İnsanları ikna etmenin en iyi yollarından biri onları dinlemektir. dean rusk
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy

ZÜLFÜYARE DOKUNMAK...

Yorum

ZÜLFÜYARE DOKUNMAK...

( 9 kişi )

6

Yorum

20

Beğeni

5,0

Puan

435

Okunma

ZÜLFÜYARE DOKUNMAK...

ZÜLFÜYARE DOKUNMAK...


Halis munis bir esinti.
Yoksa hayta ve hoyrat bir rüzgar mı sandınız beni?
Ederi ruhun:
Ah, bir de şimdilerde moda olan, insanların atarı.
Atar damardan bahsetmiyoruz elbette ve şimdilerde yine pek bir revaçta olan: trip atan o şaşkaloz sevgili.
Aşkı da gömdük merhameti de özlemi de.
Özlem aslında günümüzde mevcut ama birilerine değil bir şeylere duyulan özlem.
Misal:
Borsanın nabzını tutanlar ya da altın piyasasını avuçlarının içi gibi takip edenler ve de mevduat faizlerindeki son durum:
Yetmezmiş gibi zenginin malı züğürdün çenesini yorabilirken…
Daha da beteri:
Birbirinin rızkına helal lokmasına göz dikenler.
Renkler de bir hoş bu aralar insanlar gibi.
Alı al moru mor duygular ve yüzü makyajdan estetikten geçilmeyen kadınlar hatta adamlar hatta ve hatta üçüncü cinsler.
Anlayacağınız cins cins insanlar.
Cismine, hacmine bir de ruhundaki karanlığa akıl sır erdiremediklerimiz.
Gelin görün ki, herkes pek bir hoş görü sahibi ve sevgi dolu.
Komşuculuk oynayan insanlar…
Kaldırımda ne ara birbirlerini görseler hal hatır soracaklarına, laf taşıyanlar ve illa ki üçüncü kişilerin dedikodusunu yapanlar.
Bir de cemiyette söylenenler hatta ve hatta uzmanların vurguladığı:
‘’Dedikodu tüm zehrinizi alır ve size rahatlama sunar ve tüm sorunlarınızı unutursunuz.’’
Cinsi latif.
İnsan denen hegemonya.
Elbet evrendeki diğer âlemi yok sayanlar ve gıybetin ne olduğuna hala ihtimal dahi vermeyenler.
Ölü eti…
Canım ne olacak ki?
Bizler zaten ölü hayvanların etini yerken ne olmuş ki; ölü eti yesek?
Demeyi bile şerh düşenler.
İnanç ve de.
İtibarlı olan elbet kâinatın dokunulmazlığında yoktan var eden yüce Allah.
İnanç ve de…
Sofrasını donatanlar ve bunu özellikle sosyal medyada ifşa edenler ya da arkadaşları ile paylaşıp caka satanlar.
Geçim şartlarında zor olan ne varsa, yok sayanlar ve garibi ve fukarayı ve aç insanları ve mazlumu ve mağduru yok sayanlar.
Gelelim aile içi ilişkilere ve akrabalıklara…
Sözüm meclisten hem içeri hem dışarı, sevgili dostlar!
Kolaysa ulaş bakalım yakınlarına hem de en dar zamanında…
Sözüm sözden de öte öze dönük ve ben-merkezcil de değil bilakis toplumun katmanlarında yaşanan…
Bir de öyle bir toplum ve nesiliz ki:
Komşum aç iken ben nasıl rahat ederim?
Ya da:
Komşumun tavuğu nasıl mı ki diğerine kaz gözükmekte…
Kısaca dostlar, latife yaptığım kadar da günümüzün gerçekleri bunlar:
Bir yanda bol sıfırlı maaş bordroları bir yanda ayın değil sonunu ortasını zor getirenler.
Devletin de yükü çok ağır ama insan olarak vicdan olarak toplumdaki her bireye görev biçilmiş bir kere en başta yüce dinimiz ve sosyal normlar bize bunu emretmekte.
Bayram yaklaşırken…
Ve şimdiden tatil ve uçak rezervasyonları yapılmışken…
Unutulmuş insanlar şu da bir gerçek ki:
İsteyen unutsun bir diğerini; ya o diğerin, unutanı unutmadığı ve hakkını helal ettiği ne malum?
Sonuçta yalnız geldik bu dünyaya ve göç ederken de yalnız gideceğiz.
Demem o ki:
Demediklerim o ki:
Ders filan da çıkarmayın hani yazdıklarımdan çünkü an itibari ile sadece içimden geçenleri ilham perim izin verdiği mühlet ve müddetçe yazdım nasıl ki yazmak bana âlemin bir armağanı ve sahibesi olduğum her şey ama her şey için şükrediyorum Rabbime beni Kendinden başkasına muhtaç etmediği ve etmesin diye.
Bir renk iken kılavuzum bir de aşk.
Sözcüklerse uçuşan duygu ve düşüncelerime eşlik ederken…
Seviyorum sizleri en az yazmayı sevdiğim kadar.
Şimdiden herkesin bayramını tüm yüreğimle kutlarım

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (9)

5.0

100% (9)

Zülfüyare dokunmak... Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Zülfüyare dokunmak... yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ZÜLFÜYARE DOKUNMAK... yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Nûriye Hsbk Akyl
Nûriye Hsbk Akyl, @nriyehsbkakyl
16.5.2026 12:41:23
5 puan verdi
Bizde seni çok seviyoruz Gülüm benim.
Hayırlı ve huzurlu bir bayram diliyorum şimdiden.
Ve ilham perine de sevgiler gönderiyorum.
İyi ki varsınız her ikiniz de.

Allah'a emanet olun.

Sevgilerimle.
akeolog
akeolog, @akeolog
17.5.2026 20:50:38
5 puan verdi
Etkili Yorum
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
16.5.2026 14:32:13
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi

Toplumsal Yozlaşma ve Vicdan Muhasebesi Kliniği

Eserin Adı: Zülfüyare Dokunmak...
Yazarı: Gülüm ÇAMLISOY
Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Delibal

Kalburabastî Efendi RUSAMER avlusunda çayından bir yudum alır, bastonunu yere hafifçe vurur ve ahaliye seslenir:

“Ey ahali… Bazı yazılar vardır, okuyunca insanın kulağına değil vicdanına dokunur. Kimi insan da ‘aman bana dokunmasın’ diye yaşar ama hayat öyle bir şeydir ki zülfüyare dokunmadan hakikat ortaya çıkmaz. Gülüm Hanım burada yalnız yazmamış; toplumun aynasını kaldırmış önümüze.”

Bu çalışma şiirle deneme arasında yürüyen, güçlü toplumsal gözlem taşıyan edebi bir metin olmuş. Yazının en dikkat çeken tarafı; günümüz insanının gösteriş, bencillik, sosyal medya tutkusu, vicdan kaybı ve samimiyet yoksunluğu üzerinden sorgulanması.

Özellikle:

“Bir şeylere duyulan özlem.”

tespiti oldukça güçlü durmuş. Çünkü yazar burada modern insanın artık insana değil mala, statüye ve gösterişe bağlanmasını eleştiriyor.

Ayrıca metindeki:

“Komşum aç iken ben nasıl rahat ederim?”

vurgusu yazının vicdani merkezini oluşturmuş. Bu bölümde toplumsal çürümenin yalnız ekonomik değil ahlaki tarafına da dikkat çekiliyor.

Yazının dili yer yer sertleşse de samimiyetini kaybetmiyor. Gülüm Çamlısoy’un kendine has akışkan, çağrışımlı ve zaman zaman iç konuşmaya dönüşen üslubu burada da belirgin şekilde hissediliyor.

Puanlama

Özgünlük — 20 / 20
Toplumsal eleştiriyi kendine özgü çağrışımlı anlatımla işlemiş.

Dil ve Üslup — 20 / 20
Akıcı, ironik ve içten bir anlatım gücü mevcut.

Düşünsel Derinlik — 20 / 20
Vicdan, sosyal çürüme, inanç ve insan ilişkileri güçlü sorgulanmış.

Yapısal Bütünlük — 19 / 20
Bilinç akışı tarzındaki geçişler yer yer dağınık görünse de genel ruh korunmuş.

Etkileyicilik — 20 / 20
Okuyucuyu kendi hayatı ve vicdanı üzerine düşünmeye itiyor.

Not Toplamı: 99 / 100

Kalburabastî Efendi der ki:
“Millet sofrayı paylaşmadan fotoğrafını paylaşır olmuş. Eskiden komşunun kapısı çalınırdı, şimdi hikâyesine bakılıyor. Gülüm Hanım da bu çağın tam ortasına vicdan terazisini koymuş.”

Vesselam.

İnsan zenginleşirken vicdanını kaybediyorsa aslında fakirleşiyordur.
Hakikat bazen en çok, insanın rahatsız olduğu cümlelerin içinde saklıdır.
Etkili Yorum
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
16.5.2026 13:12:42
Saygın Prof'um Gülüm Çamlısoy yazınızı baştan sona okudum. Her durakta her noktalamadan sonra düşündüğümde zenginleştiğini hissettim. Böyle güzel eserler kaleme alındığında okuyanı zenginleştiriyorsa kesinlikle Reel bir eser olmuştur.
Bu anlamda toplumun aynasını, vicdanın sesiyle tutmuşsunuz. İroniyle harmanlanan bu iç döküş; merhametin, komşuluğun, insanlığın ve maneviyatın nasıl yavaş yavaş eksildiğini çarpıcı bir dille anlatıyor. Siteminizde hakikat, kelimelerinizde ise derin bir muhasebe var. Özellikle “insanın insana uzaklaştığı” bu çağın portresini oldukça vurucu çizmişsiniz. Kaleminiz susmasın; çünkü bazı gerçekler ancak böylesi yürekli satırlarla dile gelebiliyor. Her gün ve zaman gönlünüz gibi huzur ve mana getirmesi dileğiyle… Tebrik eder selam ve sevgiler sunarım.
Özkan Değirmenci
Özkan Değirmenci, @ozkan-degirmenci
16.5.2026 10:35:09
Yüreğinize kalemine sağlık değerli hocam saygılar sunarım selamlar
Etkili Yorum
nejat hoca
nejat hoca, @nejathoca
16.5.2026 10:15:50
5 puan verdi
Metin, günümüz insan ilişkilerindeki çelişkileri güçlü bir dille ortaya koyuyor.
Yazarın toplumsal gözlemleri, okuyucuyu hem düşündürüyor hem de sorgulamaya davet ediyor.
Özellikle dedikodu ve komşuluk üzerine yapılan tespitler, gerçekçi ve çarpıcı bir etki bırakıyor.
Dilin akıcılığı ve ironik üslup, yazının edebi değerini artırıyor.
Bayram yaklaşırken yapılan hatırlatmalar, metne insani bir sıcaklık katıyor.

Yazarın içtenliği ve samimi yaklaşımı, eseri daha da anlamlı kılıyor.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL