İbrahim Çelikli
135 şiiri ve 21 yazısı kayıtlı Takip Et

Süleyman bey



Sülemen Bey

“- sülemen dedinizde
“şeerden köye bi öretmen geliii
bi de candarma”
o dedikleyin arada bi de YSE’nin,
Toprak-Su’yun adamları
söz vahtında açılı derler ya;
gari vakıt bu vakıt, ikindi önü
köylü de(ğil) miyiz
bi iresmi cip, doç filen gördük müydü

“-nası olsa para isdemeycekler ya”
çokaşırız başlarına
“-hoş geldiniz meendiz beyler” deye,
ne demeğise, kimi de
“-sefalar getirdiniz abe”
çoluk-çocuk demez, her birimiz
hepiciğiynen ayrı ayrı tokalaşırız
bir bir, Feyzullah Hoca ayıplasa da
sonura “-meraba”,
“meraba”,
“meraba”
tam anaçlarında mevzilenir,
bal damlaycağmış gibi
ağızlarına bakarız
onnar da kendilerini nimet sanırlar

o ğün., de gele-gele
yeşil bi Amarkan doçuynan
Toprak-Su’yun adamları ğeldi Isparta’dan,
tee bi ğünnük yoldan,
Allah ne verdiyse biz hepiciğine gene
“mendiz bey” m(u)amelesi çekdik
sütre gerisine çekildik;
gözlerinin içine-içine bakmaya başladık

hani 23 Nisannarda
yoğurdun içine para atar,
ellerimizi ba(ğ)larlarıdı da,
ö(ğ)retmenin “başla” demesiynen
aş gurtlar saldırı(r)dık
gözü açık olan hemi ötekinneri yoğurda beler,
hemi de parayı bulur, o hesap
“başla” deyvicekler gibi
meendizlerin gözlerinin içine bakıyoz
nassı emme parıl parıl..
sah(i)abına gavışmış av köpee gibi
mayıl mayıl

netçede.. tohumuna para mı sayıyoz,
“-mendiz bey” deyinşe
bize bi ceremesi mi var,
.mına ğoyan ta!
haydan gelen, huya geder,
boşveeer “mendiz bey” işde o kadar
hepiciğinin meendiz olmadığını
adımız gibi biliyoz emme
arap eli öpmeynen dudak gararmaz ya

emme! o
……..
işlerinden biri gasıtdı,
“-ben şöferin” deye
biz dee, içimizden “ne bok olusan ol
ötekinner mendiz de ne yani” dedik,
sanki sayalarında
başımız göğe mi değiyo, a gapba döyüs,
sanki sen gazanıyon da biz mi yeyoz
alt tarafı bi Alla(hı)n selemini verdik
alısan aaal, almazsan alma,
bokunda bosdan mı bitircez len

bu gene
“-adım da Sülamann” dedi dik dik
hinci ne yalan söyleyen
şeerli gısmı nassı;
olmasa bile meendiz-müdür yani patıron
m(u)amelesini severse
köylü gısmı da kendi gibi gonuşan,
kibirlenmeyen,
kendisine depeden bakmayanı
bek sevmez
o’nu tahası kendini adam yerine goyanı
adam yerine gomaz,
etibar etmez
neye, valla bilmen, valla bak öyledir,
hinci ne yalan söyleyen
doğruyu ahretde mi gonuşcan,
o da bizim gibi köylü haralda
“evin danasından boğa olmaz” deye olmalı
neydelim aldık gabil etdik
eyi sen de şöfer oluvu bakalım
üsdelik de
adın da Sülaman olsun, .mına ğoyan

“-ne bok olusan ol” dedim, ben de kendi-kendime
biz de sana “-bey” file demeyviriz olu-biter
daş atdık da golumuz mu incindi a gapberif
herif Ecevitçi’miyimiş neyimiş meğerise
herkeş başda meendiz beyler,
buna olmadık yerden laf sokuşduruyo
olmadık şeyler soruyo

neyimiş, köyler toplaşcağmış daa
gopretifler alcağmış satcağmış da
sanki biz gopretif görmedik,
kimin emmisi dayısı var,
nohuzu fazla, akrabası-eşi dosdu fazla
o iş başına geliyo,
kimi getirisek yeyyo,
köpekdöğennere yediriyo
varısa bi Turis, kim seçilceğse onun adamıdır,
taha türkçesi kim seçilise
dibinde biter

senin şöfer sülaman efendi, çer-çor demeyo,
onnara cüvap yetişdiriyo,
milli gelir deyo,
gişi başına gayri sahi hasılat deyo
İtalleninen, Türküye deyo,
ak günner deyo,
gopretif deyo,
köyleri birleşdirip şehir olca(ğı)mışıyız,
belediye, yol, çöp, çöpcü,
her sınıfa ayrı öretmen deyo
gari Yalavaca getmeycek
kendi şeerimizde bazar gurcamışıyız
sanki bizim köylünün bek umurlarında da
sanıyo ki biz her gün bazara gediyoz
mamir gibi mayış alıyoz da,
gülermisin a(ğ)lar mısın

annadıyo da annadıyo gari
bereket versin Demirel’e çamır atmayo
öteki zıpçıkdılar gibi
başına gelceğin farkında
valla döğmeye gakarlar
Gara’nın o(ğ)lannara ettikleri ğibi
eyi de sanki bizim köy,
bunca yıllık demukratikligden cayıp
daa bi şöferin ağzına bakıp,
gedip varcaz da Ecevite oy verceğmişiyiz ğibi
mahooyuz ya

len bu guminisler bi acayip oluyo ya……..
evel de seninkinin gafasının
ense kökünde gara bi şapka,
bizinki ğibi değil
sırtında mavi gömlek
bıyığı bile hurasında,
aynı mitli Ecevit’in ki ğibi
nem ne şekil
kendini Ecevit sanıyo haralda
senin baş şöfer Sülaman a(ğa)
adı sülaman deye gıratçı sandık
zahar adın sülamanısa
adaletçi olman ilazım ya!
Köylü gafası işde
o cihetden çocuğunun adını
Adnan, Süleyman goyannardan
oldu bitti haz etmen valla,
len iki ğün sonura
ekdidarda deği,
üşgün sonura, vetan hayini çıkdı
başgası yerine ğeşdi
hayır maksadın ne
olanın adını sülemen godun deye
Demirel sana mayış mı ba(ğ)layvicak
günah, hemi de ayıp valla

emme öteykinner
mendiz mamelesinden memnin
gasalışıyollar
kendi aralarında işmar edip,
bizinen şakalaşıyollar
geşmiş gün valla halal hoş olsun çay ısmarladık
gene parasını Hoca Emmi vermişdir haralda
vermese de gayfacı onun üsdüne yazar ya
aynı hesap,
ötekinnerin,
özellikle Deli Alinin ki
doslar alış-verişde görsün hesabı
“-valla olmaz yau bi ta için”
hesap ödeceğinden deği tabi

dediğim gibi her musafirin çayını,
orda olup içilenner da dahil
Hoca emmi
ağa olmak golay değil ağa!
biz neye “ağayız” demeyoz,
var bi bildiğimiz haralda
geleninen gedeninen hemen tokalaşmayoz,
ille de sırayı ona veriyoz,
gasalışmayoz
o da onun borcu valla, bana galısa..

neyise, de!
bunnar; tarlaların daşını ayıkladırlarımış,
ganal yaparlarımış,
su akıdıllarımış
sözde köye yeni bazar yolu mu
yapılcağmış neyimiş
herkeş dört köşe valla,
sanki her gün bazara gediyollar da
len valla bu devletin hiş işi-ğücü yok valla
millet bazara gedip duru işde zahar
yol yapcana, fabırka yapsan da
millet iş-ğüç sabı olsa da
sana da vergi verse ya
ı-ıh, yol oluca cebimize gircek mi var

zatinden öteden beri esgi bazar yolu
a(ğ)zı yokar yandan olduğundan;
geliken eniş-aşşa, yüzünguyu
geliyokana golay oluyodu
bi dee Tokmacık, Akdışar, Ayıplar,
Çi(f)tlik, Salır dedikleyin
herkeşin ollarda bissürü epabı
eşi-dostu vardır da

hinci yol yüzün-guyu
eniş-aşşa, ovadan olunşa barabar
bi de tomafil file de var gari
yeni yetmeler o tarafı,
bizim gadim dos(t)ları hiş bilmezler
düm-düz şosadan “get gel
Gonya altı sahat” hesabı, ne bi köy görün
ne üş-beş epap bilin

hemi de kese bi yandan
iki sahat dağda bayırda viraç dönmekden
i(n)sannarın başı dönüyo
arabalar hararet yapıyo, köye dönüşün
benin deyen şöfer
bizim köye çıkamaz, neyeyse

Gundallılar az mı telef oldular
düz ova insanı olunca
sarpa saramayollar
ne işleri var gelmeyvisinner
emme nişan-düğün derkene
yol yapdılar bizim köyü

neyise de annaca(ğı)n;
esgi yol yengatdan açılacak olunşa
valla ne yalan söyleyen
bencileyin esgilerin yüzü gülüvüdü
a(ğ)zımız gulaklarımızda
bencileyin; -yeni ve devamlı iş- umuduynan
yalakalananlar da cabası

valla bi ben eyvallah edip
el-etek öpmedim
benden maada herkeş gıç yalayollar
düşman işgalinden gurtulmuşcasına
nerdeyse bayram ediyoz
köylünün keyfine deycek yok hanı
derkene,
bizim meendiz dakımı gakdılar
höyle savışdılar
(y)Okarı Çemeye doru
tabi köyün üş-beş köpekdöğeni
Mıhtar,
köy bekçisi elpençe-divan
peşleri sıra yörüyoru
üş-beş daa kemik-kemiren

biz de yalan sölemeyen Cöbe Halil miydi
geşmiş gün Musdug mudu ne
peşleri sıra ilerden-geriden gonuşalak,
arkamızdan da doçunan
senin şöfer Sülaman efendi
arkasından da köyün çocukları
eşşolu eşekler,
hiş doç görmemişler
senin şöfer Sülaman efendi
Goca Üseyinin evin yanna ğadar dırmandı
orda durdu
sankı ıscak geşcek sağmal koyun gibi
doçu kölgeye ğo(y)du

duralakdan bizim mı(h)tar
“-Feleğoğlu!
Sülemen Bey seni ünneyoru” dedi,
len ne zaman “bey” oldu bu
hanı se(v)meyodu beyliği, meendizliği
ben başgedikli yanna varan emireri ğibi
şöfer Sülaman’ın yan(ı)na seğidelek vardım
Allah var ya içimden
“-doça binelek bi yere gedecez haralda
bakarsın peynir-dolaz file satar,
harşlık ederiz
hele bi de dutdurdukmuydu
her hafta ısmarıç isderler
her hafta balle-balle yolla
köşeyi dönmek işden deği(l) valla” dedim
seğidelek yanna vardım
bön bön bakdı
ben de ona tabi

şöfer
“-Sülsülaman Bey şoo götü yere yakın şey ” dedi
bakdım deminki meymanatsız,
saçını camız yalamış şey
len bunun neresi “bey”
tingozanın teki
nursuuuz,
nevrim döndü şart ossun
içimdem “-heyvah” dedim
“-heyvah bunun gözleri hacı ğözü deği
fini-büber yemişiyin de a(ğ)zım yanmış gibi
içimden bi “-heyvah” daa çıkdı alaf-alaf
vallahi billahi
boğazım guruyvudu töbeler töbossun

dur bakalım başımıza bi gelcek var emme ne
Allahtan hayırlısı desem de
adamın yanına varınca;
Allah sizi inandırsın
şuulum bozuldu
ısçak gumpir yutmuş da
tatarcık olmuşuyun gibi

anam avradım ossun
insan bunu tehnede filen görse
ödü sıdar
şeytan zanneder töbossun yau,
yau bi i(n)san bu gadak mı ikrah olur yau
gece üryanda görse, gorgar,
çoluk-çocuğa gösdertmemek ilazım deyyusu
yata(ğı)nı ıslatdırı töbossun
Allahın yaratığı gul emme
ne fayda adam resmen nursuz,
mecusinin teki len
“-üsdüne üsdelik doça da binemecez”

bu tefa isdemeyelek, amma
“bak bak Feleğoğlu
beni Allahın gulu yerine gomayo”
demesin deye
goya evelek seğittim yanna
“-buyur Sülemen Bey”
senin Sülemen Bey durdu,
nası emme dim-dik
“-buyur Alla(hı)n emri” filen demek yok
nursuz dinini .ikdimin kafiri
len bu mamirlerin hepiciği gominis”
…
“-bana do(ğ)ru döndü bu gerisin geri
ötekinner de put ğibi durdular,
gari bunu begleyollar
emme hepiciği iki adım ardındalar

hele biri gari canım, tam çente
beyefendi ne yanna bakdı o yanna bakıyo,
nere döndü
iki adım arkasında yer alıyo hemen
o sışmadan sışmazdır şertossun
boyuna bosuna da baksan
essahdan adam dölü sanısın gavatı
sanısın galem”

“-de.. decem
herifçio(ğ)lu
yüzüme zert-zert bakalak beni eyicene bi süzdü
sankı bazardan damızlık alacak,
cambaz, gapba dürzü
sonura bu, dudaklarını büzdü,
gözlerini dikdi,
kısdı
sol gözünü daha çok kısalak
ellerine bakmaya başladı
epili bi duraladı
yan gözümünen onun duruşunu tığladım
goltu(ğu)nun altında asgeriyedeki ğibi sümen
esas duruşda o, it o(ğ)lu it
bu arada ben çakdırtmadaan
gaylangaş duruşumu düzeltdim
der(h)al esas duruşa ğeşdim
o itolu it gibi
anam avradım ossun
erkeğsen gaylangaş dur,
erkeğsen esas duruşu göstertme
sıkar şartlar şartossun

aynı mitli o uluk gibi
eller yannarda yapışık
emme çakdırmadan
kuş avlaycak kedinin ettiği ğibi
hafsizden-hafsizden
garın içerde…
göğüs şişgin………..
farketdirtmeden
baş dik……..
dim-dik..!
anam avradım olsun
üşden dokuza şartossun
asgerde bile
böyle bi esas duruş
gösdermemişiyindir
başçavışlarımın,
hakları ğeşmez işallah.

bu ğarada senin ki;
barnaklarını açabildiği ğadar aşmış
ha-bire ellerini birbirine kavşırıyo
usul usul ayırıyo
ne ğadar bekledik bilmeyon emme
ben gadı huzuruna çıkmış
sübyancı ğibi
terlemeye başladım
ne suçum-güna(hı)m-mar
fücutumda ganım dondu
dizlerim tir-tir titiredi
sanki dabanımdan burgu saldılar da
ganım lıkır-lıkır
çekildiii ğetdi
valla ta öyle

valla-billa o ğedennerde
sankı ani-saat de
hayat o dakka durdu
bireş önce köyün içinde
sağa-sola seğidenner
gelip-geçenner varıdı
sözüm mencilisden dışarı
anıran eşek
havlayan köpek dedikleyin
ün-ses gayboldu daa!
ölü topra(ğı)serpildi üstlerine

dam başında Gızıl Eşe
İmine Ğelin
merdimende Kabış Musa’nın Garı
oralarda Depe Ümmüsü, Pese’nin Garı
ya onnar da oldukları yerde
Analı-ğızlı gibi, daş olup çakıldı galdı
ya da Osman bi suş mu işledi acabına ola deye
maraklarından bize bakıyollar öyle ya gari

Allah vere de anamın habarı olmasa bari
lami-cimi anladasıya ortalığı velveleye veri
ete(ği)ne daş dolduralak yetişiviri
süprüle-ğalı vallahi-billahi

gulağımın arkasında
burnumun ucunda
baldırlarımda
yağırnım birbiriynen yarışırcasına
bi garıncalanma,
bi gaşıntı peydah oldu ki ta! öyle
kene filen mi yörüdü acaba
ala keneyse Allah mafaza
yapışırsa götürü derler
bildiğimden deği(l) de
sakın goparma derler ya
emme nere gaynaşıyon gardaşım
sanki gıpraşıvısam
nişancıbaşı Sülaman Bey
yaylım ataşı edecek
dizbağlarım çözüldü-çözülecek

eğişmeye başladım
………
emme nası,
valla salacan
“-hey dinini .iktimin gafası
gayfaya ğelmeden,
ayak yoluna u(ğ)rayvırıp çöğdürmedim de
yada caminin helasına
u(ğ)rayvısaydım ya,
sankı ucu püsgüllü okuynan ça(ğı)dılar
ardımdan da atlı govalayodu
gelin alıcılar geldi sanki,

köylü deelmiyiz, gökgörmediklik
bi makene gördük müy dü
acaba ne satıyo ku
sanki satdığını alabilceğmişin gibi
yel gibi, seğidiyoz gayfanın ön(ü)ne
dutabilene aşk olsun
emişceg guzu ğibi
zapıradak varıvırıyoz yannarına,
sanki başımız göğe erecek
açcık da yalakalıkdan haz alıyoz
bobam demişleyin “ganımızda çobannık,
beyin gapısında gulluk var” ya

amma Sülemen Bey gibi
birinin geleceğini ne bileyin
gardaşım
anamı müneccim mi yüğürdü
aklıma.. Turis’in annatdığı geldi
hani gerdek gecesinde, yeni damat
sadıçının tavsiyesiynen
işi birez uzatmış da
gelin de “-hadi gari netçeğsen et
çişim geldi valla” demiş ya
bi yandan kendi kendime gülüyon
bi yandan da gassığımı
desdeklemeye çalışıyon

isdermisin hinci;
paçaya aşşa salıvıralım”
valla koca köye irezil-rüsva oluruz
vay ki vay
yanarın ki
köyü terk etmeynen galmaz
ebi-ceddi yolumuz köye uğramaz
yetmez velayetde bile şanımız alı-yörür
“Sülemen Beyin altına saldırtdığı adam”
bi nam veririz ki, yahay
sünnet olukana gaçırdı deye
adama “sışdı” deyen
çoluk çocuna ebi ceddi sışdının Kazim
Sışdının Melit deyen bu köy de(ğil) mi
bize de “Saldı” mı deller, “Islattı” mı deler
“Islakpaça” mı deller
orasını Allah bili gari
bi de Leyleğoğlu da orda
valla billa yeter

başga bişiye
başka birine nüzüm yok zati
valla gederin dayırasında
anının çatına , orta gabağına bi ğurşun
vurmasam bile bende onu işedirin
onun namı da
“Feleğin Osmanın
altına etdirdiği adam” olu
ya da “Saldı’nın ettirdiği
ya da ona da “Etdi” deler gısaca
ben köyden göçerin emme
onun Türküyeyi terk etmesi ilazım
ıçcık da o düşünsün .mına ğoyan ta

net(i)çe;
bi yandan da vesveseleniyon
“-hinci bu adam beni neye çağırdı”
…
“-neytçek”
…
“-neydebili yahu”
…
“-ya(h)utta
neydemez len gosgoca dövletin mendizi
düğmesi ğopsa alt(ı)aydan başlar”

“-o gosgoca dövlet,
işi-ğücü burağır
bunun arkasını arar
do(ğ)ruya do(ğ)ru
jandırmaykana gördüm işde
gerçi şöferidim emme
her bokun içindeydim”

netçede helbet arayacak
o dövletin bi memuru
bizatihi dövletin ta kendisi
emme adamdakı dövlet ciddiyeti
yahay töbossun
adamın içini titretdiriyoru

bunu hökümetin başına getirecekler
o durduk yerde başımıza iş açan Yonan gavırı,
o anarşitler
o gumunisler
o her boka zam yapannar,
o zart zort edenner
panka soyannar
ona buna musallat olannar
yankesiciler,
gaçakcılar
galpazannar
matırabazlar
ürüşvetciler
anaforcular
yeyiciler
yalançı şahitler
ehlivukuflar
tabanca tavşıyannar
o bıçak çekenner
itimadı sarsannar
zimmetine para geçirenner,
gümrükcüler
torpilciler
dövlete gafa dutannar
adam gayırannar
onun bunun hatırına
garağola adam çekenner

o takike imana gelir
yusuf-yusuf atarlar
dinsizin hakından imansız gelir deye
boşuna dememişler
aslında her memlekete
böyle bi Sülaman Bey ilazım
asayişin berkemal olması uçu

gısa keselim Aydın havası ossun
neçeden sonura
boyumu-posumu beğendi haralda
ya da aklına benim de
Allan bi ğulu olduğum geldi
“-yüklen bakalım nivoyu” dedi
vaa!
cırtlak bi de sesi var incecik
valla şeerli ğarısı sanısın

nerdeee..
birez önceki heybet azamet
nerde hinciki meymenet
valla bi ğülesime ğetdi
Allah Allah
bunun başçavış olduğunu düşündüm
valla öğüne gelen enseye tokat,
gıçına barnak atar bunun böylesinin
…
neree’ erkeğsen, tapan sıkıyosa
bi yüklenme
“emret” dedim ız daa gomutanım deycen,
yauu ne gomutanı,
emme adam uruhuma işlemiş
ele ezzatını, sülalesini .ikdiğim elle

uzatmayan
“der(h)al efendim”
………
“-baş üsdüne”
…………
gene de her e(h)timala ğarşı,
bunu başımına selamladım
belki “emret gomutanım” da demiş olabilirin
kasget iman tahtamın üsdünde
“-Sülaymen Bey” dedim
sapıtdırtdı adam beni yauu..

bakdığı yere bakdım
çıklacık demir yığını
deragap omuzladım,
nivo mu neyise
donuz ölüsü mefrat bişiy mubarek de
birez sonura patanaşlamaya başladım
hiş “akıl var izan var”
bu gavırın hiş mi yokuşu yok
bunu haralda i(n)san davşıyacak
deye kendi-kendime

isdikamet Asar
sardım bayıra
Asara ağzi yokarı
ağmaya başladım ammaa
gara-zoruna
yüklendik bi sefer
yüklenmesen netçen
vay imansızlar vay,
Asara do(ğ)ru
nivo davşımak zorun zoru
sırf bana ezziyet olsun deye
icadetmişler bu nivoyu

“-len dinine yandımın
ben bu işe mamir değilin
ben köyün “köpek döğen”i miyin,
harmandan sonura hak toplayan
koruma bekcisi değilin
hergele çobanı değilin
dövletin sogortalı işçisi heş değilin
Sülemen Beyin çırağı de(ği)lin
mıhdarın yanaşması heş de’lin

yol yapıvıcaklarısa
benim musdakil yolum olmaycak
belki benden az gedip-gelen olmaycak,
emme -arın belası- yüklendik

bunu yapan Ermanı da
bu külteyi nayetinde
bi insan evladı davşıycak deye
düşünmemiş mi bilmen valla
ya da sırf Feleğin Osman’a eziyet olsun deye
halketmiş gappa deyus
adı üsdünde gavır işde
Türkün aklı bek,
böyle abıdık gubuduğa ermez
asgerde de her alet gavır icadı değil mi
adı üsdünde gavur gari ya
bizim köye yollaycağının içini
havayna değil de
cıvaynan doldurmuş
ne tecemilletise

emmeeeeeee……..
bi de bakarsın yırtarız,
bu sayada mayışa ba(ğ)lanırız
emekliliği var, zigortası var
hadi hayırlısı, olur mu olur
millet ehlivukuf oldu da az mı para galdırdı
adamlar Arpalıkdan tarla aldılar valla
biz de bi köpek-döğennik edecez haralda

Sülemen Bey bu ğadar
inceden inceye süzdüğüne ğöre
kim bili(r) hankı mihenk daşına vurdu
Feleğoğlu’nu
yani beni
demek kiyne var bi bildiği
devlet gatında möhüm bi yeri vardır haralda
kimbilir hankı ilimi tahsıl etdi
adamın-boyuna-posuna bakıp da mı
bi makama getiriyollar
“er dayının goç yeğeni”
belki ekdidardan
belki Reis-i Cumhur’un sağ golu
ya da bi senatörün gardaşı file
ya da hökümat içinde
-getdi-ğetdi zamanında - olan biri

o durunşa barabar Allah var ya
ötekinner dut yemiş bülbül ğibi susup da
oldukları yerde çakılıp galmadılar mı
soluklarını dutmadılar mı
bu gudreti bi yerden aldığı besbelli

bu adam bu boyunan buralara ğeldiyse
kim bili nerde-nası bi söz sabıdır
kim bili kimin adamıdır
adamdakı ciddiyet, dirayet
beni iki sahat süzmesinde var bi hekmet
hadi hayırlısı

“-ülen o(ğ)lum Osman,
gapba felek sana güldü getdi belki de”
………………..
felek; felek olalı
Felekoğlu Osmana kırk yılda bi
felekliğini yaptı
demek ki o gün, bu gün işte
…….
Feleğin oğlu olsan ne yazar,
Felek felekliğini gösderdiği
böğüne kadar yüzümüze bi
gülmüşlüğü mü var sanki
emme böğün
suyun okarı akdığı,
dünnenin tersine döndüğü
ya(ğ)mırın yerden yağdığı bi gün olabilir
kim bilir

hey gözünü sevdimin Sülaman Bey’i
“-hakkımda;
Osman eyidir,
çalışgandır,
eyi nivo daşır,
usludur ensesine vur
a(ğ)zından lokmasını al,
sesi çıkmaz evel-Allah
gel de seğidir gelir
yat de yatar,
sürün de sürünü(r)
öl de evel Allah ölü(r)”
deyelek
bi istida verdimiydi tamam
ves-selam”
Allahın izniynen, o! kadar
halleder her bi işi
……………

çoluk-cocuk da Sülemen Bey gibi okur işallah”
hatda ilk doğan o(ğ)lanın adını da
“sülemen” goruz
Alla(hı)n emri
ne de ossa velinimetimiz,
şerli olunşa tabi “tekne gazıntısı ” olur
sünnet mi olcak;
Sülemen Bey buyur

gız mı isdenecek, hankısı olusa, fark etmez
“Süleman Bey”
gızın birini isdemeye mi gelindi
“-valla Sülemen Bey bili”
nişan mı dakılacak Sülemen Bey
daksın yüzzükleri,

Sülemen Bey sayasında;
canımız köyü isdedikçene
üş ğünnüğüne geli
on ğün sonura
elimizi-golumuzu sallayalak
dayıraya çıkar varız
erkeğ olan bi horazlansın
tık-tık.. Sülemen Bey falanca
bana zert-zort ediyo
basar zile, ça(ğı)rır müdürleri,
buyurur emri
“-gardeşim Osman’a zert-zort eden
deyus, vatan hayınıdır
.ikdir edin iti, ilişiğini kesin,
şeyini şey etimin
makaryosu, gızıl gominisi”
“-deral efendim”

tabi biz de eşek değiliz
hazır köye ğadar gelmişikene,
südüymüş, yoğurdu-yağıymış,
yumurtasıymış
valla yalan deği onnar bizim
yağlı dolazı bilmezlerdir
ıçcık da palavra sıkarız
efendim bu hazmı golaylaşdırı,
böbrek daşını düşürür,
tansiyona eyi ğelir
ferrum fort, kenakort
peniselin gibidir
asdıma, bronşide birebir
ne demeğise
gereğirse basar parayı
Akgulakdan bal alırız,
ee olcağ o kadar
me(v)simine ğöre erik-armıt
gerekdiğinde birer sepet
“-buyur bey efendi,
benikinner yeyemedi
seninkinner yeyvisin bi
lop lop et olsun
halal hoş olsun”

valla apardumanın adını da
Sülemen Bey Apardumanı goruz
nolcak anasını satayın
sorannara “-bobamız” deyviriz
o da eşşek deği haralda
bobalığını gösdercek helbet

arsa mı “-yap huranın bi köşesine
elekdirik mi, su mu,
Sülemen Beyin selamı var
dayıra müdürleri işini-ğücünü goyvuru
kendi elleriynen ba(ğ)larlar
“-Osmancığım canım gardaşım
Sülemen Beye
mahsıs hörmetlerimizi elet ”
“-eletmemiyin len hiç”

işim bitdikden sonura
hasdir len
gosgoca Sülemen Beyin
hiş işi-ğücü yoğudu da
kimlerin selem etdiğinin tafsilatını mı dinlecek,
zaten arada sırada bi müsa(i)t oluyo herif
neden, mü(h)üm adam gardaşım
alt tarafı belediyede bi abonman müdürü
ferişdah olsan ne yazar
biz de ıcçık şımarmışıyız çok mu
dolaş müdür beye işi düşcekleri
Sülemen Beyin selemi var
o ğüne göre ne ilazımısa
odun-kömür
cep harşlığı
herkesin işi-gaydı neyise ona ğöre

valla benim gayınçılar bek
garibenner
hepiciğini işe sokarın
ha! Allah ırazı olsun deyvisinner
saygıda gusur etmesinner,
çoluk-çocuklarını
sayamda gurtarsınnar yeter
onnar da ha iki ğatlı bi yer yaparsalar
biri Osman Bey Apardumanı
biri de “Enişde Apardumanı” ğor
araba filen alılarsa da
“enişdem sağolsun” yazdırılar
daş atdık da golumuz mu yoruldu
öncetten önce
Sülemen Beyin selamı sağolsun

biz alt tarafı “gocağapı”nın annı-çatına
bi mermer laf(h)aya
gara gatıran bi yazıynan
“Sülemen Bey Apardumanı” yazdırmışıyız çok mu
yeter ki gurtaralım sayasında şu çoluk-çocu(ğu)
aman deyen yeter ki bi okusunnar,
ben de höyle köşeyi bi dönüvüryin de

iş ad komaya ğalsın, amat olsa ne
memet olsa ne, anasını satayın
bobamın adını ğoduk da ne gördük,
emmilerimi bile mezerden galdırdım da
oğullarından ne mafat gördüm
“ömürlü olsun”a mı geldi biri
başçavış bacanağın adını ğoduk da
sanki aldı ğetdi mi birini
ellerde ne enişdeler var
bize nasip olmadı ğetdi
gaya yarığından bal yalamak

emme
buraya gadağımış,
evel Allah Sülaman Bey sayasında
alayının hakkından gelcez
bizikinner
fırın damı deler aş köpek
kendilerine hayırları yok ku
sana ne hayırları olcak
emme buraya ğadak
işde sana çızık
elinde ilaş varısa çal başına
yazdan-yaza gelip de
çoluk-çocuk tastaman bir ay
gahırlarını çekdiğim cabası
yetmez….
dinini .ikdimin dölleri
öğnlerine konanı yemez
evimizi beğenmez
neyimiş; sergen, dolaf ,
gardolap, bazar çöre(ği) yoğumuş
sankı bobanız yapdirividi,
eliynen aldı geldi bazar çöreğini de
ben sizden esirgeyon sanki
len ben sizden daha eyi biliyon emme
yokdan biliminiz siz
yok işda anasına satdımın yoook yok

anam ıramatlıg dutdurdu
“-n’oldum öldüm ille bobayın adını ğo
el ne demez,
hadi benim oğlandan önşe
biri bobamın adını ğosa”ymış
goya meseleme değilimiş
neyimiş ilk oğlanın adı
boba adı olcağmış

hanı zengin dölleri ilk çocuklarının adını
hep bobalarının adlarını gorlar ya
mereseden daha fazla pay gapmak hesabına
hepsi de boba adı koyunca
gene hisseleri aynı olur
valla köylük yerde
ebesinen iş(ti)gal ediyoz”
vesselem
………

“-len olum Osman dur bi yau
durduk yerde
hinci bi çuval inciri bok edecen
neyise; tamam-taman
olanın adını Sülemen goyoz
şu takikeden itibaren
sülemen….
……….
pekiii…
Sülemen Bey iş gonusunu halletmesede mi
halletmese de .mına goyan
halvadan dönenin gaşşı(ğı) gırılsın

hatta yenge goşar geli
böbek dakımlarıynan
“-sülemencik keysin”
oyuncaklar esgi-yeni fark etmez
“-sülemencik oynasın”
ötekinnere de kendi çocuklarının esgilerini

hele hele hinci bunnar az çocuk yaparlar
garı yıpranmasın deye
emdirmezlerimiş ya biciğim sarkar deye
başkalarına emdiryollarımış ya

belki bi denedir, oda böyümüşdür
belki de hiş yapmamışlardır
yapdılarısa da
ganatlanıp uşmuşlardır
rağbet bizikinnere olu gari
en başda da sülemenciğe
Alla(hı)n emri
elleri mahkım

bizim garı da yengeye birez itibar etdimiydi
değme keyfime
geder öğüne dikileğorun
“-amcası sülemen elini öpsün”
tamamdır bu iş, tamam hat da
darısı ötekinnerin başına
olum Osman,
(y)etişdi bosdan
olmayan işde bi hayır vardır
köylük yerde amat, memet, ibirem, hasan
hepisini goduk da
sülemen aklımıza mı gelmedi nedir
Allahın onarcağı
demekkine buna vesile olacağımış ha
vay anası bee!

Allahın onarca(ğı) işde;
zengin olcak adamın para
eyi olcak hasdanın dokdur ayana gelirimiş
biz eyi-kine sülemen gomamışıyız
ma’zallah önşeden sülemen gosaydık
hinci boku yeyceğdik
yancağmış gülüm keten halva
elimizde goz galmaycağmışımış valla billa

deyelim hafta sonları bize ğelseler
bizim çocuklar hemen ordan bi otböre(ği)
kumpir ya da fasla gabak böre(ği) etse
len bunnar ne yecekler
yeseler yeseler, el gadak, yarım börek,
hadi hadi bi dene
o da keyfe keder
alt tarafı mamir garısı ya
“kilo alıyorun da
Süleman Bey kilo isdemez” deye
senikinde bi fiyaka
etsin anasını sata(yı)n

neyise hemen bi olan doğurtmalı garıya
oğlanı adı; Allah(ı)n emri Sülemen
amma Allah vere de;
onun ğibi garı sesli biri olmasın da
başka bişiy istemen
Sülaman Bey’in hanımı çocuk yapmadıysa
belki sesi bunun gibi olu deye
yapmamışdır
onun orasını Allah bili(r) gari
obalı onun boynuna
neyise canım
garının güna(hı)nı neye alıyon hinci
töbe töbe
…………

“-yörü ya gulum” böyle bişiy belki de
sanki horaz sesli olsalar nolcak
hatta -zirat danası- ğibi böğürseler nolcak
evel Allah o danayı keser
Sülemen Beye yedirin
sefam olsun anasını satayın
bu keyfine beni gören
aslı yok yaylasında bin goyunlu
sürüsü olan bangir sanır

Canab(ı) Alla(hı)n ne zaman ne halkedeceği
ne z(a)man ne neşet etçe(ği) belli mi
anasına satdımın

ben bu mali hülleler içinde tısılaya tısılaya
Asara (y)okarı sırtlamış(ıy)ın nivoyu hayda
mübarekde mefrat bişiy, çıkla demir valla
bi tefacık bişiy olsun varsın,
bundan sonura dokuzdan evel
yatakdan gakmak yok….
ilerde doça-moça da binecez ha
vay beeee!
içimde doç’a binememişliğin acısıyna
tabii! bizim işi halletmezse
“-işallah tökezir” deyon
Sülemen Bey uçu(n) da
dizi-elleri höyle bi kan çana(ğı)na dönse
hu dakka itibarıyna başga bişiy istemen
deye hayallayon kendi-kendime

seninki ha-bire zert zert
talimat geçiyo yandakınnara
bunda bi fors, bi çalım, bi dubara
sen sanısın dünyayı bu yaratmış
gedikli çavış
gıdemsiz te(ğ)men bile
zolda zıfır galı yanda
bi tarafdan da dırmanıyon
Asarın Bayıra a(ğ)zı yokara
har solukdayın valla-billa
can burnuma gelmiş ya

duralakdan, seninki
“-sence bu yol nerden geşmeli
Osman Bey” dedi bana
sonun da, Osman Bey de olduk
anasına satayın ta!
tam da fırsantını yakaladım ya gari
ben de, (len ha sus gari işde değil mi
şeytan dürtdükçe dürtdü)

“-valla biz kör eşşe(ği)n çılbırını gasar da
“-dahh!” deyviriz,
o bi yolunu bulu evel Allah,
biz de ordan gederiz
hesaba-kitaba, okuyup-üflemeye
kopye galem tükmüklemeye
dirsek çürütmeye ne hacat Allasen
bizim mendize file e(h)tiyacımız
olmaz evel Allah” dedim
iki ğözüm öğüme aksın
ıratlayıvıdım valla,
ascak mı beni len
ta .mına ğoyan, ne olusa ossun

bu bozulduuuu……….
emme! hiç oaralı olmadı
kimseye irenk vermedi
bana galısa ötekinnerin hepiciği
işlerinden önşe kıs kıs güldüler
akıllarına gelinşşe de
“-heyvah” çekdiler
“-Alla(hı)m şeremetinden,
azametinden goru” deyelek

o gayat sakin
“-“cahılına sohbet etme sıçdırısın
cam gırığıynan taratlanma bıçdırısın” deye
boşuna dememişler
“adam yerine goduk eşşe(ği)
annımıza dokandı daşşa” dedi

………
“-gorkma!
gene de seni eşşe(ği)n arkasından
getmekden gurtararacak devlet”
(çok gurtardı ya)

“-hu çıbı(ğ)ı al,
ben dur deyene, yüzotuz adım
ğadar düm düz ğet
dut deyinşe dim dik dut
sağ elimine işaret verisem sola
sol eliminen işaret verisem sağa get
kaş adım getdiğini de saymayı unutma”

biz, içimizde
horsamızı almış olmanın ıratlığıyna
sırtladık demir çıbı(ğı),
vurduk sarpa gene
bu da demir emme,
demikinnerin yanında guş gibi

içimden “ulen Feleğoğlu
eyi laf sokuşdurdun adama” deye
gedip gederkene
kendi-kendime, “-işde bulduk bi geçi yolu”
hakkatden mendize etiyaç yoğumuş
bu arada kaç adım attığımı unutdum haral
“-ee demek sadaca eşşek deği,
geçi de yolu buluyomuş”
……….
“-biz de buldug bi yol gediyoz işde”
derkene

“zınk” deye durdum,
aklıma ğeldi;
“-ele! dinini .ikdimin gedesi ele
hinci bu adam beni resmen eşşek yerine ğodu”
valla içim “-cız” etti

depeden ünneyon gari
“-Süleman Beeeey”
…………….
duyar mı gari dinini .iktimin münafığı
“-Süleman Beeeey
………..
bunu unutma”
ağşama ğadar garnım a(ğ)rıdı, öykemden

ondan sonra uyur-uyanırın Sülemen Bey,
“eşşeek, eşşek osman, eşşek oğlu eşşek” deye
beni gudurtuyo , damarıma-damarıma basıyo
beni hafakannar basıyo her gece
gakıyon oturagoyon zabbah deyinçeye gadak,
bizim çocuklar (garı) gözlerini ovcalayalak gakıyo
“-n’oldu len
enki ikrah şeyi bari işme
valla bi ğün evi-damı dutuşcan
Allah m’afaza”
“-zıbar öte yanına
geşmişini .ikdimin garısı”

tevatir bu böyle dövam etdi epili bi
uykuyu-düneği gaybetdim
çoluk-çocuğuna(n) dirliği
dağıda-yazdık az daha
Cöbe Ğızı baya bi sıkıntı çekti,
çekip getmeye ğakdı kaş kere
emme
çoluk çocuğun hatırına
dişini sıktı
ha deyinçe kendime gelemedim,
asabiyet gatsayım tüngüdü
tavana vurdu valla

bilmen gari onun aklına ğeldi mi,
yonusa unutdu mu da!
ben mayışa ba(ğ)lanmayı filen
çokdaaan unutdum
bereket versin; garı bi çocuk daa doğurmadı
gerçi bizde de o hal galmadıydı da
maazallah adını
“süleman” gomak mezburiyetinde galıdık daa
gomasak valla rüyamıza girer
“-çocuğun adını süleman go(yu)n” deye
dutdurudu
bayya bi zaman bunu
kimseye deyviremedim,
lağap dakarlar hinci deyvisem
hatta çocukların mendiz olmasından da
geşdim amma
…………..

arada-sırada ordan geşsem,
geşmemiyin canım tabii, geçerin
çikin oluyon valla,
onun yapıvıcağ yolun!
Sülemen Beyin,
okuyup da Sülemen Bey gibi
hökela, kendini beğenmiş olcak
çoluk-çoc(ğu)n
anasını-avradını .ikeyin” dedim

hinci aklıma geldikçene
deyorun ki kendi-kendime
“-gerçi biz de eşşeklig etdik canım
yele tükürünce garenti ıslancağmız
cıvık çamıra foşdadak basarsak
öteki paçayı çamırlatdırız

devlet bizi adam yerine godu muydu
tuncukur , hömermeye başlar, yıvıdırız
bilmen o bunu unutdu mu
aklına gelidir belki de
hey gidi hey, ülen Süleman Bey
hıh hıh hı!, gulakları çinileyesice”

“-belki ölmüşdür”
“-ne ölce(ği), donuz gibi valla, yaşayıp batır
ölü-mölü ederse mücüde etçek
bissürü adam mar

hemi de eyi adam yaşamaz derler
bu musibetin hiş bi Alla(hı)n guluna
el gadak hayrı dokanmamış ki
guyruk acılı bi ton adam mar
el birlik bayram edecez”

“-Sülemen Bey Angara’ya tayın oldu”
“-ordan da Adabazarı’na
takavid oldu Antelleye yerleşdi
hepiciğinden habarım mar
işallah ölmez sağ olu
o ğünneri ğörüsem
………
bakalım gayrı;

bi eyinlik düşünecez
Allah belasını veresice
gamyonnar altında galasıca
boynu altında galasıca
odu-oca(ğı) kör galasıca
donuz mezerinde yatasıca
nusibet,
nursuz,
meymanatsız kafir,
gudümsüz,
döyüs
nalet
gahrolasıca”


Beğen

İbrahim Çelikli
Kayıt Tarihi:3 Aralık 2008 Çarşamba 07:00:22

SÜLEYMAN BEY YAZISI'NA YORUM YAP
"Süleyman Bey" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.