Gülüm Çamlısoy
2287 şiiri ve 1777 yazısı kayıtlı Takip Et

Ben sen olamam...



BEN SEN OLAMAM...



Ne olduğunu adlandıramadığım bir his, beni sana çeken yoksa sen misin fısıldayan içimdeki dervişe? Ne maytap geçiyorum gök cisimleri ile ne de gözyaşı doğurmak istiyorum hepsini geçip kocaman bir göz oluyorum ve yutuyorum kara deliği.

Aşkın hicreti, Nilgün belki de asla var olmamış ve gerçekleşmeyecek bir dostluğun kılcal damarları ve işte büyüyorum ve işte büyütüyorum seni yüreğimde ama gözümdeki devasa ışıkla da biliyorum ki ruhuna okuduğum rahmeti es geçmiyor Yaratan.

Adı olmayan bir duayım belki de insanlık tarihine asla geçmeyecek soytarı bir hayat hikâyesi.

Ben sen olamam.

Sen ise çoktan bana ışınlandın ve geceyi aydınlık kılan saklı durduğun o buluttan beni çağıran sesin…

‘’Defterler.’’

Kitabını karıştırıyorum, Nilgün ve inanılmaz bir diyalog gelişiyor içimde ve içinden geçenlerle yüzleşiyorum aslında aşağı yukarı on yılımı alan bir arayış adını konumlandırdığım elbet çıkmayı arzuladığım kariyer basamakları ve şimdi sen neredesin, ben nerede?

Unutmaya çalışıyorum dünü.

Uyutmaya çalışıyorum hırçın rüzgârı.

Dikleniyor kalemim ve diretiyor: ‘’Yaz, sadece yaz’’ diye.

Neye denk düştüğümü biliyorum.

Neye düşmediğimi ise insanlar iddia ediyor.

Tanımadığım kim varsa tanıdık bakışlı kimi zaman bir adam kimi zaman yorgun bir kadın bazense üçüncü cins diye lanse edilen ait olduğu dünyayı dillendiremediğim.

Geçiyorum her şeyi ama her şeyi geçiyorum.

Sihirli bir pencere ışıl ışıl bazense karanlık bir alt geçit.

Recim edildiğim; resmedildiğim.

Rücu ettiğim bir aşk ve de.

Rükû ettiğim maneviyat ve üstü örtülü olmayan dağınık bir masa gibi aklımın çekmeceleri ve içleri hınca hınç kağıt dolu.

Gözlerim arıyor yıllar evvel yazdığım onlarca hatta yüzlerce cv’yi.

Kimi Türkçe kimi İngilizce ve işte yeniden sana d/üşüyorum, Nilgün ve gözüm kapalı okulumun bahçesini tavaf ediyorum hele ki mezun olduktan on sene sonra bir proje çalışması adına düşüyor yolum okuluma/okulumuza.

Sonra unutuyorum ve seni henüz tanımıyorum.

Sonra uyuyorum ve uyuyorum takriben bir asır.

Derken uyanıyorum bir de ne göreyim?

Hiçliğimi deştiğim sayfalar ve sözüm ona şiir yazıyorum sonra bir öykü derken bir masal ve sana rastlıyorum.

Sana yazdığım onca mektup sadece senin okumanı dilediğim ve sayısız sen okuyorsunuz mektuplarımı ve cevabın geliyor da defalarca.

Susuyorum sonra tıpkı bir ömür öğretildiği üzere ama olmuyor, Nilgün bil ki olmuyor.

Sen ve Kağan düşüyorsunuz aklıma.

Ne aptalım.

Aslında siz yoksunuz.

Ne aptalım.

Ben olduğuma dair bir belge de yok elimde ve her şey kayıp her şey ayıp.

Bir izdihama denk düşüyorum ki ve seni unutuyorum derken günler geçiyor bir mektup daha postalıyorum Cennet Postanesine.

Son bellediğim bir mektup.

Ben yalancısıyım söylediklerimin çünkü yeniden yazıyorum sondan sonraki en sonuncu mektubu ve kocaman bir nokta koyuyorum sözüm ona.

Ve kitabının(Defterler) sayfaları arasında kendime rastlıyorum ve söylediğin şu cümle:

‘’Bitirdiğim liseye öğretmen olarak girecekmişim ve bir curriculum vitae yazmam gerekiyor. Ne renk olduğunu hatırlamadığım bir kâğıda yazıyorum ve…’’

Bunu yazan sensin.

Oysaki o liseye öğretmen olarak girmek isteyen ben.

Yine kesişiyor yolumuz ve kendi okulumda öğretmen olarak çalışma şerefine tam da nail olacakken…

Öncesinde MEB’na başvurmam gerekiyor elbet atamamın yapılması için ve işte geçiştiriyorum ve kanundaki küçük bir değişiklik ile atamam yapılmıyor.

Öğrenci miyim?

Hayır.

Öğretmen miyim?

Mademki elimde diplomalarım ve evraklarım var gel gör ki ücretli çalışacağım bir döneme giriyorum.

Bir yıl derken üç derken…

Asırlık uykum beni çağırıyor ve atıyorum havluyu ama yaşlarım çağlıyor çünkü aidiyet duygum sallantıda.

Ait olmadığım ne varsa oysaki ait olmak için elimden gelen her şeyi yaptığım.

Bir asır daha uyuyorum arada gözümü açıp şişe şişe kola içiyorum ve yeniden uyuyorum sonra bir açıyorum ki…

Hiç mi hiç ait olmadığım bir yüzyıl ve uçuşan kelebeklerin yerini dronlar almışken.

Sen ise hiç gelmedin bu yüzyıla ve biliyorum ki ikimizin de doğduğu aynı yüzyıldan bana sesleniyorsun ve sesini duyuyorum, Nilgün aslında ben de Tanrı’ya seslenirken seninle kesişiyor yollarımız.

Sen bir çölün ortasında.

Bense bir çağ yangını.

Hangimiz ölüyüz hangimiz diri, Nilgün?

Mademki nedenlerin vardı bir şeyler için senin…

Benim de sebeplerim var Nilgün en çok da direnmek ve mutlu olmak adına…

Seninle arkadaşlığıma gıpta ile bakıyor içimdeki çocuk ve hiç doğurmadığım yüzlerce çocuk.

Hangimiz başaracağız Nilgün daha da çok ölü olmayı hele ki koca evren çoktan reddetmişken bizi?


Beğen

Gülüm Çamlısoy
Kayıt Tarihi:11 Eylül 2020 Cuma 17:39:05

BEN SEN OLAMAM... YAZISI'NA YORUM YAP
"BEN SEN OLAMAM..." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
HASAN ÇAPRAZ
12 Eylül 2020 Cumartesi 19:54:23
Nazım gibi dev bir yürek olalım
Sevdamızda yanalım kavrulalım
Gelecekleri umutla birlikte kucaklayalım
Şu yalan dünyada şiirden başkası yalan


Çok beğenilen ve sevilen eserine gelsin dost kalem

Herşey umutlarımız gibi güzel olsun

İyi akşamlar diliyorum

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 12 Eylül 2020 Cumartesi 19:57:15
Teşekkür ederim yürek dolusu
İyi akşamlar.

Son yazıma da beklerim ki başlığına hala karar veremedim
HASAN ÇAPRAZ 12 Eylül 2020 Cumartesi 20:05:34
TAMAM CAN

HASAN ÇAPRAZ
12 Eylül 2020 Cumartesi 08:31:12
Bir kahramanı
Büyütürsün gözünde
Bir şiir olur gözyaşın
Hep damlar içine içine


Sevdaların
Kelebek olur
Çiçeklere karışır yüzün
Ölmezsin
Silinmezsin hiç
Göz bebeklerinde
Cennetler bulunur


Sevdalar ceviz koktuğunda yayla havanı al gel birtanem,,

Çam sakızı çoban armağanı,,


Şiir tadında nice dev eserlere,,

GÜNAYDIN



1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 12 Eylül 2020 Cumartesi 17:35:49
Var ol deeğrli dostum
Çok teşekkür ederim güzel yüreğine
İnşallah

Selam ve iyi dileklerimle
HASAN ÇAPRAZ
11 Eylül 2020 Cuma 22:18:51
Öylesine direniyorum
Rüzgarlara ve hayata
Olmasa ne yapardım
Kaleminin rüzgarları


İçimi harflere bölüyorum
Altın gibi seni sırtımda parlatıyorum
Aşkla dünyayı ortadan ikiye çatlatıyorum
Benimde senin gibi ışıl ışıl bir sevdam var

Çok sevdiğim eserine hediyemdir

Herşey güzel gönlünce olsun

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 11 Eylül 2020 Cuma 22:23:44
Uçuşan kelebek kanatlı sözcükler her birinin ömrü sadece bir gün ve tansiyonu düşmeyen bir aşk masalı adeta.

Gezgin ruhumla gitmediğim yer mi kaldı?

Kaldı elbet.


Oooo daha ne çok yer yurt var gideceğim ve ışınlandığım bu sayfa.

Teşekkür ederim çok teşekkür ederim.


Tık tık tık...

Kim o?


''Senin çatlak iç sesin geldi. Durma aç kapıyı ne duruyorsun.''





HASAN ÇAPRAZ
11 Eylül 2020 Cuma 22:02:14
Her satırın birbirinden daha değerli ve okudukça aydınlanıyorum adeta,,,,

Zaman seni daha değerli kılacak tabi kalemini de değerli şair,yazar,,,


Mükemmele ulaşabilmemiz için daha da aydınlık olmalı yolumuz,desteklerini hiç esirgememeli okurumuz

saygılar sevgiler selamlar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 11 Eylül 2020 Cuma 22:04:49
Birlikten güç doğar hele ki ortak bir amaç için buluşmuşsa insanlar...

Teşekkür ederim kıymetli dostuma.

Teşekkür ediyorum tüm dostlara.

''Daha iyisini yazamayacaksam neden yazıyorum?''

Çok sevdiğim bir alıntı.


İyiye güzele kucak açmak ve kimseyi kırmadan incitmeden pay etmek yazdıklarımızı.


Var ol
Vahap47
11 Eylül 2020 Cuma 21:47:24
Selam dua ile hürmet ediyorum hocam

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 11 Eylül 2020 Cuma 21:51:41
Çok teşekkür ederim dost şairim.

Ömrünüz çok olsun.

Selam ve dua ile.
Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi
11 Eylül 2020 Cuma 21:01:24


Gülüm Çamlısoy tarafından 9/11/2020 9:59:36 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
himmet aygüt
11 Eylül 2020 Cuma 19:10:04

:)
saflar Nilgün'ü bence bilemez şair ve geçersek...
kızım, bu sene altıncı yılında, bir üniversite de hoca, sözleşmeli, değil kirasına
karnını doyurmaz verdikleri ders ücreti. yani büyük harfle yazılsa da inanın ADALET yok.

sonrası mı?
gel git dolu kendini bulma arayışlarınızı seviyorum
ve muhtemel ben de yaptığımdan
ve iş öyle bir yere geliyor ki sonra,
örneğin ben kayboluyorum aslında hiç olmak istemediğim sularda.
ama bence bile ve isteye Nilgün'le yer değiştiren siz olmalısınız,
siz çölün ortasında ve o yangın yerin de...
yine güzel, yine düşünerek okuduklarımdan dı elbet.

eyvallah.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 11 Eylül 2020 Cuma 19:21:02
Teşekkür ederim.
Bir anlığına başka bir ruha büründüğüm ne ki?
Kendimi bildim bileli içimde yaşattığım nice duygu ve yerine geçtiğim nice insan ve işte:

Beni bana sunan nihayetinde tüm yolların sadece bana çıktığı.

Evet, Libya'dayım Nilgün'ün oturduğu o evde sadece bir süreliğine ruhumun yer değiştirdiği çünkü hayatta yaşamak ve ayakta kalmak adına ara sıra kendimi kandırmalıyım, değerli şair.

Demek ki bu kimlik bayağı oturmuş bana demek oluyor ki; kalem görevini ifa etti.

En son yazdığım bir başka mektup üstelik çok başka bir ruhla özdeşleştiğim.

Seviyorum farklı rollere bürünmeyi.

Sonra dönüyorum kürkçü dükkanına.

Tıpkı bir kitabı okurken empati kurduğumuz o romanın kahramanı ve işte yazarken ayaklarımı yerden kesen o müthiş bilinmezlik duygusu, değerli dost:


Ben ne zaman masa başına geçsem öylesine bir ruh haline bürünüyorum ki:

Ne mekan ne zaman ne de kim olduğum asla önem arz ediyor.

Ta ki noktayı geçici olarak koyana değin.

İşte mutluluk bu ta kendisi mutluluğun.

Kocaman bir coşku ve yaşama sevincimin ivme kazandığı ve:


Beni bana sevdiren ve coşkuyla gelip okuyucu ile buluştuğum.

Çok çok geç tanıştım kalemimle bu anlamda engel olamıyorum geçen zamanı telafi etmek adına belki de ama en çok sevgi ve mutluluğun iç içe geçtiği.

Biraz farklı olmaksa...

Eyvallah...
saf şiir
11 Eylül 2020 Cuma 18:41:51
Kimse kimseye benzemez, olamaz da... Güzel yazını kutluyorum Kardeşim. Selam ve dua ile.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 11 Eylül 2020 Cuma 18:50:58
Hem gerek de yok ağabeyim.

Her birimiz biricik ve özel iken şahsına münhasır güzellikleri duyumsayan.

Çok teşekkür ederim


Selam ve dua ile ağabeyim
himmet aygüt 12 Eylül 2020 Cumartesi 21:01:37
çok yoksuluz,
çok ama,
dolmuyor da anladığımca yaşamadan,
ne uhrevi ne de dünyada yaşandığı biçim de.

eyvallah.

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Aygün Deniz
11 Eylül 2020 Cuma 18:00:07
YİNE NİLGÜN'E YAZILAN İLGİ DOLU BİLGİ DOLU , ESRARLI MEKTUPLAR. Ben çok sevdim bu mektupları GÜLÜMM. Seni ve mektupları okurken başka bir aleme gidiyorum. Mutlu bir aleme ve yolculuğa gidiyorum orada ben de olmak isterdim. Çok sevgimle GÜLÜMM.

4 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 11 Eylül 2020 Cuma 18:17:10
Mutluluk değil mi, Günay?
Aslında içimizde saklı olan bir o kadar mutlu olmaya ve mutlu etmeye vesile olan nice şey üsteli farkında bile değilken...
Teşekkür ederim çok teşekkür ederim eşlik ettiğin için ve bak işte üçümüz okulun kocaman bahçesinde ip atlıyoruz az sonra zil çalacak ve bir sonraki teneffüste top oynayacağız...

Elim sende...


Yüreğim sende ve de.


Sonsuz sevgimle güzel yüreğine.
Aygün Deniz 11 Eylül 2020 Cuma 18:21:27
Aynen düşündüğüm güzel mutlulukları sen bana söylüyorsun ne kadar güzel. bir an o zamanların mutlu sihirli sokaklarında buldum kendimi Gülümm. Çok teşekkür ederim.
Kocaman sevgiler benden de...
Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 11 Eylül 2020 Cuma 18:49:56
Asıl ben teşekkür ederim bir o kadar şükrediyorum sayende hala o kız çocuğuyum okul yolunda ve bahçede ve köşe başında arkadaşını bekleyen üstelik sevgiyle yaşamanın ne olduğunu bilen yüreklerimizle eşlik ederken birbirimize...

Hayat ne tuhaf, değil mi Günay?

Uzakları dahi yakın kılan bir Rabbimiz var bizi birbirimize sunan...


<3
Aygün Deniz 11 Eylül 2020 Cuma 18:53:52
Evet Gülümm, aynı dediğin gibi. Allah bazı kalpleri uzakta da olsa birleştirip mesajlar gönderiyor ne kadar güzel bir duygu bu. Bu duygular gitmesin. Sevgimle.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.