tacettin yıldırım
69 şiiri ve 86 yazısı kayıtlı Takip Et

Gaflet



GAFLET

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 4.9.2010 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

GAFLET

Millet olarak nedense silahı çok severiz. Köyler de başlık parasının yanında oğlan evinden kız tarafı birde silah ister. Kardeş yolu diye, hemen, hemen her evde çoğu ruhsatsız silah bulunur. Zamanımızda silah sahibi olmak çok kolay. Çarşıda pazarda çoğu kimsenin bir güç simgesi olarak belinde taşıdığı çeşit, çeşit silahları hepimiz görüyoruz.

Asker olduğum için bir beylik birde zor alımdan sahip olduğum iki silahım var. Aldığım gibi duruyor. Nedense bir yılanı birde silahı hiç sevemedim.

Öyle meslektaşlarım var ki pijamaları üstündeyken belinde silahla dolaşırlardı. Çok rahatsız olur devamlı onlarla alay ederdim. Bazıları tatil günlerinde silahlarını temizler çocuklarıyla atış talimleri yaparlardı.

İki oğlumda silahı benim gibi sevmedi. Hiçbir zaman silaha gereksinme duymadım. Evde hanım nereye kaldırdıysa yerini bile bilmem. Ne sorar nede merak ederim.

Sene bin dokuz yüz yetmiş dört Kıbrıs barış harekậtı, alarm seviyesi en üst düzeyde. Devamlı mesaideyiz. Savaş teçhizatıyla donandık. Başımızda çelik miğfer belimizde silah elimizde çift şarjörlü makineli tüfek hem elimdekinden hem belimdekinden nefret ediyorum. Başımın belası bunlar, tüm nöbetçilere hakiki mermi dağıtılmış. Her an bir emirle intikallere gidebiliriz. Ailemizle helalleştik. Telefon görüşmesi yok gizliliğin son noktası.

Alarm seviyesi üst düzey, hazırlıklar tamam. Geceleri karartma var. Nöbet yerleri takviyeli, devriyeler parolasız kuş uçurtmuyor.

Endişe merak diz boyu, Erlerimiz coşkulu
Kıpır, kıpırlar rasgele bir şeyler uyduruyorlar. Biraz sonra uydurduklarına kendilerde inanıyordu. Nöbetçi subayıyım. Radyom devamlı açık, telsizler devrede. Haberler bitince Hasan Mutlucan’ın bariton sesiyle coşuyoruz.

“yinede şahlanıyor aman kolbaşının da yağız atları”

Birden santral binasından gelen silah sesiyle irkildim. Arkadaşıma dönerek şaşkın, şaşkın

“duydun mu?”
“evet”

Koşarak binadan içeri girdim. Aman Allah ım. Yer gök birbirine karışmış. Kıyamet kopmuştu. Put gibi duran üç asker ayakta. Yerde kanlar içinde yatan santralci askerim, duvarda et ve kemik parçaları, yerler kan gölü. Her taraf barut kokuyor. Nutkum tutuldu. Titreyen sesimle

“ne oldu çocuklar kim yaptı.”

Ses yok zaman durmuş. Sapsarı kaskatılar. Hepsi şokta facianın içindeyim. Çaresiz bir şekilde ne yaptığımı bilmeden oraya buraya gidip geliyorum. Boğazım kurudu. Sesim kısık.

Askerlerin ellerinden silahları aldım. Doktora ve komutana haber verdim. Askeri savcı geldi. Gece yarısına kadar soruşturmalar sürdü. Tatsız ve bitmeyen bir gece geçirdik. Hepimiz perişanız ki sorma.

Devriye gezerken santral binasına uğramışlar. Arkadaşı ile şakalaşırken. Silah birden ateş almış. Yaşamın durduğu an. Ölen askerimi morga diğerini askeri cezaevine götürdüler. Mahkemesi kısa sürdü. O sıralar çektiğim üzüntüyü, bir ben bilirim birde Allah.

Kasıt olmadığı için görevi ihmal ve ölüme sebebiyetten beş sene mahkumiyet cezası aldı. Ölen Merzifonlu Ahmet fakir bir ailenin çocuğu, temiz ve düzgün biriydi. Öldüren İstanbullu çok zengin bir ailenin tek çocuğu Cafer’di. Bu askerimde hayat dolu çok efendi biriydi.

Lüleburgaz da görev yaptığım yıllarda eşimle bir hafta sonu İstanbul Galleria da gezerken omzuma dokunan bir elle arkaya döndüm. Uzun boylu biri

“komutanım merhaba”
“merhaba”

dedim. Ama tanıyamadım. Şaşkınlıkla yüzüne bakarken zorlanıyorum. Nafile çıkaramadım.

“Komutanım ben Cafer İzmit te Kıbrıs barış harekatı olurken arkadaşını vuran Cafer”

Şaşırdım. Yıllar önce yaşadığım o acı olay aynı canlılığıyla gözlerimin önüne geldi.

“Evet hatırladım. Ama o bir kazaydı. Peki Cafer nasılsın”

“sağ olun komutanım iyiyim sizi buralarda görmek çok güzel bu gün benim konuğumsun hiç itiraz istemem. Ben sizi yıllardır arıyorum. İzmir’e tayin olduğunuzu duydum. Bir türlü ulaşamadım. İnanın şu an sizi görünce dünyanın en mutlu insanı oldum. Lütfen beni kırmayın benim misafirim olun komutanım.”

“Bak Cafer sağ ol biz biraz gezip akşam otobüsüyle döneceğiz.”

“Olmaz komutanım benim misafirimsin.”

Oda bende ısrar içindeydik. Eşim dayanamayıp tamam deyince rahatlamıştım.
Lüks arabasını şoförü kullanıyor. Cafer önde hanım ve ben arkada, Boğaziçi ne doğru ilerliyoruz. Araç telefonu ile eşini aradı.

“Çok önemli misafirlerimle geliyorum. Görüşürüz.”

Araba büyük bir yalının önünde durdu. Merak içinde
birbirimize bakarak içeri girdik.

İki adet mavi gözlü kanada kurdu, çok şık ve güzel bir bayan yanında çocuklarıyla gülerek bizleri karşıladı.

İki hizmetçi, Cafer’in elindeki paketleri alırken cenneti andıran bahçeden giderek büyük yüzme havuzunun önüne sıralanmış koltuklara oturduk.

Aman Allah’ım tüm güzellikler burada! Bahçe çok bakımlı, rengarenk çiçeklerle dolu, ağaçlarla bezenmiş, bahçeden mas mavi Boğaziçi tüm ihtişamıyla karşımızdaydı. Emsalsiz İstanbul dünyada bir eşin daha yok ki. Her köşesi muhteşem tablolar gibi.
Onun güzelliğini anlatmağa kelimeler aciz kalır.
Tanışma faslından sonra sohbetlere daldık. Eşim eşiyle yalıyı gezmeye çıktılar. Cafer viskilerimizi yeniledi. Sohbetimiz o uğursuz geceye geldi.

“Komutanım şu an çok rahatım. Sizi gördüm ya, olay olduğu günden bu güne kadar hiç yaşamadım. İşte gördüğün gibi çok zengin bir ailenin oğluyum. Evliyim iki erkek çocuğum var. Eşim çok iyi biri. Dünyanın tanıdığı ve pazarı bol olan halı işiyle uğraşıyorum. Tahmin edemediğinden daha da zenginim. Her şeyim var. Beni yıkan o uğursuz geceyi hiç unutamadım. Dünyanın en ünlü psikiyatrilerine en pahalı kliniklerine gittim. Tedavim için büyük servetler harcandı. O olay her gece kabusum oluyor. Uyuyamıyorum. Kazara vurduğum Merzifonlu Ahmet’in görüntüsü beni kahrediyor. Cezamı çektikten sonra babasının yanına gidip helallik aldım. Babası berber, dükkanını tefriş edip şehrin en güzel yerinden onlara bir daire aldım. İhtiyaçları kadar parayı devamlı gönderiyorum. Her sene birkaç aylığına buraya gelirler. Onlara Dünyayı gezdirdim. Beni çok sevdiler ve affettiler.

Babası bir gün

“ bak oğlum bizim kaderimiz böyleymiş. Yapacak bir şey yok. Allah bir oğlumu aldı. Ama seni verdi. Allah senden razı olsun Sana hakkımı helal ediyorum”dedi.

Ama ben hala kendimi affetmiyorum. Elimdeki silahı almasaydın aynı silahla intihar edecektim. Bu günleri size borçluyum. Emeğiniz bende çok. Çocuklarımın adına onun ismini verdim. İkiz doğdular birinin adını Ahmet Armağan diğeri Ahmet Yadigậr.

O günden beri elime hiç silah almadım. Fabrikamda güvenlikçilerin ve korumalarımın da silahı yok. Bir anlık gaflet bir anlık hata yıllarıma mal oldu. İçim hala bomboş yangınlarım hiç sönmüyor. Zamanı geriye çevirmek olsaydı tüm servetimi verirdim. Ahmet bir kere öldü. Ben her gün ölüyorum. Söyle komutanım daha neler yapayım.”

Cafer tüm duygularını aktarırken arada bir gözünden süzülen yaşlara mani olamıyor. Sesi bazen titriyordu. Çivilenip kalmış. Pür dikkat dinlemiştim. Bu asil yüreği taktir etmemek elde değildi. Olmamasını istediği bir olayı yaşamış yıllar geçmesine rağmen hiç unutamamıştı. Eğer bir diyet borcuysa ödemiş ve ödeme yede devam ediyordu. Yanına gidip sarıldım. tokalaşırken elimde bir eksiklik hissettim. Sağ elim sağ elini kavramıştı. Bıraktıktan sonra işaret parmağının olmadığını fark ettim.

“hayrola Cafer bir kazamı geçirdin”

“ hayır komutanım tutuklandığım günün sabahında hapishanede berber beni tıraş ederken masanın üstünde duran makasla ben kestim. Çünkü o parmağım tetiğe dokunmuştu.”


Beğen

tacettin yıldırım
Kayıt Tarihi:3 Eylül 2010 Cuma 00:02:33

GAFLET YAZISI'NA YORUM YAP
"GAFLET" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
mehmet ali unsal
29 Kasım 2010 Pazartesi 07:44:10

Aman Allah’ım tüm güzellikler burada! Bahçe çok bakımlı, rengarenk çiçeklerle dolu, ağaçlarla bezenmiş, bahçeden mas mavi Boğaziçi tüm ihtişamıyla karşımızdaydı. Emsalsiz İstanbul dünyada bir eşin daha yok ki. Her köşesi muhteşem tablolar gibi.
Onun güzelliğini anlatmağa kelimeler aciz kalır.
Tanışma faslından sonra sohbetlere daldık. Eşim eşiyle yalıyı gezmeye çıktılar. Cafer viskilerimizi yeniledi. Sohbetimiz o uğursuz geceye geldi.



YİNE BİR GÜZEL YAZI DİZESİ OKUDUM MÜKEMMELDİ....TEŞEKKÜRLER...SAYGILARIMLA..

Cevap Yaz
orhan soycan
25 Kasım 2010 Perşembe 00:31:32
gerçekten içim burkuldu Cafer kardeşimizin başına gelen talihsizlik, Ahmet kardeşimizin kaderi nediyelim allah rahmet eylesin o bir kere şehit olmuş amacafer binkere ....
gerçekten çok zor benim başıkma gelse ne yapardım acaba diye düşündükce okur olmamarağmen insan derinden etkileniyor...

komutanım elinize saylık birde çok güzel bir anlatım şeklinde yazmışsınız insanı çekiyor satırlar içerik acı dolu olmasına rağmen.. ellerinize yüreğinize sağlık...

Cevap Yaz
onurumsun
21 Kasım 2010 Pazar 23:31:25
Günay bey ile Sinop'ta kızacık bir görüşmemizde sizin bu yazmış olduğunuz yazının kritğini yapmış, ve hemen telefona sarılıp size alao demiştik. O günlerde zaman bulup okuyamamıştım. Şöyle bir başlığına bakıp ayrılmış ama geldiğimde mutlaka okuyacağıma söz vermiştim kendi kendime.

Şimdi sözümü yerine getirebildim ancak. Böylesine ders veren ve böylesine bizi duygudan duyguya sürükleyen yaşanmış bir olayı okuma fırsatını geç de olsa yakalamaktan dolayı mutluyum Tacettin bey.

Bir anlık gaflet insan hayatını bir ömür etkileyebiliyor değil mi? Tıpkı Cafer'in hayatı gibi.

Tüm kalbimle kutluyorum yazınızı ve teşekkür ediyorum paylaşımınız için. Saygılar yüreğinize. Telefon açarak kutlamıştım bayramınızı ama yine burada tekrar kutlamaktan dolayı da mutluyum.


Cevap Yaz
Mehtap Yıldız
21 Kasım 2010 Pazar 17:40:01
gerçek hep gerçek...

diliyorum geçmiş Bayramınız kutlu olmuştur inşaAllah...dua selam ile....

saygılar....

Cevap Yaz
Fergül Sonhazan
7 Kasım 2010 Pazar 12:32:06

geç kalmışlığımı böyle bir yazıyı okumanın hüzün dolu keyfi bastırdı
tekrar dönüp okunacak türde
teşekkürler kaleminize
saygılarımla

Cevap Yaz
Hatice Dökmen
5 Kasım 2010 Cuma 11:43:34
offfffffffffffffff
tema çok güzel ama final bir harika...
yokluğumda yazılarınızda tam gaz akmış gitmiş arkadaşım..
kaleminiz hep yazsın inş...
sevgi ve selam ile...

Cevap Yaz
gelmeyenvuslat
2 Kasım 2010 Salı 23:16:13

“hayrola Cafer bir kazamı geçirdin”

“ hayır komutanım tutuklandığım günün sabahında hapishanede berber beni tıraş ederken masanın üstünde duran makasla ben kestim. Çünkü o parmağım tetiğe dokunmuştu.”


YAŞANMIŞ GERÇEKLERİN YAZAN KALEMİNİZDEN DÖKÜLENLRİ ZAMAN ZAMAN TEBESSÜM,ZAMAN ZAMAN,GURUR BAZENDE HÜZÜNLE OKUYORUM ZAMANI EL VERDİĞİNDE DEĞERLİ DOST ÜSTAD YİNE ÇOK GÜZEL VE ONURLU DİZELER CANDAN TEBRİK EDİYORUM KALEMİNİZ KAVİ BAŞARILARINIZ BİTİMSİZ OLSUN.SELAM SAYGILARIMLA..

Cevap Yaz
AZAP
2 Kasım 2010 Salı 05:41:33
DOST YÜREK HAKKI ARAR BULUR GERÇEK DÖNER ETRAFIMIZDA HAK YERİNİ BULUR...KUTLARIM GÜZEL DUYGU VE DÜŞÜNCELERİN İFADESİNİ SEVGİLER YÜREĞİNE...

Cevap Yaz
IRIZA
5 Ekim 2010 Salı 12:26:20
Hocam daha önce okuduğum yazılarınızdan, içerik, anlatım olarak da çok daha başarılı..

Verilen mesaj da düşündürücü..Silaha çok meraklı bir toplum olmamıza rağmen, onun yarattığı gerçekler, dramlar yaşamın gerçeğini gözler önüne seriyor..

Özellikle siahla geçen bir meslekte olmanıza rağmen sizin bunu gözler önüne sermeniz takdire şayandır..

Teşekkür ederim..

SAYGIM,SEVGİMLE..


Cevap Yaz
Can Murat
2 Ekim 2010 Cumartesi 23:38:20
Bu siteye ayak bastığımdan beri

Okuduğum en anlamlı, en güzel yazı

Bu kadar geç farkettiğim için bağışlayın

Mutlak ders çıkarılması

Ve yastıkaltı edilmesi gereken bir yazı

Sizi kutluyor, saygılarımı sunuyorum efendim.




Cevap Yaz
Nilgün Akçay
30 Eylül 2010 Perşembe 16:24:49
Böyle güzel insanların varlığı güç veriyor.İyiki paylaşıyor bu gücü bize sunuyorsunuz.İnsana lazım olan adalet duygusu ne cevherler taşıyor diyesim geldi.Adalet ve sevgiden mahrum eyleme bizi YARABBİM...

Sevgim yüreğimden taşmakta...

Cevap Yaz
Ahmet ÖRNEK
25 Eylül 2010 Cumartesi 11:43:34
insan olmanın güzelliğine işaret eden
ve yaşanmış gerçek bir olay içimizi burktu be abim...
nefi anlatım ve kattığın dugularla her zamanki gibi
nefis bir öykü okudum kaleminden..
yüreğin dert görmesin abim
her dem sevgi ve saygımdasın.

Cevap Yaz
mehmet ali unsal
24 Eylül 2010 Cuma 22:01:49
helal ağbeyime mükemmel...değerli ağbeyim selamlar..

Cevap Yaz
Eser Akpınar
23 Eylül 2010 Perşembe 17:34:25
Sizin öykülerinizin en vurucu yanı; yaşanmış olmaları. Daha bir derinden etkiliyor insanı. Yaşanmış olay usta kalem tarafından paylaşılınca...Bütünüyle etkileyiciydi. Ama sonu...kutluyorum. Saygılarımla.

Cevap Yaz
Oya gedik
15 Eylül 2010 Çarşamba 22:25:07
Kutluyorum değerli komutanımız...

sevgiler selamlar...

Cevap Yaz
emine erdem
14 Eylül 2010 Salı 14:07:34
Tacettin bey. yazınız çok anlamlı. Zaten hak ettiği için hakkını vermişler kardeşim muhteşem olmuş çok güzel bir anlatım yüreğinize sağlık, var olasınız.çok etkileyici bir anı ölen şehitlerimize allahtan rahmet diliyorum.Ölen ölür bir kerede ya öldüren ömür boyu ölür. Allah kimsenin canını kimsenin elinden almasın vicdan azabından kurtulamaz .Selamlar Saygılar......

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 14 Eylül 2010 Salı 19:40:27
sayfamda olman onurlandırdı ve yeşil ışığı yaktım.....saygılar
GÜLDESTE
13 Eylül 2010 Pazartesi 11:02:45
günün yazısını yürekten alkışlıyorum her kelimesi anlamlıydı ders düşündüren ders veren usta kalem paylaşımın için teşekkürler sevgi ve saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 13 Eylül 2010 Pazartesi 12:13:26
yorumunuz beni onurlandırdı.....saygılar
Müjgan Akyüz
7 Eylül 2010 Salı 14:17:49
Doğrusu o kadar helallik almayı, yardımcı olmayı düşünen birinin, bir de parmağını kesmesini ummuyordum.
Çok ibretlik ve güzel bir öyküydü. Nefis bir dil kullanılmış, insan olayın içinde hissediyor kendini.
Paylaştığınız için teşekkürler ve yeteneğiniz için de tebrikler.
Selamlarla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 7 Eylül 2010 Salı 18:26:16
sayfamda sizi görmekten onur duyarım saygılar
Yükselenyıldız
7 Eylül 2010 Salı 00:59:44
Mükemmeldi.

Paylaşım için teşekkürler, saygı öncelikli sevgiler.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 7 Eylül 2010 Salı 07:06:51
küçük kıvılcımlar büyük yangınları başlatır.....ben dostluğun inişli çıkışlısını severim.....tek düzelik bıktırır...sevdiğim kalemlerin uçlarının hep açık olmasını severim....sayfamda bu nadide kalemin her daim olmasını tüm yüreğimle ister şiir ve yazılarımda basitte olsa küçük bir karalamasıyla tarifsiz mutluluklar duyarım.....saygılar hocam....
ALİ ÇAĞLAYAN
5 Eylül 2010 Pazar 20:42:02
muhteşem bir insanlık,onur ve gurur öyküsüydü..
paylaşımınız için teşekkür ederim..
kutlarım sevgili dostum..
sevgimle..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 5 Eylül 2010 Pazar 20:53:48
harika yorumunuz için teşekkürler.....hocam
Tülay Aslan
5 Eylül 2010 Pazar 14:02:28
hayrola Cafer bir kazamı geçirdin”

“ hayır komutanım tutuklandığım günün sabahında hapishanede berber beni tıraş ederken masanın üstünde duran makasla ben kestim. Çünkü o parmağım tetiğe dokunmuştu




Hocam final beni vurdu içim ve tüm vücudum titriyor. Gerçekten asil ve değerli bir askermiş,bizim tanıdığımız zengin........z benzemiyor.Gerçek ve mert Türk askeri Cafer'e bende buradan selam ve saygılarımı gönderiyorum belki Allahın bir dersi idi o zenginliğin içinde gör cafer nasıl biri olup nice Ahmet'lerin canı yanacaktı,Cafer'i Cafer yapan bu olay,mutlaka belki Ahmet Kıbrıs savaşında şehit olacaktı belki, Ahmet'e rahmetler diliyorum.Ruhu şad olsun,mekanı cennet olsun. Güzel yazıydı bizimle paylaştığınız için teşekkürler tebrikler.Saygılar...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 5 Eylül 2010 Pazar 20:52:52
güzel yorumunuz beni onurlandırdı.....teşekkürler
siyahgecem
5 Eylül 2010 Pazar 13:29:29
merhaba tacettin ablacığım yine çok güzel bir yazını okudum yüreğin var olsun bu seferki bayağı bir hüzünlü oderecede ders verici bir olay gerçekten şakalaşırken yapılan bir hata insanın hayatında neler değiştiriyor bunu gözlemlemek insanı bayağı bir düşündürüyor inan okurken ağlattın beni ablam hatayı analamak ta bir o kadar güzel zaten diyetini fazlası ile ödeyen bir insan var karşımızda ama birde yitip giden bir gencecik hayat ver nerden abakarsan bak her iki yönüde içler acısı ablacığım dilerim bu yazın insanız her an başımıza böyle bir olayın gelmeyeceği ne malum bu tam ders alınacak ibretlık bir olay bunub bizlerle paylaşman çok güzel yüreğin var olsun ben çokhasta idim göremedim özür dilerim yarın bursaya oglumu evlendirmeye gidiyorum biraz belkı aranızda olmaya bilirim gelince görüşmek üzere hoşçakal

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 5 Eylül 2010 Pazar 20:52:00
hoş geldin ablam.....senin yorumun bir başka ......saygılar
Mehmet Aktaş
5 Eylül 2010 Pazar 11:11:25
Acıklı bir film seyrettim.
Yazan rejisöre çok teşekkür ederim.
Konuyu harika yazmışsın değerli arkadaşım.
Hep diyorum,baştan yanlış meslek seçmişsiniz.
Edebiyatçı olmalıydınız.
(Askerlik mesleğinize sözüm yok)
Kutlarım kaleminizi.
Saygılar...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 5 Eylül 2010 Pazar 11:51:38
teşekkürler hocam onur verdin sayfama.....saygılar
Şadiye gürbüz(zaralıcan
5 Eylül 2010 Pazar 00:02:47
değerli abim gerçekten yazınızı canı gönülden okudum çok etkilendim çünkü yaşmın içinde
her satır örnek olacaktır okuyucaya eminim
hayranlıkla okudum çok teşekür ederim bizimle bu anlamlı anınız paylaştığınız için
yüreğinize saglık güne çok ama çok yakışmış yazınız
kaleminiz varolsun
saygılarımla
zaralıcan

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 5 Eylül 2010 Pazar 01:23:07
her zaman yerin farklıdır.......ziyaretine çok sevindim......saygılar
arıbeyi
4 Eylül 2010 Cumartesi 23:31:21
Bu acı olay ancak böyle tatlıya bağlanıp üzüntüsü azaltılabilirdi.
Ancak böyle bir uslupla anlatılırdı.
Kaleminizin hayranıyım Tacettin Bey.Siz yazın her gün.
Tebrikler.
SAYGILARIMLA.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 5 Eylül 2010 Pazar 01:21:59
sayfamda görmekten....mutlu olduğum bir kalem.......teşekkürler bu şahane yorumunuz için.....saygılar
hicbitmez
4 Eylül 2010 Cumartesi 23:04:01
Cok degisikti cok etkileyen bir ani yine sizden.
Evet ölen bir kez ölür öldüren yasadikca her gün ölür.
Hele birde istemeden böyle birseye sebebiyet vermek cok daha zordur.
Ama insan evladi olan zengin de olsa degismiyor vicdanliysa vicdanli bir insan.
Ölenin ailesinin hayir duasini alacak kadar.

Yüreginize saglik degerli dost her zamanki gibi cok güzeldi.
Sonsuz saygimla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 5 Eylül 2010 Pazar 01:20:29
edebiyat defterinin.....hiç susmayan sesi.......yorumunla beni onurlandırdın.....teşekkürler
ahmet umut
4 Eylül 2010 Cumartesi 20:03:18
Çok acı bir olay....Hani silahı sevmiyorsun ama anıların hep silah gölgesinde...
İşte hayat..işre yaşam......daha kim bilir ne anılar vardır....ama acı anılara doyduk...biraz tatlı anılara ihtiyacımız var sanırım..
Kutlarım selamlar dost

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 20:46:58
bir önceki anılarımda.....bayağı gülmüştük hocam yorum için teşekkür ederim....saygılar
nezihealtug
4 Eylül 2010 Cumartesi 19:06:52
Canım ağabey
Anılarını dillendirmen de bir başka senin!Tıpki şiirlerin gibi!Yaşananların hepimize örnek gibi!Ne kadar dolu bu yürek.Bu yürekte yaşayanlardan olduğum için çok şanslı hissediyorum kendimi.
Nez

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 20:45:31
bu tanıtım resminle çok güzel kaleminle .......edebiyat defterine yakışıyorsun bacım yorum için teşekkürler
Feride Temel
4 Eylül 2010 Cumartesi 18:52:55
yaziniz benide etkiledi yaptigi kazada olsa hatasini unutmamis ondan ders almis buda güzel tebrikler

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 20:44:07
teşekkürler sayfama onur verdiniz....
Hicran Aydın Akçakaya
4 Eylül 2010 Cumartesi 18:24:05
baştan sona pür dikkat okudum...
okurken tüylerim şaha kalktı... boğazıma bir yumru geldi dayandı... gözlerim hırçın denizler gibi kabardı ...
hani tabiri caizse burnumun direği sızladı ... hissettim bunu...
ve finalde işaret parmağı hikayesi çarptı vurdu kırdı geçirdi beni..

yaşanmış bir olay ancak bu kadar yaşatılarak kaleme alınabilirdi tacettin abi..
çok etkilendim çok...

hala üşümekteyim..

saygılarımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 20:43:29
beğenmenize.....çok sevindim....yorum için çok teşekkür ederim saygılar
guler birsozu
4 Eylül 2010 Cumartesi 17:49:23
Çok acı ağladım
Yüreğine saglık
Çok saygılar Tacettin Yıldırım
Çok güzel bir yazı
Kutlarım

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 20:40:56
teşekkürler güler hanım.....saygılar
Fikret TÜRKER
4 Eylül 2010 Cumartesi 17:07:42
Acısıyla,tatlısıyla anılarımız...İçlerinde kendi güzelliklerimizi , ya da isytemeyerek yaşadığımız hatalarımızı, yakınlarımızın doğru ve yanlışlarını barındırıyor. bakış açımızla da duygularımızı, kimliğimizi ele veriyor. Ne mutlu size ki, sizinkiler güzelliklerle süslü..
Her yönüyle tebrikler Tacettin Bey..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 20:40:11
sevgili fijkret vkardeşim.....anıları yaşarken seçme şansımız yokki.......sayfama onur verdin.....saygılar
GÜLAY BİRKL
4 Eylül 2010 Cumartesi 16:58:07
Ahhh Tacettin Ahhhh Birde bana okurken ağlama abla demişsin ya
Ben birde hıçkıra hıçkıra ağladım . Kalktım iki kere de yüzümü yıkadım.
Ya ben çok yaşlandım Ya da Milli duygularım beni galayana getiriyor
Vah benim güzel evlatlarım; ölen gençliğine doymadan, öldüren hayatına kahredip
vicdan azabında. İkisi için de gözyaşı döktüm.
Sen bir harikasın can kardeşim benim. Yazıların, şiirlerin hepsi bir birinden güzel de
en güzeli asil kalbin. Seni tanıdığıma nasıl mutluyum bilemezsin.
Çok güzel ve çok akıcıydı. Bizlerle paylaştığın için de ayrıca teşekkür ederim.
sevgim sevgindedir can kardeşim.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 20:38:28
canım ablam yorumun olmazsa yazım eksik kalmıştır......sevdiklerinde sağlığında daim olsun.....saygılar ablam iyiki varsın,,,,
Gökhan KAVCI
4 Eylül 2010 Cumartesi 16:12:48
anılarınızı okudukca kaskatı kalbimi gözlerimden akanlarla yumuşatıyorum..demek ki askerlerinizde sizin kadar asil ve değerli kişiliklermiş..zira ne kadar hatıranıza şahit olduysam o kadar haysiyetli askerleri de müşahade etmiş oldum..ama bu askeriniz hakikatten eli öpülesi bir şahsiyetmiş...aslında şu parmağını kesme de gösterdiği erdemi, o silahları bilinçsizce kullanıp, sözde gövde gösterisi yapan bozuk mayalı insanlara tatbik etmeli..
inanın bende silahtan nefret edenlerdenim..dışarıya çıktığımda üzerimde taşımamayı alışkanlık haline getirmişim farkında olmadan..hatta izine gittiğimde ( bir kaç yıl önce ) adamın biri silah taşıyıp taşımadığımı sordu.. taşımıyorum dedim...niye izine çıkarken alıyorlar mı sizden diye sordu.. yoo dedim.. babamın evinde.. bir yere bıraktığımı söyledim..şaşırdı adam.. ya bir şey olursa deyince, o zaman adam benden yiğitse dayak derim, değilse ben atarım, devam edip gideriz yolumuza dedim..iyice şaşırdı adamcağız.. 2 gün sonra aynı adamla minibüs içinde yolculuk yaparken yol verme meselesinden dolayı başka bir araç sürücüyle otoları yol kenarına çektik.. diğer adam bir hışımla aşağıya indi.. bizim şöförü dövecek..orta kapıdan ben indim ve biraz sert bir uslupla adamı aracına gönderdim.. sonra bizim şoföre - eğer bu adam çetin çıkıp ta işler uzasaydı belki o silah başıma bela acacaktı dedim..
neyse Tacettin Komutanım..bu silah adamın başına dertten başka bir şey açmıyor, kısacası.. aksini kimse iddia etmesin...bizim arkadaşlardan da çok kimse şakalaşırken, hava atarken arkadaşlarını , yakınlarını vurdu..
Allah sizi ve sizin gibileri çoook etsin..sanırım sitede artık sadece sizin anılarınızı okuyup yorum yazmakla görüntü vereceğim..
bu harika ibretlik hatırayı bizimle paylaştığınız için teşekkür ediyorum.. saygılarımla.. sağlıcakla kalınız...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 19:59:02
yüreği temiz kardeşim.....birebir karşılaşmadık ama seni o kadar iyi tanıyorumkiiii sorma.....allah yar ve yardımcın olsun saygılar
lazuşağı
4 Eylül 2010 Cumartesi 15:54:56


Taco komutan keşke bende anılarımı anlatma cesareti bulabilsem.
Çok acı bir anıydı .Böyle anıların olmaması dileğimdir.
........................................
Silah konusu...
Bizler tarihimizle geçmişimizle öğünen, geçmişimize saygı duyan, Ceddimizin fikirleriyle,ananelerimize sahip çıkarak gelmiş bir milletiz.
Bizim Ata sözlerimiz vardır geçmişte atalarımızın büyük büyük dedelerimizin söylediği ve bu güne kadar gelen sözler.Öyle boş laf olsun diye söylenen sözler değil günümüze kadar gelen ve daha nice yıllara ışık tutan sözler.
Mesela...
"AT,AVRAT,SİLAH" bu sözün önemi yokmu sende
bu saydıklarımın hepsinin ayrı ayrı bir önemi bir değeri vardır toplumumuzda
hepsinin bir arada bulunacağı diye bir kaidenin olacağıda söz konusu değil ama eğer bir asker silahını sevmiyorsa ben düşünürüm
...................
ellerine sağlık akıcıydı
selametle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 19:30:19
ben yazımdada dedim gardaş....silahı yılanı sevmedim..diye...atalarımızdan kalan at avrat silah emanet verilmez denir.....amenna......bir gaflet biten yaşamlar....ben hapishane müdürlüğüde yaptım.....ilerdeki anılarda nasip olursa yazacağım.....duvarlarda ne yazıyordu biliyormusun.....on saniyelik öfkeye yirmi yıl çekilirmii....silah üzerinde olursa en büyük düşmanındır evet bir asker olarak silahı sevmedim....ama kıtalarda onurlu yıllarım geçti.....bir okuyucumuzda asker edebiyatla uğraşmaz demişti...ama bir şeyler karalıyoruz...kendi çapımızda....vatan için her silahı kullanırım...seve seve......benim nefretim....hiç bir şey yokken.....belimde ve elimdekine.....saygılar yorum için teşekkürler
asude_vuslat
4 Eylül 2010 Cumartesi 15:42:55
çok etkileyici bir hikayesi var yazının,tebrikler ediyorum...Allah cümlemize akıl fikir versin.Kazadan beladan korusun diyorum.Kutluyorum günün yazısını.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 20:36:57
sayfama hoş geldiniz.....güzel yorumunuzla onur verdiniz.....saygılar
tacettin yıldırım Yazının sahibi
4 Eylül 2010 Cumartesi 13:16:16
bu sitenin eşsiz ve güzel insanları.....okuduğunuz bu acı anım sayenizde güne düşmüş....hepinize teşekkür ediyor sağlıklar mutluluklar diliyorum...iyiki varsınız......saygılar......sevgiler

Cevap Yaz
N. B. Ç.
4 Eylül 2010 Cumartesi 12:13:18
Yazı hak ettiği değeri almış. Tebrikler.

Saygılarımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 12:50:29
çok teşekkür ederim....saygılar
deniz_tayanç
4 Eylül 2010 Cumartesi 10:19:04
Öykünün girişindeki moda silah karşıtlığı muhabbeti olmasaydı daha iyi olurdu.
Öyküden (anıdan) ayrı duruyor çok.
Öykü güzeldi, abim.


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 10:22:24
sayfama onur verdiniz teşekkürler
Aynur Engindeniz
4 Eylül 2010 Cumartesi 09:51:27
Çok güzel, çok başarılı. Tebrik ederim Tacettin Bey...Saygılarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 10:23:26
güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim..saygılar
Şükran AY
4 Eylül 2010 Cumartesi 08:43:32


Her zaman ki gibi yaşamın bam teline yaşamdan bir kesitle mührünüzü vurmuşsunuz hocam.

Etkilenilmeyecek gibi değildi.Dile getirişiniz ve anlatımınız öyle güzeldi ki.Anı yaşattı sanki.

Paylaşım için çok teşekkür ederim.

Haklı başarınızı ve eserinizi tüm içtenliğimle kutluyorum.Selam, saygı ve dua ile.






1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 10:25:24
etkili ve sevilen bir kalemden övgü almak şansına erenlerdenim....teşekkürler şükran hanım.....
Numan Kurt
4 Eylül 2010 Cumartesi 08:10:53
Saygılarımla Tacettin Bey;
Yazınızı şimdi okudum. Edebiyatımızın çok yönlü (öykü, roman, şiir, oyun yazarı), büyük değeri Necati Cumalı'nın "Aklım Arkada Kalacak" adlı öyküsünün sonunda şöyle bir cümle geçer:"Hikâye mi arıyorsun dünyada? Al işte! Burnunun dibinde. Şu sokağın içinden gözüne ilk ilişen evi seç. Yeter ki gönlünde o evin insanlarını tanımak isteyecek merakın olsun." Demek istiyor ki yazar, "Sen yazmak iste yeter. Anlatmayı bil, yaşamın her anı bir hikâyedir."
Anlatan yüreğiniz sağ olsun.
Selamlar.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 10:27:07
haklısınız hocam.....ışık yanan her evde....ses gelen her yerde....dinleyebilirsek herkesin bir hikayesi vardır......sayfama onur verdiniz.....saygılar
Salih Erdem
4 Eylül 2010 Cumartesi 07:06:15

Hayattan, ders alınacak bir kesitti. Siz de başarıyla kaleme almışsınız.

Ve, vicdân yaralarına derman olacak ilaç yok.

Sağlıcakla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 10:30:32
sayfama onur verdiniz teşekkürler
uranus
4 Eylül 2010 Cumartesi 06:16:00
Askerde benimde bir smith wesson'um vardı.Topunun sağdaki fişenk yuvasını boş bırakırdım devamlı.Bir gün;temizlerken ,bu nasıl çalışıyor diye boş tetik düşürdüm.Oysa;sağdan sola dönermiş topu.Hep ters yöndekini boş bırakırmışım.Başımdan kaynar sular döküldü,kalakaldım.Aylarca taşıdığım silah.Emniyette zannediyorum.Ondan sonra,silahlara veda.Gerçekten şeytan işiymiş ve Amerika'lıların her işi tersmiş.Saygılar.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 10:31:48
bir anlık gaflet....ömür boyu yok oluş silahlara veda en güzeli......güzel yorumunuz için teşekkürler
vuslat05
4 Eylül 2010 Cumartesi 03:14:56
Gerçek bir hayat kesiti...Çok hüzünlüydü, gözlerimde yaşlarla okudum..
Gerçekten ders alınası.Ama mükemmel bir insanmış Cafer..Tebrik ettim doğrusu asil kalbini...
Kaleme sağlık..Tebrikler..
ESRA

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 5 Eylül 2010 Pazar 08:22:15
mükemmel yorumunuz için çok teşekkür ederim.....saygılar
hayal_meyal
4 Eylül 2010 Cumartesi 02:57:59
İçim parçalandı
Bu gibi hayat dersi veren olayların bir kısmı da askeriyede oluyor.Hatta 20 yaş erkekler askere gitmeden evvel ne kadar hayat dersini eksik yaşarsa, bunu askere gidip gelince telafi etme çabasına düşüyor.Askeriyede bilinenlerin tepreşmesi onlara yollarında yardımcı oluyor.(gözlemlerimden)
Eşim anlatır bazen , asker ağaçta intihar ettiği için ağaca verilen cezayı , nöbet tutarken uyuyan askerin gaybtan tokat yemesi gibi v.s. konuları , çok etkilenirim.
Anlatımınızdan ders alınmayacak gibi değil.
Sizin gibi bende gurur duydum.İnanın bu durum karşısında gözyşalarına da engel olamıyor insan.
Değil ki siz o an/a ve sonrasına şahitlik etmiş birisiniz.
Canı gönülden kutlarım
saygılarım ve selamımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 10:33:05
anılara yabancı değilsiniz....güzel yorumunuz için teşekkürler
kutbo
4 Eylül 2010 Cumartesi 02:14:16
gderken...inşallah hiç silah kullanmayacağım bir görevim olur...diye dua etmiştim
ilk kez kabul edildi sanki...
askerde..18 aylık borcumu..çok şükür elime silah almadan bitirdim
...hikayesi uzun..anlatmıyorum
....
öylesine nefret var içimde silaha karşı
...
güzel bir konuya temas etmişsin dost

kalemine sağlık

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 10:34:32
şiirlerinden büyük keyif aldığım müstesna bir kalem......yorumlarda pek görünmezdi ama beni çok mutlu etti.....teşekkürler
kardanadam
4 Eylül 2010 Cumartesi 01:57:56
Bizim insanımızın içindeki cevher

Bütün kuvvetimiz cephanemiz bu


Sağol Tacettin dostum

Harika bir yazıydı

selam ve sevgimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 10:35:19
edebiyat defterinin tadısın.....kardanadam....teşekkürler
zakir
4 Eylül 2010 Cumartesi 01:28:51
Ders çıkarılacak bir yazı.tebrikler.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 12:32:27
yorum için teşekkürler
Nar-ı Çiçek
4 Eylül 2010 Cumartesi 01:17:18


icler acisi, yürek burkan bir hayat dersi belki de.

Kaza geliyorum demez ki...

Üzülmemek elde degil.

saygilar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 7 Eylül 2010 Salı 07:17:05
güzel yorum için çok teşekkür ederim....saygılar
Günay ÖZDEMİR
4 Eylül 2010 Cumartesi 01:09:34
Bir hayat dersi.
Askerlik yaşamının ne yazık ki "olmazsa olmaz"larından biri: silah kazaları...
Neredeyse her askeri personelin yaşadığı ya da yaşayabileceği türden ibretlik bir ders.
Onca uyarılara ve anlatılanlara rağmen vazgeçilemeyen, vazgeçirtilemeyen; o kadar kontrol ve tedbirlere rağmen zaman zaman yaşanan vahim olaylar...
Sönen ve geri döndürülemeyen, kararan hayatlar...
Acı, hüzün, keder, pişmanlık...
Saygıdeğer Komutanım;
Bir kez daha yaşadığım olaylara geri döndüm. Hüzünlendim. Kapanamayan yaralarım yeniden kanadı.
Ölen askerimize Allah'tan rahmet diliyorum, ailesine ve yakınlarına sabır.
Elim kazaya sebebiyet veren Cafer kardeşimize de sabır ve kolaylıklar...
Elinize, yüreğinize, emeğinize sağlık.
Tebrik ediyorum.
Saygıyla selamlar.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 12:48:57
bu mesleği icra eden sevgili günay.....yaşamıştır veya duymuştur.her türlü önlemler alınsada yinede bir şeyler eksik oluyor....seni ve yazılarını şiirlerini çok özledik...sayfama onur verdin sevgili kardeşim teşekkürler
direniş
4 Eylül 2010 Cumartesi 00:46:20
akıcı bir uslupla kaleme alınmış hatırayı okudukça, hüzünlendim

usta kalemimize teşekkürler anısını bizimle paylaştığı için

selam ve saygılar uzaklardan

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 12:49:42
sizi sayfamda gördümya......candan teşekkürler
Aysel AKSÜMER
4 Eylül 2010 Cumartesi 00:19:19
Usta kalem güzel yazınız hakettiği yerde. Saygı ve selamlarımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 12:51:19
teşekkürler vefalı dost....saygılar
Emine UYSAL (EMİNE45)
3 Eylül 2010 Cuma 23:20:31
Kmutanım, anılar acı da olsa, tatlı da olsa hatıralarımızdan çıkmıyor.
Hele ki böyle cana mâl olan acı hatıralar hiç unutulmuyor.
Usta kalem yazında anı daha bir okunası oluyor.
Beğenerek okuduğum bir yazıydı, özletmeyin kendinizi.

Kutlarım komutanım.

saygılarımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 12:52:25
sevilen....usta kalemlerden beğeni almak güzel bir duygu teşekkürler

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
sevdayağmuru
3 Eylül 2010 Cuma 22:31:14
koca bir offfff dedim ki öyle böyle değil
bir anı
acı bir anı
ama yaşanılan o acının hiç bir diyeti yok bu dünyada ödenecek
ihmal cehalet ve gaflet anının nelere mal olduğunu okuduk
bunlar bir hayat dersi aslında
......
silah kötü bir şey
ben de bir anımı paylaşayım sizle
"""""daha çok küçüktüm aslında olay anını zar zor hatırlıyorum ama
çok bahsi geçtiğinden mahallede hiç unutamadım
......
karşı komşumuz subaydı yıllarca doğuda görev yaptığından
ailesini yanına götürmemişti
hanımının canına tak etmiş olsa ki
çok istemiş eşiyle kalan yıllarına devam etmeyi
eşinin yanına gittiler nihayet
ve iki ay sonra
o bayanın ve iki çocuğunun cenazesi geldi Kayseri ye
öğrendiğimize göre
eşi yıllarca terörün içinde
kaybettiği arkadaşları yüzünden
şiiddetli bunalıma girmiş
ve ilk tartışmada cinnet geçirip
eşini ve çocuklarını kurşun yağmuruna tutmuş
ve sonrasına silahı beynine dayayıp intehar etmiş
bu olay beni çok etkiledi yıllarca
o yüzden midir bilmem
sizin gibi ben de silahtan nefret etmişimdir"""
......
bir oğlum var 9 yaşında
"bütün arkadaşlarımın oyuncak silahı var istiyorum bende" diye tutturuyo
asla
ne pahasına olursa olsun
oyuncaktan da olsa o silaha elini sürmesine izin vermiyorum
vermicem de
......
şimdi Cafer in durumu içler acısı
bu yürek yarası ancak toprakla söner
ne vakit istemeden de olsa
ölmüne sebebi olduğu arkadaşıyla o mahşerde buluşur
ve onun günahsız bir cennet kuşu olduğunu görür
bunun kaza olduğunu suçu olmadığını

Ahmet in kendisinden dinler
o zaman bu ciğerlerini yakan suçluluk duygusu söner
yanii
son nefese kadar
bu kamburla yaşar vicdanı olan
ahde vefası olan
Cafer de böyle biri olduğu ispatlamış bir insan
.....
acı bir anı okudum komutanım sayfanızdan
alınması gereken o kadar çok ders var ki
şimdi insanların ellerinde aslında çok silah yok
çok kimse de sevmiyor
ama dilleri en yağlı kurşundan daha kötü yaralıyor
ne dostluk kalıyor
ne arkadaşlık
ne yoldaşlık
zamanın en tehlikeli silahı
vurdumduymazık
galiba
.................
saygılarım sonsuz
öpüyorum ellerinizden
kalınız sağlıcakla....

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 12:58:08
yorum yazmakta ustalık ister.....her yorumunuzda yazan kamçı yemiş gibi oluyor....beğenmeniz beni çok mutlu etti.....teşekkürler.....
Fethi
3 Eylül 2010 Cuma 20:43:04
Yine harika bir anı....çok büyük bir insanlık dersi olan yazı..
böyle insanların var olduğunu bilmekte güzel hele senin o akıcı anlatışın ...
Teşekkür eder, yazılarının devamını dilerim..Tebrikler,selam ve sevgiler..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 12:59:19
her şiir ve yazılarımda varsın....iyiki senin gibi eşsiz dostlarım var saygılarımla
Aysel AKSÜMER
3 Eylül 2010 Cuma 20:03:09
İnanılmaz güzel ve duygu yüklü bir yazı.. Kalem elinize çok yakışıyor. Tebrik ediyorum. Saygı ve selamlarımla..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 13:00:53
teşekkürler .......vefası bol kardeşim....saygılar
Toynak
3 Eylül 2010 Cuma 18:59:55
Yani iki gündür bilgisayar açmıyordum demek sebebi buymuş biraz sendeledim
böyle acıklı olaylar beni etkiler hep
hayatım boyunca da böyle hikayelerin kahramanlarıylka ya birlikte yaşadım ya da birinci ağızdan yaşama talihsizliğim oldu...
Caferin ki ay değil yıl değil ömür işi..ne yapsa kalkamaz o yükün altında...

bu yaşta iftar üstü cafelere düştüm bu yazıyı okuyacağım diye..Bir arkadaş aradı ve Tacettin ağabey yine döktürmüş dedi
merakla iftar vakti cefelerde perişan oldum sana nwereden bulaştım bilmiyorum eroin gibisin bir gürüyorsun damardan kurtuluş yok senden ondan sonra bağımlılık yapıyorsun...

bu öyküyü çok beğendim yazım itibariyle de bayağı iyi yazıyorsun bir şeyler öğrenmişrsin benden.)))

şaka bir yana acı bir öykü olmasına rağmen yakışmış kalemine ağabey...

birde demek iki silahın var..bedriye vurduracağım dediğin o paslı kurşun o silahlardan birinin olmalı verilmiş sadakamız varmış demek...Bende silahi çok severim bir kaç tanede bende var ama mermileri altın gibi parlıyor...ayırırm sana iki tane
bacağına mı olur koluna mı bilemem.)))
sevgiler saygılar can ağabey

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 13:04:19
başımın tatlı belası.....bu yaşımın...ikramiyesi.....edebiyat defterinin neşesi....erkeksen yorum yazmasaydınya....kaldırdığım yerini bilmediğim silahımı çıkarırdım bilesin....pas tutmuş mermileriyle.....yaran asla iyi olmaz tetanoz olurdun.....valla
Nermin Kaçar
3 Eylül 2010 Cuma 13:26:59
tÜYLERİM DİKEN DİKEN OLDU OKURKEN. 1974 YILINDA BEN 5-6 YAŞLARINDAYDIM. LOJMANDA, İLK LKEZ BABAMI AĞLARKEN GÖRMÜŞ VE MERAK EDEREK SORMUŞTUM. O DA BANA KIBRIS BARIŞ HAREKATINI ANLATMAYA ÇALIŞMIŞ VE ONUN İÇİN AĞLADIĞINI SÖYLEMİŞTİ. YAZINIZ BENİ ÇOK GERİLERE GÖTÜRDÜ BİRDEN. YAZIDA, BİR ÇOK SOSYAL MESAJ VAR ASLINDA. FAKAT GÖREBİLENE TABİİ Kİ. ZENGİN OLSUN, FAKİR OLSUN, BU ASİL MİLLETİN EVLATLARI OLAN MEHMETÇİKLERİMİZ HAKKINDA O KADAR ÇOK YAZI ÇIKAR Kİ ASLINDA. FİNAL MÜTHİŞTİ. KAZA İLE ÖLDÜRDÜĞÜ ARKADAŞININ VEBALİNİ YÜREĞİNDE YILLARCA TAŞIMIŞ VE HALA DA TAŞIYOR. PEKİ, SOKAKTA ÇARPTIĞI, SONRA DA ÖLÜME TERKEDEN CANİ İNSANLARA NE DEMELİ. SEVGİLİ TACETTİN ABİM, SENİN YAZINI OLUMADAN ÖNCE, ELİME BİR TUTAM SELPAK ALIYOR, SONRA OKUMAYA BAŞLIYORUM. TEBRİK EDERİM ABİM. SEVGİ, SAYGI VE SELAMLARIMLA.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 13:06:12
sitemizdeki bu güzel bölümün emekçisi....herdaim var.... mütevazı yüreğiyle eşsiz kalemiyle bu sitenin olmazsa olmazlarındadır....saygılar kardeşim
eyüp DEMİRCİ
3 Eylül 2010 Cuma 12:51:27
...
... böyle bir yazıya nasıl "mükemmel" olmuş diyebilirizki
... nasıl ifade edebilirim duygularımı
... nasıl yazarım düşüncelerimi bilemiyorum değerli üstadım...

... hayat böyle birşey işte
... bazan güzele güzel diyemiyor insan
... sonu güzel bitse de
... bu yaşanmışlığa
... hüzünlenmemek
... burulmamak
... ağlamamak elde mi hocam...

... sevgi ; emek ister
... saygı ; duruş
... güven ise ; saygıyı ve sevgiyi hakedene duyulur !...

... bu yaşanmışlığın kahramanı
... bu talihsiz kazaya rağmen
... ruhundaki asalete binaen
... en zoru başarmış
... hayata bağlanmış
... ve muzdarip olanlara mahçubiyetinden doğan
... mesuliyetini üstlenerek
... hayatına ve başka hayatlara karışarak
... yaşama yeni sayfalar açmıştır !...

... tabiiki bu yaşanmışlığın
... bir de yardımcı aktörü var burada
... sevgili hocam
... değerli "modern mevlana"
... namı değer koca şair...:)

... yerinde ve cesur müdahale ile
... kötü başlayıp
... sonu güzel biten bu olaylar zincirinin
... en önemli kahramanı olmuştur bence sevgili Tacettin ağabeyim...

... Cafer kardeşime gelince
... elbette giden can geri gelmez
... allah rahmet eylesin
... lakin diyetini
... kat be kat ödeyerek
... Ahmet kardeşimizin ruhunu rahatlatmış
... geride kalan ailesine de yardımlar götürerek
... suçluluk psikozundan doğan
... ruhundaki ezikliği az da olsa hafifletmiştir !...

... mükemmel bir uslup ile kaleme alınmış
... sade güçlü kelimelerle bezenmiş
... duyguda usta cümleler ile doruğa çıkmış
... ana fikrinde hüzün dolu olsa da
... şahane bir yaşanmışlık öyküsü okudum sayfanda
... sağolasın "modern mevlana"
... varolasın can ağabeyim...
... :)

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 13:09:48
bir yorum ustası daha
şiirleriyle yüreğiyle her daim devasa......sayfama gelmesi benim için büyük onurdur....saygılar can gardaşım....
eMİNeYZAMAN
3 Eylül 2010 Cuma 12:30:06
içimde buruk bir acı uyandı
canım yandı ...çok zor hemde çok.
Bir karadeniz kızı olarak silahtan nefret ediyorum. inanılmayacak şeylere sebep oluyor ama hala iflah olmuyorlar.

Yakınen tanıdığım bir ailede böyle bir kaza yaşandı ve hayatım boyunca unutamıyorum. Adam elleri ile evladını öldürebildi. Belliydi ömrünün bittiği .çocuk odada yatıyor ve silahını temizlemeye çalışan adamın elinde patladı kurşun köşeleri bucakları geçip yatan çocuğun vücuduna isabet etti. daha iki yaşındaydı. :(

gözlerimle şahit olduğum bu olay yıllarca üzerimden gitmedi.
şimdi suç kimde ?


rabbim kimseye yaşatmasın


sevgili dostum seni ayakta alkışlıyorum.

yine o naı yaşadım :(

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 4 Eylül 2010 Cumartesi 13:12:29
bir şiir ustası kalemiyle yüreğiyle bu sitenin gönüllerinde taht kurmuş biri yorumun beni çok mutlu etti bilesin saygılar
Cinok
3 Eylül 2010 Cuma 10:32:32
Sayın Yıldırım yaşamak talihsizliğinde bulunduğunuz bir hatıranızı,ibret dolu,hüzün dolu bir ifade ile anlatmışsınız.Sağolun..Mutlaka ders alanlar olacaktır.


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 3 Eylül 2010 Cuma 10:58:46
sayfamda sizi görmek...çok mutlu etti....beğendiğinize sevindim....saygılar hocam....
Mustafa Sakarya
3 Eylül 2010 Cuma 09:48:03
Ah o bir anlık gafletlerimiz geri dönüşü olmayan nice felakatlere nasılda yol açıyor. Özellikle şu kontrolsüz silahlardan dolayı her gün böyle nice üzücü haberleri hep duyar olduk. Geçenlerde okumuştum, A.B.D. askerlerinin Irakta 50, 100 dolara sattıkları silahların çoğu Türkiye' ye getirilip 200, 300 dolara burada el değiştiriliyormuş....

Sevgili Müdürüm sizden yine bir hayat dersiydi okuduğumuz, ve finali öyle duygulu yazmışsınız ki gözlerimiz dolu dolu oldu. Lütfen siz hep yazın biz de istifade edelim. Saygılarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 3 Eylül 2010 Cuma 10:57:14
eşsiz kalem.....beğenmene çok sevindim....onur verdin sayfama.....gözlerinden öperim....
N. B. Ç.
3 Eylül 2010 Cuma 08:55:37
Acı bir hatıra yaşayanlar için.

Güzel kaleme alınmış bir yazı. Tebrikler.

Saygılarımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 3 Eylül 2010 Cuma 10:55:29
sayfamı her zaman renklendiriyorsunuz ......teşekkürler
handan akbaş
3 Eylül 2010 Cuma 08:46:41
Okurken çok duygulandığım bir hatıranız.Haklısınız bir anlık gaflet, bir cana mal olmuş.
Bedelini de ödemiş, ama o kendini inşallah affetmiştir.
Gözlerimizde yaşla okuduk, komutanım sizde hatıra çoktur, daha sık yazabilirseniz, bizler de okuyarak nasiplensek.
Selam ve saygılar.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 3 Eylül 2010 Cuma 08:50:02
szi sayfamda görmek.... onurlandırır beni....teşekkürler
AYSE 09
3 Eylül 2010 Cuma 05:10:34
yine güzel anlatım yine güzel ve duygu yüklü
yaşanmış olaylar
kaleminize çok yakışıyor
saygılarımla her daim

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 3 Eylül 2010 Cuma 08:24:11
her yazımda her şiirimde bu nadide kalem vardır....unutmaz bahane yaratmaz....benim için çok farklı biridir....saygılar ayşe hanım..... teşekkürler
sevdapınarı
3 Eylül 2010 Cuma 04:36:32
TACETTİN AĞBİCİĞİM YAZINI AĞLAYA AĞLAYA OKUDUM.İKİ GÖZÜM İKİ ÇEŞME OKUDUM.BİZLERLE BU HATIRANI PAYLAŞDIĞIN İÇİN TEŞEKKÜRLER.BİLİYORSUN BENDE SUBAY KIZIYIM.RAHMETLİ BABACIĞIMDA KIBRIS'A GİTMEK İÇİN HAZIRLANMIŞDI AMA ÇAĞIRMADILAR.ALLAH RAHMET EYLESİN.BENDE AYNI SENİN GİBİ SİLAHDAN NEFRET EDİYORUM.CAFER NE KADAR ZENGİN OLURSA OLSUN NE KADAR LÜKS BİR HAYAT YAŞARSA YAŞASIN KAZAYLA ÖLDÜRDÜĞÜ AHMET'İ HİÇ UNUTAMIYACAK VE ÖMRÜNÜN SONUNA KADAR BÜYÜK BİR VİJDAN AZABIYLA YAŞIYACAK.TABİKİ ONUNDA SUÇU YOK.ALLAHIN YAZGISI.ALLAH TÜM MEHMETCİKLERİMİZ'İ KORUSUN.HEPSİNE HAYIRLI TESKERELER DİLİYORUM.AĞBİCİĞİM SAYFANA GÖNÜL BAHÇEMDEN BİR KUCAK DOLUSU CENNET KOKULU KIRMIZI GÜLLERİ SEVGİMİDE İLAVE EDEREK BIRAKIYORUM.SEVGİYLE KAL HOŞÇAKAL.GÜLHAN KESKİN.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 3 Eylül 2010 Cuma 08:18:49
şimdiden mutluluklar diliyorum....mutluluğu hak eden bir yüreğin var inşallah müsait olursam gelirim....teşekkürler
ayhansarıkaya
3 Eylül 2010 Cuma 04:33:40
Duygulandım.Güzel ama hüzünlüydü.

Tacettin ağabey,sizin anılarınızdan, insan, dersler çıkarıyor.Sizin gibi komutanın yanından bir er olmak isterdim.Bana da aynı şekilde davranırdınız de mi? :-)))

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 3 Eylül 2010 Cuma 08:17:15
sevgili ayhan....sen sevilmeyi hakeden birisin.....delisin dolusun ama yüreği hoş birisin.....toynak hariç hepsi benim askerim olsun ...aynı olurdu bir tek toynak beni yorardı....teşekkürler
melahat çetinkaya
3 Eylül 2010 Cuma 01:16:30
YİNE HARİKA BİR HAYAT DERSİ OKUDUM SİZDEN .KISSADAN HİSSE GİBİ YANİ .
HİÇBİR CEZA ,VİJDANLI BİR İNSANIN ,VİJDANININ VERDİĞİ CEZA KADAR AĞIR OLAMAZ .BU OLAYDA DA BUNUN GÜZEL BİR ÖRNEĞİNİ OKUDUK .AMA GÖZÜNÜ KIRPMADAN İNSAN ÖLDÜRÜP CENAZESİNE KATILIP TİMSAH GÖZYAŞLARI DÖKEN PSİKOPATLARIN BİLE OLDUĞU BİR DÜNYA DA , BU ASKERİN YAPTIĞINI HOŞ GÖREBİLYOR İNSAN .
SİLA KONUSUNA GELİNCE ,HERGÜN GAZETELERİN ÜÇÜNCÜ SAYFALARINI KAPLAYAN CİNAYETLER ,SİLAHIN ,HİÇ TE KONTROL EDİLEMEZ BİR CANAVAR OLDUĞUNUN KANITIDIR .BU KONUDAKİ DUYARLI MESAJINIZ DA AYRICA TAKDİR EDİLECEK BİR MESAJDI .
SİZİN GİBİ MÜKEMMEL BİR DOSTUN YAZILARINI OKUMAKTAN BÜYÜK KEYİF VE DERSLE ALDIĞIMI BİLMENİZİ İSTERİM .İYİ Kİ VARSINIZ VE YAZIYORSUNUZ .KOCAMAN DUYARLI ,GÜZEL YÜREĞİNİZ HİÇ SUSMASIN .
İNSAN YÜREĞİNİN ,KARANLIĞINA IŞIK YOLLAMAK BU OLSA GEREK ........IŞIĞINIZ HİÇ SÖNMESİN


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 3 Eylül 2010 Cuma 10:54:14
yazının sahibi yorumları okurken....bazan gururlanır bazan öğrenir....bazı yorumlarda yazıdan güzel olur...sizin yorumlarınız gibi....yazılarımda yorumunuz olmazsa eksiklik devam ediyor derim...kaleminiz daim olsun hocam saygılar....
Mehtap ALTAN
3 Eylül 2010 Cuma 01:08:54
samimi bir çalışma...

emek verilmiş ...

elbette kutlaıdm....

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 3 Eylül 2010 Cuma 08:14:22
sayfamda olmanız güç veriyor teşekkürler
Durdu Şahin
3 Eylül 2010 Cuma 00:49:39
EMEK MAHSULÜ.
YÜREK MAHSULÜ.
SAMİMEYET ÜRÜNÜ.
SAYGI, SEVGİ VE ERDEM HARMANLAŞMIŞ.
ÖĞÜT, İBRET, İTAAT, GAYRET, HİMMET, İZZET HEMEN FARKEDİLİYOR.
OLAY GERÇEK.
YAZAN USTA.
OKUDUKÇA ANLAŞILIR.
ANLAŞILDIKÇA OKUNUR BU YÜREK OKUNTUSU.
OKUSUN YÜREĞİ OLAN.
OKUSUN YÜREĞE SAYGISI OLAN.


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 3 Eylül 2010 Cuma 08:13:27
hocam....yorumunla yazım....taç takmış teşekkürler
Engin Tatlıtürk
3 Eylül 2010 Cuma 00:36:01
Güzel bir hatıra paylaşımı.
Dantel gibi.

Oda bende ısrar içindeydik. Eşim dayanamayıp tamam deyince rahatlamıştım.

Küçük kılıbıklık tüyoları. :))

Selamlar.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 3 Eylül 2010 Cuma 08:12:06
bakma askerlerin havalarına......en büyük komutan evdekidir....haklısın....
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.