Neslihan YAZICILAR
298 şiiri kayıtlı

Zurnada Peşrev Olmaz…

Neslihan YAZICILAR Kimlik Onaylı
  0,0 / 0 kişi ·1 beğenme · 18 yorum · 3817 okunma
Zurnada Peşrev Olmaz…

Zurnada Peşrev Olmaz…





Geçmiş zamanlardan çağırıldı söz
“zurnada peşrev olmaz”…

kuralsız göçlerde çalındı hayat
bahtın sesinden düşenle avuçlandı
z/aman…
…
Gittiler… anıları sırtlarına vurup
çarıklarında doğan güneşle
alışık mevsimlerdi el/veda
evliya çelebi söyledi doğruyu
zurna denilen boru
pirinç, tunç ve gümüş maden teninde
ne çok düş soyundu…
…
geç kalan gidişlerdi yol alan diyarlar
kırık akortlarda geçen boru sesi telaşlı
hüznü dizginlerinde tutan
göç bağırır toprak yalın ayak…

nefesinde yarım tiz bir nota
tohum ekili bir annenin karnı
diğeri eteğinden tutamaklı
dudağından yayılır kalk sesi
ova, dağ, bayır ayak izi
eğri boyunlu borunun dili tortu
savaş artığı, tan bulaşığı
“nay-ı Turki” kutsadı “nefir-i rihletler”
üfledikçe sıklaşan ayrılık saati
eski bir deyiştir güne kalan
zurnada peşrev olmazı.

atlı mehterin çığırtkanı
gidişine koşumlu nal seslerinde esrir
perdesiz gidişlerde yoğrulur insan seli
Türklüğün şanından kalma tutku, musiki
haydi, kalk borusu…

bir eli dizgin biri eli boru
dudaklarda semai solosu
tuğ çaldırırken,
göçlerden geçti zamanın biri
belki de bir savaşın yorgunluğu…

kaynayan dünya kazanında ne çıkarsa bahta
okudu zurna peşrevsiz yanıyla
Heyy bee düstursuz zaman,
bu şiirde kalsın Türklüğün şanına armağan…

“Nay-i Türkten öyle bir ses çıktı ki Türklerin boğazını çoş-u huruşa getirdi”


Açıklama…

Zurna (boru) müzik aleti olarak ilkel bir alettir.
Nota bilgisi gerekmez, o anki hissiyata
göre çalınır. Bu sözün, değişmeceli meali;
planlanmadan yapılan işlerde, emsal
değerler aranmaz, anlık yapılan işlerdir.
Haliyle bunlarda kural ve yöntem aranmaz.

Boruda peşrev çalınmazdı. “Zurnada peşrev olmaz” sözünün doğrusunun “boruda peşrev olmaz” şeklinde bir XVII yüzyıl deyişi olduğunu Evliya Çelebiden öğrenilmiştir. Peşrev çalmayan boruların semai ve başka havaları da çalamayacağı bellidir. Bugünkü perdesiz borulara bakarak eski boruların kırık akortlar halinde boru sesleri çıkardığını düşünebilmektedir.

Atlı mehteranlar sağ elle boruyu, sol elle dizginleri kullanırlar, sesi dudaklarıyla verirlermiş. Peşrevsizliği buradandır.
Göçlerde ve savaş zamanlarında kullanılan ilkel askeri bir mızıka.
Ne çıkarsa bahtına…

Fotoğraf.Behiç GÜNALAN

Şiirlerime can veren fotoğraflarından dolayı Behiç GÜNALAN beye sonsuz teşekkürler...
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Zurnada Peşrev Olmaz… şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

Zurnada Peşrev Olmaz… şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
12 Temmuz 2014 Cumartesi 18:52:33
şiir güzel şairim de zurna hafife alınmış bakmayın genlerinde zurnası olanların dışında
zurna çalmak gerçekten zordur.
hiç bir enstrüman notayla çalınmaz geçersiniz başına oturursunuz bu gün si yarın do re öteki gün gelin ayşe çalarsınız
notayı ve çalmayı bilen size peşrev de çeker semai de çalar, 45 yıldır çalıyorum 16 yıldır vergi karneli müzik aletleri satışı yapan bir kişi olarak zurnanın bu kadar olduğunu öğrenememişim. Elin oğlu su kabağından meydan sazı yapıyor cura yapıyor tar yapıyor birleştiriyor tüm su kabağı sazlarla orkestra kuruyor . Bu sazlar ilkel çoğunu görmemişsinizdir. Es geçebilirsiniz. Elinize aldığınızda ya da sanal ortamdan KABAK TADINDA MÜZİK GRUBU aradığınızda onlarca icra edilmiş ezgiler dinleyebilirsiniz.
Sürçü lisan olduysa affola
sağlıcakla
24 Ağustos 2007 Cuma 12:46:16
"

atlı mehterin çığırtkanı
gidişine koşumlu nal seslerinde esrir
perdesiz gidişlerde yoğrulur insan seli
Türklüğün şanında kalma tutku musiki
haydi, kalk borusu…"


her şiir aşk şiiri olmaz ya..


böyle de olmalı...hem de daha çok..


zira aşka vakti kalmıyor açlıkla çarpışan Türklerin..

tarih ilerde "türklerin lümpenleri türkleri sevmeyenlerle kolkola girerek normal türkleri gideceği yere komadı" diye yazacak gibi...

maksat şanımız yürüsün ama..bu gidişle ne şan ne şeref...bir demet fiyasko ancak..


çok sevdim şiirinizi..


kalem dile gelmiş..


yazdıranın parmaklarına kan yürümüş..


21 Ağustos 2007 Salı 18:01:01
tebrikler şair
14 Ağustos 2007 Salı 23:32:45
Yüzyılların ötesinden, zamanın bohçasından çıkarılan rengahenk bir şiir. Tebrikler..Selam ve saygıyla.
11 Ağustos 2007 Cumartesi 21:53:51
Heyy bee düstursuz zaman,
bu şiirde kalsın Türklüğün şanına armağan

...

sevgili Neslihan

hem şiir okudum hemde bilgilendim

helal olsun!

sevgimle
11 Ağustos 2007 Cumartesi 13:02:26
farklı ve kendini yontan bir şiir.. değişmeyen teşşey değişimin ta kendisi felsefesinden üreyen ve şairini şairce arayışlara iten yaratıcı bir şiir..
11 Ağustos 2007 Cumartesi 09:58:31
şiiri okurken, bir anda zaman ve mekan değiştirdim.

bu yolculuk adına sizi kutlarım.
11 Ağustos 2007 Cumartesi 01:27:47
dizelerinin coşkusunu okurken hissetmek çok güzel sevgili neslihan yazıcılar muhteşemdi yüreğine sağlık saygılar
11 Ağustos 2007 Cumartesi 00:59:40
Bu kadar zarif ve donanımlı olunca kimse göz kamaştırıcılığını inkar edemez bu tür sevginin...Kutlarım...
10 Ağustos 2007 Cuma 22:18:01
türkü yaratana,türkü yazana,türkü söyleyene,türkü sevene..eyvallah....
10 Ağustos 2007 Cuma 20:31:50
ben şiirin hangi bölümüne yorum yapacağıma karar veremedim...güzel bir şiir okuduk yine siz saygıya değer bir ustadan....
saygılarımla...
kandiliniz mübarek olsun....
10 Ağustos 2007 Cuma 20:26:11
zurnada peşrev olmaz,
ne çıkarsa bahtına..

çok güzel ve akıcı bir anlatımla,
değişik bakış açısıyla
keyifli bir şiir okuttunuz..

tebrikler..
10 Ağustos 2007 Cuma 18:23:44
güzeldi kelimler yerli yerincekti.
saygılar keyifle okudum.
10 Ağustos 2007 Cuma 17:30:37
tebrik ederim.açıklama kısmındaki bilgiler içinde ayrıca teşekkür ederim.

saygılarımla.

cemilmelih.
10 Ağustos 2007 Cuma 17:13:02


yıktın yine ortalığı nesli sultan....)))

gönlüüufku geniş kızım...ne güzel düşürmüşün bir devri mısralara...

sevgim ve selam ile...nice kandillere erişesin...AŞK daim olsun...CG
10 Ağustos 2007 Cuma 16:53:52
..

yerinde sözlerle duyguları kabartacak bir şiir olmuş..


..


gönlünüzce
10 Ağustos 2007 Cuma 16:52:00
Gittiler… anıları sırtlarına vurup
çarıklarında doğan güneşle
alışık mevsimlerdi el/veda
evliya çelebi söyledi doğruyu
zurna denilen boru
pirinç, tunç ve gümüş maden teninde
ne çok düş soyundu…
..
betimleme .. içten vuruş ...
kelimeler tümcelere hapsolmuş ..
tebrikler ..
tam puan ...
10 Ağustos 2007 Cuma 16:18:42


sapanımda buğday taneleri
kuşkonmaz tarlalarından geliyorum
kuşlarla dolu... emek ve duygu harçanılmış tebrikler saygılarımla. Hasan Öztürk
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.