tacettin yıldırım
69 şiiri ve 86 yazısı kayıtlı Takip Et

Hoş geldin veysel baba



HOŞ GELDİN VEYSEL BABA

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 21.3.2010 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

HOŞ GELDİN ÂŞIK BABA

Evliya çelebi seyahatnamesinde: Çok şiddetli kıştı, bir kedi
damdan, dama atlarken havada dondu, kaldı. Kışa sormuşlar,
Nerelisin diye kış da aslen Erzurum’ luyum ama Sivas’ta oturuyorum demiş. Kasabanın yaşlıları böyle bir kış görmedik
diyordu.
Şarkışla tarihinin en acımasız kışını yaşıyor. Sivas ve Kayseri nin tam ortasında tüm yolları kapalı. Dünya ile iletişimi kopuk. Şehir suyu donmuş. Karları eriterek su elde ediyoruz. Meyve yok, sebze yok. Elektrikler kesik. Tecrit edilmiş gibiyiz. Mesai radara çıkamıyor. Nöbetçi arkadaşların ihtiyaçları, Diyarbakır’dan gelen helikopterlerle havadan radara atılarak karşılanıyordu. Bir yokluk ki sorma. Kasabada herkes istediğini değil bulduğunu alıyor. Hasta olanın vay haline.
Tüm hizmetlere kara kış ambargo koymuş. Merkez komutanlığında nöbetçiyim.
Kısa dalga polis radyosundan sesi bir alçalıp bir yükselen şarkıları dinliyorum. Dışarıda kutup soğukları, nöbetler yarım saatte bir değişiyor. Nizamiye görevlisi odama girip,
“ Komutanım birileri sizi görmek istiyor”
“ Kimmiş”
“ Tanıyor gibiyim ama”
“Gelsinler oğlum”
Sıcak odaya iki kişi giriyor. Tanıyorum Âşık Veysel ve oğlu
“Oooo buyur âşık baba hoş geldin hayrola bu kış kıyamette”
tokalaşırken elim iki ellerinin arasında,
“ Sorma evlat ameliyat oldum. Ankara’dan, Sivas a oradan Hanlı köyüne kızakla da buraya geldim. Köyüme gideceğim”
Elleri buz, yüzü sapsarı
“ Otur baba sıcak bir şeyler ikram edeyim açmısın”
“ Sağ ol evlat beni köyüme götürün başka bir şey istemem”
“ Dur hele komutana haber vereyim misafirimiz ol”
postayı çağırıp karınlarını doyuruyorum. Sobaya yakın oturmak çok hoşuna gitti. Sohbet ettik. İkram ettiğim votkayı keyifle içti. Isınmış çokta rahatlamıştı.
“ Evlat sen buraların çocuğusun sesinden anladım”
“ Evet, âşık baba Sivaslıyım. Zara kazasından” Çok şaşırmıştım.
Durumu komutana telefonla kısaca anlattım. Hemen geldi. Makam odasındayız. Âşık yan taraf odada.
“ Tacettin tüm yollar kapalı mesai çıkamıyor”
“Evet, komutanım biliyorum ama bende kendisine durumu anlattım çok istiyor köyüne gitmeyi”
“Allah, Allah onu birkaç gün misafir edelim”
“ Ameliyat olmuş bir an evvel köyümde, köyüm diyor”
Geldiği yerlerde çok ısrar etmişler kalmamış”
“ Hay Allah çattık desene”
“ Köyü ne kadar uzaklıkta”
“Yirmi dört kilometre”
“ Şaşırdım kaldım. Bu iş risklide”
“Haklısınız komutanım. Ama bu kişi Aşık Veysel bütün dünya bu adamı tanıyor kafası atar. Bir şiir yazarsa, bizi el aleme reklam eder” Bu sözüm komutanı endişelendirmişti. Kararsızlığı gitmiş. Birazda rahatlamıştı.
“Offf hadi yanına gidelim”
Karşılıklı sohbetleri devam ederken komutan tamam demişti. Bende kar makinesi şoförü,Cücük ustayı çağırtıp, ậşığı götüreceğimiz arabanın kontrollerine nezaret ediyordum. Tüm hazırlıklarımız tamamdı.Yanıma votka aldım. Termosa’da çay
doldurdum. Vedalaştıktan sonra komutanımız
“ Tacettin köye varınca beni ara, hemen dönün telsizde bizzat ben olacağım”
“ Emredersiniz komutanım”
Kar makinesi büyük bir gürültüyle çalışıp hareket etti. Ben aşık, oğlu ve şoförümüz onu takip ediyoruz. Bir tipi ki sorma göz, gözü görmüyor. Etrafımızda hiçbir canlı yok. Cam silecekleri yetişmiyor. İnip elle temizliyoruz. karları önden alıp yüz, yüzeli metre ileriye savuran büyük kar dozerini çok yakından takip ediyor, biraz geride kalırsak amansız tipi yolu tekrar kapatıyordu.
Doldurduğum votkayı bir dikişte içen aşığa merakla,
“Âşık baba hayat hikâyeni birde senden dinleyelim. Kendini
yormadan anlat yolumuz çok uzun sürecek gibi”
Unutamadığım o eşsiz ses tonuyla anlatmaya başladı. Küçükken çiçek hastalığa yakalandığını, ölümlerden döndüğünü, bir gözünü kaybettiğini, diğer gözünün babasının kendisi için yaptığı ağaçtan
oyuncağı almak isterken sivri çubuğun batmasıyla kaybettiğini, çok yoksulluk çektiğini, üç telli sazını, Atatürk için yazdığı bir destanı bizzat kendisinin okuyup sunmak istediğini,ama bir türlü nasip olmadığını, askerlik yapamadığı için çok üzüldüğünü,renklerden bir tek kırmızıyı hatırladığını, yeşili hissettiğini, kendisini bırakıp kaçan hanımını, Sivas lisesi müdürü ünlü yazar Ahmet Kutsi Tecer’i, köy enstitüleri kurucusu
Hasan Ali Yücel’i ve onlardan büyük yardımlar gördüğünü, bakanlar kurulu kararıyla 1965 yılından beri güzel Türkçe’mize birlik ve beraberliğimize katkılarından dolayı, 500 lira maaş bağlandığını, köyüne yol, su, elektrik getirttiğini anlattı.
Bir dünya devi ile yan yanaydım. Çiçek hastalığından dolayı yüzünde, oluşmuş sayısız nokta büyüklüğündeki çukurları, kırış, kırış alnının altındaki görmeyen gözleri, aşığa ayrı bir gizem veriyor. Fötr şapkada bir başka duruyordu. Büyük ozan diliyle söylüyor. Yüreğiyle görüyordu. Hiçbir eğitim almamış. Kızılırmak gibi, coşup gönüllere çağlayarak akmıştı. Can kulağı ile dinlerken bir bardak votka daha verdim. Kızaran yüzüne neşe dolmuştu.

İlk ölen çocuğunun acısını hala unutamadığını, buruk bir ses tonuyla anlattı. Çok emeği geçen ellerinden tutup yıllarca gezdiren ablasından bahsederken sesi minnet ve şükran doluydu. Beni tanrı kör etti ama dünya ya da tanıttı derken çok mutluydu. Sevdim mi her şeyi görürsün ben en çokta toprak kokusunu seviyorum demişti.
Tüm şiirlerinde doğayı insan sevgisini işlemiş hiç bir akımın tarafında olmamıştı. Yirmi dört kilometreyi kazasız belasız dört buçuk saatte almıştık. Aşığın köyünde bir bayram havası vardı.
Epey uğraşılardan sonra köye geldiğimizi komutana telsizle ilettim. Geç olduğu için sabah gelin demişti. Bir eşi daha yaşanamayacak kadar muhteşem bir gece geçirdik. Tüm köy oradaydı. Saz çaldı. Türkü söyledi. Şiirlerinden okudu. Geç vakitlere kadar sohbet ettik. Çift döşekli yün yataklarda sabun kokan yorganlarda yattık. Tadını unutamadığımız köy kahvaltısını yapıp vedalaşırken elini öpmek istedim. Müsaade etmedi. İki elleriyle yanaklarımı okşayıp alnımdan öpmüştü. O, Günden beri nerede Âşık Veysel’le ilgili bir sohbet olsa kendimde bir ayrıcalık hissederim.
Bir gün Kayseri’ den, Sivas’ a giderseniz Şarkışla’ dan geçeceksiniz. Büyük ozan Aşık Veysel’ in köyü Sivri alan’ a gidiniz, müze olarak düzenlenen yaşadığı evi ziyaret ederken, aşığın size baktığını, üç telli sazının sesini ve büyük ozanın kokusunu duyar gibi olursunuz. Ruhun şad olsun koca ozan. 21 mart 1973 Aşık Veysel’in ölüm yıldönümüdür.

TACETTİN YILDIRIM


Beğen

tacettin yıldırım
Kayıt Tarihi:20 Mart 2010 Cumartesi 07:44:17

HOŞ GELDİN VEYSEL BABA YAZISI'NA YORUM YAP
"HOŞ GELDİN VEYSEL BABA" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Kunter
8 Mayıs 2010 Cumartesi 19:42:55
Ne güzel bir anı.Ömrünüz bol olsun.Aşık Veysel hepimizin Ozanıdır.O gönül insanı,O ince ruhlu çilekeş Şairi,böyle önemli bir döneminde,yanında olmak,yardımına koşmak,hayır duasını almış olak ne güzel bir olay.Teşekkür ederim,Tacettin Bey.Veysele de ,rahmetler dilerim.

Cevap Yaz
KORDELYA
25 Nisan 2010 Pazar 01:05:39
23.03.1974 yılında okul gazeteine yazdığım şiirden dört dize.(Çocukça ama)

Bir trkü yükeliyor,Sivas'ın bir köyünde,
Buram buram toprak kokuyor özünde.
Görüyor koca aşık,lakin güneş sönmüş gözünde
Sazı ,sözü ve dostu, onun gönlünde. diye devam eden dizeler.Hepimiz onun türküleriyle büyüdük.her türküsü ders niteliğindeydi.Siz onunla tanışma şansına sahip olmuş, bu duygu ve anılarınızı kaleme dökmüşsünüz.Çok beğendim.Çok akıcı bir dille yazıyosunuz.Kutluyorum sizi sayın kalem...

Cevap Yaz
GÜLAY BİRKL
4 Nisan 2010 Pazar 02:52:20
CAN DOST UZUN ZAMAN SENIN YAZILARINDAN MAHRUM KALDIM BUNU DA OTEKI YAZILARIN GIBI GOZU YASLI OKUDUM
NE YAPALIM SENIN DE BOYLE BIR GOZU YASLI ABLAN VAR. HER YAZININ SONUNUN GELMESINI ACELE ACELE OKUDUGUM ICIN
EKSERIYETLE IKI KERE OKUYORUM. GENE COK GUZEL YAZMISIN AKICI VE BILGI VERICI. YUREGIN DERT GORMESIN
SEVGILERIM SENINLE KENDINE IYI BAK EMI

Cevap Yaz
gelmeyenvuslat
25 Mart 2010 Perşembe 23:16:39
YAZDIĞINIZ ANILARINIZIN HEPSİ BİR BİRİNDEN GÜZEL SÜRÜKLEYİCİ İNSANI HİÇ SIKMIYOR, HATTA FİNALE VARMAK İÇİN SABIRSIZLANDIRIYOR VE İNAN Kİ OKUDUĞUM HER YAZINIZDA SANKİ O ANLARI YAŞAR GÖRÜR GİBİ OLUYORUM.NE MUTLU Kİ SİZE BİR VATAN EVLADI ŞANLI BİR TÜRK ASKERİ OLARAK BU GÜZEL ANILARI YAŞAMIŞ BİZLERLE PAYLAŞIP BİZLEREDE YAŞATIYORSUNUZ .BÜYÜK OZANIMIZA ALLAHTAN RAHMET DİLİYORUM.ÇOK GÜZEL BİR ANI İDİ PAYLAŞIMINIZ İÇİN ÇOK TŞK EDİYORUM YÜREĞİNİZE KALEMİNİZE SAĞLIK EFENDİM YENİLERİNİ SABISIZCA BEKLİYORUM İNŞ.DAİMİ BAŞARILAR DİLİYORUM.SELAM SAYGIMLA...

Cevap Yaz
ismail hakkı bagdat
24 Mart 2010 Çarşamba 11:02:16
Zahmet çekmişte olsanız çok güzel ve tatlı bir anı asla hafızanızdan silinmeyecek.Bizlerlede paylaşmanız çok güzeldi,Zevkle okudum. O kış kaç yılında olmuştu Tarih verseydin olurdu.Şimdi o kışlar nerede?Var olsun kalemin ,yüreğin.Sevgi ve selamlarımla kal dost.Benimde sitemde aşık veysel adlı şiirimi okuyabilirsin.46. ŞİİR

Cevap Yaz
ismail hakkı bagdat
24 Mart 2010 Çarşamba 10:53:57
Zahmet çekmişte olsanız çok güzel ve tatlı bir anı asla hafızanızdan silinmeyecek.Bizlerlede paylaşmanız çok güzeldi,Zevkle okudum. O kış kaç yılında olmuştu Tarih verseydin olurdu.Şimdi o kışlar nerede.Var olsun kalemin ,yüreğin.Sevgi ve selamlarımla kal dost.Benimde sitemde aşık veysel adlı şiirimi okuyabilirsin.46. ŞİİR

Cevap Yaz
kardanadam
23 Mart 2010 Salı 12:36:20
Bu hayatımda bir dosttan okuduğum en güzel ve en anlamlı bir anıydı

Eğer gözden kaçırıp okuyamasaydım
büyük bir eksiklik olurdu inan Tacettin dostum

Bu yazı bizlere de bir anı oldu senden

Çok selam sevgi ve özlemle

Cevap Yaz
ummueytem
23 Mart 2010 Salı 12:28:25
ne mutlu size böyle bir ozanla vakit geçirmişsiniz.gıpta ettim..yazınızın akıcılığı bizi sanki şarkışlaya götürdü.
kaleminiz var olsun..tebriklerim çokça kutlarım..

Cevap Yaz
Oya gedik
23 Mart 2010 Salı 01:12:28
değerli komutanımız,
değerli ozanımız
Aşık Veysel'e sayfa açmanız beni çok duygulandırmıştır,çok şanslı olduğunuzu da hatırlatmak isterim ,yakınen tanışma fırsatı doğmuş,ne mutlu size efendim..
Aşık Veysel ozanımıza rahmetler dilerim...
saygımla...
AŞIK VEYSEl ’im !

Sivas denince !
Aşık Veysel
Gelir aklıma
Alır götürür beni
Sazıyla sözüyle
Diyarına
Dinlerim hayranlıkla
Anlatırım ozanımı
Oğluma ,kızıma
Yaşıyorsun Veysel’im !
Gönüllerimizin
Tahtında !



Oya Gedik
Şiir mahzenimden !

Oya gedik tarafından 3/23/2010 1:15:54 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
SEN BENSIZ BEN SENSIZ
23 Mart 2010 Salı 00:12:46
bir solukta okuyup bitmedigini istemedigim bir roman gibi cok etkileyici kutluyorumm kaleminiz yüreginiz susmasin degerlerimize sahip cikmak onlari anmak hakettikleri degerleri vermek adina saygilar slmlar,,,,,,,,,,,

Cevap Yaz
ecedemet
22 Mart 2010 Pazartesi 23:21:22
KEŞKE BEN DE TANIŞABİLSEYDİM DEDİRTECEK YAZINIZI BÜYÜK BİR ZEVKLE OKUDUM..
KALEMİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK DEĞERLİ KALEM DOSTUM..
YÜREK SESİNİZ HİÇ SUSMASIN İNŞALLAH..

EN DERİN SELAM VE SAYGILARIMLA...

Cevap Yaz
Hatice Dökmen
22 Mart 2010 Pazartesi 13:53:15
ne mutlu ki büyük ozan ile tanışma fırsatı bulmuşsunuz kendinizi mutlaka ki çok sanslı hissediyorsunuzxdur.
yaşanmış gerçek bir öykü ile büyük ustadı anmal çok güzel olmuş arkadaşım.
onuruna layık bir şekilde ödüllendirilmişsiniz bu ödülde katkım olmasını isterdim ama işlerim dolayısı ile p.c yi açmamıştım.
geçte olsa bu güzel sayfa için tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum.
sevgi ile selam olsun.

Cevap Yaz
Şükran AY
22 Mart 2010 Pazartesi 09:36:17


Doyumsuz bir sohbet olmalı büyük üstadla geçirdiğiniz vakitler.Gıptayla ve imrenerek okudum yazınızı.
Ne mutlu size ki bizzat görme ve yaşama şansınız olsun üstadı.
Allahım mekanını cennet eylesin.
Bu değerli anınızı paylaşarak daha yakından tanımamıza vesile olduğunuz için çok teşekkür ederim.
Gönül emeğinizi ve haklı başarınızı kalben kutlarım .
Selam ve saygılarımla.


Cevap Yaz
aşıkoğlu
21 Mart 2010 Pazar 23:43:14
Komutanım itiraf edeyim o kadar çok kıskandım ki bilemessiniz.Bu büyük şerefe nail olmak size nasip olmuş hatırasıyla bugünlerde yani ölüm yıl dönümünde bizlerle paylaşman çok anlamlı oldu çok teşekkürler allah razı olsun memleketimizin gururu pirimiz ve hemşerimiz o yüce insan aşık veyselin ruhu şaad olsun.çok ama çok teşekkürler size.ayrıcalığınıza saygılarımla.

Cevap Yaz
su_misali(Gülhun Ertilav)
21 Mart 2010 Pazar 22:58:54

Tacettin Ağabey
gün bitmeden, hiç değilse kutlamaya yetiştim affola

eline, gönlüne sağlık

saygılarımla



Cevap Yaz
Ben bir hiçim
21 Mart 2010 Pazar 22:00:59
Değerli dost, Tacettin beyefendi ozanlar vardır unutulmazlar, sesleri yüz yıllar sonrasına uzanır,
Artık halk adamıdır. Sevgilisidir o insanların taht kurmuştur gönüllere ve hep hatırlanır.
Çünkü , sevinci halkın sevinci olmuştur hüznü ise halkın hüznü ,onların her daim yürekleri titrer,
Hakkın diliyle konuşurlar, içleri eziktir bir yanları keder ağıyla örülüdür güldükleri pek vaki değildir.
Hayatlarında mutsuzluklar sıra dağlar gibidir, Fakat umutsuz olmazlar.
Acıya tahammüllüdürler onlar vuslatın hazzını öyle yaşarlar.
İşte, Aşık Veysel böyle biridir. İyi ile iyi ,güzel ile güzel olmak ne hoştur. Böyle kıymetli bir insanla ,
Üstelikte ozan olan biriyle karşılaşmak onunla sohbet edip ondan türkü ve şiir dinlemek bahtiyarlıktır. TEBRİKLER....

Cevap Yaz
canandemirel
21 Mart 2010 Pazar 20:28:46
tam günün yazısı..ne mutlu size ...onu tanımışsınız......ve büyük ozanın ruhu şadolsun........sizi kutluyorum.......

Cevap Yaz
Leyla Küçük Ülker
21 Mart 2010 Pazar 20:07:26
Muhteşem bir şey bu...Yani isim bile koyamadım ki bir anda heyecandan.Ne kadar şanslısınız siz.Ki ben Aşık Veysel'i rüyamda görmeyi hayal bile edemezken...Onun o çok değerli türkülerini sazım ile çalmaya çalışırken dahi kendimden utanırım hata yapınca...Gerçekten sizi kutluyorum ve ayrıcalıklı olduğunuza katılıyorum.Bizlerle bu pahası biçilmez anınızı paylaştığınız içinde gönülden teşekkür ediyorum Tacettin Bey....

Cevap Yaz
şair67
21 Mart 2010 Pazar 15:54:33
İşte hayatın gerçek yüzü unutulması mümkün olmayan değerler ne yazıkki bu değerlerimize anılarımıza ve anı kahrammanlarımıza ne kadar sahip çıka biliyoruz yaşarken insanlığa sanatçıya değer vermiyoruz ölümünden sonra toplum olarak anıyoruz ne yazıkki bu sefer değerlerimiz görmüyor duymuyor önemli olan yaşarken sizinde gerçek kesitlerde alattığınız gibi komutanım bu değerlerimize zamanında zemininde değer verebilsek onları baş tacımız yapsak çok daha iyi olur diyorum
Saygın bilge arif yazınızı kutluyorum doyumsuzdu ve sahici canlı sıcak yaşamdan karelerdi
iyiki varsınız iyiki edebiyattasınız saygılarımla

Cevap Yaz
ahmet umut
21 Mart 2010 Pazar 14:48:03
Ne mutlu sana büyük oznla tanışma fırsatı bulmuşsun..
Keşke o günlerde fotaraf makinası olsaydı bu birlikteliği ölümsüzleştirseydin...
Acıların,toprğın çocuğu büyük ozan Veyseli anmak ne güzel..Bu güzel anıyı güzel anlatımla senden dinlemek bir başka güzel..
Nasip olursa Veysel in doğup büyüdüpğü köye gitmeyi düşünüyorum..
Sevgiler dost

Cevap Yaz
Mehtap ALTAN
21 Mart 2010 Pazar 11:50:44
GÜNE DÜŞEN DEĞERLİŞ ÇALIŞMAYI KUTLUYORU8M EFENDİM...

TEBRİKLER...

Cevap Yaz
cemalus
21 Mart 2010 Pazar 11:21:09
Tebrikler ediyorum tacettin abim aşık veyselin bestesi vardı dostlar bizi hatırlasın diye nasıl dostuzki hatırlayamadık fakat sabahın bu saatinde bilgisayarımızın başında senin sayende hatırladık hatırlattırdığın için teşekkürler ediyorum. Bu güzel anlatımın ile sanki o arabanızın içinde bende vardım inanki karlı yolları beraber aştık aşık veysel memleketimizin yetiştirdiği dünyaca ünlü sayılı ozanlarımızdan biri kendisini rahmetle anıyor cenneti mekanı olmasını diliyorum sizede çok teşekkürler ediyorum.sevgi ve saygılarımla.

Cevap Yaz
emre vehbi alkan
21 Mart 2010 Pazar 11:17:29
Böyle büyük bir üstadın yaşamlndan kesitler yaymlamanız beni mutlu etti. Teşekkürlerim çokca...

Cevap Yaz
güher karanfil
21 Mart 2010 Pazar 11:16:38
Bu kadar güzel bir anıyı doyumsuz bir tatla bize aktarmışsınız. Minnettarım. Ama bu güzel anınızı neden bukadar geç paylaştınız demeden de geçemiyeceğim. Bütün hikayelerinizde gördüğüm sıcak, samimi, yardımsever kişiliğinizin sayesinde çok hoş bire bir yaşayıp bizlere aktardığınız hikayeler alışkanlık yapıyor. inanılmaz keyifle okuduğum, bizlerle paylaştığınız bu güzel anınız için teşekkür ediyorum. saygılarımı sunuyorum abi.

Cevap Yaz
hicbitmez
21 Mart 2010 Pazar 10:58:22
her zaman ki gibi begeniyle okudum gerci biraz gec okudum bu sefer.
yine hakkiyla secilmis bir güzel yaziydi.
yüreginize saglik degerli dost.
sonsuz saygimla herzaman


Cevap Yaz
HakanKurtaran
21 Mart 2010 Pazar 09:11:36
Anadolu Aşıklarından Aşık Veyseli Görmek ne büyük bir Şans.O ki gözleri görmediği halde yaşama sevincini kaybetmeyerek,yüreğinin sesiyle milyonlarca insanı ses olmuş, yürek olmuş gönül tellerinden gelen ahenkle
söyledikçe söylemiş.Değerli Üstadım, Büyük ozan büyük aşık Aşık Veyseyle yaşadığınız bu anı ömür boyu unutulmaz.
Birgün yolun oralara uğrarsa mutlaka onun mezarını ziyaret edeceğim.Saygılarımla ...

Cevap Yaz
dağ gülü
21 Mart 2010 Pazar 04:18:37
* * *
Ne diyeceğimi bilemiyorum, müthiş bir şans sizdeki Tacettin hocam, hem de ne müthiş, böyle bir anıyı Allah size nasip etmiş ya ne mutlu size, bir de Değerli Ozan Aşık Veysel'le bire bir birlikte uzun saatler geçirmiş gönül dostumuzu tanımak bizlere de büyük bir şans, birinci ağızdan böyle müthiş anıyı dinlemek çok güzeldi, her gördüğüm yazısını dikkatle okurum nerde olursa, ama siz o kadar güzel yazmışsınız ki sanki yaşadım o anları sizinle birlikte, üşüdüm inanın okurken, nasıl bir kışmış ki benide yıllar sonra üşüttü sıcak odamda. Yüreğiniz dert tasa görmesin dilerim siz yaşadıkça, ne büyük bir özveride bulunmuşsunuz, ne kadar sevaba girdiniz kim bilir! Gönülden kutluyorum nuhteşem bir yazıydı, içerik ondan daha da muhteşemdi.. Çok etkilendim çooook.. Kocaman tebriklerimle... Sevgili ve Değerli Ozanımız Aşık Veysel gönül adamıydı, gönül gözü açıktı mükemmel bir yüreğe sahipti mekanı cennet olsun dilerim, öyledir inşallah mekanı cennettir inşallah...

Sağlıkla sevgiyle huzur içinde kalınız yaşadıkça sevdiklerinizle dilerim

Sevgiler saygılar sonsuz Tacettin Hocama

* * *

* * *Dosttan bir demet gül.....

AĞLAR VEYSEL ÇIKMAZ SESİ

Ah çektikçe erir gider
Yüreğimin yağı benim
Seni görsem durur gider
Dillerimin bağı benim

Gam leskesi saf saf oldu
Hep sözlerim boş laf oldu
Senin yolunda mahv oldu
Gençliğimin çağı benim

Ah belimi büken oldu
Gurbet bana diken oldu
Altı aydır mekan oldu
Dibi kırkkız dağı benim

Sensin derdine düştüğüm
Hayal oldu konuştuğum
Her gün yediğim içtiğim
İçerimde ağu benim

Ağlar VEYSEL çıkmaz sesi
Gine coştu gam deryası
Garip gönlümün yaylası
Güzel hüsnün bağı benim

Aşık Veysel* * *

* * *

dağ gülü tarafından 3/21/2010 4:25:19 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Ahmet ÖRNEK
21 Mart 2010 Pazar 01:16:22
dünyanın büyük ustasını anlatan sitemizin büyük ustası
yazdığı güzellikle hak ettiği yeri almış
kutladım abi can her dem saygımla.

Cevap Yaz
Emine UYSAL (EMİNE45)
21 Mart 2010 Pazar 00:54:52
Komutanım güne gelen yazını kutlar sevgi ve saygılarımı sunarım...

Cevap Yaz
Hasan Dag
21 Mart 2010 Pazar 00:51:11
canim abim uzun zaman oldu siteye zaman ayiramiyorum anmaki seni unutum islerin yogunlugu bilirsin her zaman severek okudugum anilarin birbirinden guzel keske senin dediyin gibi insanlar bu guzelikleri sen gibi kalame alsa ne mutlu paylasim icin cok tesekür ederim sayfa deyil gönül sarayinda oldugumzu bilmek guzel abim sevgler saygilar sana ...

Cevap Yaz
Ağyar
21 Mart 2010 Pazar 00:49:47
Bir insanın Âşık Veysel ile böyle ilginç, maceralı ve haylide uzun bir anısı olması dediğiniz gibi her insana nasip olmaz.

Şöyle bir geriye bakıyorum benim var mı böyle bir memleket büyüğü ile anım diye, maalesef. Bizimkisi anıdan ziyade göz teması gibi bir şey. Bir keresinde bir futbol maçında protokol türbininde Süleyman Demirel’i karşı türbinden görmüştüm. Birde Tansu Çilleri makam arabasının içinde. Gerçi arabanın camları kapalı ve siyah filmle kaplanmıştı ama olsun içindeydi ya. Hoş bu saydıklarımı görmesem ne gam. Haa birde Gönül Yazarın sesini duymuştum Maksim Gazinosunun önünden geçerken bir akşamüzeri.

Bu yüzden buradaki birçok arkadaş gibi size gıpta ettim dersem yalan söylemiş olmam herhalde.

Yalnız hocam ne olur kızmayın, şu “Votka” mevzusuna biraz kafam takıldı. Samimi söyleyeyim votkayı kasalarla içseniz sizin veya rahmetli Âşık Veysel hakkında en ufak negatif hissiyatım olmaz, olamaz. Lakin ameliyattan yeni çıkmış birine gece, gece üç kadeh votka içirdiniz ya helal olsun yani.[yanlış saymadım değil mi, bir kadeh karakolda, iki kadeh yolda. Tahminimce yolda iki kadehte kalmamıştır ya neyse :-) ]. Malum alkol kanı sulandırır, maazallah ya ameliyat yerlerinde bir kanama olsaydı büyük Ozanın. Allahtan sağ salim gitmişsiniz.

Şaka bir yana bende büyük ozana rahmetler diliyorum, saygıyla anıyorum.

Tebrikler, selamlar.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 21 Mart 2010 Pazar 06:32:16
sevgili ağyar..... aşık ankarada ameliyat olmuş orada epey kalıp sivasa gelmiş ....oradada kalmış... ameliyatının hemen sonucunda değilki....kendi isteği üzerine ikram edilmiştir....yanında öğretmen olan oğluda vardı .....üzerine titriyor babasının ellerini hiç bırakmıyorduki....isteği aşıktan icazeti oğlundan alıyorduk....yine harika bir yorum yazan ellerin dert görmesin saygılar
Nar-ı Çiçek
21 Mart 2010 Pazar 00:36:25
Ruhu şad olsun ..

OKUTAN, ANLATAN KALEME SAYGILAR..

Cevap Yaz
Mahzun Prenses...
21 Mart 2010 Pazar 00:33:44
Ve Şair bu büyük Ozan'a dair en bilinmeyenlerden bir konu

-vatan severlikte haksızlığa isyana kadar varan davranışları o ki asla haksızlığa,hukuksuzluğa,çifte standarda prim vermezdi.
-Türkiye'de Ankara'ya-Meclise protosto için yürüyen Sivas-Ankara 7 gün/7 gece giden yegane temsilcimiz.

Veysel'e bin selam olsun

-Yazan ve dile getiren yürek sağolsun

.

Cevap Yaz
Sevgi Salman
21 Mart 2010 Pazar 00:25:37
Komutanım,günün yazısı olmaya hak edecek bir yazıydı ve oldu.Kutlarım...Sizin vesileniz ile değerli ozan Aşık Veysel'ide sevgi ile andık,ayrıca teşekkürler...Sevgi ve sayg ile

Cevap Yaz
Devrani
21 Mart 2010 Pazar 00:24:19
Sizi okumak damakta buruk bir lezzet bırakıyor üstadım.Bu toprağın sesinden nağmeler okuduk satırlarınızda.Büyük ozanı Rahmetle anıyor;onunla tanışıp,yol arkadaşı olma bahtiyarlığını yakalayan ve bizlere de bu bahtiyarlığı yaşatan şahsınızı tebrik ediyorum.Saygılarımla

Cevap Yaz
tacettin yıldırım Yazının sahibi
21 Mart 2010 Pazar 00:18:57
İnsan hayatında çok güzel anılar vardır......bunları yaşamak bir şanstır. ilk okul yıllarımda sazıyla okulumuzda bize çalıp söyleyen bu devasa kişiyi yıllar sonra soğuk bir kış günü nöbetimde ağırlayıp zor koşullarda köyüne götürmüştüm....edebiyat merakım su yüzüne çıkınca yine yıllar sonra aşık veyseli bu güzel sitede gönül dostlarıyla yadettim....aşığa sevgileri okadar çoktuki hepsi içten yorumlar yazdılar... yazıyı güne taşıdılar....hepsi içten bu eşsiz insanı andılar....rahmet okudular...benide onurlandırdılar işte buradada büyük ozanın büyüklüğü ortadaydı...dostlar beni hatırlasın diyen aşığa dünya durdukça seni hep hatırlayıp anacaklar....RAHAT UYU BÜYÜK OZAN DOSTLARIN SENİ HİÇ UNUTMADIKİ....yazımı okuyan yorum yazan tüm edebiyat defteri arkadaşlarıma aşığı ve beni yalnız bırakmadıkları için teşekkür ediyor saygılar sunuyorum....sağolun varolun

Cevap Yaz
Nermin Kaçar
21 Mart 2010 Pazar 00:18:33
Tacettin Abi, seni yürekten kutluyorum. Aşık Veysel gibi değerli bir halk ozanını, bu güzel yazıyla yad ettiğin için şükranlarımı sunuyorum. Günün anlamlı yazısını ve değerli yazarını tebrik ediyorum. Saygım sonsuz.

Cevap Yaz
nur benlioğlu
21 Mart 2010 Pazar 00:10:16
Değerli dost!

Anılar,anıldıkça değer kazanır...Siz de anınızı bizimle paylaştınız ve yüce Ozanımızla ,yollarınızın birleşmesi ne büyük bir mutluluk.
O'nun gibi , hiçken var olmak ve dünyaya kendini tanıtmak.cehalet, kişinin yüreğindedir.Yürek isterse her zor başarılıyor...Önemli olan da budur.
Aşık'ımız,'' gözlerim görmese de ,dünya beni tanıdı '' demiş..Siz de mesleğiniz gereği böylesi güzel bir rastlantıyı yaşamışsınız.Ne mutlu...İçimizden bir Atatürk,bir Aşık Veysel, Bir Nesimi, Pir Sultan,Mevlana, H.B.Veli ve benzerleri daha neden çıkmıyor...Değerler gidiyor bir bir...Yerleri doldurulamıyor...Anısına,saygıyla eğiliyorum.Sevgi ve saygılarımla Dost!

Cevap Yaz
onurumsun
20 Mart 2010 Cumartesi 23:47:23
Aşık VEYSEL gibi bir usta ile bir saat zaman geçirmek ve onun, bir kaç dakika da sazının tellerine vuran elelrini öpmek, kendi sesinden milyonlara mal olmuş türküleri dinlemek kadar güzel bir şey olabilir mi Tacettin bey.

Şimdi geldim ve bu muhteşem anıyı okumak gözlerimde bir iki damla yaşın akmasına sebep oldu. Sizin yaşadığınız bu güzel anın içinde buldum kendimi

Teşekkür ediyorum bu özel paylaşımınız için. Kutluyorum kaleminizi ve saygılar yüreğinize

Cevap Yaz
Ahmet Kurt Çankırı
20 Mart 2010 Cumartesi 23:06:48
"Kendinde bir ayrıcalık hissetmek." İşte ulu çınarların gölgesinde
bir an bile dinlenilse, insanın hissedeceği mutluluğun tarifi bu olsa gerek.
Ne güzel, siz o mutluluğu tatmışsınız. Veysel; Türk dilinin, Türk Edebiyatının ulu çınarlarından
birisidir. Ne mutlu ona, ne mutlu onunla sohbet etme imkânı bulmuş olanlara. Tebrikler bu mutluluğu
böyle veciz ifadelerle dile getirenlere.

Cevap Yaz
Ahmet Kurt Çankırı
20 Mart 2010 Cumartesi 23:01:26


Ahmet Kurt Çankırı tarafından 3/20/2010 11:07:40 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
NILGUN
20 Mart 2010 Cumartesi 22:49:02
Sizin bu duygu dolu yureginizi ictenlikle kutlarim.Ne kadar guzel anilariniz var her biri
bir digerinden guzel cok guzel dolu bir yasantiniz olmus.Asik Veysele rahmetler olsun.
Ne mutluki sizin gibi yuregi guzel bir insan animsadiginiz icin.paylasima cok tesekkurler.
Ellerinize saglik.Saygi ve sevgilerimle

Cevap Yaz
GÜLDESTE
20 Mart 2010 Cumartesi 22:35:15
HAYIRLI AKŞAMLAR CAN DOSTUM BÜYÜK BİR BEĞENİYLE BU ANLAMLI YAZINIZI OKUDUM ÇOK DUYGULANDIM AŞIK VEYSEL İHATIRLATMANIZ ÇOK ÇOK GÜZEL İNCE BİR DÜŞÜNCE GÖNÜLDEN KUTLARIM SEVGİ VE SAYGILARIMI BIRAKTIM SAYFANIZA

UZUN İNCE BİR YOLDAYIM
GİDİYORUM GÜNDÜZ GECE
BİLMİYORUM NE HALDAYİM
GİDİYORUM GÜNDÜZ GECE elinde sazıyla unutulmaz bir sanatçı AŞIK VEYSEL

Cevap Yaz
Numan Kurt
20 Mart 2010 Cumartesi 21:31:34
Merhaba!
Ben de bir Aşık Veysel hayranıyım. Onu ölüm yıldönümünde anmanız gerçekten sevindirici. Okuması yazması, gözleri görmediği için, olmayan bu büyük aşık bana göre bir halk filozofudur. Hayatı "iki kapılı bir han" olarak tanımlayan, "Gidiyorum gündüz gece" diyerek hem gündüzlerin onun için gece olduğunu hem de zamanın geçişini anlatan Veysel'in büyüklüğünü bir anımla anlatmak istiyorum.
Ölümünden iki yıl önce Aşık Veysel, her yıl 16 Ağustos günü düzenlenen Hacı Bektaş Veli'yi anma törenleri için Hacıbektaş'a gelmişti. Akşam programında çalıp söylemek için açık hava sahnesine çıktı, sandalyesine oturdu. Sazını kucağına çekti. O zamanların slogancı zihniyeti içinde bir grup genç, siyasi şiirler, türküler söyleyen bir-iki halk ozanının adını bağırmaya başladılar. Veysel, belli ki buna çok üzülmüştü. "Çalıp söylemeden önce size bir hikaye anlatayım." dedi. Hikayesini anlattı. Şu an anlattığı hikayeyi tam hatırlayamıyorum; ama sonunu şöyle bitirdi: "Benim gibi imamın böyle cemaati olur." Demek istedi ki o gençlere "Ben yaşlıyım, körüm; ama bu davranışınızla siz de bir şey değilsiniz." Kimsede tık yok. Çaldı, söyledi bu büyük ozan. İki yıl sonra da "sadık yari kara toprağa" kavuştu.
Yazınıza tek eleştirim şu: Bu güzel yazıyı ne olur, yayına vermeden önce imla(yazım) yönüyle lütfen elden geçirin veya bir bilen varsa ona kontrol ettirin. Eleştirimi de yanlış anlamayın. Ben bu konularla otuz altı yıl uğraştım.
Saygı ve hürmetlerimle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 21 Mart 2010 Pazar 06:41:49
sevgili hocam.....çok haklısınız noktalama yazının içinde eksik olursa verim düşer. bulınduğum yer yazın artan kışında azalan bir nüfusa sahip samimiyetle çok eksiklerim olduğunu kabul edenlerdenim. eldeki imkanlarla anca bu kadar oluyor. bu konuda yardımlarınız olursa size minnettar kalırım...ben yazı ve şiirlerim üzerine en az 15- 20 gün çalışır yayına veririm. bu işi bilenlerinde yardımını aldığım halde bu kadar oluyor. uyarınıza teşekkür eder saygılar sunarım
Nihat YURT
20 Mart 2010 Cumartesi 21:23:52
hocam güzel bir yazı aşık veysel gibi ozanlar az gelir bu ülkeye onlarin kıymetini hayatta iken bilmemiz gerek
malesef bizde adet haline geldi iyilerin değerini sonradan anlamak ne diyeyim hocam kutladım candan emeğiniz var olsun selam ve muhabbetlerimle
nihat yurt kanada sağlık sihat sanada

Cevap Yaz
guler birsozu
20 Mart 2010 Cumartesi 21:21:46
Ne mutlu size
Gurur veren çok değerli bir HAZİNE GİBİ ANI
Ayrıcalıklısınız.Bu bir gerçeK
Öyle güzel yazmışsınızki,arabanın içinde kendimi hissettim.Üşüdüm
Aşık Veysel Gözlerini tanrı kör etmiş,dünyaya tanıtmış Ne büyük bir ozan Ruhu şad olsun
Yazan kalem var olsun
Çok saygılar Tacettein YILDIRIM
KUTLARIM

Cevap Yaz
Mehtap Yıldız
20 Mart 2010 Cumartesi 21:03:41
kutluyorum....

selam ve duamla....

Cevap Yaz
Özden Özpınar
20 Mart 2010 Cumartesi 20:54:34
Ne büyük mutluluk ve onur. çok büyük ozanımızı yakından tanıyan siz değerli yüreğin kaleminden sımsıcak dökülen anınızı facebookta paylaşarak anacağımız için çok teşekkür ediyorum sevgideğer dostum.sevgilerimle

Cevap Yaz
siyahgecem
20 Mart 2010 Cumartesi 20:49:21
merhaba ablam
bu ikinci gelişim sayfana iki deyil on defada gelsen senin yazılarına doymak ne mümkün ablam çok kısa yazıyorsun başlamamla bitiyor ablam yazılarını her okuduğumda yüzümde gülümsemeyle yazıyorum ben ınan da çok güzel ne güzel aşık veyseli tanımak keşke bende tanıya bilseydim bu güzel insanı ama seni dinleyince görmüş kadar oldum unutulmayacak kadar güzel bir anı sen anlat inan bana bıkmadan okurum ablam yeterkı sen yaz yazıların o kadar güzel başlamamla bitmesi bir oluyor her anın bir hayat ne güzel insanı mutlu eden anılar gelecek yazılarınıda merakla bekleyeceğimden emin olabilirsin bu gün çok misafirim geldi gitti inan aklım sende yazında kaldı kalabalıkta yazamadım kapattım kafa dağılıyor zaten yok biride konuşunca hepten gidiyor bişey kalmıyor valla .())))))))) ablam ne yapayım yaşlılık ablasının bitanesi şiirime gelmşin teşekkür edrim sevgilerimi bırakıyorum kucaklar dolusu güllerimle hoşçakal ablam

Cevap Yaz
gül peri
20 Mart 2010 Cumartesi 20:26:00


Sizin anılarınızın tiryakisi oldum efendim.Yaşadıklarınızı ünlü bir yazar gibi akıcı sürükleyici sade bir üslupla okadar güzel yazıyorsunuz ki hiç sıkmadan merakla okutturuyor.
Haddim olmayarak size bir öneride bulunmak istiyorum.Keşke bu yazdıklarınızı bir kitapta toplasanız.Ne giüzel kalıcı bir eser
bırakmış olursunuz.

Aşık Veysel!in son yıllarında ben ilkokuldaydım bizim okula gelmişti.Ben de onu tanımış olmanın mutluluğuna eriştim.
Sıraya girip elini öpmüştük.

Yazınızı beğenerek heyecanlanarak okudum.Diğerlerini de merakla bekliyoruz.
Saygılar efendim.Aşık veysel ozanımızın da ruhu şad olsun.Mekanı cennet olsun.

Bu Anlamlı günde onu andığınız için ,Allah sizden razi olsun.O bahaneyle biz de anmış olduk.

Cevap Yaz
Şadiye gürbüz(zaralıcan
20 Mart 2010 Cumartesi 20:08:16
değerli gardaş çok güzeldi vallahi nefes almadan okudum varolsın devamı gelsin
yüreğinize saglık kaleminiz hiç susmasın
saygılarımla
bu harika anıyı izinizle fecekte paylaşacağım
gurur duyuyorum bir zaralıcan bacınız olarak sizinle

Cevap Yaz
Müsadenizle
20 Mart 2010 Cumartesi 18:56:08
DEĞERLERİN UNUTULMAMASI İÇİN MÜCADELE EDEN KALEMLER, HER ZAMAN DEĞERLİDİR
HERKES ÜSTÜNE DÜŞEN GÖREVİ YAPMALI BU KONUDA
AŞIK VEYSEL, GERÇEK BİR DEĞER
VE ONUN GİBİLER
UNUTULMAMALI
TABİKİ TOPLUMDA YERLERİNİN KORUNMASINI YİNE KALEMDAŞLARI SAĞLAYACAKTIR
DEĞERLİ BİR YAZIYDI

KALEME ALINMASI, ANILMASI MUTLU ETTİ
TEŞEKKÜRLER

SAYGILAR

Cevap Yaz
lazuşağı
20 Mart 2010 Cumartesi 18:52:22


Güzel bir konu güzel bir anlatım
elinize sağlık Komutan

.......................selamlarımla

Cevap Yaz
mehmet ali unsal
20 Mart 2010 Cumartesi 18:30:52
Şairimizi çok güzel ifade etmişsiniz...
Elleriniize sağlık... Selâm ve saygılarımla...

Cevap Yaz
Emine UYSAL (EMİNE45)
20 Mart 2010 Cumartesi 18:13:19
Güzel bir konu.

Halka mâl olmuş bir sanatçıyı anlatmak ne güzel efendim. Ruhu şâd olsun...

Sizi kutlarım... sevgilerimle...

Cevap Yaz
Fatma Biber
20 Mart 2010 Cumartesi 17:29:39
Ne güzel anı, ne güzel anlatım...
Konuştuklarınızı duyar gibi oldum.
Saygısızlık kabul edilmesinden korkmasam ölüm yıldönümünde yayımlamak için bir şiirine nazire yazmak istiyorum. Bu düşünce defalarca aklımdan geçmişti, şimdi doruk noktasında.
Teşekkür ederim paylaşımınız için.
İyi ki yazıyorsunuz.
Saygılar, selamlar.

Cevap Yaz
Ahmet Sargın
20 Mart 2010 Cumartesi 17:15:29
Güzel bir paylaşım...
Aşık Veysel gibi üstadları anmak
ve gönüllerde yaşatmak biz ozanların vazifesi olmalı....
Başarı dileklerimle.....

Cevap Yaz
bahattintonbul
20 Mart 2010 Cumartesi 17:06:56
türkiyenin en büyük ozanalarından olan aşkık veyseli rahmetele anıyorum,böyle bir ustayı bize hatırlattığın içinde çok tşk ediyorum beğenerek okudum .yüreğine sağlık

Cevap Yaz
Mehmet Aktaş
20 Mart 2010 Cumartesi 16:58:40
Ellerine yüreğine sağlık değerli arkadaşım.
Ne mutlu sana ki o büyük üstadı yakından tanıma fırsatı bulmuşsun.
Anılarınızı bda güzel yazarak ölümsüzleştirmişsin.
Ellerine sağlık.
Sağlıcakla kalınız.
Bir haftadır Yenifoçadayım.İnternet kafeden yazıyorum.Selamlar dost....

Cevap Yaz
Müjgan Akyüz
20 Mart 2010 Cumartesi 16:29:11
Konu,ifade tarzı ve hissettirdikleriyle çok güzeldi.
Tebrik ediyorum,emeklerinize sağlık.Selamlarla...

Cevap Yaz
betülce
20 Mart 2010 Cumartesi 16:16:34
Aşık Veysel...Konu seçiminiz ve anlatımınız muhteşemdi.Tebrik ediyorum Tacettin Bey.

Cevap Yaz
Engin Tatlıtürk
20 Mart 2010 Cumartesi 15:44:13
Güzel bir konu.
Güzel bir anlatım.

Tebrikler.

Cevap Yaz
Sevgi Salman
20 Mart 2010 Cumartesi 15:24:55
Tacettin bey ne mutlu size ki,en çok tanımayı istediğim ve vefatını duyduğumda günlerce ağladığım çok değerli bir insanı tanıma fırsatınız olmuş...Aşık Veysel'i küçükken radyodan dinlerdim "BENİM SADIK YARİM,KARA TOPRAKTIR " bir de âmâ olduğunu duyduğumda daha bir üzülmüş ve daha fazla sevmiştim.
Yalın bir şekilde yazmış olduğunuz anınızı bir çırpıda severek okudum..
Yazan yüreğinize sağlık...Sevgi ve saygı ile

Cevap Yaz
Necdet YAĞAN
20 Mart 2010 Cumartesi 14:19:59
Sayın Tacettin Bey _ Yalın bir ifadeyle anlattığınız anıyı satır satır hissederek, yaşayarak okudum.. Büyük ozanı bir kez daha hatırlatmak kadar ince dokunuşlarla, sade cümlelerle kişiliğini ve neden büyük değer olduğunu anlatan ifade ve kalem uslalığınızı gönülden kutluyorum. Elinize, yüreğinize sağlık diliyorum. Büyük ozanın ruhu şad olsun diliyorum... Selamlarımla ve Saygılarımla...

Cevap Yaz
güşe
20 Mart 2010 Cumartesi 14:07:54
Değerli Tacettin ağabeyim.Yazılarınızı okumaktan büyük keyif alıyorum.Kaleme alışınız kadar kendi yaşantıınızdan oluşu daha bir dikkatle okumamı sağlıyor.Size gıpta ediyorum.Sayfanızda olmaktan ve sizi tanımaktan mutluyum .Hem de çok.
Selamlar,saygılar bütün kalbimle.

Cevap Yaz
meselci
20 Mart 2010 Cumartesi 13:47:32


yazdığın her satır, altın değerinde oluyor.

cevher gibisin
maşallah sadık dostum.

candan kutlarım bu harika eserini.

Cevap Yaz
ümit zeki soyuduru
20 Mart 2010 Cumartesi 13:26:40
Güzel bir anı. Aşık Veysel'i bu vesileyle bir daha anmış olduk.
Saygı ve selamlarımla.

Cevap Yaz
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
20 Mart 2010 Cumartesi 13:18:41

çok özel çok güzel bir anı ...ve değerli ozanımızı yad eden ettiren vefalı güzel yürekli bir komutan ...iyi ki varsınız iyi ki yazıyorsunuz değerli komutanım değerli şair dost ...:))
sevgim saygım her daim tebriklerimle...

Cevap Yaz
Toynak
20 Mart 2010 Cumartesi 13:09:50
diyorum da kimse inanmıyor
ne kadar şanslı bir adamsın öyle...Bastığı yerlere hasret olduğumuz bizler..senin onu yakından görmek ve köyüne evine gidebilmiş olmak..şanslısın gıcık ağabey hemde çok şanslı...nasıl kıskandım bak şimdi..bu tatlı bir kıskamnçlık biraz hüzünlü...o yıllarda küçüktük aşirleri sadece okyor ve aşıkları kırkbeşlik plaklardan dinliyorduk...,

b iz o yıllarda kısa donlarla dolaşırken sizler yurt savunmasında dağlarda yollardaydınız..bu öyküdeki en güzel yan dünya devi bir aşıkla birlikte yol almak..ne mutlu sana...

bu arada asırlık çınar olma yolunda da tek aday olma durumundasın...pir mi diyelim sana şimdi.?İhtiyarlıyorsun ha bak...)))sonra demedi deme...bana gelince daha yapacak çok işim var niyetim yok şimdilik ölmeye)))))

gerçekten çok hoş çok özel bir öykü..tadını damağımda bıraktı...yazan yüreğin dert görmesin ağabey...

artık anılarla oyalanma dönemimiz ihtiyar..kendine iyi bak)))

Cevap Yaz
flycan57
20 Mart 2010 Cumartesi 13:00:16
ruhu şad olsun değerli ustanın sizinde yüreğinize sağlık..muhteşemdi..severek okudum..tebrikler..saygılar selamlar..

Cevap Yaz
AHMET ACAR
20 Mart 2010 Cumartesi 12:50:12
Evliya çelebi seyahatnamesinde: Çok şiddetli kıştı, bir kedi
damdan, dama atlarken havada dondu, kaldı. Kışa sormuşlar,
Nerelisin diye kış da aslen Erzurum’ luyum ama Sivas’ta oturuyorum demiş. Kasabanın yaşlıları böyle bir kış görmedik
diyordu.
Şarkışla tarihinin en acımasız kışını yaşıyor. Sivas ve Kayseri nin tam ortasında tüm yolları kapalı. Dünya ile iletişimi kopuk. Şehir suyu donmuş. Karları eriterek su elde ediyoruz. Meyve yok, sebze yok. Elektrikler kesik. Tecrit edilmiş gibiyiz. Mesai radara çıkamıyor. Nöbetçi arkadaşların ihtiyaçları, Diyarbakır’dan gelen helikopterlerle havadan radara atılarak karşılanıyordu. Bir yokluk ki sorma. Kasabada herkes istediğini değil bulduğunu alıyor. Hasta olanın vay haline.
Tüm hizmetlere kara kış ambargo koymuş. Merkez komutanlığında nöbetçiyim.
Kısa dalga polis radyosundan sesi bir alçalıp bir yükselen şarkıları dinliyorum. Dışarıda kutup soğukları, nöbetler yarım saatte bir değişiyor. Nizamiye görevlisi odama girip,
“ Komutanım birileri sizi görmek istiyor”
“ Kimmiş”
“ Tanıyor gibiyim ama”
“Gelsinler oğlum”
Sıcak odaya iki kişi giriyor. Tanıyorum Âşık Veysel ve oğlu
“Oooo buyur âşık baba hoş geldin hayrola bu kış kıyamette”
tokalaşırken elim iki ellerinin arasında,
“ Sorma evlat ameliyat oldum. Ankara’dan, Sivas a oradan Hanlı köyüne kızakla da buraya geldim. Köyüme gideceğim”
Elleri buz, yüzü sapsarı
“ Otur baba sıcak bir şeyler ikram edeyim açmısın”
“ Sağ ol evlat beni köyüme götürün başka bir şey istemem”
“ Dur hele komutana haber vereyim misafirimiz ol”
postayı çağırıp karınlarını doyuruyorum. Sobaya yakın oturmak çok hoşuna gitti. Sohbet ettik. İkram ettiğim votkayı keyifle içti. Isınmış çokta rahatlamıştı.
“ Evlat sen buraların çocuğusun sesinden anladım”
“ Evet, âşık baba Sivaslıyım. Zara kazasından” Çok şaşırmıştım.
Durumu komutana telefonla kısaca anlattım. Hemen geldi. Makam odasındayız. Âşık yan taraf odada.
“ Tacettin tüm yollar kapalı mesai çıkamıyor”
“Evet, komutanım biliyorum ama bende kendisine durumu anlattım çok istiyor köyüne gitmeyi”
“Allah, Allah onu birkaç gün misafir edelim”
“ Ameliyat olmuş bir an evvel köyümde, köyüm diyor”
Geldiği yerlerde çok ısrar etmişler kalmamış”
“ Hay Allah çattık desene”
“ Köyü ne kadar uzaklıkta”
“Yirmi dört kilometre”
“ Şaşırdım kaldım. Bu iş risklide”
“Haklısınız komutanım. Ama bu kişi Aşık Veysel bütün dünya bu adamı tanıyor kafası atar. Bir şiir yazarsa, bizi el aleme reklam eder” Bu sözüm komutanı endişelendirmişti. Kararsızlığı gitmiş. Birazda rahatlamıştı.
“Offf hadi yanına gidelim”
Karşılıklı sohbetleri devam ederken komutan tamam demişti. Bende kar makinesi şoförü,Cücük ustayı çağırtıp, ậşığı götüreceğimiz arabanın kontrollerine nezaret ediyordum. Tüm hazırlıklarımız tamamdı.Yanıma votka aldım. Termosa’da çay
doldurdum. Vedalaştıktan sonra komutanımız
“ Tacettin köye varınca beni ara, hemen dönün telsizde bizzat ben olacağım”
“ Emredersiniz komutanım”
Kar makinesi büyük bir gürültüyle çalışıp hareket etti. Ben aşık, oğlu ve şoförümüz onu takip ediyoruz. Bir tipi ki sorma göz, gözü görmüyor. Etrafımızda hiçbir canlı yok. Cam silecekleri yetişmiyor. İnip elle temizliyoruz. karları önden alıp yüz, yüzeli metre ileriye savuran büyük kar dozerini çok yakından takip ediyor, biraz geride kalırsak amansız tipi yolu tekrar kapatıyordu.
Doldurduğum votkayı bir dikişte içen aşığa merakla,
“Âşık baba hayat hikâyeni birde senden dinleyelim. Kendini
yormadan anlat yolumuz çok uzun sürecek gibi”
Unutamadığım o eşsiz ses tonuyla anlatmaya başladı. Küçükken çiçek hastalığa yakalandığını, ölümlerden döndüğünü, bir gözünü kaybettiğini, diğer gözünün babasının kendisi için yaptığı ağaçtan
oyuncağı almak isterken sivri çubuğun batmasıyla kaybettiğini, çok yoksulluk çektiğini, üç telli sazını, Atatürk için yazdığı bir destanı bizzat kendisinin okuyup sunmak istediğini,ama bir türlü nasip olmadığını, askerlik yapamadığı için çok üzüldüğünü,renklerden bir tek kırmızıyı hatırladığını, yeşili hissettiğini, kendisini bırakıp kaçan hanımını, Sivas lisesi müdürü ünlü yazar Ahmet Kutsi Tecer’i, köy enstitüleri kurucusu
Hasan Ali Yücel’i ve onlardan büyük yardımlar gördüğünü, bakanlar kurulu kararıyla 1965 yılından beri güzel Türkçe’mize birlik ve beraberliğimize katkılarından dolayı, 500 lira maaş bağlandığını, köyüne yol, su, elektrik getirttiğini anlattı.
Bir dünya devi ile yan yanaydım. Çiçek hastalığından dolayı yüzünde, oluşmuş sayısız nokta büyüklüğündeki çukurları, kırış, kırış alnının altındaki görmeyen gözleri, aşığa ayrı bir gizem veriyor. Fötr şapkada bir başka duruyordu. Büyük ozan diliyle söylüyor. Yüreğiyle görüyordu. Hiçbir eğitim almamış. Kızılırmak gibi, coşup gönüllere çağlayarak akmıştı. Can kulağı ile dinlerken bir bardak votka daha verdim. Kızaran yüzüne neşe dolmuştu.

İlk ölen çocuğunun acısını hala unutamadığını, buruk bir ses tonuyla anlattı. Çok emeği geçen ellerinden tutup yıllarca gezdiren ablasından bahsederken sesi minnet ve şükran doluydu. Beni tanrı kör etti ama dünya ya da tanıttı derken çok mutluydu. Sevdim mi her şeyi görürsün ben en çokta toprak kokusunu seviyorum demişti.
Tüm şiirlerinde doğayı insan sevgisini işlemiş hiç bir akımın tarafında olmamıştı. Yirmi dört kilometreyi kazasız belasız dört buçuk saatte almıştık. Aşığın köyünde bir bayram havası vardı.
Epey uğraşılardan sonra köye geldiğimizi komutana telsizle ilettim. Geç olduğu için sabah gelin demişti. Bir eşi daha yaşanamayacak kadar muhteşem bir gece geçirdik. Tüm köy oradaydı. Saz çaldı. Türkü söyledi. Şiirlerinden okudu. Geç vakitlere kadar sohbet ettik. Çift döşekli yün yataklarda sabun kokan yorganlarda yattık. Tadını unutamadığımız köy kahvaltısını yapıp vedalaşırken elini öpmek istedim. Müsaade etmedi. İki elleriyle yanaklarımı okşayıp alnımdan öpmüştü. O, Günden beri nerede Âşık Veysel’le ilgili bir sohbet olsa kendimde bir ayrıcalık hissederim.
Bir gün Kayseri’ den, Sivas’ a giderseniz Şarkışla’ dan geçeceksiniz. Büyük ozan Aşık Veysel’ in köyü Sivri alan’ a gidiniz, müze olarak düzenlenen yaşadığı evi ziyaret ederken, aşığın size baktığını, üç telli sazının sesini ve büyük ozanın kokusunu duyar gibi olursunuz. Ruhun şad olsun koca ozan. 21 mart 1973 Aşık Veysel’in ölüm yıldönümüdür.

sevgili kardeşim güzel yüreğine sağlık beni de alıp götürdün geçmiş günlerime.kalemine sağlık güzel bir çalışma veysel boşa dememiş demekki dostlar beni hatırlasın.vefalı yüreğini tebrik ediyorum.

Cevap Yaz
mahperi1968
20 Mart 2010 Cumartesi 12:25:50
Çok duygulandım Üstadım.Çok güzel bir anı.Bu vesile ile Aşık Veysele Rabbimden rahmet diliyorum.Bu kadar hoş bir anıyı bizimle paylaştığınız için teşekkürler üstadım.Ellerinize,emeğinize sağlık.Selam ve saygılarımla

Cevap Yaz
eyüp DEMİRCİ
20 Mart 2010 Cumartesi 12:22:55
... pes !....
... böyle bir anıyla yaşıyorsun
... ve haala tv lara çıkamadın Modern Mevlana
... kimbilir daha ne öyküler vardır sende
... ve kimbilir daha ne sevgiler
... allah kör eder ama
... öyle bir sevgi bahşederki kalbine
... o yürekle görürsün dünyayı
... ve insanları
... tıpkı aşık Veysel gibi !...

... canına sıhhat ömrüne bereket
... sana ailene ve dostlarına sevgiler
... saygılarımla koca şairim,

Cevap Yaz
zalimleriçinyaşasıncehenn
20 Mart 2010 Cumartesi 11:59:56
,USTA KALEMİNE SAĞLIK .KUTLUYOR VE ALKIŞLIYORUM SENİ

Cevap Yaz
Ahmet ÖRNEK
20 Mart 2010 Cumartesi 11:55:27
değerli ağbeyim unutlması mümkün olmayacak
bir anı paylaşmışsınız... o büyük insanı görmeyi
o kadar isterdim ki...
ne güzeldir o köy evlerinde sohbetler
hele birde ozan varki sohbetin içinde...
ülkem değerlerine canla başla sahip çıkan
saygı değer büyüğüm her dem saygılarım sonsuz size bilesiniz.

Cevap Yaz
Eser Akpınar
20 Mart 2010 Cumartesi 11:52:24
Her zaman ki gibi okunası bir dille aktarmışsınız, bu güzel anınızı. Bunu söylemek bile gereksiz. Çünkü sizin yazılarınız hep bu kalitede.

Bence önemli olan böyle büyük bir ustanın ölüm yıldönümünü bizlere anımsatmanız. Bu anıyı paylaşmasaydınız kaçımız hatırlayacaktık acaba? Utandım. Dürüstçe. Kendi adıma.

Teşekkürlerim ve saygımla...

Cevap Yaz
Nermin Kaçar
20 Mart 2010 Cumartesi 11:46:23
Tacettin Abi, yazınızı okurken, bir anda duygu seline kapıldım sanki. O kadar güzel anlatmışsınız duygularınızı ve o anları. Tebrik ediyorum sizi. Harika bir yazıydı ve günün yazısınıo şimdiden tebrik ediyorum. Saygım sonsuz.

Cevap Yaz
DEDEKORKUT38
20 Mart 2010 Cumartesi 11:33:00
"Arzusun çektiğim SİVRİALAN KÖYÜ
Serindir havası, soğuktur suyu
Yâr mendil göndermiş yadigâr deyi,
AĞLA GÖZYAŞINI SİL diye yazmış."

Başka bir şiirinden:
Üç yüz on'da gelmişidim cihana
Dünya'ya bakmadım ben kana kana
Kader böyle imiş, ÇİÇEK BAHANE
Levh-i kalem kara yazmış yazımı.

Çocukluğumuzdan beri dinlediğimiz türküleri ile birlikte yaşadık. Okumya başladığımda hemen hemen tüm şiirlerini okudum. Birçok şiiri de ezberimdeydi. Aklımda kalan bu dörtlükler, o günlerden kalanların parçalarıdır.
Aynı yörenin insanı olduğumuzdan, bize hiç yabancı değildi büyük ozan.
1973 yılında Gökçeada Atatürk İlköğretmen Lisesi'nde öğrenci iken vefatını öğrendiğimde büyük bir üzüntü duymuştum. Aynı hafta içinde merhum Halk Şairi amcam Habib KARAASLAN'I da kaybetmiştim, üzüntüm daha da büyümüştü...
Habib KARAASLAN ile ilgili araştırmalarımda gördüm ki, usta ozanımızla Ankara'da uzun bir süre arakadaşlıkları varmış. Zamanın edebiyatçıları onları koruyup kollamışlar. Hasanoğlan Köy Enstütisi'nde birlikte çok kalmışlar. Ahmet Kutsi Tecer, Hasan Ali
Yücel, Vehbi Cem Aşkın, Behçet Kemal Çağlar halk ozanlarına sahip çıkmışlardı. Hasan Ali Yücel Milli Eğitim Bakı iken merhum amcama şöyle demişti: "Habib, bir halk ozanının eriyip gitmesine gönlüm razı olmaz. Seni bugün Hasanoğlan Köy Enstütisi'nde işe başlatıyorum, hayırlı olsun..."
O günün siyasileri ve edebiyatçıları HALK adamı olduklarından insanlarımıza değer veriyorlardı. Bugün de kendi akrabaları ile aynı düşüncede olanları yaşatmaktan başka çanaları yoktur.
Ustaca yazılmış anınızı bir solukta okudum. Büyük ozanımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Paylaşımnlarınız için de size teşekkür ediyor, güzel yazılarınızı bekliyorum.

Cevap Yaz
Son Damla
20 Mart 2010 Cumartesi 11:11:50
Bu duyarlı yüreği ALKIŞ İLE YÜREKTEN KUTLARKEN ... Yazıya ve Yüreğe Şiir diliyle bir güzellikte benden ÖLÜMYIL DÖNÜMÜ Münasebetiyle...

Aşık Veysel..Yaşıyorsun halk ozanı

Çocuk yaşta yitirmişsin gözün nur ışığını
Aşmışsın küçük yaşta dünyayı
Yıkmışsın bütün zorlu duvarları
Serpmişsin her yüreye sevdanı

Dillerde dolaşmışsın an be anı
Acılar yıldıramamış sende canı
Saz ile dile getirmişsin vuslatı
Olduğun gibi kalmışsın atmışsın şanı

Şöhrete kapılmamış kapatmışsın kapıyı
Halka açmışsın varını bağrını sazını
Nesillere bırakamamışsın yasını gamını
Sen ölemezdin ölmedin yaşıyorsun halk ozanı

24.03.2009
Seyfi Yiğit
..............................Güzel anlamlı bir yazı okudum ANLATIM TAM Puan...En derin Saygılarımla...


Cevap Yaz
melahat çetinkaya
20 Mart 2010 Cumartesi 11:08:24
SEVGİLİ DOSTUM ,SEN YAZMIYOR ADETA YAŞIYOR VE YAŞATIYORSUN BİZE HER ANINI .DAHA O YILLARDA BİLE BU GÜZEL ANIYI YAŞAMA AYRICALIĞIN BUGÜNLERİN MÜJDECİSİYMİŞ .HERKESİN GÜZEL ANILARI VARDIR .AMA KAÇ KİŞİ SENİN KADAR GÜZEL ANLATIR Kİ ..GEÇEN YAZINA YAPTIĞIM YORUMU TEKRAR HATIRLATIYORUM .ARTIK BUNLARI KİTAPLAŞTIRMALISIN Kİ ,DAHA ÇOK KİŞİ OKUSUN .
GÜZEL YÜREĞİNE ,USTA KALEMİNE SAĞLIK .KUTLUYOR VE ALKIŞLIYORUM SENİ

Cevap Yaz
serapatay
20 Mart 2010 Cumartesi 11:06:49
Anılarınızı kaleminizden dinlemek çok güzeldi .
SEVGİLER SELAMLAR ARKADAŞIM.

Cevap Yaz
aşık komani
20 Mart 2010 Cumartesi 11:01:27
bir sivaslı olarak vede yakın köylüsü olarak ölmeden elini sıkmak nasip olmadı veysel banın gurbet el yoksulluk beni ayırdı yurdumdan köyümden allah ruhunu şadetsin ne mutluki sana nasip olmuş ölümünden önce görmek aslan hemşerim senin yazını okurken hem okudum hemde ogittiğin yolları yazınla gittim hanlı bedirliden geçtim sıcak çerme doğru hayaledip çıktım çok güzel bir anını okudum ne güzel yazmışın sabah sabah aşık komani gardaşıyın içine ataş saldın oraları gezdirdin var ol can hemşerim

çok sağol saygılar selamlar varol yürek sesin var olsun saygılarla kal

AŞIK KOMANİ

aşık komani tarafından 3/20/2010 11:08:40 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
canandemirel
20 Mart 2010 Cumartesi 10:40:03
çok büyük bir keyifle okudum ....çok güzel yazmışsınız .... AŞIK VEYSEL'E RAHMET DİLYORUM.....
sayenizde Aşık Veysel'i anmış oldum ve teşekkürlerimi iletiyorum size.....

canandemirel tarafından 3/20/2010 10:40:24 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
handan akbaş
20 Mart 2010 Cumartesi 10:19:33
Usta bir kalemin,o yıllarda büyük ustayla tanışması...Her zamanki gibi akıcı ,okutturan bir üslub,ellerinize sağlık,sanki sabah sabah sizinle o kar aracıyla biz de yollardaydık.Aşık Veysel üstada da Rabbimden rahmet diliyorum,saygı ve dualarımla.

Cevap Yaz
handan akbaş
20 Mart 2010 Cumartesi 10:16:34


handan akbaş tarafından 3/20/2010 10:20:28 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Mustafa Sakarya
20 Mart 2010 Cumartesi 10:15:25
İnanın ne büyük bir onura nail olmuşsunuz Tacettin abi. Ayrıca finale doğru Veyselin hayatını anlatışınız o kadar duygu doluydu ki, bir ara nemlenen gözlerimden dolayı yazıyı okumakta zorluk çektim. Ruhu şad olsun. O bizler için büyük ama çok büyük bir değerdi.

Kıymetli anınızı paylatığınız için çok teşekkür ederim.

Cevap Yaz
Aysel AKSÜMER
20 Mart 2010 Cumartesi 10:08:06
Vatanımızın bağrından çıkmış olan ve bizim öz be öz bir değerimiz olan büyük ozan Aşık Veysel'i tekrar kaleme alıp yaşattığınız ve bizlere bizzat canlı tanık olarak tanıttığınız için ne kadar teşekkür etsem azdır. Aşık Veysel bugün hala dinleniyorsa bu onu ne kadar evrensel bir sanatçı olduğunu gösterir. Türküler bizim yaşanmışlıklarımız tabi ki Aşık Veysel de öyle. Siz onu tanıma şerefine nail olmuşsunuz ne mutlu size. Değerli paylaşımınız için tekrar teşekkür ediyorum. Saygılarımla....

Cevap Yaz
zaralıeren
20 Mart 2010 Cumartesi 09:56:18
Hatıranı okurken sizin adınıza sevindim. Kendi adıma üzüldüm. siz onu dünya gözüyle görmüşsünüz ben ise bir sivaslı olarak Veysel babayı göremedim ne mutlu size

yazınıza gelince ö kadar güzel ifade etmişsınızki o yolculuğun içinde kendimi gördüm yaşadım

var olsun komurtanımın hemşerimin yüreği saygı ve selamlarımla

Cevap Yaz
sevgidamlalarim
20 Mart 2010 Cumartesi 09:56:03
sizi kıskandım desem inanırmısınız, ne kadar şanslısınız tacettin bey o anı nız sizi gerçekten ayrıcalıklı kılmış,aşık veysel dünya çapında bir idol onunla gün geçirmek hayatınızda mutlaka farklı bir yeri olacaktır herkese nasip olmaz .üstadımız nur içinde yatsın yattıgı mekan cenneti olsun çok teşekkür ediyorum bu anınızı anlatarak bizide özel hissttirdiniz .kutlarım şairimi selam ve saygılarımla...

Cevap Yaz
İsa inan
20 Mart 2010 Cumartesi 09:31:40
merhaba usta ne demeli bilmem ki söz de sususp kalıyor bazen yürekte
Allah gani gani rahmet eylesin
bu akşam Usta için bir etkinliğimiz var kültür merkezinde
Ben giderim adım kalır dostlar beni hatırlasın
keşke bizleri de böyle hatırlayanlar olsa
umutla kalın usta
aşkla kalın
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN

Ben giderim adım kalır,
Dostlar beni hatırlasın.
Düğün olur, bayram gelir,
Dostlar beni hatırlasın.

Can bedenden ayrılacak,
Tütmez baca, yanmaz ocak,
Selam olsun kucak kucak,
Dostlar beni hatırlasın.

Açar solar türlü çiçek
Kimler gülmüş, kim gülecek
Murat yalan, ölüm gerçek,
Dostlar beni hatırlasın.

Gün ikindi akşam olur,
Gör ki başa neler gelir,
Veysel gider, adı kalır
Dostlar beni hatırlasın


AŞIK VEYSEL



Cevap Yaz
babidim
20 Mart 2010 Cumartesi 09:30:39
Muhteşemdi!
Ne denebilir ki?
Okudum, daldım gittim...
Müthiş bir anı. Belgesel diyorum artık...
O'nun Kata Toprak şiirini hiç unutmam... Ezeberimdedir hep...




KARA TOPRAK


Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sadık yarim kara topraktır.
beyhude dolandım, boşa yoruldum
Benim sadık yarim kara topraktır.
Nice güzellere bağlandım kaldım
Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum
Her türlü istediğim topraktan aldım
Benim sadık yarim kara topraktır

Koyun verdi, kuzu verdi, süt verdi
Yemek verdi, ekmek verdi, et verdi
Kazma ile dövmeyince kıt verdi
Benim sadık yarim kara topraktır

Adem'den bu deme neslim getirdi
Bana türlü türlü meyve bitirdi
Her gün beni tepesinde götürdü
Benim sadık yarim kara topraktır.

Karnın yardım kazmayınan, belinen
Yüzün yırttım tırnağınan, elinen
Yine beni karşıladı gülünen
Benim sadık yarim kara topraktır

İşkence yaptıkça bana gülerdi
bunda yalan yoktur herkes de gördü
Bir çekirdek verdim, dört bostan verdi
Benim sadık yarim kara topraktır.

Havaya bakarsam hava alırım
Toprağa bakarsam dua alırım
Topraktan ayrılsam nerde kalırım
Benim sadık yarim kara topraktır.

Bir dileğin varsa iste Allah'tan
Almak için uzak gitme topraktan
Cömertlik toprağa verilmiş Hak'tan
Benim sadık yarim kara topraktır.

Hakikat istersen açık bir nokta
Allah kula yakın, kul da Allah'a
Hakkın gizli hazinesi toprakta
Benim sadık yarim kara topraktır.

Bütün kusurumu toprak gizliyor
Melhem çalıp yaralarım düzlüyor
Kolun açmış yollarımı gözlüyor
Benim sadık yarim kara topraktır.

Her kim ki olursa bu sırra mazhar
Dünyaya bırakır ölmez bir eser
Gün gelir Veysel'i bağrına basar
Benim sadık yarim kara topraktır.

AŞIK VEYSEL


Gönlünüze sağlık efendim...

Cevap Yaz
kurtoviç
20 Mart 2010 Cumartesi 09:23:02
Ozanımızı misafir etmek,misafiri olmakla gerçekten ayrıcalıklısınız Tacettin ağabey.

"Büyük ozan diliyle söylüyor. Yüreğiyle görüyordu. "

Bu güzel anınızla,"Halk ozanı" mızı,Veysell'imizi anmış,hatırlamış olduk.
Bedri beye de katılıyorum.O size el vermiş,yazmak borcunuz var...

Varolun hep.Selam,saygı.

kurtoviç tarafından 3/20/2010 9:31:00 AM zamanında düzenlenmiştir.

kurtoviç tarafından 3/20/2010 4:14:11 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Davidoff
20 Mart 2010 Cumartesi 09:21:43
Çocukluğumuzdan beri ders kitapları dahil çeşitli kitaplarda Aşık Veysel ile ilgili kimbilir neler okudum.Fakat ilk kez kendisi ile yemek yiyen,yolculuk yapan,sohbet eden birisinin kaleminden paylaştıklarını okudum
Samimiyetimle söylüyorum bitmesini istemedim.RAHMET DİLERİM.

SAYGIYLA.

Davidoff tarafından 3/20/2010 9:39:31 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
N. B. Ç.
20 Mart 2010 Cumartesi 09:04:02
Bu büyük ustayı bizzat görüp, sohbetinde bulunmuşsunuz ne güzel ve ne kadar şanslısınız.
Mükemmel anlatımınız da girince ortaya harika bir yazı çıkmış.
Allah Rahmet eylesin ozanımıza ve sizden de Allah razı olsun bize anlattığınız için.

Cevap Yaz
Murat Çakır (şeker29)
20 Mart 2010 Cumartesi 08:59:28
türkiyenin en büyük ozanalarından olan aşkık veyseli rahmetele anıyorum,böyle bir ustayı bize hatırlattığın içinde çok tşk ediyorum beğenerek okudum

Cevap Yaz
Fikret TÜRKER
20 Mart 2010 Cumartesi 08:42:05
Ne büyük şans, ne büyük şeref sizinki ! Tacettin Bey, benim gibi düşünen ve kıskananlarınız olacağından emin olun.
O, gerçekten çok müstesna, olağan üstü insanlarımızdan biriymiş. Allah rahmet eylesin.

Bu çok değerli anının, anlatış biçimi de takdire değer..

Cevap Yaz
ayhansarıkaya
20 Mart 2010 Cumartesi 08:11:36
Bir gün Kayseri’ den, Sivas’ a giderseniz Şarkışla’ dan geçeceksiniz. Büyük ozan Aşık Veysel’ in köyü Sivri alan’ a gidiniz, müze olarak düzenlenen yaşadığı evi ziyaret ederken, aşığın size baktığını, üç telli sazının sesini ve büyük ozanın kokusunu duyar gibi olursunuz. Ruhun şad olsun koca ozan. 21 mart 1973 Aşık Veysel’in ölüm yıldönümüdür.

Tacettin ağbey, o yüce insanı bu güzel ve anlamlı yazınızla bizlere tekrar anımsattığınız için sizlere binlerce teşekkürler...

Sevgilerimle...

Cevap Yaz
AYSE 09
20 Mart 2010 Cumartesi 08:04:56
GÖNÜL SESİNİZ DİNMESİN
GÜZEL BİR ANIYDI
büyük ozanı bize hatırlattığınız için çok teşekkür ediyorum
ALLAH razı olsun
saygı ve dualarımla

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.