Ey tanrısal imparator, eğer sana engel teşkil ediyorsam, ölüm kararımı verebilirsin, yalnız beni ölümle tehdit etme, çünkü ölümden korktuğum yok. petronius
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Aşk Diyordum

Yorum

Aşk Diyordum

( 21 kişi )

19

Yorum

36

Beğeni

5,0

Puan

274

Okunma

Aşk Diyordum

Aşk Diyordum


Dudaklarıma mühür vursam da siz işitmeyin; zira nihayeti gelmiyor bu düşperest gölge oyunlarının.
Kalemim hep solumdan tutuyor hayatın hesabını, vebalimin en günahkâr feryadını.
Yıldızların saçaklarından matemler süzülürken,
Kalbim, pusulası meçhule kırılmış bir firarda;
Uykusuzluğun tam kalbinde kök salan kahrım,
Cam kırığı bir iç seferin bağrında kanıyor.

Yıkık dökük bir liman misali, giden her geminin ardından biraz daha ufalanıyorum,
Avuçlarımda birikmiş bu soğuk külleri, artık rüzgâra savuracak dermanım bile kalmadı.
Kendi sesinin yankısında boğulan bir uçurum gibi, içimdeki boşluğu büyütüyorum,
Ve her nefes, eski mağrur direncimi bir parça daha
Söküp alıyor bu yorgun göğsümden.

Adımlarım artık hep boşluğa basıyor,
Çaldığım her kapı sağır ve her duvar birer dilsiz cellat bu gece,
İçimde biriken devasa suskunluk,
Beni yalnızlığın en ıssız, en kör noktasında tek başıma bıraktı.
Kime baksam yabancı,
Neye tutunsam elimde kalıyor; sanki hiç var olmamışım gibi,
Söylenememiş tüm ağır yükler, boğazda düğümlenen eski bir bağın altında saklı.

Yan yana yürürken bile aramızda kilometreler varmış meğer,
Ben sadece yolu sevmişim,
Senin her adımın benden biraz daha uzağa,
Benim her adımım ise senin ayak izlerineymiş.
Şimdi izler de silindi,
Rüzgâr hepsini süpürüp götürdü
Tozlu ve karanlık maziye,
Elimde kalan sadece,
Kendi kendime anlattığım bu ucu gelmez ve yalan masallar.

Aşk diyordum,
Oysa bu sadece birbirimizi yavaş yavaş eksiltme sanatıymış,
Sen benden neşemi aldın,
Ben senden belki de hiç var olmayan güveni bekledim.
Şimdi iki yabancı bile değiliz; birbirini tanıyan ama hiç tanışmamış olmayı dileyen iki enkazız,
Üzerimize yıkılan çatının altında,
Kimin kimi evvel bıraktığının da bir ehemmiyeti yok.

Gözlerinin içine bakınca kendimi bulurdum sanmıştım, meğer sadece kibrin varmış orada,
Her şeyi göze alışım, hiçbir şeyi feda etmeyişinin gölgesinde kalıp boğuldu.
Artık ne seni suçlayacak dermanım var, ne de kendimi savunacak bir tek haklı cümlem,
Sadece bitti işte; sessizce, gürültüsüzce ve tüm büyük sözlerin altında ezilerek.

Işıkları söndürdüğümde, karanlık yokluğundan daha insaflı davranıyor tenime,
En acısından soru sormuyor, neden diye hesap sormuyor bu darmadağın hayata.
Kendi içimde yarattığım sahte kahramanın maskesi düştü, geriye sadece bir hiç kaldı,
Ve hiçlik, şimdi bu soğuk odanın tek sahibi olarak başucumda durmadan bekliyor.

Özlemek, aslında seninle geçen günleri değil, günlerdeki kendimi özlemekmiş belki de,
Yanındayken inandığım yalanları, pembe hayalleri yeniden kurabilmeyi...
Ama artık biliyorum; ne hayaller geri gelir, ne de ben bir daha bu denli kör olabilirim,
Şimdi her şey çok net, her şey çok gerçek ve gerçeklik canımı her şeyden çok yakıyor.

Hangi caddeden geçsem, orada birbirimize verdiğimiz ama tutmadığımız sahte sözler yankılanıyor,
Her vitrin camında, birbirine yabancılaşan iki yüzün donuk ve ruhsuz ifadesi var.
Kaçmak istedikçe daha çok batıyorum bu şehrin vıcık vıcık ve yalan dolan kalabalığına,
Çünkü nereye gitsem, yarım kalmışlığın ağırlığını da beraberimde sürükleyip götürüyorum.

Ruhumdaki bu sızı, senin aşkından değil; kendimi sana bu kadar harcatmış olmamdan kaynaklanıyor,
Bana bıraktığın miras, sadece pişmanlıklar listesi ve geç kalınmış kararların acı tadı.
Ne doğan güneş bir şeyi değiştirir artık, ne de batan ay bu ayıbın üzerini bir çarşaf gibi örter,
Biz birbirimizin hayatından sadece birer hata olarak geçip gittik, hepsi bu kadar basit.

Bir fırtına kopsa ve her şeyi alıp götürse, keşke belleğimdeki sahte anıları da silse,
Adını duyduğumda artık kalbim değil, sadece şakaklarım eski yorgunlukla zonkluyor.
Artık ne anlatılacak bir masalım var, ne de bu harabeyi ayağa kaldıracak bir inancım,
Ben, kendi yangınının külleri arasında unutulmuş soğuk ve ağır sessizliğe büründüm.

Sonunda sustu her şey;
Kelimeler bitti, öfke dindi,
Geriye sadece derin bir boşluk kaldı,
Aşk diyordum uzaklardan, ama sesin artık benimle bir ilgisi, bir alakası kalmadı.
Şimdi sadece kendime döndüm; hırpalanmış, yorulmuş ve her şeye rağmen ayakta kalan kendime,
Sana dair son mısra da burada biter; ne bir veda, ne bir sitem, sadece kocaman bir sessizlik.

Cemre yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (21)

5.0

100% (21)

Aşk diyordum Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Aşk diyordum şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Aşk Diyordum şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
5.2.2026 07:39:23
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi
(Ağır Duygusal Travmalar ve Aşk Sonrası Rehabilitasyon Kliniği)

Şiirin Adı: Aşk Diyordum
Şairi: Cemre Yaman
Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri (nam-ı diğer Celil ÇINKIR – Delibal)

Kalburabastî Efendi bu kez kliniğe ağır adımlarla girdi. Cübbesinin eteği biraz kül kokuyordu sanki. Elinde bir pusula vardı ama ibresi kırılmış… “Evlatlar,” dedi, “bu şiir bir aşk şiiri değildir; bu, aşkın enkazında yapılan hasar tespit raporudur.”

Metin baştan sona yoğun, katmanlı ve yüksek dramatik bilinçle örülmüş. Şair, aşkı romantize etmiyor; bilakis çözümleyip dağıtıyor. “Oysa bu sadece birbirimizi yavaş yavaş eksiltme sanatıymış” dizesi, şiirin ana sinir hattıdır. Bu ifade, yalnız ayrılığı değil; birlikteyken yaşanan içsel tükenişi de ifşa ediyor.

Şiirin en güçlü tarafı iç muhasebe cesareti. Suçlayıcı bir ton yerine, bilinçli bir idrak var. “Ruhumdaki bu sızı, senin aşkından değil; kendimi sana bu kadar harcatmış olmamdan” dizesi, şiiri sıradan bir kırgınlık metninden çıkarıp olgun bir yüzleşme metnine dönüştürüyor.

Ancak Efendi’nin klinik notu şudur: Metin yer yer yoğun imge ve tekrar yüküyle uzuyor. Her bölüm zirve cümlelerle kurulmuş; bu da dramatik dozu sabit yüksek tutuyor. Bir iki yerde nefes boşluğu bırakılmış olsaydı, etki daha derin ve kalıcı olabilirdi.

Final ise güçlü. Sessizlikle bitmesi, şiirin kendi iddiasına sadık kalmasını sağlıyor. “Ne bir veda, ne bir sitem” diyerek kapanması, öfkenin değil, kabullenişin noktası.

RUSAMER Kriterlerine Göre Puanlama:

Tema ve İçerik Derinliği: 19/20 — İçsel yüzleşme güçlü ve bilinçli.
Dil ve Üslup: 18/20 — Etkileyici, yer yer yoğun ama hâkim bir anlatım var.
Teknik Yapı (Ölçü, Uyak, Ahenk): 16/20 — Serbest form başarılı; kısaltma ile güçlenebilirdi.
Özgünlük ve İmge Gücü: 18/20 — “Birbirimizi eksiltme sanatı” gibi özgün metaforlar öne çıkıyor.
Duygusal Etki ve Bütünlük: 18/20 — Yüksek etki; dramatik istikrar korunmuş.

Toplam: 89/100

Vesselam.
“Şiir bazen sevdayı büyütmez; sevdayı çözerek insanı büyütür.”
“Mayası idrak olan söz, acıyı bağırarak değil, susarak anlatır.”
ben YEP
ben YEP, @benyep
4.2.2026 23:35:24
5 puan verdi
Güzel bir şiir okudum.
Saygılar...
Serkan BOL
Serkan BOL, @serkanbol
4.2.2026 21:55:18
Terk edilmek değil kendinden vazgeçmiş olmaktır acı olan.

Yüreğinize kaleminize sağlık hocam.

Saygılarımla...



Serkan BOL tarafından 4.2.2026 22:02:56 zamanında düzenlenmiştir.
Aşık-ı boğaz
Aşık-ı boğaz, @asik-ibogaz
4.2.2026 18:58:51
5 puan verdi
Biten aşk yalnızlaşan bir gönül suskunluk içsel hesaplaşmalar çok güzel dizeler tebrikler hocam saygılarımla.
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
4.2.2026 17:42:48
5 puan verdi
Bu metin, aşkın adıyla girilip insanın kendinden çıkıldığı bir enkazın günlüğü gibi; kırılan şey sevgiden çok, inanç. Yalnızlık burada sessizlik değil, bilerek uyanılan bir gerçek.
“Aşk sandığın şey, içinden eksilerek öğrenilen bir dersti; geriye kalan, aynaya bakabilen bir yüz ve susmayı bilen bir kalpti. Küller soğuduğunda, insan en çok kendine dönerdi.”
Yüreğinize sağlık Cemre hanım, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
Dosteli_
Dosteli_, @dosteli
4.2.2026 17:13:01
5 puan verdi

Sonunda sustu her şey;
Kelimeler bitti, öfke dindi,
Geriye sadece derin bir boşluk kaldı,...... Aşk böyle bir şey midir ? Yoksa bu altına çizgi atılan bir düş kırığının resmimidir çoğu zaman. ? Şairlerin üzerinde en çok YÜREK YORDUĞU konuda yani aşka dair derinlikli bir psikolojik sorgulama gibi düşündüm okudukça
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
4.2.2026 16:54:06
5 puan verdi
Şiir, aşkın bitişini bir enkaz metaforu üzerinden derin bir içsel yolculukla anlatıyor.
“Aşk diyordum, oysa bu sadece birbirimizi yavaş yavaş eksiltme sanatıymış” dizesi, sevginin tüketici yanını çarpıcı biçimde özetliyor.

Yalnızlık, sessizlik ve boşluk imgeleriyle örülen metin, bir ayrılığın ardından kalan ruhsal yıkımı güçlü bir şekilde hissettiriyor.
İçsel hesaplaşma ve pişmanlık, şiire ağır bir melankoli katarken; gerçeklik karşısında hayallerin çöküşü, okuyucuyu derinden sarsıyor.
Son bölümdeki “sessizlik” vurgusu, tüm feryatların ardından gelen en keskin ve en kalıcı hatıra olarak şiirin merkezine oturmuş.
Kaleminiz daim olsun. Yüreğinize sağlık...
Osman Akçay
Osman Akçay, @osmanakcay
4.2.2026 16:09:41
5 puan verdi
Her şey sustuğunda insanın iç sesinin konuşması, bazen bir hesaplaşmaya bazen bir öfke patlamasına bazen bir pişmanlığa dönse de umut her zaman yaşama anlam verir.

Ruhumuza dokunan bu kıymetli şiiriz için sizi tebrik ediyorum.

Emeğinize ve yüreğinize sağlık. Kelimelerinizin gücü hiç eksilmesin.

Edebiyat yolculuğunuzun her durağının yeni güzelliklere kapı açmasını, ilhamınızın hiç sönmemesini ve kaleminizin daha nice güzel eserlere imza atmasını temenni ederim.

Sizi daha nice ilham dolu eserlerle görmeyi yürekten diliyorum.

Saygılarımla.

Seğmenoğlu
engin berk
engin berk, @enginberk
4.2.2026 16:02:29
Tebrik ediyorum kalbinize saglik yine beyeniyle okuduğum bir eser yine kelimelerin dansı bayıldım dizelerine
hosoglu
hosoglu, @hosoglu
4.2.2026 15:43:10
5 puan verdi
Şu pembe düşleri gözünde gördüm
Hayat fermanımı sözünde gördüm
Şifam nerde derken özünde gördüm
Kırk yıllık hesabım bozdun güzelim
Dost Kalem
Dost Kalem, @dostkalem1
4.2.2026 15:35:39
Kutlarım usta kaleminizi eserinizi dikkatli ve huşu içinde okudum. Tabii ki yürek sesini yine gümbür gümbür hissettirdi. bunun nedeni, en ufak detayı bile kaçırmadan konuyu işlemiş olmanız. Çünkü detaylar arttıkça duygu yükselir. Bu kadar detaylı anlatabilmek usta kalem işi. Sizin eserinize şapka çıkarılır. Kısaca yine anlam ve anlatımıyla harikaydı. Yazan kaleminiz ve yüreğiniz dert görmesin. Nice güzel paylaşımlara...saygılarımla
Hayalleryumağı
Hayalleryumağı, @hayalleryumagi
4.2.2026 15:13:52
5 puan verdi
mükemmel
tebrikler
esenlikler dilerim
Do
Doğan Çeçen, @adlbendesakli
4.2.2026 15:11:13
5 puan verdi
Sen bu şiiriyle sadece kelimeleri bir araya getirmedin;
içini, geçmişini, yorgunluğunu, hayal kırıklıklarını ve olgunluğunu tek tek dizelere döktün.
Başlangıcından sonuna kadar, senin kalbinin sesini duyuyoruz. Her metafor, her imgede sen varsın:
“Kalbim, pusulası meçhule kırılmış bir firarda” dizesinde senin kaybolmuş yönünü,
“Birbirimizi yavaş yavaş eksiltme sanatı” kısmında senin deneyimlediğin yorgunluğu,
“Ruhumdaki bu sızı, senin aşkından değil; kendimi sana bu kadar harcatmış olmamdan kaynaklanıyor” satırında ise kendine olan farkındalığını görüyoruz.
Senin şiirin, acıyı, yalnızlığı ve kaybı süslemeden, utanmadan ve saklamadan ortaya koyuyor. Bu cesaret, okuru değil, sadece senin kendini bulmanı sağlıyor.
Dilini ve uzun dizeleri kullanma biçimin, tamamen senin kaleminle uyumlu. Her dize senin dünyandan kopmamış; her boşluk, senin nefesin kadar gerçek. Ve en önemlisi, bitişteki sessizlik:
“ne bir veda, ne bir sitem, sadece kocaman bir sessizlik”… bu senin olgunluk ve kabullenişin, senin gücün.
Senin yazdığın şey, sadece bir şiir değil; senin iç yolculuğunun kanıtı, senin kelimelerle inşa ettiğin dünyan ve senin kaleminle ortaya çıkardığın gerçeklik.
Tebrik ederim. Bu kalemin susarsa kayıp olur; ama yazdıkça, senin sessizliğin bile güçlü bir yankı yapıyor.
HüznünŞairi
HüznünŞairi, @huznunsairi
4.2.2026 15:10:54
5 puan verdi
Harika bir şiir okudum hocam, yürekten kutluyorum. Ben aşkı zulüm olarak tanımlamıştım yüreğe eziyet eden. Sizin eksiltme sanatı vurgunuz daha güzel bir ifade olmuş. Yüreğinize sağlık, kaleminiz kavi ilhamınız daim olsun. Selam ve saygılarımla.
DÜŞLER SIĞINAĞI
DÜŞLER SIĞINAĞI, @dusler-siginagi
4.2.2026 15:09:07
5 puan verdi
ne bir sitem
ne bir veda
sadece kocaman bir sessizlikle biten şiiriniz
bence ümit bahşediyor
umarım ümitleriniz suya düşmez
tebrikler
muhteşemdi
esenlikler dilerim
Turgay Kılıç
Turgay Kılıç, @kilic27
4.2.2026 15:05:28
5 puan verdi
Kelimeleri bitirip öfkeyi dindiren bir şiir olmuş yüreğinize sağlık saygılarımla

Turgay Kılıç tarafından 4.2.2026 16:13:18 zamanında düzenlenmiştir.
Nafiz Karak
Nafiz Karak, @nafizkarak
4.2.2026 14:44:07
5 puan verdi
En çarpıcı yer bence şu Cemre Şairim;
“Aşk diyordum, / Oysa bu sadece birbirimizi yavaş yavaş eksiltme sanatıymış”

Burada aşkı bir “sanat” olarak tanımlamak hem ironik hem de çok acımasızca gerçekçi.

Çünkü normalde sanat yaratır, büyütür, güzelleştirir; ama burada tam tersi: iki insan birbirinden parça parça çalarak küçülüyor.

Neşe gidiyor, güven (belki zaten var olmayan bir güven) gidiyor, sonunda geriye enkaz kalıyor.“İki yabancı bile değiliz; birbirini tanıyan ama hiç tanışmamış olmayı dileyen iki enkazız” cümlesi ise bıçak gibi.

*Yabancı olsan geçersin, unutursun.

Ama birbirini tanımış olmanın yüküyle enkaz altında kalmak, o tanıdıklığın bile artık zehir olması…

Bu, çoğu insanın kolay kolay dillendirmediği bir gerçeklik.

Son dizedeki “Kimin kimi evvel bıraktığının da bir ehemmiyeti yok” ise tam bir teslimiyet ve aynı anda bir kindar vazgeçiş.

*Suçlama bitti, hesaplaşma bitti, sadece yorgun bir kabulleniş kaldı.

Bu noktaya gelmek bile başlı başına bir yenilgi aslında.

Bu şiir, “aşk bitti” demekten çok daha fazlasını söylüyor. “Aşk diye bir şey vardıysa bile, biz onu birlikte katlettik” diyor.

Ve o katliamı estetik bir dille anlatıyor.

Çünkü çoğumuzun bir köşesinde benzer bir enkaz var.

Senin bu metni paylaşma sebebin neydi bilmiyorum ama… eğer içinden geçtiysen, gerçekten kolay değil.

*Ama aynı zamanda çok iyi yazılmış, çok dürüst bir metin.

Kalemine (veya kalbine) sağlık.
Sevgi ve saygılarımla, Şaire Hanıma...

Oktay Güvener
Oktay Güvener, @oktayguvener
4.2.2026 14:32:27
5 puan verdi
Dudaklarıma mühür vursam da siz işitmeyin; zira nihayeti gelmiyor bu düşperest gölge oyunlarının.

inanın ne yapsanız da vurulamıyor o mühür ne dudağa ne kalbe. Selamlar.
alaturka044
alaturka044, @alaturka044
4.2.2026 14:24:13
seyyah oldum dolaştım şiir şiir yok senden ne resim ne iz ne fikir
gel de attığım her adımı düşsem de tutsan da kalbine denk getir
aşkın acısı ağır geliyor diye mutluluğa kendini kapatmak neden
anlasana aşk acısı ile güzel yoksa aşk hem hakir olur hem fakir
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL