0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
49
Okunma

Pusulasız
Ben sana ne zaman âşık oldum, bilmiyorum.
Bir insan sevdiği anı hatırlayabilir derler.
Ben hatırlayamıyorum.
Hatırladığım tek şey, bir gün içimdeki bütün yönlerin sessizce değişmiş olması.
Eskiden gideceğim yerleri bilirdim.
Kuzey neredeydi, güney neredeydi, hangi liman güvenliydi...
Hepsini bilirdim.
Sonra bir şey oldu.
Sanki görünmeyen bir el geldi, içimdeki pusulayı söküp aldı.
O günden sonra ne tarafa dönsem aynı yere çıktım.
Sana...
Ne kadar uzaklaşmaya çalışırsam çalışayım, deniz hep aynı kıyıyı gösterdi bana.
İnsan bazen kaybolduğunu sanıyor.
Oysa bazı kayboluşlar yanlış yere gitmek değildir.
Asıl mesele, bütün yolların tek bir yere çıkmasıdır.
Benim başıma gelen de buydu.
Bir gemiye dönüştüm.
Yelkenleri yorgun, gövdesi fırtınalardan çizilmiş bir gemiye...
Geceler boyunca dalgalarla konuştum.
Rüzgârlara adres sordum.
Ufuk çizgisini saatlerce seyrettim.
Hiçbiri cevap vermedi.
Deniz susmayı iyi biliyor.
Ama her sessizlikte sen vardın.
Bir martı kanadında...
Bir dalganın kırılışında...
Sabaha karşı suyun üstüne düşen solgun ışıkta...
Hep sen...
Bu yüzden korktum bazen.
İnsan birini sevebilir.
Özleyebilir.
Bekleyebilir.
Ama bir insanın bütün yönlerini tek bir insana teslim etmesi başka bir şeydir.
Ben onu yaşadım.
Artık yıldızlara bakarak yol bulamıyorum.
Rüzgâra güvenemiyorum.
Haritalar bir işe yaramıyor.
İçimdeki bütün yollar senin adının etrafında dönüyor.
Bazen düşünüyorum...
Ya sen hiç farkında değilsen?
Ya ben açık denizlerde seni ararken, sen bambaşka bir kıyıda yaşıyorsan?
Ya benim bütün yolculuğum, ulaşamayacağım bir limanın hikâyesiyse?
İşte o zaman içimdeki deniz biraz daha büyüyor.
Dalgalar biraz daha sertleşiyor.
Gökyüzü biraz daha alçalıyor.
Ama yine de vazgeçemiyorum.
Çünkü insan bazen ulaşacağı için değil, inandığı için yol alır.
Ben de öyle yapıyorum.
Fırtınalar geçti.
Mevsimler değişti.
Giden gemiler oldu.
Batanlar oldu.
Kıyıya vurup çürüyenler oldu.
Ben hâlâ aynı denizdeyim.
Hâlâ aynı adı taşıyan rüzgârın peşindeyim.
Hâlâ aynı ufka bakıyorum.
Ve anladım ki mesele pusulayı kaybetmek değilmiş.
Asıl mesele, pusulanın artık sadece seni göstermesiymiş.
Şimdi biri bana yönümü sorsa...
Kuzey nerede dese...
Güney hangi tarafta diye sorsa...
Bilmem.
Gerçekten bilmem.
Bildigim tek şey şu:
Ben pusulasını kaybetmiş bir gemi değilim artık.
Ben, bütün yönleri sana çıkan bir yolculuğun ta kendisiyim.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.