Böylesine varmıydı seni seven delicesine
Son satırı nedense beni çok üzdü
Elveda demisin bana gidercesine
Mektupunu okurken gözyaşım aktı
...
Devamını oku »
SAHİPSİZ MEKTUPLAR
Kim bilir, belki de şu an bu satırları okuyan sen, benim gibi, hiç tanımadığı bir ruhla buluşmanın hayalini kuruyorsun. Ben sana yazarken, aslında kendime yazıyorum. Sen de sana yazılmış gibi, birleşmeyi bekleyen notalar gibi diziliyoruz satırlara. Her kelimede, her cümlede, eksik kalan yanımızı tamamlayacak o sihirli anın peşindeyiz ikimiz. Bu sadece bir yazı değil, bir **çağrı**, bir **umut fısıltısı**.
Sen, adını bilmediğim, yüzünü görmediğim, ama **ruhumun derinliklerinde tanıdığım** sevgili… Belki de sen de benim gibi, bir çayın deminde, yüreğinden kopan şiirleri haykırmak istiyorsun. Belki sen de, umutla, bir gün bu yazının gerçek olacağına inanıyorsun. Bilinmezliğin o ince perdesi arkasında, senin de benim gibi yalnızlığa kafa tutan bir ruh taşıdığını hissediyorum. Çünkü biliyorum ki, bu dünya, tamamlanmayı bekleyen ruhlarla dolu.
...
Devamını oku »
Bu sene yanına gelemem oğul
Ateşi sönmezse hasretimizin
Akar gözüm yaşı silemem oğul
Akıl ermiyor ki Hakk’ın işine
...
Devamını oku »
Merhaba yeniden,
Sabah oldu.
Ve sen hâlâ varsın.
Belki dinlenmiş değilsin,
...
Devamını oku »
Terk ediyorum kalbini, ıslak gözlerimin eşliğinde.
Şehrin üstüne çökmüş karanlık, boğazda sis,
Sana bir veda borcum vardı, işte burada.
Bir vapur kalkar gibi şimdi, sessizce çekip gidiyorum,
...
Devamını oku »
Ben seni değil, seni bekleyen beni özlüyorum aslında.
Çünkü seninle değil
...
Devamını oku »
Hasret dumanı tütüp hançeremi yakarken
Gelip de seni mahsun görmekten korkuyorum
Göz göz olup yarandan cerahatler akarken
İncitirim diyerek sarmaktan korkuyorum
...
Devamını oku »
Biliyorum, bu kelime bile fazla artık.
Ama ne zaman sessizliğe dokunsam,
adın dökülüyor dudağımdan, istemsizce.
Ben burada kaldım,
...
Devamını oku »
Gözlerin, şafak sayar gibi sana yazılan sıralı mektupları sayıyor. Kim bilir, bu **bilinmezliğin** içinde nasıl bir beklenti taşıyorsun... Belki de her satırda, sana söylememi istediğim tüm kelimeler sıralanıyor, bir bir diziliyor satır aralarına. Bu öyle basit bir özlem değil, biliyorum; kelamımı sanki **nefesine ekler gibi**, varlığının ta içine işler gibi hissediyorsun. İşte bu derin bağ, içimizde büyüyen **umut çiçeklerimizi** besliyor.
Çok ağladın, bunu biliyorum. Gözyaşların, toprağın tohuma can verdiği gibi, içindeki umut filizlerini suladı. Ama şimdi **gülme sırası** elbet. Belki de zaman, kulağına "yakın" diye fısıldıyordur, tıpkı benim sana umutla büyüttüğüm çiçeklerimin her bir yaprağını senin için bir şiir düşürdüm gecelere bir gün sende okur ilham alırsın diye hayallerin, bu düş şehrin kadim sokaklarından, sana doğru yükselen bir fısıltı bu. Herkesin iyi olduğu, kimsenin kimseyi kırmadığı, sevginin ve hoşgörünün hüküm sürdüğü bir düzende **güzel günlere yürümek**, sence de ne muazzam olmaz mıydı? Yada tasımısı tarağımızı kendi kent bahçemizin mahremiyetine gizlenen günlerin varlığına yazılıyor belki!...
...
Devamını oku »
Parşömen kağıtlarına yazardık
Şiirlerimizi sadece bizim gibi şairler
Okurdu kırık notu olanlar
Birkaçı sinema kapısında kavga ederdi
...
Devamını oku »