7
Yorum
32
Beğeni
0,0
Puan
405
Okunma

Göğün sessiz kabuğu çatlayıp alaca sönerken,
Lacivert koynuna süzüldü suyun yorgun gölgeleri.
Köhne palamarlar gevşerken koyun uğultusunda,
Anemonun dilinde oyalanır ayaküstü insanlar,
Liman boyunca yükselir yalnızlığa çakılmış direkler.
Çiy altında yetim sürgün başını kaldırır,
Başaklarında incir sütü sızan kır duası.
Çitlenbik gölgesinde demlenir zamanın küfü,
Camdan el dokunur yalnızlığın kambur sırtına,
Düşlerde saklanır evler ve ekin haritası.
Elma düşer çalgıların kucağına,
Sebil başında ürker kuşlar, bulut devrilir.
Kızıl harmaniye gibi örtünür geceye çığlık,
Uğultu yivlerinde çınlar kayıp kumpanyalar,
Göğsümde serçe yüreği, dilimde göç türküsü;
Uçurum kenarında ağızsız çocuk.
Giysinin kıvrımında mevsim geçer,
Hatırımda kırık turna kanadı.
Güzün eprimiş astarında son yaprak;
Hiçbiri tutamaz kaçan gölgeyi,
Ağaçlar kapıda.
...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.