tacettin yıldırım
69 şiiri ve 86 yazısı kayıtlı Takip Et

Eşşek şakası



EŞŞEK ŞAKASI

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 17.11.2013 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

EŞŞEK ŞAKASI

Turan bey yataktan kalkıp ortalıkta seme seme dolanırken, eşinin hiç sevmediği ses tonuyla karşılaştı.

“Bu eşek şakaları daha nereye kadar, hımbıl herif, sende onlara bir şeyler yapsana, ne aptal adamsın ya, şaka diyorsun da bunun dozu kaçmadımı? Bak kafamın tasını attırma kahvehaneye gelip hepsini rezil edeceğim bilesin”

“Aman hanım ne diyorsun bunlar iyi insanlar beni sevdikleri için yapıyorlar. Sakın böyle bir şey yapma.”

“Sus ebleh herif herkes seninle alay ediyor. Bu nasıl arkadaş gurubu, geçen gün yeni aldığın montu değiştirdiler. Rengi aynı ama eski bir mont bırakmışlar. Kıyma al dedim içinden kâğıt parçaları çıktı. Bu ne ya, hepsi bir olup, tüm kağıt oyunlarını sende bırakıyorlar. Salak mısın? Biraz karşı çıksana?”

“ Olsun hepsi benim arkadaşlarım, beni çok seviyorlar. Başka nereye gidebilirim. Evde senin dırdırından daha iyi”

“Bak hala savunuyor ne cins adamsın ya, telefonunu değiştirdiler bir hafta sonra fark ettin. Şemsiyenin değiştirilmesine bir şey demedim. Sen diyorsun, her gün aynı lokantada aynı yemeği yiyorum her zaman farklı para alıyorlar. Neden bu tür şakayı hep sana yapıyorlar hiç kendine sordun mu?”

Sözün bittiği yerdi. Öfkeli hanımına hiçbir şey diyemedi. Kahvaltı yapmadan evden çıktı. Düşünceli, düşünceli yürürken bir türlü cevabını bulamadığı soruyu hep kendine sordu. Neden hep bana
Bu tür şakaları yapıyorlar. Halbuki kalabalık bir arkadaş gurubum var neden hep ben, hanımının dediği gibi çok aptal birimiydi? Veya kendine yakıştırdığı çok hoşgörülümüy dü?
Müsteşarlık dönemindeki ihtişamını hatırladı. Her gittiği yerde herkes söğüt ağacı gibi salkım, salkım yerlere eğilir. Her sözü pür dikkat dinlenir, herkes gözünün içine bakardı.

Kendisi istemese de ayakları onu kahvehaneye götürdü.

Avını bekleyen çakal sürüsü yine karşısındaydı. Guruba her daim hükmeden Şükrü Bey:

“Vay sayın müsteşarım, gözümüz yolda idi hoş geldin”

“Sağ olun var olun hoş bulduk”

“Hadi oyuna başlayalım. Oğlum kağıtları getir çayları tazele,”

“ Tabii hadi oynayalım”

Şükrü beyin gözleri ışıldamıştı av ökseye düşmüş, gırgırda başlamıştı. Oyun oynanıyor. Herkes turan beyin üstüne yükleniyordu.

Turan bey görmeden birbirlerine işaret edip, sürekli çayları tazeliyorlardı.
Masada kalabalık artmış doğruyu oynasa bile hep bir ağızdan yanlış oldu deyip dediklerini yaptırıp dalga geçip kahkahalarla gülüyorlardı.

Birden Turan Bey ceketinin yan cebine giren ele dikkat kesildi. Eliyle cebini yoklarken bir avuç para demetini elinde buldu. Çok şaşırdı, hiçte bir şey söylemedi. Parayı hepsinin gözü önünde ceketin iç cebine koydu. Her zamanki saflığı ile oyuna devam etti.
Oyun Turan Beyde kalmıştı. Hesabı istedi. Ödeyip,

“ artık gitmeliyim. Teşekkür ederim. Çok hoş vakit geçirdik yarın görüşürüz” deyip ayağa kalktı.

Kalabalık sessizliğe gömüldü. Şükrü bey:

“Turan bey parayı verir misin? şaka yapmıştık, paraları senin cebine bizler koyduk tüm arkadaşlar bu işin içinde”

Sesinin olanca gücüyle bağırmaya başladı.

“Ne parası benim olan parayı neden verecekmişim. Bu kadarına da pes doğrusu terbiyenin de bir sınırı var. Ben o kadar aptal biri miyim?”

Kahvehanedeki herkes oyunlarını bırakmış merakla Turan
Beyi dinliyorlardı.

Şükrü bey şaşırmış, kahkaha atan suratı birdenbire kıp, kırmızı kesilmişti.

“Ama Turancığım biz şaka yaptık”

“Kes be her zaman her yaptığınız şakamıdır? Belki de benim paramdan aldınız dur bir sayayım”

Cebinden çıkardığı demeti acele, acele saydı.

“Bak içinden almışsınız burada dokuz yüz elli lira var tamamı bin iki yüz elli liraydı. Ben almasını bilirim.”

Telefonu çıkarıp 155 şi aradı bulunduğu yeri polise tarif etti hiçbir şey olmamış gibi yerine oturdu.

Kahvehaneye yakın olan karakoldan iki polisin gelmesi çok uzun sürmedi. Gelen polislere tüm gurubu göstererek şikayetçi olduğunu söyledi. Hepsi önde polisler arkada kahvehaneyi terk ederken kalanlar şaşırmış aval, aval birbirlerine bakıyorlardı.

Karakol amiri hepsini tek tek dinledi. Donanımlı, geçmişi şatafatlı kişiler olduğunu anlamıştı. Onlara son bir şans vermek isterken çok sevecendi.

“Bakın sevgili büyüklerim ben hepinizi on dakika yalnız bırakıp sonucu bekleyeceğim. Konuşup anlaşın, ben gelince birer çay içer olayı hiç olmamış gibi kabul ederim”

Diyerek makamından ayrıldı.

Ortam buz gibi olmuş. Hepside alabildiğine huzursuzdu. Şükrü bey çaresiz Turan Beye rica etti. Adam Nuh diyor, peygamber demiyordu. Devamlı eksik olan meblağı istiyor, başka bir şey söylemiyordu. Pabucun pahalı olduğunu kabul eden Şükrü Bey Turan Beyin tüm isteklerine boyun eğmiş. Tek isteği bir an evvel bu tatsız olaydan kurtulmaktı. Aralarında istenilen parayı denkleştirip Turan Beye uzatırken sadece seninle sonra görüşürüz der gibi bir bakış fırlattı. Şaşkın, şaşkın karakolu terk ederken hepsi saunadan çıkıp buz dolu şok havuzuna düşmüş gibiydi.
Dışarıda arkadaşlarına,

“ Bu adamı çok hafife almışız. Nasıl bizi dize getirdi. Çok akılıymış. Biz her gün ona şaka yapardık ama o bize bir defa yaptı. Tam yaptı Boşuna müsteşar yapmamışlar”

Amirle baş başa kalan Turan Bey:

“Amirim seni meşgul ettik. Anlayışınıza çok teşekkür ederim.
Tutumunuz takdire şayandı. Şimdi ben polis güçlendirme vakfına bağışta bulunmak istiyorum lütfen bunu kabul edin”

Guruptan aldığı bin iki yüz elli lirayı masanın üzerine koydu. Kesilen makbuzu alırken çok mutluydu, karakolu terk ederken arkadaşlarını düşündü.

Bu ders onlara çok pahalıya mal olmuş. Bir çayı içerken bin türlü bahaneler bulanlar yüzlerce çay parasını elinden kaçırmıştı.

Turan bey olaydan sonra guruba uzak durdu. Kahvehanedeki havası artmış. Saygınlığı yükselmişti. Hiç kimse ona takılmak cesaretini bir türlü gösteremiyordu.


Beğen

tacettin yıldırım
Kayıt Tarihi:16 Kasım 2013 Cumartesi 13:40:45

EŞŞEK ŞAKASI YAZISI'NA YORUM YAP
"EŞŞEK ŞAKASI" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
ummueytem
8 Mart 2014 Cumartesi 06:07:16
çok güzeldi

akıcı ve başarılı bir çalışma

tebrikler

Cevap Yaz
Mehmet Aktaş
11 Aralık 2013 Çarşamba 12:20:03
Değerli arkadaşım,
Yazınızı bir solukta okudum.Yine harika olmuş.
Kutlarım kaleminizi.
Sağlıcakla kalınız...

Cevap Yaz
Nilgün Akçay
7 Aralık 2013 Cumartesi 22:13:44
Özverinin bazen karşımızda ki İnsanlara hadsizlik yaptıracağını hep göz ardı ediyoruz. Şefkat duygusundan yoksun olanlar tavırlarında kabalaşarak karşısında ki İnsanları kırmaktan çekinmiyorlar. Bir sille dokundu kiminin yüreğine kiminin yüzüne.

Geç kalınmışlığımın kusuruna bakılmaz inşallah. Çok özlemişim ders kokan yazılarınızı...

Çokça sevgiler...

Cevap Yaz
Oya gedik
7 Aralık 2013 Cumartesi 19:12:04
Komutanımız yazarda ben okumazmıyım,

evet efendim,

şakanın da bir sınırı vardır elbet, sınırı geçince haddini bilmezlik
incitir kırar gönülleri, kar suyu kaçtı kulaklarımıza, ders güzel di...
Beğeni ile okumak ders almak kaleminizin izlerininden ne güzel...
Saygılarımla...

Cevap Yaz
canandemirel
4 Aralık 2013 Çarşamba 09:24:11
Tacettin bey ders verici yazıyı keyifle okudum. Yazılarınızı özlemişim.
Tebrikler. Sevgiler...

Cevap Yaz
Hicran Aydın Akçakaya
2 Aralık 2013 Pazartesi 11:10:31
şakanın da
sabrın da
hoşgörünün de bir sınırı vardır ama değil mi?

oh olsun ne güzel ders vermiş Turan bey arkadaşlarına...

kutluyorum Tacettin abi...
saygımla...

Cevap Yaz
siyahgecem
24 Kasım 2013 Pazar 11:34:44
canım kardeşim bu demektirki kıssadan hisse vallahi çok özlemişim güzel yazılarını anlatımlarını ablam yüreğine binlerce selam olsun ders vermek bu olsa gerek :)

Cevap Yaz
YAKAMOZ ŞİİRLER
24 Kasım 2013 Pazar 03:27:30
Öncelikle sitemizin mizah ustası değerli komutanımıza yeniden hoş geldiniz derken,güzel yazılarınızı çok özlemiştik diyorum.
Bir daha bu kadar uzun süre mahrum etmeyin bizi değerli kaleminizden .

Ağlayan ve ağlatanın çok ,gülen ve güldürenin az olduğu ülkemizde ,insanı gıdıklamadan ,güldüren düşünderen kaliteli yazarları bulmak zorlaştı iyice .

*Okumak cehaleti alır ama eşeklik baki kalır *sözü sanırım Turan Bey'in arkadaşlarına cuk oturuyor .
Bizde çoktur böyle densizler ve bunların şaka anlayışına da EŞEK ŞAKASI derler .
Öykünüzün kahramanı Turan Bey'le de gereken dersi verdirmişsiniz böylelerine .
Kıssadan hisse budur işte .
Düşünen beyninize,yazan elinize ,duyarlı koca yüreğinize sağlık komutanım .Siz hep yazın biz de merak ve
zevkle okuyalım emi ...saygılar çokçadır size .

Cevap Yaz
(Mustafa Çetiner)
22 Kasım 2013 Cuma 11:11:53
Çok güzel çok anlamlı bir hikâyeydi.

İyi niyeti suistimal etmemeli ve hiç kimseyi hafife alıp küçümsememeli.

Anlatımınız çok keyifliydi, emeği ve yüreği kutlarım komutanım.
Selam ve saygımla.

Cevap Yaz
Nermin Kaçar
20 Kasım 2013 Çarşamba 22:14:58
Güzel bir ders olmuş bence de. Harika bir öyküydü Tacettin abi. Her zaman olduğu gibi samimiydi. Tebrikler ağabeyciğim. Sevgiler, saygılar.

Cevap Yaz
emine erdem
20 Kasım 2013 Çarşamba 21:47:18
Çok güzel kaleme alınmış bir yazı, Kısadan hisse.
Her şey dozunda güzel gerisi dediğiniz gibi eşek şakası.
zevkle okudum kutlarım üstadım.
Selamlar Saygılar..........

Cevap Yaz
Fethi
20 Kasım 2013 Çarşamba 19:03:59
Taco, yine döktürmüşsün.Çok akıcı ve harika bir yazı.tebrik ediyorum, yenilerine selam olsun. sevgilerimle..

Cevap Yaz
kukurikuu
18 Kasım 2013 Pazartesi 21:05:56
Sevgili Kardeşim,
Son derece akıcı ve ders veren güzel yazınızı zevk alarak okudum.
Kurdeleyi hak etmiş yazınız,huzur veriyor.
Tebrik eder saygılar sunarım.

Cevap Yaz
sahaf
17 Kasım 2013 Pazar 23:28:23

Ders çıkarabilinecek bir yazı

Çokça güzeldi dost

Kutladım

sağlıcakla
selamlar ile

Cevap Yaz
ERAY ÖZGÖR SARIKAYA
17 Kasım 2013 Pazar 21:50:06
Nasıl kaçırmışım ben bu güzel yazıyı. Çok özür dilerim Tacettin Abi. Son gülen iyi güler olmuş kahvehanedekiler derslerini almışlar ve istemeden de olsa hayır yapmış oldular

Tebrikler selam ve saygılar

Cevap Yaz
Gülayşe DELEN
17 Kasım 2013 Pazar 21:36:26
beğeni ile okuduğum çok güzel bir öyküydü. kutluyorum saygılarımla.

Cevap Yaz
Nurefşan.
17 Kasım 2013 Pazar 19:26:59
çok sık söylediğim bir söz geldi aklıma benim kızım benle ugraşınca derim :)) kurt kocayınca köpeklerin maskarası olur diye....

arkadaş arasında yada dostlar arasında bile şakanın bir sınırı olması gerekir..

kimseyi hafife almamak onuru ile oynanamak ne kadar önemlidir...

ve Tacettin abim...güzel abim yine güzel yüreğini dökmüşsün... seni kalemini çok özlemiştim

iyiki varsın umarım kötü bir şey yoktur bu kadar ara vermene sebeb...

sevgilerimle o tonton yanaklarından ellerinden öpüyorum


Cevap Yaz
ahmet umut
17 Kasım 2013 Pazar 18:27:58
Uzun aradan sonra..güzel anlatım..kutladım selamlar dost

Cevap Yaz
glenay
17 Kasım 2013 Pazar 16:00:00
Yazınınzı dün görmemişim,

Gerçekten güzel, ders niteliğindeydi.

Şaka da bir yere kadar,
eşek şakası oldu mu iş değişir :))

tebrikler,

selâm ve saygılarımla..

Cevap Yaz

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Ağyar
17 Kasım 2013 Pazar 15:11:18
Kurt kocayınca çakallara maskara olurmuş, Turan ağabeyin durumuz birazda öyle olmuş :-)
Sen ki koskoca müsteşar... Gerçi Turan beye yapılanlar şakayı da geçmiş, ortada bir hayvanlık var da eşeklik biraz hafif kalır


Genelde kahve ortamında Turan Bey gibi iyi niyetli saf kahve müdavimlerinin TDK büyük sözlükte yazan karşılığı “keriz” diye geçmekte, lakin kahve lügatinde bu söz ayıp kaçmasın diye biraz daha yumuşatılarak zamanla "üzümlü keke" dönüştürülmüş. Karşı tarafada genel itibari ile “çakallar” denir. (Bu çakallar yukarıdaki çakallar oluyor)

Yalnız okuduğumuz öyküdeki üzümlü kekimiz pardon Turan beyimiz çakal sürüsünden ziyade daha organize bir kumpasa kurban gitmiş (gelmiş). Maşallah Turan ağabeyin şöhretini (kötü) duyan gelmiş. Öyle ki kasap, lokantacı bile kumpasın içinde

Hep merak ederdim (yalandan kim ölmüş) niçin “eşek şakası” derler. Hani şakanın ağırlığına binaen söylense ayı, gergedan, fil gibi eşekten daha ağırları var. Acaba eşek şakası derken kastedilen “eşek” şakayı yapan mı yoksa şakaya maruz kalan mı? Hani şaka yapılan eleman eşek olsa ki bildiğim kadarı ile eşekler hep kendi halinde, gayet ciddi hayvanlardır, öyle şakaya makaya gelmezler kodumu çifteyi kıçüstü oturtturur adamı.

O zaman geriye bir şık kalıyor. Neyse Turan abiye gıyabında büyük geçmiş olsun diyelim biz, bir daha da o kahveye gitmesin, bizim kahveye gelsin :-)


Tebrikler Tacettin ağebey
Selamlar, saygılar

Cevap Yaz
Fikret TÜRKER
17 Kasım 2013 Pazar 11:44:11
Tebrikler Tacettin bey. Seçkiyi lâyıkıyle hakeden, güne çok yakışan yazınızı kutluyorum. Tebrikler.

Cevap Yaz
Davidoff
17 Kasım 2013 Pazar 02:13:46


Öykünün köşesine takılan şu kırmızı kurdele var ya Komutanım...
Eğer o kurdeleden bir tane daha olsaydı, onu da Turan Beyin yakasına takmak isterdim.


Tebrik ederim. Bu arada, bilmelisiniz ki elinize kalem çok yakışıyor...


Saygıyla.







Cevap Yaz
ÇELİKER
17 Kasım 2013 Pazar 01:18:05
Güne düşen yazınızı çok beğendim Müdürüm.

Cevap Yaz
Kalimera.
17 Kasım 2013 Pazar 00:42:58
Ömrüne bereket komitanum.

Kimin kuzu, kimin kurt olduğu öyle hemen anlaşılmaz. Oh olsun Şükrü bey ve tayfasına.

Çok güzeldi. Öptüm ellerinden.

Cevap Yaz
su_misali(Gülhun Ertilav)
17 Kasım 2013 Pazar 00:21:49

bazen bir musibet bin nasihattan evladır

her zaman şaka yapılmaz ki

hoşgeldiniz Tacettin abim

güne ve yerine yakıştı yazınız

kutlarım

saygılarımla



Cevap Yaz
Şükran AY
17 Kasım 2013 Pazar 00:18:26


Hayranlıkla okudum ibret verici öyküyü.Malesef bazı insanlar böyle, iyi niyetinizin kurbanı oluveriyorsunuz.Çok güvenmek en büyük gaf halini alıveriyor ...

Yine güzel, yine çooooook özel bir öyküydü.Kutlarım saygı değer hocam yetkin kaleminizi.

Selam ve en derin hürmetlerimle .






Cevap Yaz
lacivertiğnedenlik
17 Kasım 2013 Pazar 00:05:42
Hanım havası kokmuş Turan bey. Güzeldi.

Cevap Yaz
Selma Şengül.
16 Kasım 2013 Cumartesi 23:46:56
ava giden avlanır

özlemişim kaleminizi

müsteşar az bile yapmış

çok teşekkürler değerli kalem

güzel paylaşım

her dem selam ve saygılarımla can abim

Cevap Yaz
GÜLDESTE
16 Kasım 2013 Cumartesi 21:30:35
MÜKEMMEL BİR PAYLAŞIM ÖZLEMİŞİZ SENİ VE YAZILARINI CAN AĞABEYİM GÖNÜLDEN KUTLUYORUM KALEMİNİ SEVGİLERİMLE

Cevap Yaz
Emine UYSAL (EMİNE45)
16 Kasım 2013 Cumartesi 20:36:56
Öncelikle yeniden yazmaya hoş geldin komutanım.

Hem de hepimizi ilgilendiren ders verici güzel bir öykü.

Bazı insanlar, susanı korkak veya aptal sanıyor ama anladıklarında iş işten geçmiş oluyor.

Bu öyküde olduğu gibi. Ama hangimiz bu müsteşar gibi şakaya şakayla hem de eşek şakasıyla karşılık verebiliriz bilmiyorum.

Tebrikler, selam ve saygımla...

Cevap Yaz
Hasan Özaydın
16 Kasım 2013 Cumartesi 19:52:22
Ava giden avlanır,tebrik ederim saygılarımla.

Cevap Yaz
AYSE 09
16 Kasım 2013 Cumartesi 19:18:18
evet uzun uzuuun zamandır özlettiniz yazılarınızı

harika anlatım güzel ders vard dizelerde

kimse aptal değildirde bazıları sabırla bekler ve bir gün işte böyle alınır intikam

sagımlasınız herdaim

Cevap Yaz
mehmet ali unsal
16 Kasım 2013 Cumartesi 19:16:55
DEğerli çalışmanızı yürekten tebrik ederim...
Değerli Tacettin beyimin güzel çalışmalarını vakit bulduğumda devamlı takib ediyorum...
başarılı çalışmaların daim olması dileğimle..
.selam ve saygılarımla

Cevap Yaz
Bir tutam hayat
16 Kasım 2013 Cumartesi 18:37:09
Güzel bir hikaye.
Çok da güzel kaleme alınmış.
Anlatım, akıcılık süperdi.
Hikaye dediğiniz böyle olmalı.
Bu sayfalara yazılan yazılar da...
O kadar sevimsiz çalışmalar var ki,
arada bir düşen bu tür hikayeler,
inanılmaz tat bırakıyor insanda...
Tebrik ediyorum yazarını.

Cevap Yaz
sami biberoğulları
16 Kasım 2013 Cumartesi 15:30:11
Sevgili Abim.

Özlemiştim senin bu her birisi çok çok güzel hayat dersleriyle dolu yazılarını. Gülerken düşündürmek, düşündürürken de bir takım mesajlar vermek her yazarın yapabildiği bir iş değildir. Sen bunu o kadar güzel yapıyorsun ki ne zaman senin bir yazının bildirimini görsem heyecanlanıyorum '' bu sefer acaba hangi konuyu ele aldı '' diye merakla okuyorum.

Ben şakanın her türlüsüne eyvallah diyen bir insanımdır. Bu eşşek şakası olsa bile. Ama bir şartla...Bana şaka yapan da katlanmalı benim ona yapacağım şakaya. Yani: Hiç bir şakayı karşılıksız bırakmam. İntikamımı mutlaka alırım.

Mesela Manavgatta öğretmen iken bir arkadaş kasıtlı olarak içtiği suyu benim pantolonun önüne döktü. Eh ben de intikamımı aldım. O tuvaletteyken hemen yanındaki tuvalete girip hortumu musluğa takaraktan vatandaşı tepeden tırnağa sırılsıklam ettim. Yok öyle sadece şaka yapan olmak. Şaka yapılmasını da kaldıracaksın.

Senin anlattığına gelince: Bu arkadaş grubu maalesef arkadaş değilmiş zaten. Çünkü yaptıkları şey şaka değil bir insanı enayi yerine koymak ve onun iyi niyetini suistimal etmektir ki bunun şakayla filan izahı olmaz.

Turan bey çok iyi yapmış.

Selam ve sevgilerimle.

Cevap Yaz
Afet İnce Kırat
16 Kasım 2013 Cumartesi 15:16:49
bir gün ben de yazacağım böyle hoş bir öykü, çok güzeldi beğendim

Cevap Yaz
guler birsozu
16 Kasım 2013 Cumartesi 14:38:16
Çok güzel bir konu... Şaka yaptığını sanan insanların, eşekliği çok çirkin. Evde karısının haklı dırdırından kaçıp, can sıkıntısıyla, kendisine çevre edinmeye çalışan Turan Bey, aslında biraz da, hak etmiş bu muameleyi
Ders almış almasına da, biraz geç kalmış... İnsanlara güvenmek her zaman çevre edinme çabası, yalnızlıktan kurtulmak isterken, aslın da, günden güne onu yıpratmış...Arkadaşlıklar kurmak, dost ca,muhabbetler çok zor temin edilir oldu. İnsanların hayatlarını makaraya alanların aslın da, kendi ezikliklerini unutma gayretiyle, ne yapacaklarını şaşırmış olmalarından kaynaklanıyor...Bir teselli arayışı her zaman dostla karşılıklı doğru düzgün kurulmuyor.. Maalesef Turan Bey çabalasa da, iyi niyetiyle bir arkadaş çevresinde mutlu olmayı... Sonuç ortada mecburen çizgisini değiştirip intikam almak zorun da, kalıyor... Herkesin kendi menfaatini düşündüğü toplum da, artık nerede nasıl davranmak gerektiğini en baştan kavramak lazım.Yoksa bu eşek şakaları,insan olan insanı daha çok yalnızlığa sürükler... Çok uzattım galiba, Şunu yaşadım ki, şaka olmasa da, gerçek de, insanlar bükemediği bileği dışlamaya çalışıyor. Öpmesi gerekirken...Yüreğine sağlık Çok saygı ve sevgiler

Cevap Yaz
Fikret TÜRKER
16 Kasım 2013 Cumartesi 14:11:30
Çok güzel bir tatil yazısı olmuş Tacettin bey. Eksik olmayın yine güldürdünüz bizi. İyi de bir ders olmuş aslında. Selamlar.

Cevap Yaz
Şadiye gürbüz(zaralıcan
16 Kasım 2013 Cumartesi 13:48:16
hocan çok güzeldi yüreğinize saglıkkaleminizvarol saygılarımla..zaralıcan

Cevap Yaz
zaralıeren
16 Kasım 2013 Cumartesi 13:47:37
güzel bir dersti ilgiyle beğeniyle okudum emeğine sağlık komutanım selamlarımla

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.