0
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
810
Okunma

beklemek çağın hastalığı olsa gerek
tam üzerine bastım
ıslak bir peçetenin yapayalnız
kollarıma sarılmış bir dikeni yutar gibi
nefesimi derinden çekip yürüdüm
gök kırmızı bir şölene hazırlanıyordu
balıkçılarda tukaka hamsi pazarlığı
akşama kalan için uygun ne varsa
iki ekmek bir sigara uygarlığında
askıda bir hasret gibi kalbimi dinledim
çıkardım gözlüğümü yerinden
daha kötü görmenin kusuru olsaydı
sen uyurken bile çıkarır yatmazdın
yok, böyle değildi
sen daha iyi görebilmenin esiriydin
suçları, yalnızlığı, zavallılığı
kısacası tarif ettiğin üzere beni
salt bir çoğunluk gibi parmaklar o yanaydı
tezahüratlar, salyalar,
yaslanmalar ve dahası
yerimi yadırgadığım için seni sebep bildim
tıknefes çıktım basamakları dünün
bir çoğu için nadide eser sayılabilir gözlerini
yusuf’un bir daha çıkmayacağı kuyuda sandım
öyleydi de,
anlamaktan yana tavrımı belli edip
bir de üzerine keyifle yudumlarken çayımı
ince belli bir dansöz gibi kıvırdı kalanlar
kalanlardan başlamak gerekiyorsa
sarı bir kağıdın üzerine zabıt tutulurken
müsamere çocukları gibi hissediyordum
her ne varsa soğuktu,
hava gibi, dünün işleri
kalanlardan geriye bir daha kalmayacaklar
acı olan da
hiç zamanı değilken düşünmekti
bir an aklına gelmeye inatçı ve meyilli
geçtim diyemiyor insan, hiçbir şey geçmez
tezgahlar arasında gizli bir örgüt üyesi gibi
kıymalı pideyi yerken
insanların arasındaydım
insanlar yüzlere bakmaktan usanmıştı
zevkle izlediğim günler çok gerideydi artık
talih hiç benzemediği kadar da tarihti
ellerim titriyordu
dizlerim
yerinden çıkacak iki sopayı tutar gibi
yürürken ciğerime saplanan ağrıyı
tarif edemezdim
düşünemezdim doğru düzgün
bir özseçim kadar da iradi ve daimi kalacak olanı
beklemek bu çağdan da fazlası
her şey daha nasıl hızlı olabilir diye
deney ortamlarında sterilize edilirken eller
kalbe akmayan insanlığı bana rağmen
karmaşık duygulardan uzak katmalıydım
titredi, tıknefes nasılsın dedi, geriye çekildi
uzun bir heykel gibi kaldırımda dururken
hiç şahit olmamıştım bir putun
içten dağlandığı atlanılmış demir çağına
kibirdi yavrum
körkütük inattı
hayret etmem de, beklenendi
acıyla serbest bıraktım iyi olanı
ayaklarıma ilişen tozları avuçlayıp
yüzüme sürdüğüm de bir vakıa idi
kuru, tek dal çiçeğin koynunda mesai
unuttuğumdan değil baharı, bahçeyi
sadece yazdı, yazındı ve yazıda kaldı.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.