1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
38
Okunma
"Beni aramayın... Ben, beni özleyen insanların içinde oturuyorum."
Bu sözü ilk söylediğinde sustum, Asmera.
Cevap verecek hiçbir cümlem yoktu.
Meğer insan bazen bir cümleyi duymazmış...
Yıllarca yaşarmış.
Bugün dönüp baktığımda seni en çok sesinle değil,
bende bıraktığın değişiklikle hatırlıyorum.
Sana rastlamadan önce kim olduğumu biliyordum.
Senden sonra kim olmadığımı öğrendim.
Seni sevmek, birine bağlanmak değildi.
Sana her yaklaştığımda,
kendimden yıllardır sakladığım bir gerçekle karşılaşıyordum.
Bana kimseyi anlatmadın.
Beni bana anlattın.
En ağır yükümü omzuma koymadın.
Onu neden yıllardır sırtımda taşıdığımı sordun.
İşte o gün,
susmanın da insanı değiştirebileceğini gördüm.
Asmera...
Sen gittikten sonra hiçbir gün eksilmedi.
Ben eksildim.
İnsanlar hâlâ aynı isimlerle birbirine sesleniyor.
Ben ise her seslenişte,
senin söylemediğin bir cümleyi arıyorum.
Sana söyleyemediğim ne çok söz biriktirmişim.
Her biri içimde başka bir mevsim gibi büyüdü.
Her biri,
adını anmadan seni anlatmanın başka bir yolu oldu.
Biliyor musun Asmera...
İnsan bazen özlediği kişiyi değil,
onun yanında olduğu hâlini arıyormuş.
Ben en çok,
senin yanında kendime benzediğim günleri özlüyorum.
Şimdi biri bana,
"Seni hâlâ unutamadın mı?" diye soruyor.
Nasıl anlatayım?
Ben seni hatırlamıyorum ki...
Sen benden hiç gitmedin.
Bir düşüncenin içinde karşıma çıkıyorsun.
Bir sessizliğin tam ortasında adını duyar gibi oluyorum.
Sonra yine sen konuşuyorsun.
Hiç değişmeyen o cümlenle...
"Beni aramayın... Ben, beni özleyen insanların içinde oturuyorum."
Haklıydın, Asmera.
Seni hiçbir yerde aramadım.
Çünkü seni kaybetmedim.
Sen, benden sonra da benim içimde yaşamaya devam ettin.
İnsan bazen birini uğurlamaz.
Onu ömrünün geri kalanına dönüştürür.
Ben de seni uğurlamadım, Asmera.
Sana doğru yaşamayı öğrendim.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.