5
Yorum
30
Beğeni
5,0
Puan
370
Okunma

Uzak bir ağızdan göçen tek hece,
Çağını bekleyen kıyamet tohumu.
Loş bahçelerde akşam,
ışığın üvey ılgıtı.
Sardunya,
akşamsefalarının dilinde çoğalan şemme.
Terk edilmiş odalarda ninnilerin
değirmeni.
İncirler dalın sürgün verdiği gemiler,
Suyun yeşilinde saklı kalmış
yıldız cevheri.
Ve bir taşın zımnında oyalanır
ayak izlerim,
Çorak uçurum.
Yağmur taşır uzaklara
söylemediğim sözleri.
Kavrulmuş gövde,
kabuğundan bin ilkbahar kanatır.
Gül, hengâmenin artığından aydınlık.
Kim çoğalttı ölülerin kar mevsimini.
Mayalanır mürdüm uğultu;
Göğsümde çeper arayan
yaban bir nabız.
Kör damarların sessizliği.
Avuçlarımda ıslak kâse,
çağların tortusu.
Yok bakış çözen beni,
yok külden arta kalan filiz.
Ey derinliklerin hafî kökü,
Sersem bir külle yürürüm.
Toprağın uyanışından kalma
kimsesiz çocuk
....
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.