İbrahim Çelikli
135 şiiri ve 21 yazısı kayıtlı Takip Et

Köy topu



köy Topu

Top parası

“-sen hiç top parası topladın mı”
……………..
“ben topladım”
………..
bi seneler gene böyle,
top-mop yok goca köyde
neydelim
Aşşa Melleye maça gedelim

köy genşlerini
bi moturun naylonuna doldurduk
motur parasının üstüne top alırız
senin şöfer bizden atik çıkdı
yolcu paralarınını topladı
ver elini Aşşa Melle
şöfer sonura hesaplaşırız,
falan filan derkene
top parasının üsdüne yatdı
öyleynen o arkadaşdan olduk”

“-bayramöğü bi ğünüdü gene
ertesi yıl
köye izine geldiydim
bakdım Semercinin Ismayıl
elinde bi kiyat
“-abey köytopu alacaz”
“-kaş paranız var”
“-yüz yirmi”
…………..
“-ver onnarı bana,
al sana ikiyüzelli”
“-top kaça”
“-en ucuzu yediyüz elli”
“-yedi sekiz yüz liralık topunan
yedi sekiz kere oynanmaz
ver bakayın lisdeni
bu iş öyle olmaz”

aldım, baktım, ı-ıhı
liste de köydeki genşlerin hepiciğinin adı varıdı
kimi beş, kimi on, birininki yedi
bi dene Hidatın kı iki buçuk liraydı
altı-üsdü yüzyirmi
artık para alınacak genş kalmamıştı

yeni bi lisde yapdık,
herkeşe elli-yüz
gayfadan içeriğirdik
Ismayılın elinde dürülü para
tabii en böyük para da desdenin dışında
benim elimde de lisde
vardım
dışardan gelen abeylere

“-abey
muhabbetizi bölecen emme
genşler bizim gibi topsuz böyümesin
gönlünüzden ne goparsa
bi abeylik edin”

“-ne demek”dedi Dervişin Iramazan
yüz lira çıkartdı cüzdandan
bu iş dutdu dedik
uzakdan
herkeşe seslendik
para elimizde tomarınan
herkeş elli-yüz,

kimi cüzdanını unutmuş evde
ma(h)çıp, maçıp “-sonura” dedi
kimezi ben Ismayı’a veririn
kimezi “sen ver benim adıma
sana borcum olsun” dedi
onarın yerine de ödedim ar ceremesi
epey para irkdik;
(hiç dönen olmadı tabii)
biz de birilerini defterden sildik

“-en eyisinden bi top,
bi de valeybol topu, filesi”
tam da gapıdan çıkarıkan
Semercinin Erecep anacımızdan geldi
tabi fırsat bu fırsat ona da
uzatdık şişgin lisdeyi
“-hasdirin len” demez mi
ulen onun beş gardaşı var
köy topuynan oynaycak
üsdelik hukukumuz n’olacak
onuda orada sildik;
selam alıp vermedik,
bi daha da
gördüysek de görmezden geldik

ertesi ğün bizim köytopu geldi gıcır-gıcır
donuz yağıynan yağladık
okul bahçasına iki ardıç direk
okumuşlar,
yarım okumuşlar
hiç mürekkep yalamamışlar
elbirlik
mekdep harımına girişdik

düz-bayır
beş dakkanın içinde
elimizde-belimizde galmadı hayır
bir-kaç gişi uzakdan hayladı bizi
bir-kaç kişi de hiç oralı olmadı
ne ğadar gazdık kürelediysek de
valeybol sahası hafif meyilli
olsun varsın,
elden geldiği ğadar küreledik
göz kararı düzenledik

üs(t) yana çıkdık mı
kütörlük golay emme
aşşa yanda seğirt bakalım
çakılan topu yakala
adımız “maden”e çıkınca da
Allah var ya
bir-kaç eyi arkadaşa gücendik

ertesiğün arife
yaddan-yabandan gelennerinen barabar
soluğu Aşşa Harmanyerinde aldık
a dakımında
Aşşa Melle maçında oynaycaklar
ötekinde elek altı dakımıynan, musafirler
o zamannar hinciki ğibi sahanın ortasında
tilafon dire(ği) de yok daha
antıraman etdik,

ben döküntü dakımının sol bekiyin emme
bi yandan da a dakımındakınnara
“-sen hurda dur”
………..
“-yerinden gıprama”
………..
“-pas ver”
………..
“-topu aya(ğı)nda çok dutuyon
bırak çalımı”
……….
“-çalım atmayı marifet sayıyon
ben vurayın da
nere ğederse ğetsin deyon”
……………

“-yau ters köşede adam
yapayalınız durup-duru
sen beş gişinin arasındakı adama atıyon
gapdırtdırıyon topu”
falan deye sanki
“köyün köpek döğeni” ğibi
etirafa zart-zort edip duruyon
“-top attığın yere bak”
birez gaz, birez fırça-mırça,
elden geldikçene
dilimizin döndüğü gadak, tarif etdik
genşlere,
gerçeği
ama kimse hastir demedi
birileri terslendi,
onarı da öyleynen gaybetdik..

“-topu o aldı, yaa.. onun uçu” deyollar sanki
valla eyingatlı anladığımızdan filen deği
zati genşlerde boyunnarını burkup duru
emme Allah var genşler mefrat
tabi arada bi gaz vermeden olmayoru
“-yarın bu oyunu
böyle oynadınız mı
evel Allah” deyon;
“Aşşa Melleye kesin beş çekdik”
deyon

topdan anladığımdan değil de
doslar alış-verişde görsün işde
bayramlık urbalarımınan
yeni isgarpiniminen
aferim dedilerise
bana yeter de artar
bayramımış-bayramlığımış kim dakar
urbaları mahfetdik

epili bi köylü de akışdı ğeldi
dışardan gelen genşler de alay alay
top sahasına geliyollar
kimezi sağa-sola evziniyollar
kimezi çömemiş okarı yana
mabbet ediyollar
akıllarısıra maçı kretik

gözüm yeni ğelennere dakıldı
hepsinin gıçında ütülü elbiseler
öyle ya oyuna girmediler
biri en değerli arkadaşımıdı
koşdurtdum Ismayılı
“-Memed’e selamımı söyle”
valla geşmiş gün
çocuk ne dediyse
arkadaş lisdeyi eline aldı, sonura
eyicene bi bakdı
evirdi-çevirdi
didik-didik

sanısın hallaç pambığı etdi
bi ara sahanın çapraz ucundan,
çapraz ucuna
göz göze ğeldik

ne demişdi,
ısmayıl karşı takımın santroforu
memet’den ayrılıp, kapınca topu
çalım üsdüne çalım, karşıma geldi
“-kaş para”
Ismayıl “-yüzotuzbir lira”
aklısıra beni geçmişdi
Ismayıl da tabi
gol oldu mu,
olmadımı
bilmeyon valla
ya da maç kaç-kaç bitti
fehmetmedik

bakdım oyun bitmiş, kendimi
ben de okarıda buldum
seyircilerin yanda
herkes sarmak-gürmek,
ben ertesi ğünkü maçın ana kadrosunda
kim ilk onbirde, kim yedek
bellikledik

o’ndan her zamankı temenna yok tabi
benim ayağına gitmemi bekledi
içimden gelmedi
öylece defterime, bir çizgi daha çekildi
deftere çizik

o akşam
Sedet’in Gayfada toplandık genşlerinen
kıyat üzerinde takımı gurduk
gelcek sene de gelip oynaycak genşlerden
antıraman mayetinde olsun deye tabi
ne de olsa köy işi,
lami cimi yok iş ciddi
sınamak da ilazım arkadan gelennerden
yedek çıkacaklara kadar
gençleri seşdik

o ara;
sever-sayardım kendisini
Alla(h)ı var , bana
çok ağabeylik etdi
Akmehmetlerin Musduk
bir-kaş gişiynen yanımıza ğeldi
sarmak-gürmek olduk,
adam top parasına
bonkörce yardım etdi
böyük memur abeyler gibi
üsdüne üslük, bizim işdiğimiz
çayların paralarını da ödedi
hasbihal etdik

“-müsaade” deyip,
yeni ğelenlere hoş geldine ğetdi
bizim genşler
“-aman abi Musdafa Abey
takıma girmesin”
“-valla verdiğimiz pasları
hep gapdırıyo” dediler
genşleri hatırına
yer vermedik

Musduk “-ee deyzeolu” dedi
yanıma oturdu
hal-hatır sordu,
tekrar-tekrar kucakladı
benimle de baya ilgiliydi
laf lafı aşdı
aldı takıma bakdı
heyvah dedik

o ara ben başka bi-şiy mahanasıyna
başka taraflara bakdım
salağına yatdım
ama o yemedi, adeta gürledi
“-kim yaptı dakım lisdesini”
goya bizim a dakımı
beni işaret etdiler tabi
masumane buyur abey dedik

herif gözlerimin içine içine bakdı
“-ben neye yoğun”
……….
“-deyzeoğlu”
“..eee ….ü ………ı” geveledim
yutkundum,
“-abi”
……
“-biz lisdeyi dün belirlediydik”

……….
“-takımı dün kurduyduk
bu günde diğerlerine garşı oynatdık
bana galı(r)sa takım oturdu
hemide gelcek yıla hazırlık oldu
onun için gençlerden kurulu”
dedim amma kesik-kesik,

yüzüm mosmor oldu
sesim-soluğum dutuldu
“-yani sence ben
bunarın hepiciğinden kötümüyün
“-……..
deyzeoğlu dün sen yoğudun
mevcut gençlerinen de bu oldu”
dedik amma yediremedik

“-benim de oynamam ilazım”
……….
gosgoca okul dakımında varın
köy dakımında yoğun öyle mi
“-peki şimdi kimi çıkaralım”
aldı eline listeyi
inceledi didik didik

“-bu adam defans adamı,
ileriye eyi pas atar
ortaya alalım bu adamı”
………
“-bu geride daha eyi oynar
sağa-sola at gibi goşar”dedi
onu da orta sahadan geriye aldı,
gerideki birini de
“-bu daha çocuk, ezilir-mezilir
başımıza iş çıkarı” dedi, dakımdan çıkardı
kendine ileride bir yer aşmış oldu
ee tabi
bizim liste de bozuldu
parça-pinçik

gençler hepsi “imdat” diye yüzüme bakdılar
ileriye atıldım, listeyi gaptım naçar
“-abey o listeyi ben yapdıydım
gençlerin şevkini kırmayalım
hem ben de oynamıyorum ki”
deye kem-küm etdim
uyladı
senikinde ısrar üsdüne ısrar
madem (ki) öyle
ağzımdan baklayı çıkartdım ben de
halt etdik

“-gençler seni takıma istemiyorlar” dedim
tabi öyle deyince de..
çok fena bozuldu emme
irenk vermedi
………….
“-beni kim isdemeyo
sen mi”
………..
“-sen mi”
……..
“-sen”

“-yoğ ebey ben neye isdemeyen”
“-sen mi isdemeyon”
“-bana ne abey ben ce hava hoş”
“-peki sen mi isdemeyon”
“-ben neye isdemeyen abi
kim oynarsa-oynasın”
beni yaya bıraktı genşlik

sonra döndü bana
“-beni asıl istemeyen sensin” dedi
hışımla
“-niye dışladığını da biliyon
ama başaramayacaksın”
“-neymiş” dedim
“-sen bilisin
hemi de gayet iyi bilisin”
al başına püsküllü bela
“-yarın ben oynacan
engelleyebilen engellesin”
bi şiy deyemedik

bizim genşler hemen araya girdiler
beni itelediler
“-abey herkeş onu da biliyo, senide”
(ne demekse)
adam bana havasını atdı
“-neyimiş” dedim
benden başka herkes biliyordu sanki
teyzeoğlu beni sildi,
ben bizim gençleri
siliştik

arın boku ertesi ğün
Aşşa Melle maçına gitdik
tabi Musdafa Abi de geldi
hiç kimseye danışmadan
daha doğrusu eyvallah etmeden
benden yana bakmadan
soyundu-dökündü maça girdi,
bizimkiler onun talimatıynan yerlerini aldı
sahaya yerleştik

bu arada Hidat da soyunmaya başladı
kendince bi mevkiye pusuya yatdı
genşler “-abi”,
“-kaptanız Musduk ona desenize”
çocukların morali bozulmasın diye
müda(ha)le bana düşdü tabi
Hidat üsderledi
arkadaş takım tamam,
sen dakımda değisin
Hidat “-bundan sonura köy namına
para veren Hidat’ın”
ağzına gelen küfrü etdi
işin aslı küfür bana edildi
neydelim
cahilliğin lüzumu yok dedik
aldık-kabul etdik

hoş görüyü elden bırakmamalıydım
aklıma geldi
“-Hidat iki buçuk lira veren oynaycağısa
benim yalınız başıma oynamam ilazım”

“-biz başka köyün adamıyız da”
…………
“-gardaşın oynayo len ya”
yönü öte uzaklaşdı,
söylenme, küfür gırla
“-dışardan geliyollar,
goya köyün namına,
köylüyü dalayollar”
Gara İrbam’in Hidatı’da öyleynen garaladım
emme hırlaşmadık
eyvallah dedik

“-gel len buruya,
al sana ikibuçuk lira
gardaşıyın oynamasını da seyretme hadi!”
almadı tabi
atıverdim üsdüne, yerden deşirdi
motursikledine atladığı gibi ğetdi
bakın hinci;
yıllar-yıllar sonra,
hinci aklıma ğeldi
başkalarının yerine verdiğim bi yanna
Hidat o ikibuçuk liraynan bana
o arkadaşı geçirtdi
kötünün eyinliği
şükrettik
geçilmedik
o ara maçı unutdum sanki,
Sülü Mullaların Sülemen’in
düdüğüynen maş başladı
bizikinner çokdan
garşı galeyi bir-iki yoklamışlar
bakdım genşler
benim yerleşdirdiğim düzende
oynayollar
sevindik

o izbandut gibi heriflere
bi çalım atıyollarıkine yahay
nerdeyse adamların
izzet-i nefisiynen oynayollar
topu ho tarafa atçağmış gibi ediyollar
adam atlayo o yanna
bizim tıfıllar olmadık yandan
pırıkıp gediyollar
gülmekten kırıldık geştik

top gadak boylarıynan
fırt oraya, fırt buraya
seğidiyollar
paslaşıyollar,
çalım atıyollar
bi de bizim seyirci dakımı gülüşünce
adamlar valla mosmor galıyollar
gazara adamların eline bi top geşdiyse
can havliynen
kendi adamlarına filen giriyollar
harifleri panikletdik

tabi o zamannar hinciki ğibi
forma bile nanay
Allah hak getire
akdoncak
birinci devrenin yarısına varmadan
bu senin Musduk
koşalak bizim dürbüne geldi
“-fitnecilik yapıyon
bana verdirtmeyon” dedi
keyfimin içine etdi
“-hey Allahım sabır ver Ya Rabbi(m)
hinci buna neytdik
kime ne dedik

ben onnara bu konuda bişiy demişmiyin
emme bi yandan da köfte oluyon
“-verin len buna verin elinize gelen her topu”
“neydiviceğimiş görelim Kürt Musduğu”
dedik,
verdirtdik

bizim genşler Aşşa Melle galesini değilde sanki
senin Musduğu topa dutdu
valla billa ona verilen pasların hepiciği heder oldu
amma bizim beg sağlam, kale duvarı ğibi
bizim yeni yetmeler cansiperane galeyi savundu
rakibin hiş bir topu,
bizim müdafayı geçemedi
emme onnarda kudurdular,
hazmedemediler
bizim ufaklıkları geçememeyi,
keyiflendik

en sonunda bu senin Memonun İbo
yapacağını yapdı
topu deği de,
bizim genşleri hedef aldı
bizim gençleri bir-bir eğşedi
genşler yanımda soluğu aldılar,
“-abey sakatlandım”
“abey sürçüldüm getdim”
o anda gatil olmak işden deği(l) vallahi-billahi
küfretmeye başladı bizim seyirciler, yedekler
tabi sahaya girmek zorunda kaldım,
rakip takımdakı arkadaşlar araya girdiler
iteleştik

kavga-gürültü Gıvırcık İboyu maçtan attırdım
Dırıcının Melid’inen res(t)leşdim
gürültü patırtı derken, beni de
sakatlanannarın yerine maça dahil etdiler
dışarıda olsan İbo’yla kesin papazı bulcaz
soyunduk-dökündük oyuna girdik
amma Kelek Melit’i
hesabedemedik

Gıcık Melid ha bire gavzanıyo peşim sıra
aklı sıra bi fırsantını bulsa da
bi çelme daksa
ben de avcımın içine bi daş aldım
başımınan işaret etdim “gel” gibilerinden
oda “sana soracan” deye başını salladı
durduk yerde bela
bokisi yerleşdirecen valla
illallah dedim yaka silktim serseriden
soratdan epap olduk emme ne fayda
cahillik

sanki harbe getmişiyiz yaa!
neyise bizim o moral bozukluğumuz arasında
onnar Lelek Halili’in Sülemen’in golüynen
1-0 galip geldiler
sandılar ki kendi gayretleriynen yendiler
amma gerçek şu yenildik

bizden önce köye varmadı mı Musduk
öğümüze ğelen
“-senin gaçırdığın topunan mı” malip olduk
ömrü hayatında futbolunan ilgilenmeyen
topun t’sini bilmeyenlerin ağzına sakız olduk
“-senin yüzünden mi yenildi bizim köy”
“-senin yüzünden genşler sakatlanmış öylemi”
“-hı” dedik

önüme gelene rezil oldum,
kimselere cevap veremedim
bizim genşlerden hiç biri de
şöyle oldu, böyle oldu demedi
bobam akşam sofrasında öğüme godu
gayfada, sokakta konuşılan konuyu
“senin yüzünden yenilmişler öyle mi”
gakdım .ikdiroldum getdim
durduk yerde
evde de
havayı gerdik

hinci gayfaya ğetcen, gene aynı gonu
en eyisi yes etdim
garşıbağa
gecenin leylisinde
iştahım kaçık,
canım sıkık
kahretdik

canım bi cığara isdediy ki
demek bulsam içeçen, hemide zabbaha gadar
demek ki böyle
ti(y)reki oluyollarımış adamlar
ondan sonura da işmedim getdim meredi
çok şükür alışmadık getdik

aklıma geldi ki;
herkes bir şekilde verdiği
paranın acısını çıkartdı
sen hiç köytopu parası topladın mı
………
ben topladım
………
köyünüzün de,
………….
………….
topunuzun da
……..
sen hiç köytopu parası topladın mı
………
ben topladım
bok yedik

KELİMELER;

eyingatlı: azıcık, biraz, eyatlı
alay: birlikte hareket eden grup, sürü, kuş sürüsü, aynı yönde giden topluluk
evzinmek: amaçsızca ve acele etmeden sağa sola gidip-gelmek, eli boşluktan vakit geçirmeye çalışmak,oyalanmak
uylamak: şirretleşmek, işi gücü bırakıp birine özellikle belli bir konuda yüklenmek
fırtmak: olağan, bilinen düzenli durumdan ani beklenmedik çıkış
tiryaki: içki ve sigaraya düşkün oanlar için kullanılırdı


Beğen

İbrahim Çelikli
Kayıt Tarihi:23 Ocak 2009 Cuma 01:05:51

KÖY TOPU YAZISI'NA YORUM YAP
"köy Topu" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.