18
Yorum
30
Beğeni
5,0
Puan
297
Okunma

Yine bir gece yarısı... Karşımda zifiri karanlık ve yine sadece ben!
Meltem esiyor inceden, ama her esintide senin kokun geliyor buram buram.
O çok sevdiğimiz yağmur sonrası toprak kokusunu,
Şimdi sensiz çekiyorum ciğerlerime; nefesim daralıyor, sözler diziliyor boğazıma.
Yağmur sonrası gökkuşağının bile kıskandığı sardunyalarım,
Onlar da açmadı bugün, boyunlarını büktüler sessizce.
Belki de benim yüreğim gibi onlar da küskün renklere,
Karanlığın içinde bir başlarına kalmışlar öylece.
Susuyorum derinden ve sessiz, sesim yankılanmıyor sokaklarda.
Rüzgârın savurduğu bulutlar gibi savruluyorum şehirden şehre.
Gidişinin izlerini sürüyorum ıslak kaldırımlarda,
Yorgun adımlarımda sadece senin bıraktığın o ağır boşluk var.
Zaman durdu sanki, akmıyor artık o eski coşkusuyla.
Saniyeler bile senin yokluğuna kurmuş kendini sessizce.
Her tıkırtı seni hatırlatıyor, her gölge seni fısıldıyor,
Ben bu koca şehirde, senin eksikliğinle eksiliyorum her gece.
Uzaklara dalıp giden gözlerim var benim, feri sönmüş.
Umutları her geçen gün biraz daha sönen o masum yüzüm...
Alevlerle kucaklaşan yüreğimin sessiz feryatları bunlar,
Anlattığı tek bir şey var o da senin bitmek bilmez hasretin.
İşte ben ne zaman seni düşlesem, içimde bir çakıl taşı ısınır.
Öyle bir sıcaklık ki bu, tüm ruhumu yakıp kavurur inceden.
Umutsuzca etrafımı sarınca hayalin, bir üşür bir ısınır yüreğim,
Dengesiz bir mevsimin ortasında kalmış gibiyim sensiz.
Kendimi bir ateşin ortasına atmışım da farkında bile değilim.
Ne bu alevler duyuyor feryadımı, ne de sen duyuyorsun sesimi.
Yalnız değilim aslında, yalnızlık bana uğramaz ki artık,
Yokluğun sarıyor dört bir yanımı, nefes aldığım her an.
Ellerim uzansa da yetişemiyorum o çok sevdiğim ellerine.
O kadar yakınımdayken aslında fersah fersah uzaksın bana.
Mutluluğu getirmesini beklediğim o sandal, alabora olmuş,
Parçaları dağılmış bedenimin ıssız kıyılarına.
Hadi sevgilim, gel ve sil artık yağmura karışan gözyaşlarımı.
Tut ellerimi sıkıca, bırakma bir daha o boşluğun ortasına.
Elim avuçlarındayken, bu zorlu hayat yolculuğunda,
Senden başka tutunacak bir sığınağım olmamalı.
Hayatımın tam ortasında olmalıydın, her anımda, her nefesimde.
Hüzünlerimin taşanlarını toplamalıydın o merhametli avuçlarına.
Su kadar saf, bir pınar kadar berrak bakmalıydın gözlerime,
Öyle bir bakış ki, tüm kederimi silip götürmeliydi bir anda.
Suskunluğum, içimdeki bu dağılmalarım, seninle dökülüşlerim,
Hepsi o sevgi silgisiyle silinmeliydi yorgun ruhumdan.
Yedi kapının ardından bakmalıydın bana, umut dolu gözlerle,
Gül olmalı, açmalıydın bu kurak yüreğimde en güzel kokunla.
Şimdi bütün şehir uykuda, bense hâlâ bıraktığın o yerdeyim.
Ne fırtınalar koptu da, bir seni söküp atamadı bu yürekten.
Özlemin diz boyu, her gece biraz daha batıyorum bu dertte;
Ve ben her yağmur dindiğinde, inatla yine sen kokuyorum her nefeste...
Cemre yaman
5.0
96% (24)
4.0
4% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.