6
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
119
Okunma
Yıldızlar şahit, ay şahit, ateş böcekleri şahit, deniz şahit, kumsal şahit oldular; beni anladılar da bir sen anlamadın beni gerçekten...
En mutlu olduğum an; seni hayal ettiğim an, gözlerine baktığım an, kokunu hissettiğim an ve sesini duyduğum andır. Çünkü mutluluğum sensin...
En heyecan duyduğum an; seni gördüğüm an, sesini işittiğim an, gülüşünde güneşi bulduğum andır.
En çok heyecanlandığım an ise gözlerine bakınca gülümsediğin ve o gülüşte İstanbul’u bulduğum andır.
İnan artık, karşılık beklemek bu garip gönlüme yakışmaz. Sen hiç buz dağını delen bir Ferhat gördün mü?
Hayat gerçekten hiç adil değil; her sevmek, sevilmekle karşılık bulmuyor bu hayatta.
Menfaatler çatışıyor, istekler çoğalıyor. Sevmek ve sevilmek artık kimsenin umurunda değil. Herkes aşkı mantığıyla, çıkarıyla seçiyor.
Artık herkes maskelerini yanında taşıyor; sever gibi görünüyor, vicdanlı davranıyor, sahte gülüşler dağıtıyor. Sorsan nedenini, "Kader..." diyorlar.
Sonra bir ayet düşüyor dilimden kalbime:
"Rabbin için sabret. (Veli rabbike fasbir)
Ve sonrası... Payımıza düşen, secdelerde edilen dualar oluyor.
Sen de o duaların en güzel yerinde duruyorsun...
Özkan Değirmenci
12.06.2026
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.