7:33:44 AM zamanında düzenlenmiştir.

ressam78 tarafından 12/15/2008 7:36:27 AM zamanında düzenlenmiştir.
15 Aralık 2008 Pazartesi 00:30:23
yine önce rezerv...

_______________________geldim...........aslında sigaraya gidecektim.......öyle beterim öyle beterim ..........merak da başladı nere .......nereye acaba.........bekleyeyim de göreyim...........kesin bişi olur..........geçen en son yine böyle uçarken kırmızımda mavi demicem o koskoca yalan çünkü..........neyse yine öyle acayip bişiyleyken sonrası nazara geldim...........vallahi nazar beni çok sever aramızda kalsın tipime mi içimemi piçliğimemi bilmiyorum artık bana vurgunnnnnn duyulsunda çatlatsın nazarım bişeyleri o benden geçemez gerçi...........korkmasın kimse.........şimdi dicek ki benim nar-çiçeğim bunları niye anlatıyorsun bana şiire geç şiire.........ben de dicem ki kusura bakma senin şiir benim bu geceki güzelliğimden sarmış buklelerini.........vallahi bak..........neler paylaşcaz biz onunla........az önce bi şiir yazıyorum ama sinirden damar titriyor göz şişiyor.........ama şiirle alakası yok..........nedir halim anlamadım .............haklısın güzel kafam sanırım.........şimdi çalan şarkı diyor ki.........__________"Yar ellerin nerde.....ya beni de götür ya da gitme........bilirsin sensiz ben hiç yaşayamam ki ölürüm hasretinle"..............__________

bu çocuklar da abartmışlar ama .......

_____________sonra şiirin.........

pençesini törpülüyordu şehvet
ay dağlara büzülmüş geyik ürkek
karanlık korkuyu gizlerken
suret değiştirmiş gölgeler titrek



kötülük tohumları bir kere ekilmişse
tirşe sızmış mor hörgüçlü şehre
beslenir gürbüzleşir dişli nefretle
içten çürürken…
dıştan zehrini püskürtür beşere

___________________________________bak bu yazdığıma iyi bak.......iyi oku.........anla .......anlarsın beni..........bu yukardakinden döndüm ben en son.........ve bu dengesizliğim ordan konma ellerime...........ilk kısmından döndüm son kısmına gidiyorum........çıktım yola..........ve diyorum ki........en güzeli.......en mertçesi.............en hafifçesi...........sayarım şimdi nedir bu soysuzluğun çilesi..........ne dicez çayda çıra......kadar........

________________

değişime saplanmışken dizleri zamanın
salkım salkım uçup giden ince değerlere yetişmez eli
ki giderken ardına bakmadan
ne kalır dedenin desmali
ne de ninenin allı güllü fistanı
çarçabuk örter toprak üstünü
seni sen yapanı

______________________________________ben yine korkuyorum.......maşallah.........aslında bendeki bir çok kelime tam düşmanın tepesinde can bulur..........zıttında can alır nefes başlar.........dağlar dumanlara çalar.............duman dağları ovalar.........geçinir giderler...........

_____________


uçurtma olmuş kimlikler…
arap ta giyer jean çinli de
bir bakmışsın alabora olmuş sınırlar
anlamazsın
ki
çarpıktır zaman


ki
gün gelir çok yürekte yek ser
hükümdar olur
bilinmez ki Mevla
devranı nasıl seyran eyler

_________________________________-dedimya ben şimdilerde bi yerlerdeyim...........aramızda kalsın inan nefesi nerden aldığımı bilmezlerdeyim.............korkmak.........başlarım bunun noktasına çizgisine.........midesine inip deşmek belki.............en güzeli.......adımlarımda izlesin kendini..........sonra korkusuzluktan uyanmak.........kucağına..............koynuna...........koynunda sanmak.........varsaymak..........ve sessiz değil..........bende ne arar sessizlik usluluk .......patırtı gürültü.............çimenleri başlarda ........başlara yıkmak.........hafif de yıkılır ........bil ve unutma............nar - çiçeğim...........görüldüğü gibi..........yıkılsam da umrum değil..........düşsem de umrum değil............düşmemek varsa hep ona mı gitcez............düşmek yetim kalmaz mı.......ben ona annelik üstleniyorum............

__________________

nedendir bilmiyorum.............içim neyse onu gördüm ve son şiirimdeki saklılığı izledim..............sende garip bişiler var nar-çiçeğim...........henüz çözemedim...........

__________sevgimle nikah şekerim...........

Gizzz tarafından 12/15/2008 1:02:57 AM zamanında düzenlenmiştir.
Bu yoruma 2 cevap yazılmış.
Gizzz
15 Aralık 2008 Pazartesi 00:35:35
bi bilse gözlerin ne halde beklenilen...

bi bilinse .....pimi çekilmiş bomba gibi....

ya kendimi batırıcam dipsiz kuyuya...

ya da ecelimi susturucam sonsuzluğa......

umudtluyum yine de senin kaleminden......

belki güleriz yine kim bilir.......
Şiirin sahibigönül gençyılmaz , şiirin sahibi
15 Aralık 2008 Pazartesi 00:32:45
:)

gözlerim yoldaydı...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.