2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
59
Okunma
Siyahın bu denli derin bir hâlini
Gece bile saçlarında öğrenmiştir belki.
Ben karanlığı ilk kez senden sonra
Bir yokluk değil, bir sığınak sandım.
Çünkü insan bazı gözlere bakınca
Dünyanın bütün gürültüsü çekilir içinden.
Ve geriye yalnızca kalp kalır;
Atan, ürperen, saklanamayan.
Sensizliğin uzun koridorlarında
Ayak sesim bile yabancıydı bana.
Her sokak, adını unutmamak ister gibi
Kaldırımlara ince bir hüzün bırakıyordu.
Ben yürüdükçe şehir eksiliyordu sanki.
Lambalar soluyor, vitrinler yaşlanıyordu.
Çünkü senin olmadığın bir dünya
Kendini tamamlayamıyordu.
Bir deniz kıyısında durmuştu akşam.
Göğün kırılan yerinden ince bir soğuk
Usulca omuzlarına düşüyordu.
Saçlarına değen rüzgârın sesi,
Kıyıya çarpan dalgalardan daha gerçekti.
O an anladım:
Bazı insanlar bu dünyaya ait olmaz.
Sanki Tanrı, herkesi yarattıktan sonra
Bir kez daha düşünmüştür onları.
Sonra deniz sustu.
Martılar daha alçaktan geçti.
Sanki zaman, seni izleyebilmek için
Kendi akışını unutmuştu.
Ben ise falezin ucunda,
İçimde büyüyen o sessizliği
İlk kez korkmadan dinledim.
Çünkü insan bazı anlarda
Kalbinin attığını değil,
Eksildiğini hisseder.
Gözlerin…
İnsanın içine açılan gizli bir geçit gibiydi.
Bakmaya cesaret eden herkes
Kendinden biraz vazgeçmek zorunda kalırdı.
Bu yüzden gözlerimi kaçırmadım senden.
Çünkü senin gözlerin, Nazlı,
İnsanın içindeki bütün yolları
Tek bir yere çıkarıyordu.
Sen konuşurken
Saatler yoruluyordu sanki.
Kelimelerin dünyanın sert yerlerine değince
Taş bile daha yumuşak görünüyordu.
Ve ben, adını her içimden geçirişimde
Göğsümde eski bir çan çalıyordu;
Yavaş…
Derinden…
Kimsenin bilmediği bir yerden.
Seni izlemekse bambaşka bir şeydi:
Nemrut Dağı eteklerinde geceden çıkan sabah gibi.
Ağır, sessiz, görkemli…
İnsan bazen bir manzaraya değil,
Bir kadere bakar gibi dalar ya;
Ben sana öyle bakıyordum.
Çünkü sen yürürken, Nazlı,
Dünya kendi sesini kısıyordu.
Perdeler daha yavaş dalgalanıyor,
Gölgeler bile dikkatle uzuyordu.
Kimse fark etmiyordu belki ama
Gökyüzü bile sana göre renk değiştiriyordu.
Ve sen gülümsediğinde…
Bir şehir bütün ışıklarını erken yakabilirdi.
Nazlı…
Adını söylemek bile
İnsanın içini ürperten bir şeydi.
Sanki ağzımdan bir isim değil de
Uzun zamandır saklanan bir dua çıkıyordu.
Bu yüzden seni her düşündüğümde
Göğsümde kuşlar yön değiştiriyor.
Bir yaz akşamı durup dururken
Deniz neden taşarsa kıyısından,
Ben de sana öyle taşıyorum içimden.
Şimdi geceler uzun değil artık.
Sadece sensiz.
Ve şehir, sen geçmediğin sürece
Eksik bir cümle gibi kalıyor.
Çünkü bazı insanlar yalnızca sevilmez.
Bazı insanlar
İnsanın göğe bakışını değiştirir.
Ve ben artık gökyüzünü eskisi kadar büyük bulmuyorum, Nazlı.
Çünkü insan,
Bir kez bir yüzü ezberleyince
Gökyüzü bile biraz yarım kalıyor.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.