1
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
59
Okunma
Giderken
Hüzünlenmesin hiç kimse
Doğduğum gün babam gibi
Sevinsin herkes
Yeşerdiğim an gibi sevinsin toprak ana
Davullar çalsın eski bir köy düğünü gibi
Eski adetler yerine gelsin
Baharı müjdelesin nevruz
Sular çekilirken yatağından,
Güneş yorulur zirveye varmaktan.
Yaprak döner kendi gölgesine,
İnsan dalar kendi iç sesine.
Bir tohumdur bu, karanlıkta gizlenen,
Toprakta değil, sonsuzlukta beklenen.
Kırılır sanma bu devran, bu çark,
Her sönüşte gizlidir yeni bir şafak.
Zamanı gelir de toprak altında kalır mı başak?
Hele bir güneş doğsun, su yürüsün,
Kurumuş dallardan yeni bir hayat fışkıracak.
Toplansın yanı başıma
Kadim bir medeniyetten kalan
Öksüz kuşlar
Ellerini açsın semaya hüzünlü çocuklar
dökülsün en samimi dudaklardan dualar
Yeryüzünü saran perdeler açılsın kat kat,
Zamanın bittiği yerde başlar
O sonsuz hayat.
Bir kuş kanadında yükselsin ruhum,
Toprakla harmanlansın göğe karışan yolum.
Sönse de kandilim, bitmez bu saltanat,
Dua fısıltıları yükselsin;
Terk edilen hayata inat.
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.