1
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
91
Okunma
Som Âzâde
İçine ağlamış bir âzâde,
Havaya, suya, ateşe dökmeden sevdasını
Küle minnetsiz közlerde yana yana susmuş.
Başını kaldırsa göğe değecek Ağrı’dan doğrulup
Çöle vurmuş cesedini.
Ahı figan etmeden bülbüle,
Bir başına hicreti yalnızlığa;
Dikenleriyle tutunmuş gül taze.
Âh o ayna, durduğu Sahradan baksa
Söylerdi sırrını geçilen eşiklerin,
Vahaya düşen yansımasını.
Ardında bıraktığın izlerden ürkmese
Dönüp bakardı girdabın pencerelerine;
Ne bitmez araflardan...
Kendinden kendine geçtiği sırata varana kadar
Vazgeçtiklerinden...
En ağır imtihanı, insan kalmanın yolu yordamı.
Sevda dediği Ağrı
Gelir kurulurdu göğsüne;
Sert bir iklimde her seferinde
Sisi, dumanı, karı, fırtınası, çığı...
Göçük altında boynunu güneşe uzatan
Kardelenin erdemli vuslatı.
Vaha Sahra
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.