( İrfan Yılmaz )
76 şiiri kayıtlı

Nilüfere Özlem

( İrfan Yılmaz )
  5,0 / 44 kişi ·67 beğenme · 44 yorum · 1764 okunma
Nilüfere Özlem

Nilüfere Özlem


Şiirin hikayesini görmek için tıklayın

’Zarafetin eşsiz!’ der, hüzün yatar pusuya.
Kudret’in kaleminden çizilmişsin nilüfer.
Göz kırpan yıldızların aksi düşerken suya,
Yapraklara taç olup dizilmişsin nilüfer.

Gizemine vurulmuş, rüzgâr suskundur belli.
Perde perde yükselen, göl üstünde buğunun.
Hüzün düşmüş kalbine kim sunar ki teselli?
Daha güzelsin diye boynu bükük kuğunun.

Her nazınla göz kırptın sana söz keseninle.
Gökyüzünden Ülker’in bir afeti karıştı...(*)
Aksederken gölüne bilir misin seninle,
Suya düşen hilâlin zarafeti yarıştı!

Sana kavuşsun diye düşürürken yaprağı,
Salkım söğüt eğilmiş göle sinmiş hüzün var.
Gökyüzünde kandiller bekliyorken şafağı,
Uykusuz gözlerimde hâlâ senin yüzün var.

Sirius dedikleri yıldızların ecesi...(**)
Daha güzelsin diye düşüvermiş tasana.
Yara almış kalbimin çözümsüz bilmecesi...
Şükran düşer dilimden yarama tuz basana!

♥ ♥ ♥

Hicran rüzgârı eser Dünya’nın bir ucundan.
Önüne katmış beni, zamanı ve yeri mi?
Sımsıkı kenetlenmiş feleğin avucundan;
Hangi kuvvet çıkarır, mühürlü kaderimi?

Hasret çelikten küre, kırılmıyor paresiz.
Hışım ile gelirken benim bağrıma düştü.
Gitme diye yakaran dilim artık çaresiz,
Sönmez sevda alevi bedenime üşüştü.

Sensiz geçen her günüm, dönüşürken hep asra
Ferhat’ın sesi geldi, geri gelmez çağlardan....(***)
Haberin var mı senin ardından sıra sıra,
Sen giderken yıkılıp, dümdüz olan dağlardan?

Lokman’dan merhem gelse şifa vermez yarama
Kaderimin ördüğü yorumsuz ağa düştüm.
’Geri dönmez dediler, sen de artık arama! ’
Kaf Dağı’nın ardından daha uzağa düştüm.

Kaderin kaleminden kaybedilen savaşa,
Yenilginin neferi karışmıyor nilüfer!
Kalem düşer elimden, sevda gelince başa;
Hicran ateşi ile, yarışmıyor nilüfer!
Neden kalbimle aklım, barışmıyor nilüfer?

♥ ♥ ♥

(*) Ülker: Bilimsel Adı: M45 Pleiades olan Dünya’dan 400 ışık yılı uzaklığındaki yıldız kümesidir. Yedi Kızkardeşler veya Süreyya Takımyıldızı olarak da bilinir. Güzelliği ile pek çok şair ve şiire esin kaynağı olmuştur. Mitolojide ATLAS’ın kızları olarak betimlenir. Boğa (=Taurus) Takımyıldızında boğanın omuz kısmında temsil edilir.

(**) Sirius Yıldızı: Akyıldız olarak bilinir. Güney gök küresinde bütün kış mevsimi boyunca görünür, yazın görünmez. Gökyüzünün en parlak yıldızıdır. Aslında bir yıldız çiftidir. Dünya’dan çıplak gözle bakıldığında, ard arda iki yıldız, tek yıldızmış gibi algılanır. Yıldız çiftinin ışıkları bir birine karışmış olarak Dünya’ya ulaştığından; olağanüstü parlak ve ışık tayfının bütün renklerinin hızla değiştiği adeta bir pırlanta gibi görünür. Özellikle açık mavi ve açık yeşil tonlardan kırmızının tonlarına geçişi ve titreşimleri o kadar güzeldir ki meraklıları bulutsuz gecelerde, Sirius’u seyretmeyi; kışın gecenin soğuğuna rağmen göze alırlar!

(***) Ferhat ile Şirin: Öyle bir sevda efsanesi ki; sevginin emeğe, tutkunun mücadeleye, bireyin topluma dönüştüğü, sevenlerin sonunda bir birine kavuşamadıkları, unutulmaz bir sevgi destandır.

Şirin, Horasan diyarındaki Erzen kentinin kadın hükümdarı Mehmene Banu’nun yeğeniydi. Bir sabah içinde bir sıkıntıyla ’-Yıldıza göre benim güzelliğim Ay ise, Şirin de Güneş olmalı.’ Diye düşünen Mehmene Banu Sultan’ın aklına, kocası Selahattin’in sözleri aklına geldi: ’- Eğer birini sevmek isteyip de sevemiyorsan O’nun için dua et ve güzel şeyler yap.’ Bunun üzerine yeğeni Şirin için bir köşk yaptırmaya karar verdi.

Sarayın bahçesinde, Şirin için yapılan köşkün yapımı bitince; köşkün resim ve işlemeleri için dönemin en ünlü nakkaşı, Behzat ve oğlu Ferhat çağrıldı. Baba ve oğul güzel yapılmış bu köşkün süslemeleri için bütün hünerlerini ortaya döktüler. Ferhat’ın sihirli boyalarından inanılmaz güzellikteki resimler ve süslemeler köşke göz kamaştırıcı güzellikler katarken, şehirde de susuzluk baş göstermişti.

Ferhatin sihirli boyaları ve fırçasından pes peşe güzellikler damlıyordu. Köşkün bahçesindeki büyük çeşmenin taşına yemyeşil bir yaprak çizdiği gün Şirin’in kendisini izlemekte olduğundan habersizdi. Yaprağın yanına kırmızı bir sandal ekledi, kumsala da mor rüzgarlar estirdi. Kıyıya vuran dalgalarla resim daha da gizemli bir hal aldı. En son aydınlık kıyıya bir atlı resimlediği anda yanına Şirin geldi! ...

Ferhat Şirin’i gördüğü an vuruldu. O güne kadar, ne duyduğu ne gördüğü ne de resimlediği hiç bir şeyde, böylesine soylu bir güzellik görmemişti! Köşkün nakış işleri bittiğinde Sultan Mehmene Banu, yanına Şirin’i alarak vezirler ve diğer saray görevlileri ile köşkü görmeye geldi. Ferhat ile Şirin’in bir birilerine bakışlarındaki parıltıdan aralarındaki sevgiyi anladığı anda; kendisinin de içine kıskançlık alevi ve hiç kimseye söyleyemeyeceği Ferhat’a karşı duyduğu gizli sevdanın ateşi düşmüş bulunuyordu! Şirin Ferhat’a, Ferhat Şirin’e, Sultan Mehmene Banu da Ferhat’a gizli bir sevdayla tutulmuş olarak kösten ayrıldılar. Hizmetinin karşılığı olarak verilen bir kese altını sarayın bahçesine bırakarak ayrılan Ferhat’ı artık sevdanın ve hasretin yakıcı ateşi bekliyordu. Sultan Mehmene Banu da ilk kez ne kadar çaresiz kaldığını düşünüyor ne yapacağını da kestiremiyordu. Emin olduğu tek şey ise; asla Şirin’i Ferhat’a vermeye razı gelemeyeceği idi.

Ferhat ile Şirin arasında gidip gelen birkaç mektubun, kendilerinden önce Sultan tarafından okunduğuna ikisinin haberi olmadı. Yazın sıcağı ve susuzluk dayanılmaz boyutlara vardığında sarayım müneccimbaşısı elinde sihirli sarkacı ile en önde, gerisinde saray yetkilileri ile birlikte nafile şu arayışı içindeyken şehrin güneyindeki dağlardan, şehre yüreklere su serpecek bir haber ulaştı: Bisütun Dağı’nın ardında buz gibi suyu olan gür bir ırmak akıyordu!

Kimi dağı aşarak suya varmak, Kimi de Sultanın ’Kim dağı delerek şehre şu getirirse ne dilerse dilesin dileği yerine getirilecek! ’ Şeklindeki tellalların duyurusuna uyarak; dağa yöneldi. Ancak, hastalık ve ölümlerin başladığı şehirden hiç kimse ne dağı aşıp suya ulaşabildi, ne de Bisütun’dan tek parça koparabildi.
Sultan için son umut babasının sözünü Şirin’in aşkı için dinleyemeyen Ferhat’ın saraya gelişi oldu.
’Dağı delecek kişi dağdan daha güçlü olmalı! ’ diyen Ferhat, kazmalarını sırtladığı gibi dağın yolunu tuttu.
’Aşk için erimez misin? Aşk için, hala yekpare kalabilirmisin? Behey Bisütun! ’ Diyerek ilk gün dağın yarısını deldi. Şehir halkı bitkin bir halde, Ferhat’ın dağda yankılanan külünk (iki ucu sivri kazma) sesini duydukça umutla suyun geldiği müjdesini bekliyorlardı.

İkinci gün Ferhat’ın eline Şirin’den bir mektup ulaştı. Şirin mektubunda: ’Beni Vezirin oğluna vermek için söz kestiler. Şehre şu geldiği gün beni vezirin oğluna veriyorlar! ’ diyordu. Ferhat bir taraftan Susuzluktan kırılan halkın son umudu olduğunu düşünürken; bir taraftan da suyu Şehre getirse bile Şirin’e kavuşamayacağı düşüncesi ile ne yapacağını bilemediği bir çaresizlik içerisine düştü. Yine de şehir halkının şu için son umudu olduğunu düşünüp dağı delme işini ikinci gün bitirdi...

Nehir suyu şehre vardığında sevinç çığlıkları arasında Şirin’in Vezirin oğluna verilmesi karara bağlandı, hazırlıklara başlandı. Ferhat ödül olarak verilen bir kese altını yine kabul etmedi. Şirin’le gece gizli buluşan Ferhat yakalanıp zindana atıldığında, düğün hazırlıkları da tamamlanmak üzereyken, Şirin’in hastalanması üzerine düğünü ertelemek zorunda kaldılar.

Sultan Mehmene Banu, Şirin’in iyileşmesi haberini beklerken Ferhat’ın zindandan kaçtığı haberiyle sarsıldı ve nasıl kaçtığını da hiçbir zaman öğrenemedi.

Ferhat kaçabildiğince uzaklara kaçtı, türküler yaktı, aşkı söyledi. Üstü başı adamlıktan çıktı. Divaneye döndü.

Amasya Kenti hükümdarı Hürmüz Şah, avlanmak için çıktığı bir dağda Ferhat’a rastladı.Onun aşkından, öyküsünden, türkülerinden Şah yüreği etkilendi. Ferhat’ı korumasına alıp, Şirin’i Mehmene Banu’dan istemeye karar verdi.

Hürmüz Şah vezirini elçi olarak gönderdi. ’Şirin’i vermezse ordularımla gelir zorla alırım! ’ dedi. Şah Mehmene Banu bunu duyunca daha da öfkelendi, aralarında savaş çıktı. Savaşın ellerinin değdiği aşka, bir çok yiğit hayatından oldu. Hürmüz Şahın oğlu Hüsrev ve Veziri Rüstem Paşa, şahtan habersiz bir plan yaparak gidip Şirin’i kaçırdılar. Şirin de Ferhat’ı için bohçasını alıp onlarla birlikte yollara düştü.

Düğünün yapılması için Şirin’in tam olarak iyileşmesi beklenirken; Güzeller güzeli Şirin’e, oğlu Hüsrev’in de vurulduğunu öğrendiğinde; Hürmüz Şah’ın içini büyük bir acı kapladı! Bir yanda Ferhat’a verdiği Şah sözü diğer yanda oğlu... Baba yüreği divaneye döndü.

Bu duruma bir çözüm bulmayı düşündü.. Ülkesinde, Büsütun’dan üç misli yüksek bir dağ vardı, madem Ferhat Dağları delip suyu getirebiliyordu o zaman bunu da yapsındı, öyle olacaktı düğünü. Ferhat bir kez daha ’Emriniz basım üzerine şahım!’ dedi. Şirin’i düşünüp, dağa baktı, aşk için dedi, aşk için.

Ferhat’ın, Şirin’in aşkı uğruna bu dağı da deleceği belli olunca, şah haince bir haince bir plan yaptı: Ferhat’a Şirin’in öldüğünü söylediler! Ferhat ’Şirin’!’ diye bir feryat kopardı. Ve bütün gücüyle havaya savurduğu külüngünün altına kendisini attı. Sevdası uğruna dağları deldiği kendi külüngü ile Şirini’ne kavuşamadan bu dünyadan göçüp gitti.. O’nu bu durumda gören Şirin koynunda sakladığı bir hançerle intihar edip Ferhat’tan başkasına yar olamayacağını; kendi eliyle kendi hayatına son vererek gösterdi.

İki sevgili yan yana gömüldü. Ferhat’ın mezarının üzerinde açan kırmızı bir güle, Şirin’ in mezarı üzerinde açan beyaz bir gül eşlik etti. Sevdaları ölümsüz bir efsane olup (Anlatımında farklılıklar da olsa) dilden dile dolaşıp günümüze kadar geldi.

17.08.2006 - Tekirdağ’da yazılan şiir on bir yıl sonra metni tekrar gözden geçirilerek yayına verilmiştir.

Sevgi ve saygılarımla.

Dr. İrfan Yılmaz. Bodrum.
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Nilüfere Özlem şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

Nilüfere Özlem şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Murat AKTAŞ 2
29 Ocak 2018 Pazartesi 13:03:38
Her mısrasına emekle ve özenle işlenmiş ifade tarzı eserin tekrar okunmasına cezbediyor. İçten duygularla kaplanmış harika bir şiir. Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Tebrik ederim.
Tevfik DÖLEK
21 Ocak 2018 Pazar 16:36:04
Bu güzel şiir için ayrıca bir şiir yazılmalı Üstadım
Kutluyorum
Süper harika bir şiir olmuş

Selam ve dua ile
Kul Seyyah , 5 puan verdi
29 Kasım 2017 Çarşamba 09:47:14
Kaderin kaleminden kaybedilen savaşa,
Yenilginin neferi karışmıyor nilüfer!
Kalem düşer elimden, sevda gelince başa;
Hicran ateşi ile, yarışmıyor nilüfer!
Neden kalbimle aklım, barışmıyor nilüfer?

Şiiriyle,hikayesi ile harika bir eser.Okudukça haz duyduğumu ve şiir okuduğumu anlıyorum! Yüreğinden kopup gelen anlamlı dizeler ne güzel...Bu yorumda bu güzel şiire ne kadar övgü yapsam hakkıdır diye düşündüm.Kaleminiz sağlam ve kavi üstadım,başarılarınızın devamı dileğimle.Selam ve saygılar.
harun yildirim
29 Kasım 2017 Çarşamba 08:52:39
Muhteşem bir hikaye ve anlatım edebiyatımızın sairlerine alın işte dersiniz burda der gibiydi
Ve şairlerin bu şiirden alip cikaracagi çok şey var
Değerli kaleminizi kutlarım hocam
Öperim ellerinizden
Yeganem , 5 puan verdi
28 Kasım 2017 Salı 22:19:20
Harika bir hece şiiri daha okudum kaleminizden açıklaması içinde teşekkürler.Selam ve dua ile.
AhmetÇelik
28 Kasım 2017 Salı 14:56:27
Her yönüyle güzel şiir hele altta açıklayıcı bilgileriyle. Ellerinize yüreğinize sağlık kutlarım. Saygılar
KaanBerat , 5 puan verdi
27 Kasım 2017 Pazartesi 23:35:24
Anlamı ve anlatımıyla beğenerek okudum
TEBRİKLER...
Saygılarımla.
HakanKurtaran , 5 puan verdi
27 Kasım 2017 Pazartesi 11:27:57
Nilüfer için yazılmış, ek yazılarla açıklanmış satırlardaki büyülü anlam ve hece, uyak,anlam bütünlüğü tam çok güzel bir şiirdi..Tebrik ederim İrfan Hocam. Saygıyla..

HakanKurtaran tarafından 11/27/2017 10:28:25 AM zamanında düzenlenmiştir.
Rüya Gül , 5 puan verdi
23 Kasım 2017 Perşembe 02:53:25
Kaderin kaleminden kaybedilen savaşa,
Yenilginin neferi karışmıyor nilüfer!
Kalem düşer elimden, sevda gelince başa;
Hicran ateşi ile, yarışmıyor nilüfer!
Neden kalbimle aklım, barışmıyor nilüfer?
Gönül kaleminize sağlık hocam şiirli sabahlar
HANDAN UÇAK TUNCA , 5 puan verdi
23 Kasım 2017 Perşembe 01:11:22
Kaderin kaleminden kaybedilen savaşa,
Yenilginin neferi karışmıyor nilüfer!
Kalem düşer elimden, sevda gelince başa;
Hicran ateşi ile, yarışmıyor nilüfer!
Neden kalbimle aklım, barışmıyor nilüfer?
Tek kelimeyle enfes bir şiir.Kutluyorum değerli kalemi.Selam ve saygılarımla...
Selaattin çoban(KIŞLALI)
22 Kasım 2017 Çarşamba 18:53:04
Kıymetli hocam değerli üstadım sayın İrfan Yılmaz beyefendi
iyi ki tanımışım dediğim nadir insanlardan birisiniz şiir hikayesi ile çok güzel örtüşüyor ellerinize emeğinize düşünen beyninize ve en önemlisi ihlaslı yüreğinize sağlık okudukça zevk alıyor insan belkide ben hece şiirini çok sevdiğim için öyle çok keyif alıyorum ki bir sonraki şiirinizi sabırsızlıkla bekliyorum güçlü kaleminize selam ve saygılarımı gönderiyorum lütfen kabul buyurunuz Allaha emanet olunuz.
Mahmut Cantekin
22 Kasım 2017 Çarşamba 11:45:23
Çok güzel,
Tebrik ederim.
Selamlar, sevgiler.
redfer , 5 puan verdi
22 Kasım 2017 Çarşamba 01:36:32
İrfan Hocam öncelikle şunu ifade etmeliyim
hece şiirinin mürşidi gibisiniz ,aydınlatıyorsunuz
etrafınıza nur saçıyorsunuz ışık oluyorsunuz ardınızdan gelenlere
bir deniz feneri misali rotası size düşenlerin karanlıklarını dağıtıyorsunuz.

okuduğum şiir den çok etkilendim.Kaleminizin edebi gücü önünde kelimeler
cümleler boyun eğmiş ,muti ve itaatkar bir şekilde duygularınıza tabi olmuşlar
anlam kazanmışlar,değerlenmişler işlenmiş mücevher gibi paha biçilmez bir hal almışlar

İrfan Hocam ayrıca hoşuma giden başka bir yönünüz ayırt etmeden şiirlere yazdığınız
yorumlarda ki aydınlatıcı izahlarınız.
Üşenmeden zaman ayırarak hiçte mübalağa yapmadan titizlikle şiirleri incelemeniz.
Ancak edebiyat aşığı bir dostun yapabileceği şeyler bunlar.

Uzatmadan iyi ki varsınız.
Saygılarımla
Mevlüt GÖZDE , 5 puan verdi , etkili yorum yaptı.
21 Kasım 2017 Salı 15:13:15
Hikayesi, efsanesiyle, kurgusu, tekniğiyle ustasından muhteşem bir hece şiiri...

Gerek kafiye örgüsü, özge sözcük seçkisi, mısra ve kıta kurgusuyla, gerekse örnek içeriği ve işleniş tarzıyla şaheser bir hece şiiri...

Hece şiirlerinin duayeni, mahir kalemi Sayın Dr.İrfan YILMAZ Hocamızın kalemine müstesna sıra dışı bir çalışma okumanın hazzını yaşadık... Hep Sayın Hocamın sayfasının şiir severler -özellikle de şiire yeni başlayan ve merak saranlar -için bir okul kıymetinde olduğunu vurgulamakta fayda vardır diye düşünüyorum.

Bir çiçeğin güzelliği, özelliği bu kadar içten, bu kadar yürekten ancak bu kadar usta bir kalemden anlatılabilirdi.

Her şeyiyle tam bir edebiyat şölenidir Sayın Hocamın sayfası.

Onun kaleminden şiir okumak ise büyük bir ayrıcalık olsa gerek.

Emek verilerek vücuda gelen şaheserinizi tebriklerim, selam ve saygılarımla,

Kutlarım Sayın Hocam.



sevim güler , 5 puan verdi
20 Kasım 2017 Pazartesi 23:14:48
’Zarafetin eşsiz!’ der, hüzün yatar pusuya.
Kudret’in kaleminden çizilmişsin nilüfer.
Göz kırpan yıldızların aksi düşerken suya,
Yapraklara taç olup dizilmişsin nilüfer.

Değerli İrfan Yılmaz hocam her zamanki gibi yine muhteşemdi şiiriniz hayranlık ve gıptayla okudum kaleminizin izi silinmesin gönlünce olsun kutluyorum eserinizi her şey sizin ve ailenizin gönlünce olsun saygı ve selamlarımla

sevim güler tarafından 11/20/2017 10:15:04 PM zamanında düzenlenmiştir.
sahrayeli , 5 puan verdi
20 Kasım 2017 Pazartesi 18:49:18
Değerli hocam hayranım anlatım şeklinize ustasından harkulade şiirdi beğenerek okuduğum kutluyorum canı gönülden yüreğine sağlık her daim saygılarımla selamlıyorum dost yüreğinizi
Ayhan Kocabay , 5 puan verdi
20 Kasım 2017 Pazartesi 17:28:38
Tebrikler değerli üstadım mükemmel şiirleri
bizlerle paylaşan usta kaleme saygılar selamlar
Şükrü Beşiktaş
20 Kasım 2017 Pazartesi 15:40:04


Merhaba,
Yine nefis bir anlatımla okuru mutlu eden değerli kalem ,dipçeyi de
hepimize armağan ediyor !
Kutlarım ,saygılar !
İsmailoğlu Mustafa YILMAZ
20 Kasım 2017 Pazartesi 15:24:41
Akıcı ve anlamlı şiiri beğeniyle okuyarak hazına varılması…
Çok çok Beğendim…
……………..…………………. Saygı ve Selamlar…
Sabahat çelik , 5 puan verdi
20 Kasım 2017 Pazartesi 10:05:00
Ne güzeldi şiir hikayesiyle okumak muhteşemdi
kutlarım yazdıran ve hissettiren o yüce yüreğinizi saygı ve selamlar
Bayram Emir
20 Kasım 2017 Pazartesi 01:33:37
BU şiirin güne gelmesini beklerken, daha zayıf olduğunu düşündüğüm bir şiirin güne gelmesi, biraz subjektif görseniz bile beni çok şaşırttı ve seçici kurulun şiir anlayışına olan güvenimi açıkça sarstı. İsteyen teknik ve mana olarak bu şiirle o gün güne gelen şiiri karşılaştırabilir ve bunun üzerinde tartışabiliriz. Çok net söylüyorum, bu sitenin seçici kurulunun hece şiirinden anlamadığını düşünüyorum. Bu beni hayal kırıklığına uğrattı.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibi( İrfan Yılmaz ) , şiirin sahibi
20 Kasım 2017 Pazartesi 13:35:29
Sevgili Kardeşim Son Söz,

benim bu şiiri yayına verdiğim gün, günün şiiri seçilmesi için sizin aynı gün yayında olan: Aklıma Sen Düşünce başlıklı şiirinizin güne gelmesi için tercihte bulunmuş, ve seçici kurula sizin şiirinizi önermiştim. Sizn o muhteşem şiirinizi gözden kaçırmışlar anlaşılan.

İki hafta önce Hamitabat Gülü adlı şiirim günün şiiri seçildiği için yakın zaman içinde tekrar bir şiirimin güne gelmesini kendim de istemedim.

Sizin şiirlerinizi takip ediyorum. eminim ki en kısa zamanda şiiriniz güne gelecektir.

İlginize teşekkür ederim
Sevgi ve saygılarımla.

Nilüfer Sarp , 5 puan verdi
19 Kasım 2017 Pazar 20:03:54

Güzel bir şiir okuttunuz yine.
Yüreğinize, emeğinize sağlık.
Teşekkürler...Tebrikler...
Saygı ve selamlar.

İLK VE SON , 5 puan verdi
19 Kasım 2017 Pazar 19:18:43
ALDANMADIM VARLIĞIN, SAYICA ÇOKLUĞUNA
ZULME BOYUN EĞMEYE, ÇALIŞMADIM NİLÜFER
NASILSA BİTTİ DEYİP , SABREDİP YOKLUĞUNA
İNAN Kİ ÖZLEMİNE, ALIŞMADIM NİLÜFER...İLK VE SON..

DİYEREK: ENFES ŞİİRİNİZ İÇİN TEBRİKLERİMİ GÖNDERİYORUM İRFAN BEY..YÜREĞİNİZE SAĞLIK..HER DEM SEVGİLER..SAYGILAR ÜSTADIM.
Mehmet Aktaş
19 Kasım 2017 Pazar 14:19:01
Güzel şiirinizi , yazan usta kalemi kutluyorum.
Sağlıcakla kalınız değerli arkadaşım...
damla , 5 puan verdi
19 Kasım 2017 Pazar 12:27:46
Nilüfer çok güzel ve lotus çiçeği olarak da üzerine anlam yüklenmiş bir çiçek.Ben şöyle diyeceğim.'Nilüferin güzelliğine şiirinizle güzellik katmışsınız'.Ayrıca Sirius yıldız kümesini kimse bilmez diye düşünürdüm.Burada karşılaşınca çok şaşırdım,çok da hoşuma gitti. Usta kaleminiz daim olsun.Gönlünüze sağlık.
İrfan Yıldırım Çevik , 5 puan verdi
18 Kasım 2017 Cumartesi 23:45:21
Emek vererek yazılmış çok güzel bir eser ortaya çıkmış, bilgi edinme babında da doyurucu olmuş, selam ve saygılar.
vahap ünsal , 5 puan verdi
18 Kasım 2017 Cumartesi 22:06:56
emeğine yüreğine sağlık değerli irfan hocam.anlamlı ve akıcı bir şiirdi beğeni ile okudum ve yazan kalemi alkışlıyorum izmirden selam ve saygılarımla
Filiz Çolak , 5 puan verdi , etkili yorum yaptı.
18 Kasım 2017 Cumartesi 21:52:02
Hikayesini tam anlamıyla yansıtan hatta hikayeyi aşarak destanımsı bir tevazuyla şiire ruh kata hocmaızı ne kadar alkışlasak o denli az olur.Hakikaten çok güçlü bir kalem.Bazen karasal bir iklim insanı baen akdeniz insanın o yumuşak yüreğiyle düşyor şiire yürek.Lakin en çok da evrenselliğiyle.Şiirlerinde ki mitolojik hava fantastik tatla bileşince ortaya tam bir şöelen çıkıyor ki insan bu rüyadan hiç uyanmak istemiyor.Öylesi aşklara can katıyor ki şair hakikaten hikayelerini aşıyor bence.Çünkü hikayeyi bu denli duygu yoğunluğuyla vermek ancak evrensel yürek taşıyan bir değerin işi olabilir.Bu sebeple hocamız aslında beni şaşıtmıyor..Çünkü yazdıkları yazmadıkalrının teminatı adeta..Ben sabırla acaba hocamız neyle ne gibi bir rüyayla düşle gelecek diye bekliyorum.Kah etrafımda bir toz tufanı ben tam ortada direniyorum kah masmavi bir okyanusun derinliklerinde gittikçe dahada sonsuza çökyorum.Öylesi bir büyü ki küçük deniz kızlarının dansı etrafında kuaklarımda muhteşem bir piyano resitali uçatan uca estiren deli deli yüreğimle hiç çıkmak istemiyorum şiirden..Tıpkı şimdi olduğu gibi..adeta yaşadım demek az inanın hocam...sevgilerimle..
sakaogluhasankucuk
18 Kasım 2017 Cumartesi 21:51:46
Mükemmel bir yorumla harika bir şiir, öylesine de bir öykü. Var olsun o engin
ruhunuz, yüreğiniz. Kutluyorum. Selam ve saygılar sunuyorum.
NAZMİ ŞENUSTA , 5 puan verdi
18 Kasım 2017 Cumartesi 20:45:25
Tüm çiçekler güzel ve özeldir,doğada veya saksıda...ama Nilüfer çiçeği çok ayrıcalıklıdır bende.
Anılarım da yaşatır ve anarım.Bu bağlamda şiiri çok analamlı buldum.Yüreğinize sağlık hocam.
kadir elcek , 5 puan verdi
18 Kasım 2017 Cumartesi 20:33:04
hocam elinize emeğinize sağlık çok güzel bir eser ve çok doyurucu açıklamalarla da,daha bir güzellik katmış kaleminiz daim olsun saygı ve selamlar
ABDULKERİM KAYA
18 Kasım 2017 Cumartesi 19:57:03
Sana kavuşsun diye düşürürken yaprağı,
Salkım söğüt eğilmiş göle sinmiş hüzün var.
Gökyüzünde kandiller bekliyorken şafağı,
Uykusuz gözlerimde hâlâ senin yüzün var.

Üstadım,şiirini tümü çok güzeldi,çok akıcı ve de anlamlıydı,kutluyorum,yüreğine sağlık,Dua ve selamlarımla.
SADIK YILMAZ , 5 puan verdi
18 Kasım 2017 Cumartesi 19:03:12
tek kelimeyle harika bir eserdi beğenerek okudum tebrik ederim hocam
emeğinize ve yüreğinize sağlık selam ve saygılar
AydınK
18 Kasım 2017 Cumartesi 18:53:11
müstesna dizeler okumanın hazzı ile doluyor okuyucu
kutluyorum
selamlar saygılar
Işık Mehmetali , 5 puan verdi
18 Kasım 2017 Cumartesi 18:16:01
Şiir Bütünüyle güzeldi ayakta alkışlıyorum ustasını
Kalemin susmasın
______________________________________Selamlar
Hasan Türkistan
18 Kasım 2017 Cumartesi 18:07:15
Doğa ve insan aşkını özgün mısralarla çok güzel dile getirmişsiniz.Dünden bu güne kaderin gölgesinde duygular.Selamlar,saygılar.
Kahraman VARDI
18 Kasım 2017 Cumartesi 17:48:13
Yüreğinize sağlık güzel bir şiir paylaşmışsınız
keyifle okudum selamlar.........................
dedim ki , etkili yorum yaptı.
18 Kasım 2017 Cumartesi 16:03:34

Kudretin kalemininden çizilmişsin nilüfer.

muhteşem bir şiire gölge olmasın istedim. yüz yıl önce yazılsa klasik olurdu.
ŞİİRLERİN ŞAİRİ , 5 puan verdi
18 Kasım 2017 Cumartesi 16:01:50
Kalp ile akıl ne zaman barışmış ki ?

Tebrik ederim.

Mükemmel bir şiirdi yine. Her zaman ki gibi.

Selam ve saygılar abi...
Bayram Emir
18 Kasım 2017 Cumartesi 15:54:38
Harika bir hece şiiri okumanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu kadar güzellerini görmek pek mümkün olmuyor maalesef. Tını, örgü ve duygu bütünleşmiş. Ayrıca açıklamalarını için de teşekkür ederim. Saygı ve selamlarımla...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.