İbrahim Çelikli.
1120 şiiri kayıtlı

Badem Çiçeği

İbrahim Çelikli.
  5,0 / 13 kişi ·22 beğenme · 11 yorum · 1885 okunma
Badem Çiçeği

Badem Çiçeği


Badem Çiçeği NİSAN 18

ökçesindeki bağcıklarından asılıydı
yoldan yandakı köşe eğrede
“geçi gönü”nden bobamın çarığı
ebecezim “-hinci çarığı bilen, keyen mi ğaldı”
“ha bi yadiğer” deyelek uzadıp
ardından öneceğinin cebinden çıkardı
güçcük bi “nazar boncuğu”nu
ucunda bi tosba(ğa) yavrısı gurusu
guru çarığınan yarennik etsinner uçu haralda
çatı çatılmadan önşe
mertekler atılı(r)kana
"ay yavrım, ha eğreye bi perçinleyvisen
ben de sana halvalı çomaç bişiriviviren"
Üsüğün Melid sarılıp düğere, eğrenin ucuna
ağzından aldığı sekizlik yesyeni mıhı
yarı beline gadak çakıp,
ucunu keserin deliğiynen yamıp
eğreninta annı çatına " mıhlayıvıdıydı
ikindin geçeni "boba"ya ip gerildi
Usda Aziz dellal ünner gibi
uzun uzun bağırdı
"gene mi geldii.. gene mi geldii
Cennet-i âladan beri mi geldi"
herkeşler çapıt havlı getirdiydi..
eğrede ipi nazar boncuklu tosba gurusu
bobamın geçi gönünden çarığı
eyatlı bir yel esse savrulur
“gıldır, gıldır” sallanır durur
ıldır ıldır parıldar mavı “gök boncuk”,
“nazara birebir”,
“gök-göze bek eyi ğelir”
“Allah gök gözlülerin nazarından emin eylesin” diye
tüm dovalara “Amin” der,
elimizi yüzümüze sürer
içimizden bildiğimiz her dovayı okurduk..
hemi de kaşlar-kaşlar kerre!
ha? bi de neyeyse
bi de hiş “cizme”
olmadı ğetdi bizim evde

agamın papbası bana devredilince
taha do(ğ)rusu, ona yenisi alınınca
benim olan “yirik papba” ya
tığ, piz ve mumlu ipine(n)
Üssük Dede ğibi özene bezene yorakla yama
dedemde kimbilir taha ne hünerler varıdı
tenikeyi sabırla deler dörpü uydurur
işin yoğusa; geş annacına bak dur
azameti, ciddiyeti mahareti seyiret
sayesinde müstamel yoraklı papba, acanta olur
“yesyeni oldu ağa! meh bakalım”
deye keydirdi, keyf bağışladı
“agayınkından gabadayı oldu hemi,
hemi de bu gıslavet”
"O" ne derse inanırdım,
haddizatında meselenin aslı-asdarı
benim uçu(n) en möhümü onun elinin emeği olmasıydı
gerisi hekaye, zaten
yani öyle münasip görmesi yeterdi
bana ne gerisinden; neneyen,
etiraz aklımın ucundan bile geşmezdi
sımsıkı duttum, ayağı gırık geçinin buynuzunu
debelendi gaale almadım,
yerli-gatli goyvumadım..
içim getse de "beğirmesi"ne aldırmadım
damın gözarasında zipli
mıh sandığının alt tahtasını getirdi
çuvaldızınan seyikledi
şelek çapar yazmışın arka bacağını
bi yandan da imtama devam etti
“kimin ümmetisin”,
“kimin zürriyetisin”
"imanın şartı"
"islamın şartı"
"oku bakalım Gulya’yı"
nayeti epeyi bi sustu,
çapar yazmışın canı yanıyomuş,
aldırdığı yok ni’nesin
dediğine göre "bu işi yapması" gereğiyomuş
gözlerimin içine-içine baktı
dene dene konuştu
“-ağğa” dedi bakdım….sustum!
“hu an etibarıyna(n) ..
..!
senin yetimlik-gopillik bitti
adamakıllı; böyüdün ga(y)ri”
bak hinci aklıma ğeldi de
hakkaten yau! ben o ğün böyüdüydüm
eşşeğe kendim bindim; ik-diba
Mullapak depesinde daş çıkaran bobama
ommaşlı azzık götürdüm..
çelimsizliğimi, gebeşliğimi unuttum,
iresmen beyo(ğ)lu ğibi gasaldım..
yorak yamalı gıslavet papbalarimına(n)
boz eşşe(ği) ma(h)mızladım
umurumda değilidi gıslavet, yama yorak
papbam eşkere birkaç numara böyüğüdü oyusa
emme dedem; “seneye de keyersin” deyicekleyin.. avundum..
barnaklarımı büküp, pabbanın kahına basarak
“tarrık-turruk” sürüdüm.
gardaşım uçun örkenle eğreye çuncak;
bana da mükafat olalak söğüt dalından bi "at” düzüverdi,
halı ipinden gemli
ilk atıma atladığım gibi
“daahh” dedim, yarışa götürdüm
Bobuş Emmilerin evinardı dosdolu böyük-güçcük
her evden bir-kaçar çocuk
akrabacak, akrancak; doluşduk
çoktan süngerli dona, askılı pontura
terfi etmiş akranlarımın yanna
el sırasında, güya; söğüt dalından da olsa;
atı olan yeniyetmelerden olmuştuk
ne zamandır özenir dururdum onnara
ne ağaç,
ne günyağsalayan,
ne topuk,
ne tel tekerli araba,
ne fırfır;
ne cırcır,
ne de ötekiler gibi tımılı bıçak
Hapbanaların fırınaa do(ğ)ru akın etdik
cümbür cömat; elbirlik
burcu burcu
hakgaşlı çörek kokusu
gemi azıya aldı “deynek düldül”üm
gem boynumda; seğirtdim bi eliminen dutduğum atına(n)
atbaşı olmayı bi yanna bırak,
açık-ara en arkaya galsam da
geri galmadım, ötekiler gibi benim de ağzımda
coşkulu "gopuduk, gopuduk.. gopuduk"
sözde nal sesleri eşliğinde
dört nala sürdüm..

annaçdakı gonşu evde
iki mes lastiği vardı
Köse Memedinen Ümmüce
Çoban İrbemin pappası
yazın toz-toprak dolu
kışınan cizmesi çamurlu
üşümezmiş ayakları
ıslanmazmış çorapları..
omzunda guzu-yunu kepenek cabası
zemheri-memheri dinnemediler
kaşlar kere, her gece ağşam gararınca
Şaban Emmilere dünürcü getdiler
Macar Odasında birikip köyün ekabir dakımı
“münasip” olmasa ortaya konmazdı Allahın adı
nayeti "agası Muzaferden nekdip gelmiş" dediler dee
öyle;
afyon çapası bitince
gonu-ğonşuynan “ağızdadı”,
ekin otu ayıtlandı
afıyon çapalandı
tandır ekme(ği) de ettiler
Şaban Emmilerine(n) Köse Memedler
elbirlik-barabar, yolma önü
feskilenli şerbet işdik bir dernek günü
Esme’nin nişanında
agamına yaşıt Kevser; "görümce", "aba" oldu
gardaşı akranım M(u)ammer aga
iki evin yolması-harmanı
denesi, samanı Köse İbirem’in boynunun borcu
merdimenneri seğidelek çıkarırıdı
hayay valla bildiğin on şiniklikden maada çuvalları
"uzatmanın gereği yok" deye hemen o sene
“harman sonu”
herkeşlerden önşe
ters, ganlı çalışı,
bazarı beklemeden Yalavaca urbaya gedilip-gelinince
ev ev oku
ikindin geçeni bi cumayderneğinde
bizden yanna camiden çıkannar
Gur’an okudular
hocaynan Gabış Musa
sa(ğ)dıç? bi el “tek tüfeğ” atdı, damın ucunda
söğeden eğreye mıhlanan sırığın en okarısına
“bayrak asıldı”
Terzi Hasan dikişi Ay-Yıldızlı
nerden baksan görünüyodu
öte sözün beri baş bunun adı “düğün var”.
lokum-püskevitden hanımbudu,
böyük-güçcük var demeden tüttü cığaralar
yedekler kulağarkası
devrisi ğün davul zurna; Göynücekli Cafaroğlu!
“görseniz bi!
ortalık nasıl şennendi,”
en acemisinden oyunlarımızı oynadık
bildigini sandiklarimiza bakip
bağırdık, çağırdık, galgıdık
tatar arabaları arkası arkasına
niyeyse turladılar geldiler Mezerdüzünü
yarı yolda “yeniğelin” kendi açmış yüzünü
nayeti bir mes lastik daha geldi gonşuya
meşin, dabannı, kösele topuklu
“gacırt gucurt” ses çıkarır Esme’nin her sekişinde
cangır-cungur boynundakı "beşibiryerde"
şangır-şungur Gocabaşlı Abdılla işi
yengattan dökülmüş gümüş-bakır bilezikleri
minder, kırlent, hasır yastık; sandık
her şeyleri “cedit yeni”ydi
ertesiğün elimizi öptü, birercik de mendil verdi
utandım, tühaf bişiydi
Esme Ğelin daha; o Macargızının evindeki
mavi laylom pabuçlardan giymedi..
ahıra, ağıla inmedi.
süpürmedi, yemlemedi, sağmadı
Halıcı Memet’den ödünç alınmış “başlık”
“gelin ertesinde”; kekili, zülüfleri kesildi
ve evlerine halı dezgahı çakıldı
yoldan tarafa bakan duvara
elbirlik imelek döküldü, gülecende ip sarıldı
direzi gerildi, sırık geçirildi
eğri demir, doğru demir, maşa
mengene kuruldu;
Esme Ğelin er kalktı,
halı dokudu günboyu
modele baktı
düğüm attı
“küt” “küt” “küt” kirkit vurdu
bi an eveli
borç ödenecekmiş
peynir, yoğurt çalmadı,
aş pişirmedi
o beline inen sekiz belik saçı
bir daha örülmedi
"nassı olsa kökü kendinde"ymiş.

ısdar çözüleceğdi bizim eve de;
"gari seneye" ğaldı
cevizlerin altında; hasırımız yarıbaşlı
ikindin geçeni seğirtdim vardım
hiş oralı olmadı
“sen get, bireşdene gelceğmiş de” diye savışdırdı
umurunda olmadım, diretdim
goca goca adamlar varısa da, yoğusa da coga derdinde
yapışdım goyvumadım bobamın golunu,
Gökçe Mamıdın gayfada
her zaman ki ezberim
“ebem ünneyo”ya, aldırmayınça
“anamın böbee olmuş” deye celallandım
emmiler gülüştü,
“olan mııı, gız mı?”
domuşdum, çinzimi çekdim, gaşlarımı çatdım,
alt dudağım büzülü
sovuk oraleti “cangır, cangır” garışdırmadım, bekledim
içim getse de bi yudumcuk işmedim
gözlerimi gırpmadım, kimselere aldırmadım,
eve geli(r)kene bobamın elini dutmadım,
ilk diba;! bobama olmadık sorular sormadım
o da co(v)abını bildiğim,
laf olsun kabilinden sözde dersler vermedi
"beğenmediğin falancanın bi o(ğ)lu var diye
efendilik, hırsızlık, yalakalık, müslümanlık üstüne
uyduruk bi hekaye annatmadı
maval okumadı
özenmemi, dıkgat kesilmemi
nazar-ı dikgatımı çekmedi
sizin annacanız önüşkü yarennikleri etmedik..
eskinki ğibi birileri geşsin deye de beklemedik
evel-evelden beridir etdiği
möhüm hususlara girmedik
“evet” “hayır” “buyur” demedim
o da yannışlarımda "ha öküz ha!" demedi
şembellik etmedim ben de
"Türküyenin başşehri" sormadı
"Cumuriyeti kim kurdu" da demedi
"İreyisicum(h)ur, başbakan" da
vali-gaymakam da anmadı
elimi tutmadı, barabar seğirtmedik.. "kuş-kuş" da
hayada girdik bobam merdimene ayak basamadı,
dama çıkmadı, netçeni bilemedi
ahıra yöneldi.. goya
mallara bakmak mahana
Allah var ben de eve giremedim
dam başında goya bobamı bekledim
damın eğrelerinde orak beldenat
deliklerde yığılı urgannar, örkenner
duvarlardakı gazzıklarda gözer
heryerlerde bişiyleri daradım..
!
“iki eli ganda da olsa, her zaman etişirdi”
ebeme “geliiinn çoğaldınız mı gıı!?” deyelek geldi
“ha hunu bi soğutmadan yeyvireydin ay Azime” dedi
bi tek Goca Halam sahınnan pelte getirdi
zehre çeci, un-bulgur çuvalları arasında
yarı baygın yatan anama
anam önşe bana yedirdi..
onnar ebeminen öte yanda oturakana
anam ga(l)kdı Okarı Çeşmeye suya ğetdi
“yengattan aga olmuşuyun”
“papıcım dama atılmış”
erkeğ adamın erkeğ enişdesi olurumuş
“o ğelin olu(r)kana atbaşı dutarımışıyın”
“onu satıp bana gelin alı(r)larımış”
hani “gız” demeselerdi yeterdi..

gün gelip bizim eğreye de bayrak asılıkana
kına yakılacağdı sarı saçlarına
iki yannında ayna
kepezin "yedi irenk" poçulu
“tuğ”un allı-mavılı “tavıktüyü”
elinde pembe laylom “gelin gülü”
ben de kösele dabannı mes alca(ğı)dım sana
ama eve ne ısdar, ne de halı tezgahı aslaa!
bir de; ne seninkinnerin,
ne benimkinnerin adı çocuklarımıza
anam anasının adını goydu da n’oldu
“bi Allahın gulundan gabil” görmedi “Dudu”
bobam öykünüp ıradyonda türkü çağıran garıya
ezenine seslendi gulaklarına
“ne demekse?”
“Nejla” goymuştu böbe(ği)mizin adını
güccük gardaşıma ğöre de “cezla”
“püm” dedi, “an-na, bob-ba” dedi
“aga” DEDI..
"hafhaf" deyemedi Nejla bebiş
zaten bi sonuraki böbeğe de “Gülcan” hazırdı
“Nejla-Dudu?” değmedi yaşına
anamca; “nazar” değmiş
sapsarı uzun saşlarına
parıl parıl gülen gözlerine
boğazı bıçık, bıngıldağı yara
"hakgaşlı somruk" verdim almadı
"çığrına çığrına çatladı getdi zavallı
anamgil ovada yolmada
ebem “bi ğurşun bile döküvermedi” nedense
ağşam garannığı godular geldiler Mereçe Mezerliğine
ertesi ğün bulduk agamına(n)
öte yanda bi Goca Çalının dibinde
daş çevrikledik gıranına
!
gonçları gara yundan, anamın“beş şiş”ine ördüğü güçcücük çorapları
bobamın “baş yastığı”nın içinde
bir de çapıtla bağlı iki belik sapsarı saçı;
o yasdığın içinde kim bilir daha ne yadigerleri vardı
benim; ne yun yasdığım oldu, ne yadigerim
muradım…; murattın, muradımdın ..
muradım? bitecik sen’din!
çocukluğumdun
oysa sen; şe’re gelin olma sevdalarındaydın
sen gelin oldun
ben elin!
!
?
canın sağ olsun!

DİPNOTLAR
ökçe: ayakkabının arka kısmı
eğre: toprak dam ve çatıda mertek(yatay dikme)lerin duvar dışında kalan kısımları, saçakaltı
yerli : ol gör, bir türlü, asla, mümkünü yok
fırfır: pervane
cırcır : çember
tımılı : sapsız bıçak
acanta; yeni, yesyeni, yepyeni, ilk el, eldeğmemiş, kullanılmamış.
seyik: kol ve bacak kırıklarında kemiğin doğru kaynaması için yanlara konulan tahta, atel.
Cumayderneği: Perşembe
püm: sucedit: yeni, kullanılmamış, kız eli değmemiş
goca hala : büyük hala
örken: örülmüş ip, halat
çuncak: salıncak

anlaşılmayan hususlar ve kelimelerin bildirimesi halinde katkınızdan onur duyulacaktır.

Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Badem Çiçeği şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

Badem Çiçeği şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
ayşe1
17 Ekim 2018 Çarşamba 14:08:06
Özgün dili, şivesiyle bu zengin ve çok farklı şiir, bana duygulu ve değerli anlar yaşattı.
Tebriklerim ve saygılarımla.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİbrahim Çelikli. , şiirin sahibi
17 Ekim 2018 Çarşamba 15:06:38
sıhhat afiyet dilerim Şairemiz
Şiirinize bereket olsun İnşaallah
İsmailoğlu Mustafa YILMAZ
1 Mart 2018 Perşembe 17:18:46
Bademin çabala önceki hali...
Güneyin badem çiçekleri...
................................................... saygı ve selamlar.
Aysegul Guven , 5 puan verdi
27 Şubat 2018 Salı 18:51:47
Cok muhtesem bir siirdi...sizi tum kalbimle kutluyorum..
Basarilar dilerim...Kaleminiz susmasin şairim...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİbrahim Çelikli. , şiirin sahibi
27 Şubat 2018 Salı 22:27:46
Teşekkürler saygılar sunarım kardeşim
erbensalim
22 Şubat 2018 Perşembe 13:48:38
tebrik ederim güzel yürekten dökülen incileri
Canan EREN , 5 puan verdi
16 Şubat 2018 Cuma 09:28:48
Dünleri taşıdı şiir bugüne ..Siyah beyaz bir filim gibiydi yüreğinize sağlık hocam , gocuman gocuman teşekkürler be renkli şiveyi unutturmadığınız için.


Saygımla
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİbrahim Çelikli. , şiirin sahibi
16 Şubat 2018 Cuma 11:01:01
sıhhat ve afiyete ömre berereket dilerim gardaşım..

Allaha emanet olasınız.
ABDULKERİM KAYA
15 Şubat 2018 Perşembe 14:38:08
çok güzeldi Üstadım,kutluyorum,Dua ve selamlarımla.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİbrahim Çelikli. , şiirin sahibi
15 Şubat 2018 Perşembe 16:38:06
sıhhat ve afiyetler dilerim Sn Hocam
Allaha emanet olasınız
Işık Mehmetali , 5 puan verdi
14 Şubat 2018 Çarşamba 22:59:23
Şiirlerini özlemişim be usta bir solukta okudum eyvallah
Kalemin susmasın
_______________________________Selamlar
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİbrahim Çelikli. , şiirin sahibi
15 Şubat 2018 Perşembe 00:16:46
Eyvallah Üstad..

Allahâ emanet olasınız
cemre2 , 5 puan verdi
14 Şubat 2018 Çarşamba 16:53:49
Nazara inandığım için mavi boncuğu evimizden eksik etmem. Deynekten düldüle binmekte çocukların en keyif aldığı oyundu. Emeğinize sağlık. selam ve saygılar.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİbrahim Çelikli. , şiirin sahibi
14 Şubat 2018 Çarşamba 18:09:23
teşekkürler..
saygılar sunarım güzel İnsanlar
varlığınız ne güzel nimet..

saygılar sunarım
Tevfik DÖLEK
14 Şubat 2018 Çarşamba 16:50:50
Doğal doğaçlama
Bizden duygular
Bizden anılar
Kutlarım
Selam ve dua ile
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİbrahim Çelikli. , şiirin sahibi
14 Şubat 2018 Çarşamba 18:10:37
eyvallah sunarım Sayın Hocam..

geç tanıştık
özür dilerim

Allah'a emanet olasınız
saygılar sunarım..
halilşakir , 5 puan verdi
14 Şubat 2018 Çarşamba 15:57:20
YİNE O LEZZETLİ AKSANINIZLA SAYFAYA BİR GÜZELLİK BIRAKMIŞSINIZ.
Çok severek ve hazla okudum bir hayli uzun olmasına rağmen.
benim annem rahmetlinin adı Ümmü idi...sorardı bana derdim; anne ümmü iki anlama geliyor
ümmi diye söylersen cahil, ümmü dersen anne oluyor diye...nasıl bilmişler de
gomuşlar benim adımı hay oğlum derdi...
gözlerimde canlanıverdiler.
tebrikler ve saygılar sunuyorum.
Bu yoruma 2 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİbrahim Çelikli. , şiirin sahibi
14 Şubat 2018 Çarşamba 18:38:47
bil vesile Ümmü Anacığımıza da Allahtan gani gani rahmet dilerim..
Cennet mekan olsunlar inşaallah..

burada O'nlara layık, onların dilediği yola revan oluşumuz
Allah yar ve yardımcımız olsun..

saygılar sunarım güzel insan
Şiirin sahibiİbrahim Çelikli. , şiirin sahibi
14 Şubat 2018 Çarşamba 18:12:22
dostlara güzel anılar yaşatmış olmak ne güzel nimetmiş..
gözlerim dolu..

teşekkürler
saygılar Güzel Dost..

Allaha emanet olasınız

saygılar sunarım..
kamil karaağaç
14 Şubat 2018 Çarşamba 15:25:27
Eyvallah şaair selam olsun
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİbrahim Çelikli. , şiirin sahibi
14 Şubat 2018 Çarşamba 18:13:27
eyvallah Şair Kardaşım..

Allaha emanet olasınız
derin saygılarımı sunarım..
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.