0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1396
Okunma

03:30_kıyı
arkası sırlı damlalardan
yüzünün gevrekliğine inen yol uzayan incelen
ben seni ararım her şırıltıda, her yosunlu kaya dibinde
sabırla düğümlü dirim adım adım çözülür
asla ve imkansız eşittir sona ve sana
şaşmamalı bir sağnaktan söz çıkmamasına derim
bir şey daha derim
deniz bulanmaz çünkü ulanır su
ulanan hiç bir şey acımaz...
03:45_kıyı
aslen kendinli misin sen ey tarih
çamurdan yapılmış kim durduk yere kanasın suya
senden bana sağılan giz
eskil bir ırmak mıdır ilmeği kaçmış
her gece yarısı iğnelenmiş gibi zıplayıp
yeniden yeniden ördüğümüz
dil de öyle
ne arar benim çöl rüzgarı sesim yokuşlarda
hem ayrımsanmamış imgelem öldürür kendini
anlaşılmadığı kadar ben ölür...
04:07_kıyı
sustuk...
ateş gibi içini yakarak
kapatılmış bir kitap kadar sustuk
tüm yorumlar buz gibi kara cilt
hiç bir oltadan düş çıkaramam sana çocuk
soğumuş dudaklar imla bilmez
sen o’sun işte
dişleyip dişleyip ateşe tükürdüğüm karo kızı
anlamadığım, ben sende ne arıyorum...
04:25_kıyı
ve yıkılmış kum kaleleri sözün
anımsamak gelmiyor içimden öteyi
öte bir uzaklık mıdır ya da hangimiz ötede
sen uzadıkça ne eksilir?
su eksilir ortamızdan
üstü çizilmiş şiirlerden sızan soluksuz güller
ben işte ulu orta kırmızıda kılıç kesiği
ve biraz el yazısıyla büyük susmuş cesetler
her gece yarısı inip kendi başıma
küflenmiş adımı üflerim kayalardan...
Ünal YİĞİT____İstanbul_Ağustos 2011
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.