ÖmerNazmi
214 şiiri kayıtlı

Korkarsın

ÖmerNazmi Kimlik Onaylı
  0,0 / 0 kişi ·1 beğenme · 28 yorum · 1404 okunma

Korkarsın




Fikrimizi önümüze katıp arşınlarız yolları
dilimizde
yananlara yakılmış türkülerle
gidenlere ince bir ağıtla sürteriz sokaklarda
bir kağıtla
bir kalem yeter ikimize.

kelimeleri dizelemek
sevda sızılarını damıtarak en keskin içki niyetine içmek bize düşer
bülbülün çilesini bölüşmek
ve penceremize gelen güvercinle kuş dilinde dertleşmek bizim işimiz.
ağustos böceklerini soprano niyetine dinleyerek
ağzımızdaki şarabı sarhoş etmek bize yakışır
ve canımızdan can alarak çıkan heceleri aşk ışığında dil işiyle işlemek
sesleri seslere vurarak
tanrıların huzuruna destursuz çıkarak haykırmak yürek ister.

Peki
havadaki sevdayı kim sezer
kim bekler rüzgârla selâm
kim bulutlara güvenir de çoraklara sevgi eker
kim gider olmadık aşkların peşinden
ve nerede olursa olsun
başı dumanlı
kalbi yamalı yaşamayı kim becerir.

Peki
kim aşkı için imana gelir?
şair.

girme ruhuma
derinliklerimde çok eskiciler boğuldu
sakın yorganımın altına bakmayı düşünme
korkarsın
sana gösterdiğim yüzüm yeter
çek o kıllı ellerini beynimden
sen benden ne anlarsın.

ö.n.
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Korkarsın şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

Korkarsın şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
, etkili yorum yaptı.
30 Aralık 2007 Pazar 14:57:27
Şiir, bir önsöze sahip aslında. Bu, bu diyebildiği şairin. Özellikle ‘ikimiz’ tabiri ile çok farklı düşüncelere sürükleyebilir şair okuru. Ne gibi mi? Bir bakalım: Şair ve kelimeler, şair ve duygu - düşünceler, şair ve sevgili ve elbette okundukça daha da çeşitli konulara parmak bastığını görebiliriz sadece bu ’ikimiz’ kullanımının… Bir duruş sergileniyor dizelerde. Şairce. Fikri öne katıp yol almak. Dilde yananlara yakılmış türküler, gidenlere ince bir ağıt. Elbette tüm bunlar kalem ve kâğıtla mümkün… Yine şairce yani.

Bütün olarak belli bir kurguya sahip şiir. Neyi anlatmak, neyi aktarmak istediğini biliyor şair. Kendinden başlayarak karşı taraftakine oklarını yöneltiyor ve kimi yerlerde sert, kimi yerlerde sade ancak net olan fikir ve düşüncelerini paylaşıyor okurla. Verdiğini alabiliyor mu okur, bilinmez. Ancak almaya çalışmalıdır düşüncesindeyimdir ben. Birebir alabilir mi bilemem…

‘kelimeleri dizelemek’ ile başlayan bölümü ‘-mek’, ‘-mak’, ‘-erek’, ‘-arak’ ve ‘-r’ ekleri ile destekleniyor; ancak bu kullanımlar şiirdeki okunuş ve akıcılığı nasıl etkiliyor. Önemli olan budur bence. Keza ilk bölümde de okunuş ve akıcılık açısından biraz sendeleme seziyorum. Seçilen kelimeler ve anlamları yerinde olsa da bunların birbirine kaynatılması konusunda bir şeylerin eksik olduğu hissine kapılmadan edemedim açıkçası. Biraz zorlama yazılmış olabilir mi diye düşünmeden edemedim.

Ve dahası ‘peki’ ile başlayan iki bölüm şiirsel akıcılığı yakalamamış gibi geldi bana. ‘kim’lerin çokluğu ve ‘-r’ eklerinin gözü yorması sonucu bir aksama meydana geliyor şiirde.

İlk okuduğum zamanda damakta tat bırakan yer olarak şiirin finalini düşünmüştüm ben. Şiir boyunca ilerleyen öfke, isyankâr dil, kelimelerin dizilimi ve anlamsallığının bütünü sarmalaması burada çok açık bir şekilde okuru sarıyor bence.

Şiirleri bölüp almak hoşuma gitmese de bu şiirde beni en çok cezbeden şiirsel açıdan şiirin final kısmıdır…

Tebrik ederim Sevgili ÖmerNazmi, her ne kadar bütün olarak değil de belli bir parçasını sevebildiğim şiirinizi…
30 Aralık 2007 Pazar 02:42:08
yananlara yakılmış türkülerle
gidenlere ince bir ağıtla sürteriz sokaklarda
bir kağıtla
bir kalem yeter ikimize.

kim neresinden tutarsa tutsun ben bu şiirin burasından tutuyorum.ki şairliğin saltanatı herşeye karşın şiirin sus bilmez çığlığı nef'iden fuzuli'ye, pir sultan'dan hızır paşaya bazen saz eşliğnde bazen söz eşliğinde kotuktaki kelleye rağmen bir dil bir sazdır, bir kalem bir kağıt. ateş yakarlar ancak ateşte yanarlar ve heceleri isyanda koksa, nisan da koksa serde şairlik yürek işçiliğidir, namus işçiliği yani.ve şairin namusudur sözleri, dilini kessen gözleridir bildiri.şair ak kağıdı akıyla karalamış ve kimse sultan yollamıştır..

tebriklerimle sözün diline
30 Aralık 2007 Pazar 00:32:48

Tartışmaya son vermek şiir adına sevindirici bir karar Sn Hidayet Dal.

Saygıyla...


Kyrie tarafından 12/30/2007 12:47:55 AM zamanında düzenlenmiştir.
30 Aralık 2007 Pazar 00:21:00
sayın Kyrie;

mesajı belki de yorumun farkına varmazsınız diye gönderdim. sadece size değil di zaten.yorumumda muhatap olunan kişilerinde cevap verme hakkı olsun diye gönderdim. bunu saygısızlık olarak addediyorsanız eyvallah canınız sağ olsun.

insafa davet ediyorum örnek olarak verdiğiniz şiirde hiçbir sorun yok.

"sakın ha içeri sızmayın!"
Sizin saçlarınızı okşarken parmakları annenizin,
Ben muhtemelen
Bir yorgan altı karanlığındaydım...."
***
bu son kısmı beğendim ve yüreğize sağlık diyorum

***
aşağıdaki mısralarla hiçbir alakası olmadığını biliyorsunuz şiirinizin.
***
sakın yorganımın altına bakmayı düşünme
korkarsın
sana gösterdiğim yüzüm yeter
çek o kıllı ellerini beynimden
sen benden ne anlarsın.

***
şu konuya gelelim: beni tek bir konu da eleştirebilirsiniz. o da "çanak" tutanlar ifadesini kullandığım içindir. Ömer Nazmi haklı ne olursa olsun. bu ifadeyi kullanmamalıydım. Şiir konusunda iddialarımda diretiyorum. fakat fikrim beyanım budur diyorsanız; her fikre saygım var. durumu zaten açıklamışsınız. zahmet edip cevap verdiğiniz için şaire ve size teşekkür ederim. eleştirim bu şiire mahsustur. yoksa Ömer Nazmi'nin tüm şiirlerini şu ana kadar zevkle okuduğumu kendisi de bilir. aramızda geçen küçük bir anlaşmazlıktan dolayı uzun süredir şiirlerine yorum yapmıyorum. bu onu okumadığım anlamına gelmez. kendilerine daha önce belirttiğim gibi izin verdikleri sürece şiirlerini zevkle okuyacağım. bu şiirle ilgili tartışmayı bitirelim istiyorum. herkes derdini anlattı. bir ortak nokta bulamasak da en azından paylaştık.

teşekkür ve saygılarımı sunuyorum size ve şaire...


29 Aralık 2007 Cumartesi 23:51:43


Sn. Hidayet Dal demiş ki;

"***Sayın Suluovalı'ya bu konuda tamamen hak veriyorum. Ve sizin şiirinizdeki finale duygusal yakınlıktan dolayı "ÇANAK" tutanları da ELEŞTİRİ/YORUM.... Meydan bu kadar boş değil. LÜTFEN! Bu arenada hepimiz varız. Yazın yazabildiğiniz kadar."

Bizler, yani sizin deyiminizle "Şaire duygusal yakınlıkları sebebiyle ÇANAK tutanlar" demiştik ki;

Bir şiiri beğenmediğimizde bütün site üyelerine " Ben kendisini uyardım, bir daha olmaz, hepinizden özür"
şeklinde bir mesajı yollama ve posta kutumuzu meşgul etme hakkını nereden buluyor demiştik.

Bizim aklımız fikrimiz yoktu ve sırf Ömer Nazmi'ye olan duygusal bağımız sebebiyle bu şekilde tepki gösterdik. Yoksa bu site emekle kurulmuş ve belli kuralları olan bir site değildi, yol geçen hanıydı ve her birimiz, beğenmediğimiz bir şiirin sahibini site üyelerine toplu mesaj yollayarak şikayet edip onun adını yerle bir yeksan etme hakkına sahiptik.(!)

Biraz destur, biraz dikkat, biraz asalet lütfen!

Yukarıdaki mısra bir şiirimden alıntıdır.

Bir başka şiirim de der ki;

"Benden neşeli dizeler ummayın
Küçükken resim defterime bir yaprak çizip
İçini yeşille boyamadım
Perdelerimi örttüler
ve dediler ki ışıklara;
"sakın ha içeri sızmayın!"
Sizin saçlarınızı okşarken parmakları annenizin,
Ben muhtemelen
Bir yorgan altı karanlığındaydım...."

Şiirlerden istediğimizi alırız Sn. Hidayet Dal.

Yukarıdaki şiirimden isteyen ne acı bir çocuklukmuş duygusunu alır, isteyen "Hmm yorgan altı diyor..." Kesin kellesini der... Ama içinden. Ha, dışından mı demek istedi? Diyebilir. Sn. Sulovalı dışında Şair'in şiirinin son kıtasından rahatsız olan ve uslubunca dile getiren başka üyeler de vardı. Fakat biz, Sn Ömer Nazmi'ye duygusal yakınlıkları sebebiyle "ÇANAK" tutanlar, o yorumlara karşı bir yorum yazmış değiliz. Nedenini düşündünüz mü?

Çünkü o üyeler, şiir hakkındaki yorumlarını şairin sayfasına bırakıp, başka bir şairin sayfasına yorum yapmaya gittiler ve bütün site üyelerine mesaj yollayarak sevilen bir şairi ezme politikasına girmediler.

Umarım anlatabilmişimdir.

Bu sayfayı ikinci kirletişim. Şair'den tekrar özür diliyorum. Fakat tanıyan herkes az çok bilir ki;

"ÇANAK" tutanlar diye bahsedilen üyeler arasında ve özellikle özelime şahsınız tarafından mesaj gönderilerek anılmasaydım bunu yapmazdım.

Saygıyla...



29 Aralık 2007 Cumartesi 23:50:19
Sevgili Dal,
Yorumlarınıza asla kızmam...Bir kez daha söylüyorum, şiir imgelerle süslenir..Ve bizim kültürümüzde - yorgan altı- gizliliği, kimseyi ilgilendirmeyen şeyleri kapsar... Benim bilinç altmın, korkaklığımın, şüphelerimin bir SAPTAMA olarak- dikkat edin,bence,denilmiyor- uluorta yazılmasına nasıl izin verirdim..Kaldı ki o son dizeleri üzerine alınanlar olduysa attığımız taş yerini bulmuştur...Yarın ben de kalkıp herhangi birine saygısızca ve imalı yorum yapsam ne dersiniz! Benim böyle bir hakkım var mıdır!..Siz benim özelime çok saygılı ifadelerle fikirlerimi sormuştunuz...Bazen döndüm, bazen fırsat bulamadığım için dönemedim...Ancak bana destek çıkanlara, duygusal yakınlığı olanlar, demeniz beni çok yaraladı, sanıyorum muhataplarını da incitmiştir..Bunu bir yanlış algılama olarak yazdığınızı düşünüyorum...Üzülüyorum...kötü niyetinizin olmadığını tahmin etmekteyim...Saygılı uslübunuz için sağolun...Saygılar..
29 Aralık 2007 Cumartesi 22:47:34
Peki
havadaki sevdayı kim sezer
kim bekler rüzgârla selâm
kim bulutlara güvenir de çoraklara sevgi eker
kim gider olmadık aşkların peşinden
ve nerede olursa olsun
başı dumanlı
kalbi yamalı yaşamayı kim becerir.

Peki
kim aşkı için imana gelir?
şair.......Veeee alkışlanası şiirdi....Kutluyorum yürekten..Sevgilerimle
29 Aralık 2007 Cumartesi 22:30:36
sakın yorganımın altına bakmayı düşünme
korkarsın
sana gösterdiğim yüzüm yeter
çek o kıllı ellerini beynimden
sen benden ne anlarsın.
***
sayın Ömer Nazmi;
eleştiri/yorum;
"küfür Neynen'in ağzında gül'dür!

Neyzen der ki;
-------------------
Asrın yeni bir umdesi var; hak kapanındır.
Söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır.
Geçmez ele bir pâye, kavuk sallamayınca,
Kürs-i liyakat p.........., ........olanındır!. (nokta noktaları yazmıyorum. iyisimi siz benim korkaklığıma vurun)

sadede gelelim;
NE DEMEK!
sakın yorganımın altına bakmayı düşünme
korkarsın...

bunun nereye isabet ettiği "aşikar"dır. anlanılalın dışında başka bir şey söylemek istiyorsanız; bunun daha ince üslubu var. Bu "kişiye özel" ve direkt küfürden beter! Toplumsal açıdan hiçbir özelliği yok bu ifadelerin. Şair topluma mal olmuş bir kişiliktir. Hiç yakıştıramadım! Hedefinizin kim olduğu (ben bile olsam) umurumda bile değil! Bu şiirdeki final; sizin güzide ve herkesçe beğenilen şiirlerinizi yaralar... Hadefini bulmaz! Karavana olur, sayın Ömer Nazmi!

Saygımız bakidir; fakat eleştirimizi dillendiririz kusura bakmayınız.
Eğer zorunuza giderse beni "YASAK" layınız!

sayın ASRAN; "Nü" resmi konu etmiş eleştiriye cevap veren yorumuyla. "Nü" sanat. Bunu hepimiz biliriz. Ve toplumsal bir içeriği vardır. "Nü" nün sizin şiirinizle uzaktan yakından hiçbir ilişkisi yok. Olmadığını cümle alem bilir de belki işine gelmez! Sayın ASRAN'ın iyi niyetle yaptığı bu yorum, şiirinizin finalindeki "AYMAZ"lığı gizleyemez.

Doğru söylemişler: "Öfkeniz yere çalmış kaleminizi!"

***Sayın Suluovalı'ya bu konuda tamamen hak veriyorum. Ve sizin şiirinizdeki finale duygusal yakınlıktan dolayı "ÇANAK" tutanları da ELEŞTİRİ/YORUM.... Meydan bu kadar boş değil. LÜTFEN! Bu arenada hepimiz varız. Yazın yazabildiğiniz kadar.

Fakat; Diyojen ile Büyük İskender arasında geçen anektodu unutmadan!

saygılarımla



29 Aralık 2007 Cumartesi 21:29:45

Sizin şiirlerinizi hiç kaçırmıyorum. Yorum yazmıyor olabilirim o da benim ya söyleyecek kelime

bulamayışım değil zamansızlıktan kaynaklanan bir durumdur.

Ki bu sitede neredeyse her şiiri okumaya çalışıyor olunca da yetişemiyorum...

Bu akşamda yazılanları sırayla okuyorum, şiiri okuduğumda yine güzel çok güzel bir şiir dedim..

Altında yazılan yorumları okumaya başlayınca şaşırdım.

Ben de Jale annemin söylediklerine katılıyorum... çok şükür yazılanları okuyup anlayıp değerlendirebiliyorum..

Benim ailemde saolsun nette nerelerde neler yazıyorum diye bakıyor. Bu şiiri okudum diye ailemin

bana kızacağını ya da tepki vereceğini hiç düşünmüyorum.

Sizin reklama hiç ihtiyacınız yokken :)))

Şair affet ama çenemi tutamadım...

Ben en çok

"kelimeleri dizelemek
sevda sızılarını damıtarak en keskin içki niyetine içmek bize düşer
bülbülün çilesini bölüşmek
ve penceremize gelen güvercinle kuş dilinde dertleşmek bizim işimiz. "

demişsiniz ya...

Burası benim için çok daha ayrı güzeldi.
Yalnızlıklarıma dem vurmayı tam öğrendiğim sırada iyi geldi...

Sevgim saygım her daim.

Tebrikler.



Banu Kalyoncu tarafından 12/29/2007 11:21:38 PM zamanında düzenlenmiştir.
29 Aralık 2007 Cumartesi 21:02:00
Mükemmel ötesi bir şiir !

Teşekkürler değerli şair...

Saygılarımla...
29 Aralık 2007 Cumartesi 18:54:26
sesleri seslere vurarak
tanrıların huzuruna destursuz çıkarak haykırmak yürek ister.

muhteşem bir meydan okuma,hem asil,hem saf,hem ilahii....
kutlarım usta.........

oğul-arı tarafından 12/29/2007 6:57:37 PM zamanında düzenlenmiştir.
29 Aralık 2007 Cumartesi 18:42:06
Başarılara her daim imza atan kalem...

Yine ustaca hazırlanmış,kurgusu ve duygusuyla muhteşem dizelerdi...
"Kıskançlar kâh buluttan nem kapar,kâh güneşi görmezler" demiş Cenap Şahabettin...

Ve yüzünü güneşe çeviren insan gölge göremez...

Kutluyorum...
Saygılar...
29 Aralık 2007 Cumartesi 18:30:23

iyice magazinleşen bir ortamda güzelim şiirin
geri planda kalmasına üzülmemek elde değil...

ben koç...!!!ların sadece bayramda kurban edildiğini
sanırdım oysa...

"bülbülün çilesini bölüşmek
ve penceremize gelen güvercinle kuş dilinde dertleşmek bizim işimiz"

kolay gele...

tebrikler ve sevgilerle...




29 Aralık 2007 Cumartesi 17:21:18


"'Ömer Nazmi bu günkü şiirinde: “sakın yorganımın altına bakmayı düşünme/ korkarsın” demiş.
Ben onu uyarırım, bir daha böyle sözler kullanmaz.
Hepinizden özür…"

Kim, kimi hangi sıfatla uyarıyor? Ve niçin ve ne tür bir hakla?

Bizim gözümüz, anlama yeteneğimiz, okumamız yazmamız yok mudur da sitemizde yönetici sıfatıyla görev yapmayan bir üye posta kutumuzu böylesi bir mesajla işgal ediyor?

Bu mesaj benim posta kutuma da geldiğinde sevgili Ömer Nazmi'nin sayfasında bu olanlardan haberim yoktu henüz ve şaşırdım. Sevgili Canbolat'ın açıklamasıyla anlamış bulunuyorum ki mesaj pek çok üyeye gitmiş.

Bir şairin saygın adını bu şekilde kirletme çabasını esefle kınıyorum.

Sayfadaki kirlilikte payım olduysa Sevgili Ömer Nazmi'den özür diliyerek şiir hakkındaki düşünceme geliyorum.

Şiir baştan sona incelikle yazılmış ve şair olanın iç dünyasını, isyanını dile getirmiş.

Son bölümdeki, yukarıdaki mesajın atılmasına da sebep olan;

"girme ruhuma
derinliklerimde çok eskiciler boğuldu
sakın yorganımın altına bakmayı düşünme
korkarsın
sana gösterdiğim yüzüm yeter
çek o kıllı ellerini beynimden
sen benden ne anlarsın. "

mısralarında bariz bir öfke sezilse de "yorgan altı" imgesinin, şairin gizli ve özel dünyasına şiirinden yola çıkarak tecavüz edilmesinin şairin ince ruhunu nasıl da kırdığını ifade etmek için kullanıldığı çok açık. Farklı algılamalar okuyanın bilinçaltını bağlar diye düşünüyorum ve bu mısralarda "aile" mefhumunu zedeleyen herhangi bir işaret görmüyorum. Çoktan ölüp gitmiş ve ölmemiş şiirleriyle hafızamızda ve kalbimizde yer eden, şiirlerinde erotizm öğelerini sıkça kullanan, hatta küfürbaz bir dille yazdığı halde edebiyat tarihine kazınan hiçbir ismi okumayalım öyleyse... Vah ki vah yani...

Tebrikler şiire ve şaire,

Saygılarımla...
29 Aralık 2007 Cumartesi 17:17:33
tebrik ve selamlarımla şair.
29 Aralık 2007 Cumartesi 17:15:29
sayın suluovalı,

üslubunuzu bende beğenmedim. rahatsız olmuşuzdur yahut olmamışızdır. hepimiz ailecek burdaymışız demek. siz "nü" bir resim sergisine gitmemeyi tercih etmeyebilirsiniz ama böyle bir sanatı reddedemezsiniz. son derece ucu açık bir imge kullanılmış. kim nasıl istiyorsa öyle algılanır buna teşhir gibi bakmanın doğru olmayacağını ve yönderdiğiniz mesajların tersine bir şiiri teşhir ve hedef göstermek noktasında olduğunu düşünüyorum.

Sayın Ömer Nazmi, tebrik ediyorum, sizin imgeleriniz sizi ilgilendiriyor. Şair yazar okuyan anlamak istediğini anlar ille de.

saygımla...
29 Aralık 2007 Cumartesi 17:00:28
Sevgili suluovalı; bu mesajınızın şahsıma özel olmadığını düşünüyorum. Şimdi bazı sorular soruyorum kendime:

1- Bu mesaj neden bana çekildi?

2- Amaç nedir?

Eğer ki sadece bana çekilmediyse bu mesaj, bu mesajı çekme cesaretini nereden alıyorsunuz? Yönetim kademesindeki insanlar haricinde üyelerden böyle çoğunluğa hitap eden mesajların yollanmasını ben hoş görmem, göremem. Özellikle bir şairin şiirinde kullandığı bir satırı alıntı yaparak o şairi lakayt bir dille uyaracağınızı ve bir daha yapmayacağı görüşünü nasıl kaleme alırsınız, bunu anlamıyorum. Ve siz hangi sıfatla şair adına bizden özür diliyorsunuz? Kusura bakmayın ama bu mesaj tamamiyle haddini aşan bir mesajdır...

Lütfen bu tür mesajları çekmeden önce defalarca düşünün... Saygılarımla...


Sevgili suluovalı’nın özelime yollamış olduğu mesaj:

'Ömer Nazmi bu günkü şiirinde: “sakın yorganımın altına bakmayı düşünme/ korkarsın” demiş.
Ben onu uyarırım, bir daha böyle sözler kullanmaz.
Hepinizden özür…'


Not – 1: Sevgili suluovalı’nın özelime yollamış olduğu mesajı burada yayınlamakta hiçbir sakınca görmediğim için yayınlıyorum. Keza birçok üyeye gitmiş bulunmakta bu mesaj.

Not - 2: Şair, isterse ve şiirle bu yazdıklarımı alakasız görürse beni engelleyebilir.

Not – 3: Şiirle ilgili görüş ve düşüncelerimi ayrıca belirteceğim...
29 Aralık 2007 Cumartesi 16:56:30
Sayın suluovalı,
Siz izin verdiğinize göre, özelime attığnız mesajı aynen yazıyorum..

" koçum bendensin hadi reklamın kötüsü olmaz, bak reyting artacak devam et, ben pazarlarım seni"

Eee bu çok güzel ve saygılı mesajınızı herkes görsün bakalım, kimin pazarlanmaya ihtiyacı var anlasınlar...Koçum'a da hiç takmış değilim o sizin ne kadar ince olduğunuzu ve ne kadar kibar olduğunuzu gösterir.

Gelelim benim son dizelere...Eli kıllı adam kaba ve kendini bilmeyenler için kullanılan bir tabirdir...Tıpkı yorgan altının gizlilik içerdiği gibi...Bundan önceki yazdığım şiire yapmış olduğunuz yorum da - ki o asla yorum değil,
bir tesbittir- benim iç dünyama girmeye çalışmışsınız, korkularımdan bahsetmişsiniz...Ayrıca benim başka bir şiire yaptığım yorumdan alıntı yaparak, o şiire yaptığınız yorumda kullanmışsınız..Ve benim dediğimi tamamen saptırarak kendinize dayanak aramışsınız....Sizin işiniz şiire yorum yapmaktır-eğer isterseniz- bunun ötesinde ya ukalâlık ya da kötü niyet ararım...Siz de başkalarının ailesnin alduğunu unutmayın...Saygılarımla..
29 Aralık 2007 Cumartesi 16:28:24
girme ruhuma
derinliklerimde çok eskiciler boğuldu
sakın yorganımın altına bakmayı düşünme
korkarsın
sana gösterdiğim yüzüm yeter
çek o kıllı ellerini beynimden
sen benden ne anlarsın.

şairin korkuları finalde patlama yaşamış
irite olduğu şeyin aslında kendi içinde patladığını dile getirmek istemiş şair
bilinç altı şaire oyun oynamış gibi

finalin şiirle ilgisi olmadığını hissettim kısacası yanılıyorsam düzeltin.daha çok gönderme gibi geldi bana ve korkmaktan kasıt eğer yorganın altında saklı olan ise ?
tutarsız bir final olduğunu düşünüyorum

başarılar
29 Aralık 2007 Cumartesi 16:07:02
Sayın suluovalı,
Özelime yazdığınız mesajı buraya da yazmanızı istiyorum...

Ben sululuğu sevmem, o yüzden sizin bana yazdığınız mesajdaki gibi hitap etmiyorum...

Değil sizin, kimsenin beynimde ve yüreğimde yaramazlık yapmasına izin vermem..

Lütfen aynı mesajı burayada yazın...Saygılarımla..
29 Aralık 2007 Cumartesi 15:45:11
Muhteşem bir şiir...
Keşke şu yorgan altını düzeltseniz.
Ama gerçekten muhteşem bir şiir.
Aşk bu kadar sade ve net anlatılabilirdi.
Muhabbetle
29 Aralık 2007 Cumartesi 15:36:13
şiir baştan son bölüme kadar muhteşem gelmiş,son bölüm hariç,sanki şair burda öfkesine yenilmiş gibi geldi bana ...
Yüreğine sağlık...
29 Aralık 2007 Cumartesi 14:35:20
Birazcikta olsa anliyabildigim icin kendimi sansli sayiyorum , siirlerinizi okumaktan zevk aliyorum ve her okudukcada ayri bir anlam cikartiyorum tipki simdiki siirinizde de oldugu gibi " havadaki sevdayi sezmek , ruzgarlardan selam beklemek , agizdaki sarabi sarhos etmek , sesleri seslere vurmak , sevda sizilarini damitmak " ne kadar guzel ifadeler bunlar hele bir de yerine oturtuldugunda daha da bir oksuyor insan ruhunu okurken .. Ask , aci , yalnizlik , sitem gibi duygular elbetteki insani duygular ama sizin siirlerinizde bunlar gercek anlamini buluyorlar sairane bir dille , sizi kutlarim , sevgilerimle .....
29 Aralık 2007 Cumartesi 13:52:53
şair
şair
şair

acıları yaşama katık eder
şairin yüreği

sitemle akmış güzel dizelerdi
sevgiyle
29 Aralık 2007 Cumartesi 13:52:04
Ya Usta ne denir ki şimdi.
Çok denir ,yok denir.
En güzelini Kanıksamak lazım
İşte adam düpedüz tepeden tırnağa şiir.
Rüzgara yükledim yürek selamımı
Birazdan pencerendedir.
Kalemin övülesi bilirim sevmezsin olsun biz yinede söyleriz

Yorum mu? Benim dilim dönmüyor ,sizi güzel yorumlayanları okuyarak öğreneceğim inş.

Saygıyla Ustam.


İlkerpamukcu tarafından 12/29/2007 1:53:45 PM zamanında düzenlenmiştir.
29 Aralık 2007 Cumartesi 13:19:33
Tüm olumsuzluklara rağmen insan olmayı ve insanlığı paylaşmayı anlatan sitemkar bir çalışma.
Anlayan anlamıştır.
Saygılarımla.
29 Aralık 2007 Cumartesi 13:18:15
güzeldi..yüreğinize sağlık
29 Aralık 2007 Cumartesi 13:01:42
Aristo, Poetikası'nda, şiiri anlatırken "Tanrılara en yakın insanlar şairlerdir. Çünkü onlar tanrılar gibi güzel sözler söylerler"der...
Ömer Nazmı'de bu şiirinde;
şairi, şairin işte o güzel sözleri söyleme aşamasındaki yaratı sızısını, yüreğinde ve beynindeki acıyı, sancıyı anlatıyor karşısındakine.. ve tabii ki şairin olmazsa olmaz aşkını..
O büyülü atmosferi, birazda sitemle süslemişsin ya.. yüreğine beynine sağlık Ömer ağabey!...
.....

"Peki
kim aşkı için imana gelir?
şair.

girme ruhuma
derinliklerimde çok eskiciler boğuldu
sakın yorganımın altına bakmayı düşünme
korkarsın
sana gösterdiğim yüzüm yeter
çek o kıllı ellerini beynimden
sen benden ne anlarsın. "
.......

Anlarlar usta, anlarlar.. sen böyle alatmaya devam ettiğin sürece elbet anlayacaklar...





umutadam tarafından 12/29/2007 3:15:19 PM zamanında düzenlenmiştir.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.