2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
108
Okunma

Bu gece gelmediler,
çok küçüktü zavallı korkular...
Beni sınayan aklı,
güzelliği bozulur diye
dudaklarından öpemedim.
Kapımdan dönen bahara gül diyorum,
gül diyorum gölgemde yoksul acılarıma,
sevda yontusu baharda.
Çoğaldıkça yaşam ağrısı başında,
bî-âr teninde dinleniyorum.
Yağmur yağdıkça şehrinden
uzun saçlı çocuklar ıslanıyor masallarda.
Semanın dudağında kanat açan ney,
salıncakta görünmeyen bir kandil uyur.
Bozkırlı akşam örülür nağmelerin omzuna.
Zenci acıya soyunuyor vakitler,
bacaklarım uzadıkça kedere
sığınamıyorum kendime.
Kıvrıldıkça içimde kadifeden sesler
elini tutuyorum,
onca yığıntıdan
sen değiyorsun yüzüme,
gülüyorum.
Ay sallanırken meraklı gecelerime,
annemin yanağını ısırıyorum.
Düş denizine batan zamanlar çırpındıkça,
bir aynak kuruluyor gecenin ortasına.
Uyuyorum,
gözlerimin şafağına koşmayın !
Yüreğimde fırtına,
bir lerze gezinir dilimde
ısrarcı bir nefesle.
Sana ezgileniyorum,
yangınıma
esmer adamların çığlıklarını
döküp
aşkı kundaklıyorum deli imgelerime.
İçimde ahlana dursun hüzünler
ve sabahlar takıla dursun kuşun kanadına,
bil ki karanlığı taramayacağım.
Anne,
bu gece de gelmediler,
çok küçüktü zavallı korkular.
....
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.