4
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
89
Okunma
Önce unuttuk
Dört mevsim çocuk olduğumuz zamanları...
Sonra, kederin eşiklerinden geçtik;
Sinemizde kemikleşti acı.
AĞRI’ya da alıştık...
Tufandan sonra tufan gören o sarsılmaz dağ gibi,
Nuh’un gemisini bağladık sinemize,
Yıkıntılardan yeni bir medeniyet kurduk.
Öğretici hasretlerden mezun olduk;
Gülümsememiz alaycı oldu biraz,
İnsana ve hayata karşı.
Gülümsedik ve geçtik kıldan ince köprülerden.
Ayaklarına serilecek okyanusu avare bekleyenler,
Boşa kürek sallayan o hayalperestler...
Öğretti zamanın ve gayretin kıymetini.
Yaranın özünde kabuk kaynadığını,
Derdin içinde dermanın saklandığını,
Öz’ün avazı kelimelere döküldüğünde
Işığın karanlığı yırttığını öğrendik.
Vaha Sahra
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.