İnsan ,ya insan gibi akıllıca söylemeli ; yahut hayvanlar gibi susmalıdır! Sadi [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Bir Millete Baş Olur Padişah’ın Sürgünü



Tarih: 30 Ekim 1918

Osmanlı Devleti ve Aziz Türk Milletine
Emperyalizm patentli paylaşma uygulanır
Türklük maruz kalınca en büyük afetine
Yedisinden yetmişe top yekûn kaygılanır

Anadolu işgali mevzuu bahistedir
İlk adımda Osmanlı ordusu terhistedir
Manzara karşısında kim varsa yeistedir
İşgaller başlayınca Türk Halkı duygulanır

İngiliz deniz üssü Mondros’ta 30 Ekim 1918 de Birinci Dünya Harbini sona erdiren Ateşkes Anlaşması imzalanır. Başta Enver, Cemal ve Talat Paşa’lar olmak üzere İttihat ve Terakki’nin yöneticileri 1 Kasım 1918 de yurt dışına kaçarlar.

Jandarma hariç sayıları 350 bine dayanan “Kara Ordusu” terhis edilir. Yapılan 6 adet gizli anlaşma uyarınca işgal planı hayata geçirilmeye başlar. Ermenilere kıyım yaptıkları ya da İngiliz Esirlerine kötü davranışta bulundukları bahane edilerek asker ve sivil birçok yönetici İngilizler tarafından tutuklanır ve Malta’ya sürgün edilir. Misilleme olarak ta Anadolu’da bulunan tüm İngilizler Mustafa kemal tarafından tutuklanır.

Ayrılıkçı dernekler kurulur dört bir yanda
Bazı sözde aydınlar uyanır tam bu anda! ! !
Kimi sömürge ister kimisi ister manda
Mustafa Kemal ise bağımsızlık peşinde

Cephenin gerisinde Rum ve Ermenilerin
Kalleşçe davranarak açtığı yara derin
Değişmeyen tek gerçek Tarih boyu Türklerin
Tebası hain çıktı Süryaniler dışında

Leş kargası Yunanlar Bin yıldır dosttu güya
On Beş Mayıs On Dokuz başlarken biter rüya
İşgal ettiği yerde döktüğü kanlar derya
İngiliz yardakçısı Megaloman düşünde

Padişah Vahdettin 30 Mart 1919 tarihinde Damat Ferit aracılığıyla kendi el yazısıyla kaleme aldığı ve “15 yıl müddetle Osmanlı İmparatorluğunun İngiltere sömürgesi olmasını teklif eden bir tasarıyı İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe’a ulaştırır. Ona göre kurtuluş reçetesi budur. Bu reçete yolunda her türlü yola başvurulur. Onurlu ve bağımsız bir Türk Devleti olarak mücadele etmek aklına bile gelmez ve hiç bir kimseye güvenmediği için de ablasının kocası Damat Ferit’i peş peşe Sadrazamlığa getirir.

Onurlu Türk Devleti saray için hikaye
İngiliz sömürgesi onlarda ki ilk gaye
Bu yolda Damat Ferit görevle alır paye
Padişah Vahdettin de kalmak ister işinde

Kurtuluş reçetesi acıdan daha acı
Mustafa Kemal’dendir bağımsızlık ilacı
Sözleri kanun gibi kongreleri baş tacı
Atanın aklı fikri toprağında taşında

Samsun’dan Erzurum’a gelen Mustafa Kemal
İngiliz baskısıyla görevinden alınır
Kazım Karabekir ve ordusu behemahal
Hiç tereddüt etmeden ona destek olunur

Kongreler yapılır Erzurum’da Sivas’ta
Heyecan kaplar yurdu Mersin, Van, Maraş, Kars’ta
Anadolu olunca bölüşülecek pasta
Yeni bir ruh ayakta Anadolu döşünde

Sayıları dört yüz bin işgal kuvvetlerinin
Otuz beş-kırk bin kişi buna karşın ordumuz
Yedisinden yetmişe Aziz Türk Milletinin
Çılgın direnişiyle kurtulacak yurdumuz

Kongreler ardından Ankara Meclis yeri
Yeni Türk Devletinin yıkılmaz payitahtı
Buradan yönetilir ölüm-kalım seferi
Buradan şekillenir Türklüğün makûs bahtı

Bin dokuz yüz yirmide yirmi üç Nisan günü
Büyük Millet Meclisi açılır heyecanla
Dünyaya ilan eder bağımsızlık ününü
Yeni bir devlet doğar savaşacak düşmanla

Milletvekilleri ve yurtsever sivil asker
Mecliste kimler yok ki Osmanlı Meclisinden
Çakmak’lar, Adıvar’lar, İnönü’ler, Nadi’ler
Vatanı kurtarmaya komik Sevr belgesinden

Meclisin kararıyla Karabekir Doğuda
Ermeni sorununu halleder temelinden
Diplomasiyle alır Sarıkamış Kars’ı da
Ruslar Şark Cephesi’nde vazgeçer emelinden

İstanbul Harp Divanı idama mahkûm eder
Mustafa Kemal ile onun tüm kadrosunu
Ankara Hükümeti vatanı tahkim eder
Ölçmek için düşmanın boyunu ve posunu

İngiltere’nin Ortadoğu ve Yakındoğu’da çıkarlarının korunabilmesi ve olası bir Türk kıpırdanmasını bertaraf etmek amacıyla bölgede bir jandarmaya ihtiyacı vardır. İngiltere Başbakanı Lloyd George jandarmalık görevi için Yunanlılara yeşil ışık yakar ve kanlı ve uzun bir sürecin başlamasına yol açacak görüşlerini açıklar. “ Osmanlı İmparatorluğunun doğal mirasçısı Yunanlılardır.”

Yunan’a avans olmuş İzmir’in yamanması
Müjdeli haber olur İngiliz’in avansı
Bu yüzden hami olur İngiliz donanması
Bin dokuz yüz on dokuz Mayıs’ın on beşinde

İngiliz bekçi ister Ortadoğu payına
Yunanistan en büyük adaydır emeline
Mondros Ateşkesi girmeden bir ayına
Yunanlı çıkacaktır Ön Asya geneline

İlk Yunan tümeninin İzmir’e çıkışından
Dört gün sonra Samsun’da Mustafa Kemal paşa
Uyandırır milleti çekip kılıcı kından
İngiliz ve yan eki düşer birden telaşa

Uygulanmasında güçlük çekilen Sevr Anlaşmasının şartlarını yeniden görüşmek üzere Londra’da toplanacak konferansa Ankara Hükümeti’nin temsilcisi de çağrılır. Osmanlı’nın İçişleri Bakanı Ali Kemal bir yazısında “Avrupa ile başa çıkmayı, yüzyıllardan beri Asya’nın hangi kavmi başara bildi ki biz başarabilelim” diye yazacaktır. Yine bu zat gazetesinde kardeşi ve bin kadar askeriyle Yunanlılara sığınan ve onlar adına propaganda yapması karşılığında canı bağışlanan Çerkez Ethem’in “Mustafa Kemal, Yunan ordusunun hızlı bir taarruzuna bir dakika bile dayanamaz” demecini yayınlamakta hiç tereddüt etmez.
Tevfik Paşa kısa bir konuşmayla İstanbul’un görüşlerini açıklarken Ankara sözcüsü parlak bir konuşma yapar ve büyük alkış toplar.

Sovyetlerle temas kurulması İngilizleri endişelendirir ve savaşı sürdürmeye istekli görünen Yunanlılara yeşil ışık yakar ve temsilcilerin Atina ve Ankara’da bulunan hükümetleriyle görüş alış verişinde bulunmaları için konferansa 25 gün ara verilir.
6-11 Ocak 1921 Birinci İnönü savaşının yapılması

Ruslarla Moskova’da anlaşma imzalanır
Çok önemli etkendir dostluktaki tavrımız
Yılda on milyon ruble Rus yardımı uzanır
Güvenceye kavuşur doğuda sınırımız

Eskişehir önünde Afyon’da Kütahya’da
Yunan Genelkurmayı genel hücuma kalkar
Dışişleri Bakanı Bekir Sami Londra’da
Gizli anlaşma ile Fransa’yı oyalar

Yunanın taarruzu beklenen şey değildi
Kıyasıya bir savaş İnönü Cephesi’nde
Mağrur Yunan ordusu İnönü’de dağıldı
Yakarak çekildiler yenilgi ertesinde

Kutlu başlangıç yaptı bir kaç avuç kahraman
Zaferin ilk tadını tattık biz İnönü’nde
Topraktaki canlardan can buldu yeni vatan
Yıkıldı hayalleri Yunanların bir günde

Umutların hüsrana karıştığı bir günde
Kötü gidişe dur der o bir avuç kahraman
Zaferin lezzetine kavuştuk İnönü’nde
Yeni baştan kuruldu yeniden doğdu vatan

Hazmedemez Yunanlı İnönü’de tokadı
Kabullenemez asla hezimet tarihini
Fidan gibi ordunun savunmada takati
Ters yüz ediverir makûs Türk talihini

Çevrilince tersine talihin makûs eli
Rüzgâr gibi okşadı ilk türkü ufukları
İnönü’de kök saldı kavgamızın temeli
Şehadet gökyüzünden ağarttı şafakları

Üzengimiz iptendi kılıcımız tahtadan
Ama gözü karaydı Türk süvarilerinin
Başarıya ulaşır başarmaya ahdeden
Zafer umudu söner Harp havarilerinin

İnanmakta zorlanır Korgeneral Papulas
Derme çatma ordulu Türklere yenilgiye
Katliamlar yaparak çekilmekteydi Hellas
Canını bırakmadan derme çatma birliğe

Her şey iyi giderken harekâtın başında
Sorgulanır Papulas ötesini tahmin et
Yunanlı zayiatı İnönü Savaşında
Beş bin subay ve asker, bir hayli de ganimet

Yunan Ordusu Londra’da toplanan temsilciler meclisinin üyeleri daha dönüş yolundayken 23 Mart 1921 sabahı Eskişehir ve Afyon istikametinde iki koldan taarruza başlar.

Sahtekârlık bilmeyen, göremeyen ırağı
Ankara vekilleri sitemde İngiliz’e
Stratejik savunma prensibi gereği
Afyon kolay verilir General Kondulis’e

Garp Cephesi’nde durum barut, ateş, kan kokar
Palikarya Ordusu kendinden gayet emin
Üç tümenlik kuvvetle Eskişehir’e sarkar
İcabına bakılır Yunanlıyla Ethem’in

Metristepe huzurlu yer Metristepe kutsaldı
Sayesinde yeniden Türkleşecek topraklar
Telsiz cihazı yoktu muhabere aksadı
Muharip örgütüyle sıcak tutuldu saflar

Görmeseydi topraklar üstünde ay-yıldızı
Kendi ay yıldızını çekerdi gökten yere
Tarih bitti diyerek doğmazdı tan yıldızı
On asırlık yurdumu kirletemez kefere

Muharip örgütü İstanbul’da faaliyetine devam eden gizli bir örgüttür. Türk yanlısıdır.
Kütahya-Eskişehir Savaşı’na hazırlık. 1 Nisan 1921 – 9 Temmuz 1921

Kızılay çağrı yapar yardım için herkese
Yardım yardım üstüne dünyanın dört yanından
Toplanan yardımların yekûnu binler kese
En anlamlı yardım da Asya Hindistan’ından

Türkün yüksek kudreti dilidir asırların
Atılan her adımda ceddin izi görülür
Serilse önümüze düğümleri sırların
Ülkü dokunur özde ülkü serde örülür

Güneş gibi, ay gibi, gök gibi, yıldız gibi
Varlığımız sabittir Türk demek Anadolu
Ölüm gibi, aşk gibi, ışıkça bir hız gibi
Elele kenetlenir Türklüğün mevcut kolu

Eşsiz mabet Ankara, Meclisimiz mihrabı
Bu mihraptan keseriz düşmanın nefesini
Gökyüzünde buluruz aydınlatan mehtabı
Bu mabette duyarız istikbalin sesini

Kaynağıdır bu mihrap sınırsız bir sevincin
Bir gün diye yazılır yüzyıllar yasasında
Bu mihrap da gebedir fikirler halas için
Kurtuluş reçetesi kılavuz havasında

Asya’dan Avrupa’ya köprü Anadolu’dur
Kartal yuvası sanki herkes yakından tanır
Karış karış bu yerler şehitlerin yoludur
Toprağın burçlarından evliya kanatlanır

Ankara’da çok farklı manzaralar hakimdi
Halide Edip Hanım örgütler kadınları
Tarih Türk’ü ateşle imtihanda çetindi
Eğitmek göreviydi üstlerin madunları

Gözleri hiç görmeyen, Hafize Ana vardı
Ömrü çamaşırcılık, yaparak geçen zattı
Zor günleri düşünüp, cepte para tutardı
Mevcut bir lirasını, Halide’ye uzattı

İstanbul’da camiler bugün ışıl ışıldı
Top yekûn minareler kandillerle donandı
İnönü haberleri kahvelere asıldı
Çok çarpıcı biçimde galibiyet kutlandı

Mağrur İngilizlerin gururu kırılmıştı
Bir hamle yapmak için arayışlar başlattı
Yunan palikaryası Türklerce sarılmıştı
Dumlupınar önünde operasyon düşletti

Sevres Anlaşmasıyla çözülmüştü şark derdi! ! !
İngiliz’le Yunanın gülüyordu yüzleri
Mustafa Kemal Paşa işgalcileri gerdi
Ankara kedisiyle bir tuttular bizleri

Polverista Kışlası Malta’da hapis yeri
Yüzlerce bürokratlar, Bey’ler Paşa’lar zorda
Cihan Harbini yapan, Osmanlı liderleri
İki yıldır Malta’da hepsi de hapis orda

9 Nisan 1921 Sabahı savaş kızışır. Refet Paşa ihtiyatta tuttuğu 5. Kafkas Tümeni’ni de ileri kaydırarak Dumlupınar önlerinde konuşlanan Yunan alayını makasa alır. Birinci Yunan Kolordusunun akıbeti hiç te iç açıcı değilken 12. Türk Kolordusunun ağır hareket etmesini fırsat bilen 2. Yunan Tümeni Komutanı Albay Valettas 12. Kolorduya bir alay bırakır ve iki alayı ile birlikte Dumlupınar’a yaklaşmakta olan Türk Tümenine karşı taarruzda bulunur ve Türk cephesi sarsılır ve Türk tümeni geri çekilir. Bu durumdan istifade eden Yunan Kolordusu Dumlupınar istikametine çekilmeyi gerçekleştirir. Türk birlikleri çekilen düşman birliklerini takip etse de Dumlupınar’ın yunan askerlerince tahkim edilmesi önlenemez.

Yerinde müdahale, yapılır hükümetçe
Fevzi ve İsmet Paşa Cepheyi incelerler
Komuta sorununa el konulur devletçe
Refet Paşayı derhal görevden azlederler

Refet Paşa, süvari tümenlerini Asıl Muharebe Hattında kullanacağı yerde çok uzak bir hedefe yürütür, 5. Kafkas Tümenini savaşa bir gün geç sokar, Yunanlılara kaptırdığı Dumlupınar mevziine 6 tümenle 3 gün boyunca taarruz etse de başarıya ulaşamaz ve üstünlük sağlayacak bu mevzi elde edilemez. Mustafa Kemal’in stratejik birlikleri sevk ve idarede başarısız kalan Refet Paşa sorununa el atması gerekli olur.

Azledilir Papulas, Gunaris işbaşında
Hırslı zafer düşkünü krala bağlı biri
Tadılan hezimeti telafi telaşında
Meteksas’ı frenler Venizelos kibiri

Günlerden bir gün Yüzbaşı Faruk isminde bir Türk Subayı bir İngiliz teğmenini selamlamadı diye İngilizler tarafında Osmanlı Harbiye Nezaretine nota verilir ve Harbiye Nazırı Ziya Paşa tarafından gereğinin yapılması istenir.

İstanbul’un Harbiye Nazırı Ziya Paşa
Sarı atlas döşeli odasında tedirgin
Selam vermedi diye İngiliz teğmenine
Emreder yaverine “yüzbaşıyı getirin”

Alırlar Yüzbaşıyı apar topar yerinden
Nazırın odasına çıkarırlar huzura
Yüzbaşı Faruk o an soluk alır derinden
Beni emretmişsiniz diye sesler nazıra

Ziya Paşa yavaşça koltuğundan yekindi
İngiliz notasıyla Yüzbaşı davalıydı
Uzun boylu kumraldı yakışıklı bıçkındı
Cesur Yüzbaşı Faruk biraz da havalıydı

Suçu oldukça ağır emre rağmen İngiliz
Subayını tazimle selamsız geçip gitmek
İngiliz teğmenini herhalde görmediniz
Diyerek yüzbaşıya babacanca eğitmek

Hayır efendim gördüm, teğmen benden küçüktür
Ast üstünü selamlar, askerlik töresince
Teğmen yüzbaşısına, selamı verecektir
Değişir mi töreler işgaller süresince

Balkan harbi olurken “Faruk Yüzbaşı” teğmen
Çanakkale Harbi’nde rütbesi üsteğmendi
Yüzbaşıydı “Suriye Harekâtı” olurken
Bu rütbeler top yekûn milletten armağandı

Özür dilemeliydi Yüzbaşı o teğmenden
Harbiye Nazırının bu adeta emriydi
Emri hiç dinlemedi yüzbaşı düşünmeden
Kopararak fırlattı omzundan apoleti

Emrinizi dinlemek zorunda değilim ben
Deyip selam sepetsiz kapıya yürümüştü
Onurlu yaşamayı öğretmişti çıkarken
İzleyen tüm subaylar yaşlara bürünmüştü

Muharip örgütünden alıp temiz belgesi
Anadolu yoluna koyulmaktı amacı
Selimiye Kışlası yüzbaşının adresi
Telsizleri alsaydı geçecekti yamacı

Telsizlerin deposu Selimiye Kışlası
İngiliz denetimi altındaydı burası
Kuş uçurtmasa da hiç üstünde baş belası
Hal yolu olmalıydı başka yoktu çaresi

Londra Konferansından dönen sadrazam Tevfik Paşa Padişah’a bilgi sunmak için saraya gitmektedir. Bir İngiliz trafik görevlisi asker Osmanlı Devletinin sadrazamı Tevfik Paşayı aracının plakası yok diye tutuklar ve Koskoca sadrazam da bir İngiliz neferinin peşinden kuzu kuzu, motosikletli İngiliz askerini takip eder.

Garip olaylar olur akla fikre sığmayan
Bir İngiliz askeri düdüğünü öttürür
Plakası yok diye bir Gurkha ayan beyan
Koskoca sadrazamı nezarete götürür

Derhal burdan gidelim dese de o sadrazam
İmkânsız efendim der şoför; tutukladılar
Ölmüştü devlet sanki tükenmişti Muazzam
En ufak bahaneyle sonu tetiklediler

Çıt bile çıkarmadan gitmişti kuzu kuzu
Sadrazam Tevfik Paşa işgalcinin ardından
Basiretsiz tutumla yıktı onurumuzu
Bunlar mı kovacaktı hasmı Türk’ün yurdundan

Diplomatik kazaydı onur kırıcı bu iş
İngiliz himayesi söz konusu olunca
Sonun başlangıcıydı Osmanlı’da bu gidiş
İngiliz hami olur miatları dolunca

Bu olayların hemen ertesi günü 23 Nisan 1921’dir. Yani Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının birinci yıl dönümü. Bayram havasında kutlanır her yerde bu gün. Adına da “Milletin Saltanat Günü” derler o zaman.

Celil ÇINKIR - DELİBAL

100.000 Kelimede Kurtuluş Savaşı Destanı projemden.

Vatan Sevgisi imandandır der son Nebi. Kıymetini bilmeliyiz bu aziz vatanın dostlar.

Yüreği vatan aşkıyla çarpan herkesin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramını tebrik ediyorum.
celil çınkır çınkır (Celil ÇINKIR)
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.




19 1918 1919 1921 25 albay ali ana anadolu ankara asker askerlik asla asya aşk ateşkes atlas ay aziz bağımsız bağımsızlık bahane başlangıç bayram bekir bilen bilgi bir bitti boylu bugün büyük can çağrı çarpıcı çerkez çıktı daha damat deniz doğal dönüş dört dumlupınar dur dünya düşman ekim emre en evliya faruk ferit fırsat fikrî galibiyet geç gelen gerçek geri gibi gök gökten görüş gün haber hafize hain halas harbiye harp hepsi herhalde hız hızlı hiç ışık ışıl iki ile ilk ingilizler inönü işgal kadar kalan kan kanun kasım kılavuz kıyım ki kim kolay koldan komik kök köprü kötü kurtuluş mabet makus maruz mevcut millet milyon muharebe mustafa mücadele nisan o olası oldukça olur onur onurlu ortadoğu osmanlı önemli para parlak propaganda refet ruh rum sadrazam saltanat sami saraya sarıkamış savaş selam selamsız sıcak sınırsız son söz spor subay sürgün şark taarruz takip tam tan tarih teklif temas temmuz top trafik tüm türk türkiye türkü uzak üç ülkü üstünlük vahdettin vatan ve yakışıklı yani yenilgi yeşil yıldır yıldız yol yola yönetici yurt yurtsever yüz zafer ziya
 Yorumlar
 İsmailoğlu Mustafa YILMAZ
 
1 Haziran 2019 Cumartesi 09:28:48
Güzel İnsan;
İlhamınız coşkulu, gönlünüz heyecanlanmış…

.................................................... Saygı ve selamlar..
 Ahmet KARA
 
19 Mayıs 2019 Pazar 19:03:41
Asil duyarlı yüreğinizden gelen, anlamlı şiir için yüce şahsiyetinizi saygımla selamlıyorum.

Güzel yüreğiniz var olsun Celil Bey.


19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramınız Kutlu Olsun.
 Suat Zobu
 
19 Mayıs 2019 Pazar 18:46:38
Aydınlık ufuklara,

nice yüzyıllara inşallah..

KUTLU OLSUN..


Bir Millete Baş Olur Padişah’ın Sürgünü şiirine yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Üye ol Şifremi Unuttum