8
Yorum
18
Beğeni
0,0
Puan
265
Okunma

Mil yeşili kelimelerin dili, alâ çığlık.
Sesini tonlar kuytu, niceliğiyle mevsime.
Derin, çok derin sırrın sarmaşığıyla düğümlüyorum ruhumu
Ve örtüyorum geceyi sayıklayan,
kısık ışıklı odayı üzerime.
Bazı sözler ki karanlığı emer;
ateş ve kum tadında demlenir zaman...
Zaman sessizce uzanır yola.
Kanayan ıslıklarımız,
düşlerimiz kadar çocuk,
uyumayan...
— Sevişmek ayıp değildi
saklarken yüzümüzü ıssız ağaçlar. —
İçimde kavil sessizliğin sarhoş heceleri,
üzüm yarası ki kabuğunda aşk kokusu.
Yüzüme çınlayan sabah;
öyle tane tane,
öyle pürüzsüz...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.