1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
257
Okunma
Puslu dağlardan sızıp, vefa mı arıyorsun?
Her suçu her günahı hazmedip sindiremem.
Paslı prangalarda, bileklerin kurusun
Bin parçaya bölünsen
Maşeri vicdanlarda, aklanmanı beklemem.
Hevesle koştururken, ilim, irfan peşinde
Muhtelif duraklarda rastlamasaydım keşke.
O sinsi emellerin, sahte gülüşlerinle
Bin defa yemin etsen, bir daha güvenemem.
Bu kadim toprakların, ekmeğiyle büyüdün
Çapulcu yamağıdır, lütfuyla övündüğün.
Hücrelerine kadar, işlemiş nankörlüğün
Pir-u pak çeşmelerden iki damla su vermem.
Sırtında eşkıyanın o melanet hırkası
Ruhunu esir almış, şeytani, şer fırkası
Alnına kazılmışken ihanet sabıkası
Cehennem ateşinde kavrulsan da üzülmem.
Bu semti baştan sona gezerken adım adım
Sana dair tek nesne, tek imge bırakmadım
Bağrımdaki öfkeyi, hıncı çıkaramadım.
Kalplerde çöreklenen acıyı dindiremem.
Asırlardan süzülen her devrin hafızası
Kutlu bir hazinedir, Türk’ün anayasası.
Tuğdur Bilge Kağan’ın her lafı, her kıssası
Bilen, bilmeyen duysun
Buyruktur Halaskârın ebedi muhtırası
Mahşer gününde bile, kahpeye aman vermem
Ömer Çelik / Meşuroğlu
Kutlu / 16. 09.2026
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.