tacettin yıldırım
69 şiiri ve 86 yazısı kayıtlı Takip Et

Üşüyorum





“Peki, hanım bizim güvencemiz hiç olmayacak mı?”
“Ne yapalım beyim bir tek çocuğumuz var”
“Tamam, işte neyimiz varsa onun olacak”
“Olacakta ne zaman”
“ Haklısın da acil bir durumları yok ki”
“Aman olmasın, çok istiyorlar. Evleriyle arabasını değiştireceklermiş.”
“Bak kadın daha yaşları kaç bu yaşta bu konfor fazla değil mi?”
“Şimdi zaman böyle çok istiyorlar kafalarına takmışlar işte”
“Hep sen şımarttın, insanın bu kadar üstüne gelinmez ki”
“Sende onu hiç kırmazdın bir gövdede tek çıban derdin ya”
“Arsayı satmayıp müteahhide versek tam dört daire veriyor”
“Aman onlar bunu istemiyor satalım parası lazım diyorlar
Alacakları ev bir sitenin içinde çok lüks ve yüzme havuzlu”
“Desene sende onlardan yanasın, yarınların ne getireceğini
Biliyor musun”?
“Ne diyeyim bey laf dinlemiyorlar ki”
Sessizce yatak odasına gitti.
Pijamalarını giydi.
Arsa dedesinden kalma çok değerlenmişti.
Hiç beklemediği bu istek ve baskıya ağırlığını koyamıyor, ne yardan nede serden vazgeçiyordu.
Kafası karışık alabildiğine canı da sıkkındı.

Bankada yüklü parayı damadının verdiği hesaba aktardı. Telefonda kızına bilgi verirken sesi cılız titriyordu.
Yol boyu yürürken çok dalgındı.
Eve geldiğinin farkında bile değildi.
Dokunsalar ağlayacaktı.
Eşinin hoş geldin sözüne:
“Üşüyorum” dedi.
“Ne üşümesi bey sıcaklık gölgede 30 derece”
Cevap vermedi.
Odasındaki divana sırtüstü uzandı.
Gözünden akan yaşlara hakim olamayıp kollarıyla yüzünü kapadı.

Her şey çok kısa bir zaman içinde olmuştu.
Damat memnun, kız memnun, anne memnun, baba ise mutsuzdu.
Anne ne kadar istese de baba alınan evi görmeye gitmedi.
“Bey zil çalıyor ben bulaşık tayım. bakanımsın?”
Hızlı adımlarla salonu geçip kapıyı açtı.
Gelen kurye idi.
“Bir koli niz var efendim”
Adresi kontrol etti koli kızın dandı.
Eşinin bulamadığı ilaçları kızı tedarik edip göndermişti.
İstenen yeri imzaladı. Teşekkür etti.
Dönüp giderken:
“Efendim kargo ödemeli otuz sekiz lira”
Sapsarı kesildi.
Elindeki paketi kuryeye verip kapıyı hırsla kapattı.
“Kimmiş bey”
Titreyen sesiyle:
“ Bana hiç bir şey deme kadın, inan çok üşüyorum”


Beğen

tacettin yıldırım
Kayıt Tarihi:28 Ocak 2015 Çarşamba 00:00:29

ÜŞÜYORUM YAZISI'NA YORUM YAP
"ÜŞÜYORUM" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Emine UYSAL (EMİNE45)
7 Şubat 2015 Cumartesi 21:07:07
Bu yazınızı kaçırmışım komutanım ama geç de olsa okumaktan mutlu oldum. Günümüzde ders konusu olacak bir yazı yazmışsın.

anne - baba sağlığında evlatlara mal paylaşımı yapılmasına şiddetle karşıydım, hele bu yazıyı okuduktan sonra temelli karşı oldum. Ben öldükten sonra kim neyi alır satarsa satsın. Bir kutu hapa muhtaç edeceklerse neyin malını paylaştıracaksın değil mi :(

Tebrik ederim

saygılar.

Cevap Yaz
Günay ÖZDEMİR
2 Şubat 2015 Pazartesi 01:09:08
Okudum, yüreğim burkuldu.
Acaba kim bu baba diye düşündüm. Üzüldüm.
Ama bir şey değişmedi.
Epeydir yazmayan Komutanımı görünce mutlu oldum.
Bedros Komutanımın yazısını da okudum.
Allah sizlere sağlıklı uzun ömürler versin. Yazın, paylaşın, bizler de okuyup ders alalım.
Ellerinden öpüyorum Komutanım.

Cevap Yaz
Nilüfer Sarp
1 Şubat 2015 Pazar 03:07:48



Bu kadar da olmaz dedirten bir olay..
Kimse evladına güvenmesin Sonunun ne olacağı hiç belli olmaz.....

Ben de üşüdüm ve çok üzüldüm.....
Allah her şeyin hayırlısını versin......Evladın da.......

Saygılar Hocam.....

Cevap Yaz
Oya gedik
31 Ocak 2015 Cumartesi 17:15:39
Baba oğluna bağ bağışlamış da oğlu bir salkım üzüm

vermemiş babasına...

ah ata sözleriyle yasadığım Dünya, işte biz anne ve babalar çocuklarımıza kıyamıyoruz.işte süregelen bir çelişkidir bu. Bir döngüdür aslında hayat... Komutanımız kaleminiz hiç bitmesin efendim...
Saygımla...

Cevap Yaz
Nermin Kaçar
31 Ocak 2015 Cumartesi 00:19:49
Alklah herkese hayırlı evlatlar nasip etsin. Hiç bilemiyor insan gelecekte neler yaşayacağını. Yine yüreğe dokunan bir paylaşımdı can. Saygılarımla.

Cevap Yaz
GÜLDESTE
29 Ocak 2015 Perşembe 23:59:25
off off gene yaptın yapacağını ağlattın beni okurken sanki yaşadım gözlerim dolu dolu yazıyorum şu anda bir de evden kapı dışarı atmak da var işin içinde off off
ben günün seçkisi diyor en içten sevgi ve saygılarımı bırakıyorum edebiyat defterinin nazar boncuğuna

Cevap Yaz
tacettin yıldırım Yazının sahibi
29 Ocak 2015 Perşembe 22:43:00
yazımı okuyup yorum yazan dostlarıma en derin saygılarımı ve sefgilerimi sunuyorum saolun varolun

Cevap Yaz
AZAP
29 Ocak 2015 Perşembe 15:37:12
kadın aklıyla hareket eden böyle oluyor vermezsen naz çekersin verirsen canından olursun dost kutlarım duyarlı yürek sesini kal esenlikte...

Cevap Yaz
gül peri
29 Ocak 2015 Perşembe 15:35:32

Yazınızı okurken çok duygulandım.Gayri ihtiyari gözlerimden yaş geldi.

Kıssadan hisse hesabı.bu anlattığınız gerçek olay.Bütün ana babalara bir ders olsun.


Diyeceğim ama maalesef hepimiz aynı şeyi yapıyoruz.

Gelecek günlerimizde Allah Kimseye muhtaç etmesin.

Bir atasözü vardır aklıma o geldi.---Baba oğula bağ bağışlamış da oğul bir salkım üzüm

vermemiş babasına---

Zaten sizin her yazdığınız bizlere ibretlik oluyor

Allah canınıza sağlık.Gönlünüze huzur ve mutluluk versin.Eşinizle sağlıkla bahtiyar yaşayın.

Selam saygılar efendim.

Not: Çoktandır yazılarınızı özlemiştik.Kaleminiz daim olsun komutanım.

gül peri tarafından 1/29/2015 3:43:06 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Kemnur
29 Ocak 2015 Perşembe 03:23:07
üşümek işte böyle olur... ısıtsan da devam eder...SAYGIYLA

Cevap Yaz
Mehmet Aktaş
28 Ocak 2015 Çarşamba 19:57:40
Sarıkaya'nın dediği gibi,
''Baba oğula bağ bağışlamış da,evlat babaya bir salkım verememiş.''
Kutluyorum usta kaleminizi.
Sağlıcakla kalınız değerli arkadaşım...

Cevap Yaz
Davidoff
28 Ocak 2015 Çarşamba 13:04:47



Ben bu yazdıklarınızı çok duydum ve gördüm Komutan. Nerede diyebilirsiniz?

Hayatın içinde...

**
Davi bir hayat kalemi. Nerede, ne görürse yazar.

Bugün İstanbul'da tanınmış iş yerlerinin bulunduğu arazilerin, yine aynı şekilde büyüklerin elinden küçük paralarla iş adamlarına satılıp, içki sofralarında, çocukların tarafından alemlerde yenildiğini bilirim.

O insanların üzüntüden öldüklerini, felç olduklarını, üç beş kuruşa muhtaç olduklarını bilirim.
Tefecilerin eline düşüp, çaresizlikten Anadolu'nun kıyılarında, köşelerinde yaşadıklarını bilirim.
Buralarda yaşasalar, bir kuru ekmeğe muhtaç olacaklarını bilirim.

O yüzden, eğer bir insanın çocuğu olmuyorsa üzülmemeli...
Vardır Cenab-ı Allah'ın bir bildiği derim.

Allah her şeyin iyisini versin insana, evlâdın bile.


Tebrik ederim.



Cevap Yaz
Fikret TÜRKER
28 Ocak 2015 Çarşamba 10:36:21
Ah be Tacettin dost ! Yaşlılığın tam da kanayan yarasına değmişsin. Çoğumuzu bekleyen müstakbel sonlar galiba böyle. Bir tek kızımdan beklemem o paketi ödemeli göndermesini ya Allah da beni yanıltmaz inşaalah.
Selamlar, saygılar.

Cevap Yaz
Hasan Özaydın
28 Ocak 2015 Çarşamba 10:35:06
Bir arkadaşım param yoksa ağustos ayı da olsa üşüyorum deyişi aklıma geldi.
Tebrik ederim saygılarımla.

Cevap Yaz
Fethi
28 Ocak 2015 Çarşamba 09:51:35
Bir çırpıda okudum. içim burkuldu, birçok ailede var olan ama herkesin içinde saklı olan acı gerçeklerden bir sunum yapmışsın tebrik ederim.Nefis bir yazı. senin yazılarını özlemişim, teşekkürler...

Cevap Yaz
Bir tutam hayat
28 Ocak 2015 Çarşamba 08:54:29
Dostum,
duruyor, duruyor,
vaktini-zamanını kolluyor,
sonra da bir boşluğumuzu yakalayıveriyor,
en hassas yerimizden indiriyorsun yumruğu.
Toprak gibisi var mı?
Kendine ait bir toprak.
Avcuna alıp koklayabileceğin,
bir kenarına oturup, hiç kimsenin rahatsız edemeyeceğinin bilincinde,
öylece uzakları seyredebileceğin bir toprak parçası.

Şeker var bende az buçuk.
Bir de kendimizi emekliye ayırdık ya,
fırsat buldukça yürüyüşler yapıyorum Doğu Karadeniz'in güzel doğasının kucağında.
Geçenlerde,
sanırım yeni bir site yapılacak olması nedeni ile boşaltılmış ve kısmen yıkılmış iki katlı bir kaç evin önünden geçiyordum.
Nefis çiçekler var kapısında evlerin.
Zamanında yaşayanlar gerçekten güzel bir yaşama alanı oluşturmuşlar kendilerine.
Üzüldüm doğrusu onların adına.
Bu güzelliği bırakıp,
apartman dairesinin sevimsiz ortamına taşınacaklar muhtemelen yakında.
Sözü uzatmayalım,
bir kaç kök çiçek aldı eşim oradan, nasıl olsa koparılacak, zayi olacak düşüncesi ile.
Almasına aldı da, dikecek bir toprak parçasına sahip olmadığımız sonradan geldi aklına.
Ne yapsak, nereye diksek diye düşünürken,
aklımıza sahip olduğumuz tek toprak geldi.
Mezarlığımız.
Gittik oraya diktik çiçekleri.

Bu mahzun hikaye, bu anıyı getirdi aklıma.
İnsan, kendi emeği ile sahip olmadığını çabuk harcayabiliyor.
Çok yazık.
Üzücü bir durumdu.
Hele de son bölümde gelişen olay, tuzu biberi oldu sevimsizliğin.

Ne demeli?
Allah, hepimize akıl fikir versin.

Cevap Yaz
Afet İnce Kırat
28 Ocak 2015 Çarşamba 08:20:39
Bir atasözünü anımsattı yazınız ama gerek kalmadı bir arkadaş yazmış. Bir veya daha çok hiçbir şey farketmiyor, anne babalar görevini yapacak beklenti içine girmeyecek, yoksa günler zehir oluyor. Hemen herkesin en az bir defa da olsa başına gelen bir olay buna benzemese de. Gençlerin de okuması gereken bir anı, ama okuyanların da kendilerince sebep bulacağına eminim. Selam ve saygılar.

Cevap Yaz
ayhansarıkaya
28 Ocak 2015 Çarşamba 06:29:40
Baba,oğula bağ bağışlamış; evlat ise babaya bir salkım üzümü çok görmüş...
Doğru söze ne demeli.
Saygılarımla gomutanım..

Cevap Yaz
AYSE 09
28 Ocak 2015 Çarşamba 06:13:44
yine muhteşem anlatımınızla güzel bir hayat dersiydi
gerçek gibiydi
dilerim hayal gücü olsun
saygımlasın her daim kardeşim

Cevap Yaz
-IspartaGülü-
28 Ocak 2015 Çarşamba 01:53:29
selam komutanım....yazınızı okuduktan sonra yüregim sızladı ve bu kış günü üşüdüm..dilerim gerçekle alakası yoktur güller diyarından selam ve dualarımla

-IspartaGülü- tarafından 1/28/2015 1:54:03 AM zamanında düzenlenmiştir.

-IspartaGülü- tarafından 1/28/2015 1:54:24 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
sami biberoğulları
28 Ocak 2015 Çarşamba 01:44:32
Değerli abim.

Bu yazının bir kurgu olmasını dilerim her şeyden önce.

Bu site ile tanıştığım günden beri aşağı yukarı hiç bir yazını kaçırmamaya çalışan biri olarak senin yazılarının her birisinden ayrı bir hayat dersi aldım. Bu da onlardan biriydi.

Senin yazdıklarının en bariz özelliği okuyucuyu hemen olayın içine çekmesi. Bu yazıyı okurken de sanki kendim yaşamış gibi oldum ve kendi kendime '' İyi ki çocuklarıma bırakacak selam sabahtan başka hiç bir malım mülküm yok dedim. Evet. Böyle bir şeye iyi ki dedim. Çünkü çocuklarımın bana olan sevgisinde menfaat diye bir husus yok.

Ne diyeyim ki başka abi...

Bazen üşütüyorlar böyle işte ama yine de her şeye rağmen onlar için yaşamaya devam edip gidiyoruz.

Selam ve sevgilerimle.

Cevap Yaz
Genç Ozan
28 Ocak 2015 Çarşamba 00:41:44
Saygıdeğer üstadım yüreğinize sağlık
daim saygılarımla....

Cevap Yaz
YAKAMOZ ŞİİRLER
28 Ocak 2015 Çarşamba 00:26:21
Bu bir kurgu değil .Hayatın acı gerçeklerinin taa kendisi ...
Bu vefasızlığın ,nankörlüğün yazılı resmi
Bu,*Babası oğluna bir bağ bağışlamış,oğlu bir salkım üzüm vermemiş *sözünün tercümesi ...
Bu yürek üşüten gerçeklerin hikayesi ....
Ve bu muhteşem yazı ,Hayat dürbününden insanları çok iyi gözlemleyen duyarlı bir komutanın kıssadan hissesi ..Aldık payımızı komutanım ...sağ olasın var olasın ..
Usta kaleminden öykün eksik olmasın ...kutladım selam ve saygımla ..


Cevap Yaz
Saynur Baysal Öztürk
28 Ocak 2015 Çarşamba 00:26:17
Şöyle Defter'e bir göz atıp kaçacaktım, ama...

"Baba evlâda bir bağ bağışlamış, evlat bir cıngıl üzümü vermemiş" der bir atasözümüz. Cıngıl, salkımdan daha küçük, beş- on taneli parçalara denir, bizim buralarda.

Günümüzde sık rastlanır hale gelen bir konuyu yazınıza taşımışsınız ve öyle güzel bir hikâye ortaya çıkarmışsınız ki, içim parça parça oldu. Kaleminize, kelamınıza sağlık Tacettin Bey. Tebrik ve teşekkür ediyorum.

Selâm ile.

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.