3
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1004
Okunma

bir yer var içimde kendimi sakladığım
bir yer...
ucu yırtık kilimler serili eski
eski bir ibrik köşede
köşede bir sandalye
sandalye boş
boş...
uçurtma uçuruyor hala sanki
bahçe önünde ya da aşağı bağda bir küçük
küçük bir şey var cebinde taşıdığı
kendisine bile göstermiyor
ama eliyle koruyor her zaman
sanki hayatta en büyük değeri olan
o an...
etrafında kimseler yok
yalnız mutlu olmayı küçük yaşta bulmuş
sanki kimsenin erişemediği bir mutluluk tutuyor avucunda
sadece kendisi görebiliyor
kimsecikler yok...
kıskanıyorum deli gibi
onun o özgür ruhunu bu küçücük yaşta
sanki dünyayı yönetiyor ve her şeye sahip
nasıl olabilir allahım
çıldırıyorum...
büyüteçle bakıyorum
belki haddinden fazla büyütüyorum
belli ki mutluluğunun ve hayatta kimsenin sahip olmadığı
o özgürlüğünün kaynağı
cebinde gizlediği şey
sinsilik doluyor benliğime
gözlerimde hırs
ben ki merhamet yumağı
ben ki ana kucağı
ben ki insan sıcağı...
baştan başa hırsla doluyorum
elime bir sopa alıp
o cebindekini vermez ise
öldürüp almayı düşünüyorum
hızlı hareketlerle bir çırpıda iniyorum yanına
bana bakarken sanki hissetmiş gibi
gözlerini uçurtmasına dikiyor
cebinde ki o sırrını sıkıyor ve saklamaya çalışıyor
benden
gözlerime daha çok hırs doluyor
ve ona bir şeytan kadar gaddar
gülümsüyorum
kaçmaya yeltendiğini anlayınca bütün korkusuyla
sopayı çıkartmayı dahi düşünemeden
elime taş alıp arkasından kafasına fırlatıyorum büyükçe
kanlar içinde yere düşüyor hareketsiz
cebindekini öyle bir sıkıyor
kahretsin ölürken bile mutlu
ölürken bile özgür
çıldırıyor ve hırs ile cebini minik elinden kurtarıyorum
elimi atıp cebine çıkarıyorum
hayatımın geri dönülmez o arka tarafına beynimde çarpışan yıldırımlarla güçlükle bakıyorum
dehşet bir hal
yoldan toplayıp uç uca bağladığı
uçurtmasını uçurmak için
bu bir ip yumağı...
can-i
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.