8
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1657
Okunma

Selamsız sabahın gidişini izler zaman
Gün dolanırken ayın karanlık yüzüne usulca
Yıkılır ufkun kızıla boyanmış ahşap sütunları
Griye meyletmiş bulutları terk ederken martılar
Dökülür uykusuz bakışlardan mahcup çiğ taneleri
Eğreti bir tebessüm takılır dudağın kıvrımına
Gecelerime düşer sensizliğin ayazı sevdam üşür
Sarkıtlar yüreğimin kuytularına saplanır
Savrulur rüzgârında yılkıya terk edilmiş hislerim
Mahşerin dört atlısı seslenir kâinatın derinlerinden
Yıldızlar gizlenir bir meleğin kanat gölgesine
Lal olur dilim kelimeler yiter usumda karmaşa
Yoksul duyguların sağanağında ıslanır beden
Vahasız çöllerin serabında kavrulurken düşlerim
Kıyametim olur buğulu gözlerinden süzülen nem
Pervazı kırık puslu penceremden kaybolduğunda siluetin
Baykuşlar tüner bacası tütmeyen viran gönlüme
İşte o zaman işte o zaman
İsyanların darağacına tutunur ruhumun her zerresi
06/09/2010
Şiir:Ümit GAŞ
Fotoğraf:Ümit GAŞ
5.0
100% (9)