Tüm mutsuzluklar yokluktan değil, çokluktan gelir. tolstoy
ZAMAN.DE
ZAMAN.DE
VİP ÜYE

Rıhtım

Yorum

Rıhtım

( 3 kişi )

2

Yorum

7

Beğeni

5,0

Puan

54

Okunma

Rıhtım

Rıhtım

Kendimi anlatacak tek bir kelime seç deseler...

"Rıhtım." derim.

İnsan bazen öyle bir yere dönüşüyor ki...
Ne kendinden gidebiliyor,
ne de içinde kalanları uğurlayabiliyor.
Herkes, hayatından geçip gittiği yeri unutuyor;
rıhtım ise geçen her ağırlığı
tahtalarının arasına ömür boyu saklıyor.

Ben de öyle oldum.

Bana dokunan hiçbir insan bende sadece bir anı bırakmadı.
Kimi sesini bıraktı,
kimi susuşunu,
kimi yarım kalan bir cümlenin ağırlığını...
Bazıları ise hiçbir şey söylemeden gitti.
En ağır yükü de onlar bıraktı.
İnsan bazen bir vedanın değil,
kurulamamış bir cümlenin altında yıllarca bekliyormuş.

Kimse anlamıyor...
Rıhtımların görevi gemileri tutmak değildir.
Asıl görevleri, gitmeyi seçenleri sessizce uğurlamaktır.
Alkış beklemeden,
sitem etmeden,
arkalarından tek bir taş bile atmadan...
Yalnızca bakarak...
Yalnızca eksilerek...

Ben de hayatım boyunca bunu yaptım.

Gidenlerin ardından kötü konuşmadım.
İçimde kopan fırtınaları kimsenin omzuna bırakmadım.
Yüzümdeki çizgileri zamana yüklediler.
Oysa onların her biri,
birinin arkasından sessizce yürüyemeyişimin iziydi.

Garip olan şu...
İnsan, en çok sevdiği kişiye liman olmak ister.
Bense liman olmayı bile beceremedim.
Rıhtım oldum.
İnsanlar bana yanaştılar,
bir süre nefes aldılar,
yaralarını sardılar,
umutlarını tazelediler.
Sonra kendi ufuklarına doğru yürüdüler.
Ben ise onların ayak seslerini,
tahtalarımın arasına sıkışmış eski bir ezgi gibi sakladım.

Bir süre sonra beklemek alışkanlığa dönüşmüyor.
İnsanın karakterine dönüşüyor.
Kapıya bakmıyorsun artık...
Telefona uzanmıyorsun...
Bir mesajın geleceğine inanmıyorsun...
Yalnızca içinde açıklayamadığın bir boşluğu her sabah yeniden taşıyorsun.
Kimse görmese de,
o boşluk gün boyunca seninle yürüyor.

Bazen düşünüyorum...
Belki de insanın en büyük yanılgısı,
gelenlerin kalacağını sanması.
Oysa bazı insanlar hayatımıza ait olmak için değil,
bizden bir parça alıp gitmek için uğruyor.
Bunu çok geç öğreniyoruz.

Ben artık kimsenin gelişine sevinemiyorum.
Çünkü her gelişin içinde,
bir gün başlayacak gidişin gölgesini görüyorum.
En güzel kahkahaların bile içinde,
ileride kurulacak sessizliğin yankısı var.
İnsan bunu bir kez fark etti mi,
eskisi kadar rahat sarılamıyor hayata.

Yine de içimde tuhaf bir inat yaşıyor.

Belki bir gün...
Sadece kalmak isteyen biri gelir diye.
Gitmeyi konuşmadan oturan,
suskunluğumu çözmeye çalışan,
yaralarıma merakla değil,
şefkatle dokunan biri...

Belki o zaman ilk kez,
tahtalarımın arasına sıkışıp kalan eski ağırlıklar hafifler.
Belki ilk kez,
beklemek yorulmak anlamına gelmez.

O güne kadar...

Beni anlatacak tek bir kelime soran olursa,
başka hiçbir şey söylemeyeceğim.

"Ben rıhtımım."

Üzerimden geçen herkes kendi yolunu buldu.
Ben ise kimsenin fark etmediği yüklerin altında sessizce kaldım.

Belki de insanın en büyük yalnızlığı budur.

Herkesi bir yere ulaştırırken,
kendisine gidecek tek bir yol bulamamak...

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

Rıhtım Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Rıhtım şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Rıhtım şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ay
Ayla Kaya, @aylakaya
28.7.2026 22:56:05
5 puan verdi
Yüreğinize sağlık. Lliman olmakla rıhtım olmak arasındaki o ince ve vurucu farkı harika işlemişsiniz. Şiirsel anlatımı, hüznü ve o ince umudu insan hissederken içine çekiyor. Kaleminize bereket, tebrik ediyorum
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN , @cemre-ymn
28.7.2026 21:20:50
5 puan verdi
Kıymetli üstadım,
Yüreğin en ıssız, en derin dehlizlerinden süzülüp gelen bu mısralar; bir insanın içindeki o kadim bekleyişi, fedakârlığı ve sessiz tükenişi kelimelerle adeta taşa kazımış.
"Rıhtımların görevi gemileri tutmak değildir.
Asıl görevleri, gitmeyi seçenleri sessizce uğurlamaktır" cümlesi, insanın insana edebileceği en ağır, en asil kabullenişi özetliyor.
Yüzdeki çizgilerin zamana değil, arkasından yürünemeyen vedalara bağlanması ne kadar yakıcı ve hakiki bir tahlil...
Herkesi bir yere ulaştırırken, kendisine gidecek tek bir yol bulamamak" hüznün varabileceği en son sınır olsa gerek.
Kelâmların ömrü, kalemin o asil ve yorgun nefesi daim olsun.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL