Kyrie
247 şiiri kayıtlı

söyle... ne zaman?

Kyrie Kimlik Onaylı Vip
  0,0 / 0 kişi ·2 beğenme · 47 yorum · 2272 okunma

Günün şiiri
Okuduğunuz şiir 14.5.2007 tarihinde günün şiiri olarak seçilmiştir.
söyle... ne zaman?

söyle... ne zaman?




işte buna yalnızlık diyorlar/ ve
yalnızlık diye...
işte buna diyorlar can!

eve gelince yok ya bir karşılayan...
hani bir tava/ birkaç yumurta
bir parça ekmek ki bayat
hani koparmaya çalıştıkça/ tıpkı
hayatın/ hem tıpkı aşkların gibi;
daha parmaklarının arasındayken
ufalanmaya başlayan...

söz yok/ sohbet yok/ anason kokulu
bir sevdanın başında
demlenmek/ bir çift diz’e koyup başını
dinlenmek/ dertlenmek bir omuzda/ ve
demsiz diye...
bir bardak çay için söylenmek yok!
ne diyeyim sende de hak var...
akşamını az hasarla savmak için
başından.../ üstündeki etikette
"pek heyecanlıdır" yazan bir film alırsın
iş çıkışında/ da gelmez aklına
taze ekmek falan...

işte buna yalnızlık diyorlar/ can!

yok/ öyle buruk- kırık/ hafif hüzün...
bu öyle bir şey değil!
o hâli yalnız şiirlere has/ belki
bir romanda feci bir son/ bir öyküde
tüyleri diken diken eden fon
geç onları/ dinle bak/ yalnızlık...
ciddi ciddi zor/ ben yaşıyorum/ o;
koyar postasını daha akşam olmadan
büyük bir lokma da/ sanki yutamamışsın
bir yük ki kaldırıp atamamışsın/ öyle
ağrıtır ve döner sana akşam/ sen...
dönmek istedikçe sırtını.

sırıtır/ ki ancak
tıkırtıları dinlemeye başlayınca
anlarsın;
alt katta/ üst katta/ yan dairede
olmadı/ sokakta yaşayanların
tümünden hasıl olan...
duymadın mı/ hem sarmadı mı film?
hoşgeldin mozart/ da olmaz işte...
nihayetinde bu adam ölü ve
utanırsın her akşam her akşam
uyandırmaktan!

işte yalnızlık diye buna diyorlar be can!

sabahına sağırdır kulakları/ yalnız olan
gecenin
hani atlattın ya/ sanma kuş seslerine
uyanacağını...
çay bardağında dönen kaşığın şıkırtısına
hasret sabahlarla dolu bundan sonra
sendeki yaşam... ah!..
kolay mı sandın bir çift çorap için
tekmelemeyi çekmeceleri/ dün sabahki
tekmen yüzünden artık...
birbirinin üstüne yığılmış duran.

kahven acı/ şeker neredeydi/ ya aşk?..
buzdolabında olabilir mi/ saçma
sakın gidip de açma/ bir de görür/
güler elalem...
zaten ömrünün bir kısmı
tamamen elem/ bir de rezil olmak var
gel etme.../ unutma...
inat... bir adamın kendine ettiği en büyük
ihanet

hem ben unuttum/ affettim
özlüyorum diyorum/ duy!
tavam birkaç yumurta için bol
bir yanım hep ağrıyor gittiğinden beri
dinliyorum/ mutemelen sol...
mozart uyusun istiyorum hiç değilse
geceleri/ bilirsin film seyretmek de
çok hoşuma gitmez bilhassa
heyecanlı olunca.../ tek çare işte/ bu
kağıt/ bu kalem/ bu ayrılık/ bu yalnızlık
da/ inan yoruldum yan yana
dizmekten bu heceleri...

işte buna aşk diyorlar
ve inan...
aşk diye buna diyorlar can!

söyle ne zaman?..
................................................

JD
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
söyle... ne zaman? şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

söyle... ne zaman? şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
1 Temmuz 2008 Salı 02:41:21

Zaten her şiirinizi büyük bir hayranlıkla okuyorum ama...

Bu şiir... bu şiir..." hakikaten" bu şiir...

İçinde mükemmel bir romanın ipuçları var...

Romanın önsözü desek ?

USTALIĞINIZA ve SANATINIZA

SAYGIM SEVGİM HER DAİM

17 Mayıs 2007 Perşembe 02:08:48
Daha önce de söylemiştim ama bir kez daha söylemek istiyorum bir can sözcüğü yürekten söylendiği zaman öylesine derin bir etki bırakıyor ki insanda yalnızca insanlarda mı yalnızlıkta bile öylesine zarif öylesine güzel bir duruşu oluyor ki gerçekten harika duygular veriyor insana adeta yaşatıyor..
Kutluyorum günün şiirini ve yazan yüreğini yürekten kutluyorum sevgili Jale sevgiyle ve sevdiklerinle kal her zaman sevgilerimle...

Çınar GÖLE
16 Mayıs 2007 Çarşamba 17:21:06
okuyunca insana "neye uğradım lan ben" dedirten bir şiir...
sakın yorulma kelimeleri yan yana dizmekten...
ben afallamaya gayet razıyım...

tebrikler...
16 Mayıs 2007 Çarşamba 10:19:16
“İşte buna yalnızlık diyorlar” der ve başlar yalnızlığın şiiri… Sonuna da bir can kondurulur; canana söylercesine… Belki de bilmeyene… Yalnızlığı bilmeyen canana… Ki illa kadın mı olmalı canan; canandır kimi zamanda erkek… Kelimelere yüklenen anlamlardır aslında okunası kılan onları… Canan benim can sen… Sana göre canan ben, can sen… Bana göre de canan sen, can ben…

Yalnızlık işlenir her satırına şiirin… Yakınmalar gelir ardı sıra; boş bir tava, kırılmayan birkaç yumurta… Tek başına iken bile tadı olmayanlar… Sonrasında dünden kalma; belki de dünden de dünden kalma bayat bir ekmek… Aradaki tasvire dikkat!

“bir parça ekmek ki bayat
hani koparmaya çalıştıkça/ tıpkı
hayatın/ hem tıpkı aşkların gibi;
daha parmaklarının arasındayken
ufalanmaya başlayan...”

Tıpkı hayatın… Tıpkı aşkların gibi… Koparmaya çalıştıkça parmakların arasında ufalanmaya başlayan… İşte yalnızlık böyle bir şeydir der şairimiz… İnsan yalnız iken günübirliktir ekmekler… Ya da sevişmeler… Kendimle giriştiğim…

“söz yok/ sohbet yok/ anason kokulu
bir sevdanın başında
demlenmek/ bir çift diz'e koyup başını
dinlenmek/ dertlenmek bir omuzda…”

Bunlardır içime dert… Bunlardır hüzne boğan benliğimi… Bunlardır beni yalnız sıfatına bürüyen…

“…/ ve
demsiz diye...
bir bardak çay için söylenmek yok!
…”

Ve burada kullanılan ince bir ayrıntıya dikkat çekmek isterim… ‘demsiz diye’den sonra gelen üç nokta dikkatle okunduğunda fark edilecektir ki ‘bir bardak çay için söylenmek yok!”dan sonra gelmesi kuvvetle muhtemel noktalama işaretidir… Ya da beklenendir… İşte burada açığa çıkmakta şairimin yenilikçi tavrı… Yol göstericiliği… Sözüm yok daha fazla…

“ne diyeyim sende de hak var...
akşamını az hasarla savmak için
başından.../ üstündeki etikette
'pek heyecanlıdır' yazan bir film alırsın
iş çıkışında/ da gelmez aklına
taze ekmek falan...”

Gelmez aklına taze bir ekmek almak; tıpkı taze bir aşk almak, getirmek gibi bana… Sanırsın ki filmdir istediğim… Hayır, bu sadece senin istediğin… Eş olmak ya da sevgili – fark etmez aslında özde biz kavramındaki öteki kişidir – sadece kendini düşünmek değildir… Kimi zamanda karşındaki düşünülendir… Ben seni, sen beni… Ama en çok da ben seni… Bizi…

“işte buna yalnızlık diyorlar/ can!”

İşte buna yalnızlık diyorlar / can!... Daha fazla söze gerek var mı ki! Ek olarak belki bir şey… Fazlası değil… Her bir yürekte kana bürünen birkaç sözcük…

“yok/ öyle buruk- kırık/ hafif hüzün...
bu öyle bir şey değil!
o hâli yalnız şiirlere has/ belki
bir romanda feci bir son/ bir öyküde
tüyleri diken diken eden fon
geç onları/…”

Yok, senin anladığın gibi öyle buruk-kırık ya da hafif hüzün değil… Bu öyle bir şey değil… Belki şiirlerde belki de öykülerde rastlarsın öylesine; senin sandığına… Ama gerçek yaşamda bilhassa benim yaşamımda benim dillendirdiğim öyle değil yalnızlık… Yaşamak yetmez yalnızlığı bir de onu yansıtmak dizelere…

“dinle bak/ yalnızlık...
ciddi ciddi zor/ ben yaşıyorum”

İşte yine aynı kullanım göze çarpmakta… Yalnızlık, ciddi ciddi zor. Ben yaşıyorum… Sona saklanan üç nokta önceden verilerek bir nevi şaşırtmaca yapılıyor… Hani olur ya filmlerde sonda beklenen en önemli hamle ortalarda verilir… Ha, işte böylesi… Özellikle Hitchcockvarilerde…

“sırıtır/ ki ancak
tıkırtıları dinlemeye başlayınca
anlarsın;
alt katta/ üst katta/ yan dairede
olmadı/ sokakta yaşayanların
tümünden hasıl olan...”

Sırıtır yalnızlık içine sinen… Etrafına kayıtsız kalamadığın anlarda anlarsın yalnızlığının sevindiğini; yüreğinde bulduğunda kimsesizliğini… Tıpkı senin, onun ya da bir başkasının hissettiği…

“…duymadın mı/ hem sarmadı mı film?
hoşgeldin mozart/ da olmaz işte...
nihayetinde bu adam ölü ve
utanırsın her akşam her akşam
uyandırmaktan!”

Seni çepeçevre sarmalayanı duymak can’la izlenen filmin sarmaması ile peydahlanır karanlığına içini kaplayan… Eh, geldi gayrı beni anlayanı her gece yeniden diriltmeler… Ki her gece de utanır oldu insan… Lacrimosa’sını çaldırmaktan onun… Yüksek sesle ölüm sessizliğinde kulaklarında çınlatmak…

“işte yalnızlık diye buna diyorlar be can!”

… (‘Daha fazla söze gerek var mı ki!’ sözüne istinaden üç nokta uygun görülmüştür…)

“…hasret sabahlarla dolu bundan sonra
sendeki yaşam... ah! ..”

Ve işte yüreğimize işlenen şairin ah’ı alır gözlerimize dökülen yaşların önündeki engeli… Ah… Ah… Ah…

“kolay mı sandın bir çift çorap için
tekmelemeyi çekmeceleri/ dün sabahki
tekmen yüzünden artık...
birbirinin üstüne yığılmış duran.”

Ciddi bir şiirsellik dizelere kaynatılan… Bir sonraki dizesinde nelerin geldiğini tahminlemeyi zorlaştıran bir söz dizilimi… Ve zorlaştırırken tahminlemeyi aynı zamanda da damakta yeni yenilmiş olgun bir meyve tadı bırakmakta bu dizeler…

“kahven acı/ şeker neredeydi/ ya aşk? ..”

Hicivli bir dize şiirde satırlar arasına sıkıştırılan… Ya sonrası!..

“buzdolabında olabilir mi …”

“unutma...
inat... bir adamın kendine ettiği en büyük
ihanet”

İşte al sana bir nasihat… İnattır en büyük ihanet bir adamın kendine ettiği… Ki sadece kendine mi?.. Tartışılır…

“hem ben unuttum/ affettim
özlüyorum diyorum/ duy!
tavam birkaç yumurta için bol
bir yanım hep ağrıyor gittiğinden beri
dinliyorum/ mutemelen sol...
mozart uyusun istiyorum hiç değilse
geceleri/ bilirsin film seyretmek de
çok hoşuma gitmez bilhassa
heyecanlı olunca.../ tek çare işte/ bu
kağıt/ bu kalem/ bu ayrılık/ bu yalnızlık
da/ inan yoruldum yan yana
dizmekten bu heceleri...

Şiirin son nefesleri elbette hâkim olmalı bütüne… Hani olur ya son nefesine tüm bir geçmişini sığdıran bir yaşlı; ölüme beş kala sıralar bütün ahlarını, bütün günahlarını af dilediği… İşte böyle bir şey bu son dizeler… Öylesine masum… Öylesine içten… Öylesine olgun… Yaşanılanlar ve artık istenilenlerin dile getirilmesi ki isteme özürlülüğünü yıkmaya çalışan bir birey göze çarpmakta dizelerde… Yoruldum… Yalnızlıktan mı; yazmaktan mı yoksa tüm bunlara sebep olan seni istemememden mi?

Ve çalakalem değil de oturarak alınmış kaleme bir şiirin sonu elbette son noktayı koymamalı; bizlere bırakmalıydı ya da can’a… Aşk diyorlar buna… Ve işte buna aşk diyorlar can… Sen söyle; ne zaman?..

“işte buna aşk diyorlar
ve inan...
aşk diye buna diyorlar can!

söyle ne zaman? ..”

Son noktaya düşülen son bir soru perdeyi kapamakta… İlk satırından itibaren kaleme alınandı aslında ‘söyle ne zaman?’ sorusuna verilecek cevap… Her bir satır arasına gizlenendi… Cevap… Bunları bulmak ise elbette okuyucuya kalmakta… Ortaya çıkarılır veyahut çıkarılmaz ama en azından denemektir aslolan…

Sevgili Jale Demirdöğen öyle tahmin ediyorum ki her bir dizede seni bulmak isteyecektir okuyucuyu… Belki de kendini… Seni bulacağından emin olmakla birlikte okuyucunun da kendinden bir şeyler bulacağını düşündüğüm satır araları olduğunu görüyorum… Bu yer yer yeni kullanımları da, birbirinden güzel tasvir ve ifadeleri de kullandığın şiirin için seni tebrik ederim…


Serkan Canbolat tarafından 5/17/2007 1:05:47 PM zamanında düzenlenmiştir.
16 Mayıs 2007 Çarşamba 02:08:29


ne yaptın sen?

öldürdün...


yüreğine sarıldım ben.

14 Mayıs 2007 Pazartesi 17:00:23
Bir roman gibi,film gibi tek tek ne güzel işlemişsin.
tebrikten ötesini hak ediyorsun ama elimden başka ne gelir ki. 10 puan da verdim helal sana...
14 Mayıs 2007 Pazartesi 16:58:03
kahven acı/ şeker neredeydi/ ya aşk?..
buzdolabında olabilir mi/ saçma
sakın gidip de açma/ bir de görür/
güler elalem...
zaten ömrünün bir kısmı
tamamen elem/ bir de rezil olmak var
gel etme.../ unutma...
inat... bir adamın kendine ettiği en büyük
ihanet
işte buna aşk diyorlar
ve inan...
aşk diye buna diyorlar can!

söyle ne zaman?..
................................................



alkış alkış alkış!!! tebrikler..
14 Mayıs 2007 Pazartesi 16:24:56
işte buna yalnızlık diyorlar/ ve
yalnızlık diye...
işte buna diyorlar can!

ve

işte buna aşk diyorlar
ve inan...
aşk diye buna diyorlar can!

söyle ne zaman?..



Şiirinizi ve yorumları tek tek okudum. Hemen söyleyeyim günün şiiri olursunuz, okuduklarımın bana göre en iyisiydi.

Peki diyeceksiniz ki bu sözler güzelde yorumun başına o bölümleri niye aldınız?


Bence bu şiirin iki eksik tarafı buralar...

Her ikisinde de kullanılan noktalamalar doğru kullanılmadığından ifade ortalıkta kalmış:)

Şiirde duygu kadar, ifade ve anlatım kadar onları bizlere "açan" noktalama işaretleri öylesi önemlidir ki!

Bu bölümleri defalarca okudum ve o (...) nın oraya neden konulduğunu anlamadım.

(...) artık burası bitmişi ifade eder.

Belki böyle olsaydı çok daha anlamlı olurdu;


işte buna aşk diyorlar!
ve inan
aşk diye buna diyorlar can...


Tabii bu benim görüşüm.


Burada yorum yazan arkadaşlara da bir mesajım oldu galiba:)


Bu kadar kusur kadı kızında da olur diyelim ve kutlayalım şiirinizi efendim...




unabellehistoire tarafından 5/14/2007 4:31:28 PM zamanında düzenlenmiştir.
14 Mayıs 2007 Pazartesi 15:19:27
Tebrikler kalem dostu, sevgiyle...
14 Mayıs 2007 Pazartesi 14:53:43
Can-ı gönülden alkışlıyorum
Çok enfes bir şiir okudum
Sihirli kaleminizden

Kutlarım
14 Mayıs 2007 Pazartesi 14:40:38
beğenmemek elde değil
öyle sürükleyici
ve yoğundu ki kendimi kaybettim
aramaya gideyim de
fırça yemeyeyim sevgiliden...
14 Mayıs 2007 Pazartesi 14:21:48
Şiirimi okuyan, değerlendiren, güzel yorumları ile sayfamı süsleyen tüm şair dostlarıma teşekkür ediyorum,,

ayrıca,

sevgili semih seyyid, kehya ve anasya'nın...

sayfama bıraktıkları güzel dizeleri gönülden kutluyor ve layık gördükleri için bu sayfaya,,

şiirim, sayfam ve kendi adıma bir kez daha teşekkür ediyorum, "can!" sınz/ her biriniz.

sevgim ve saygımla...


kyrie tarafından 5/14/2007 2:28:01 PM zamanında düzenlenmiştir.
14 Mayıs 2007 Pazartesi 14:12:08
Sevgili Şaire:
söz yok/ sohbet yok/ anason kokulu
bir sevdanın başında
demlenmek/ bir çift diz''e koyup başını
dinlenmek/

Ve tekmelemek bir çorap çekmecesini

"can" ha!...Gerçekten aşk bu olsa gerek

harikaydınız kyrie
14 Mayıs 2007 Pazartesi 13:18:01
söz yok/ sohbet yok/ anason kokulu
bir sevdanın başında
demlenmek/ bir çift diz''e koyup başını
dinlenmek/


bazen dizden çok bir omuz arıyor ki sorma gitsin...bazen anason değil de o sevdanın bahar kokularını nasıl arıyor insan sorma gitsin....

çok güzel bir şiir...kalemine sağlık....
14 Mayıs 2007 Pazartesi 12:46:31
Kutlarım..Çok beğendim..Selamlarımla
14 Mayıs 2007 Pazartesi 12:39:44
işte buna aşk diyorlar
ve inan...
aşk diye buna diyorlar can!

söyle ne zaman?..
Varken varlığından yokken yokluğundan yakındığımız aşk..Yüreğinizin sevgi tomurcukları solmasın..kutluyorum..teşekkürler...sevgiyle...
14 Mayıs 2007 Pazartesi 12:39:44
işte buna aşk diyorlar
ve inan...
aşk diye buna diyorlar can!

söyle ne zaman?..
Varken varlığından yokken yokluğundan yakındığımız aşk..Yüreğinizin sevgi tomurcukları solmasın..kutluyorum..teşekkürler...sevgiyle...
14 Mayıs 2007 Pazartesi 12:39:19
Güzel bir hüzün şiiri,ama gereksiz iklemeler kullanılmış ve dizeler arasındaki işaretler olmamalı gibi geldi bana...Daha çok tat alabilirdim gözlerimi yormasaydı noktalamalar...Yine de beğendim.Tebrikler
14 Mayıs 2007 Pazartesi 11:54:53
sevgili Jale, inşallah bu şiirini de senin o güzel yorumundan dinleme imkanı bulurum. seni okumak beni müthiş etkiliyor. ama duygularını senin sesinden dinlemek bambaşka bir ürperti.
ne denir ki... sen şiire can veriyorsun.
yüreğine sağlık arkadaşım.
sevgim seninle
14 Mayıs 2007 Pazartesi 11:33:08







gözleri büyülü akşamlarımız da oldu
bir bir gelip geçti uzak bekleyişler
sonra zaman hep alıp götürürdü bizi
oysa biz hep şimdilerde kalandık...
hani biri, ellerini verse hani
bir büyümesi olacaktı gözbebeğinin...................


tebrikler şiir ,,,,
14 Mayıs 2007 Pazartesi 11:30:04

Bir yalnızlık vurdu sol kolumun ucundan,


Hava da çok sıcak ama,

Rüzgar olup girdin kapı pervazlarından...


Şimdi tavamda ki iki kişilik yumurtalara daha bir sevgi ile sarılma vaktidir,


İnan bir an utandım çoğulluğumdan..

14 Mayıs 2007 Pazartesi 11:17:43
yalnızlık bir senfoni...yaylıların inleyişleri eser yürekte...söz dökülmez dillerden...dilin bağlanışı bir yumru olur boğazda...sus düşer gönlümüze

aşk...aşk çılgın bir konçerto...deli dolu notaları savurur ömrümüze...dilediğince...hani dedim ya! zırdeli işte :)

ve şiirdeki hüzün şimdi benim yüreğimde

Sevgimle
14 Mayıs 2007 Pazartesi 10:58:10
TEBRİK EDERİM, YÜREĞİNİZE SAĞLIK...
YÜREĞİMLE...
14 Mayıs 2007 Pazartesi 10:24:27
işte buna aşk diyorlar
ve inan...
aşk diye buna diyorlar can!

söyle ne zaman?..

EMEĞİNİZİ VE KALEMİNİZİ YÜREKTEN KUTLUYORUM
SEVGİYLE ESEN KALIN.
14 Mayıs 2007 Pazartesi 10:23:41
Tebrikler şair yürek,selamlarımla
14 Mayıs 2007 Pazartesi 10:09:22
valla şairsiniz...


ne diyelim tebrik etmekde pek yavan kalıyor...


alıp şiiri gitmekde haksızlık...

mutlak bi şey yazmak gerekiyor minnet kabilinden...

ne diyelim şaiirsiniz....
14 Mayıs 2007 Pazartesi 09:55:54
tbrkler kyrie.. bende kalabalığın içinde yalnız olanlardanım.. en kötüsüde bu bence.. insanın kimyasını bozuyor..
elinde elmas bir kalem var sanki..bir gün başına taç olacak.. yanındayız.. yanımızda olduğun gibi...
14 Mayıs 2007 Pazartesi 09:26:10

değil işte değil, sandığın kadar yalnızlık pembe değil, aklını yoruyorsan benim için... utanmam sevdamdan işte bak özlüyorum için için, çok bekletme can gel bizim için..

yüreğinize sağlık, şiir canlıydı tebrikler.
14 Mayıs 2007 Pazartesi 09:00:05


Zor tabii zor.
Okuyunca eski bir şiirim düştü dilime:
Yalnızlar:
Bu koskoca dünyada yapayalnızız biz
Bakan çok, fakat gören bir o kadar az!

Duyarsızlık ve farkındalık hep birarada
Ve birarada hüzün ve yalnızlık
Yoldaşlık eder kanla can gibi yüreklere.

Ancak bil ki yürek sahibi,
Yalnızlar asla yalnız değildir!

14 Mayıs 2007 Pazartesi 08:59:13
Bu yanlızlıkların bitmesi temennimiz.Güzel dizeler.Kutlarım.RABATLI
14 Mayıs 2007 Pazartesi 08:50:13
kutluyorum
çok güzel olmuş
yüreğine sağlık..
14 Mayıs 2007 Pazartesi 08:42:04
tebrıkler çok güzeldi...
14 Mayıs 2007 Pazartesi 08:09:41
değişik bir yalnızlık tanımı.. ona dair küçük ayrıntılar çok iyi yakalanmış ve dillendirilmiş.. o nedenle hemen sahiplendim şiiri.. bir de aşk görününce tünelin ucunda..
şiir umuttur.. aşkın yalnızlığında da gizlidir..
bir solukta okudum ve daha sonra bir defa daha.. tekrar tekrar..

saygılar..
14 Mayıs 2007 Pazartesi 07:48:25
Uzun ancak etkileyici bir hüzün şiiriydi. Tebrikler...
14 Mayıs 2007 Pazartesi 07:46:07
Okudukça sanki benim içim döküldü.
Çok güzeldi. Tebrik ederim

Çok uzun şiirimden bir parçada ben ekliyorum
Umarım kabül görürsünüz.

Mermer tezgahın üstünde
Akşamdan kalan bulaşıklar yalnız
Ateşin üstünde çaydanlık kızmış
Ağzından buharlı sular fışkırıyor yalnız
Rafadan olsun diye koyduğum yumurta da
............Debeleniyor tastın içinde yalnız
Çayın altını söndürdüm, yumurtayı indirdim
Durmuyorum oturmuyorum
......Sanki önemli bir görevin peşindeyim yalnız
Terasa çıkıyorum kahvaltı masamı kuruyorum
Güneş vuruyor, komşular camdan bakıyor
O önemli görevi yerine getiriyorum
Çay yarım kalıyor
.................... Yumurtayı yiyorum yalnız

Selamlar saygılar sunarım.

14 Mayıs 2007 Pazartesi 07:43:22



Sabahıma ilk düşen şiir ve iyi ki bu şiir olmuş.Oldukça etkili ve sırılsıklam yapabiliyor yüzümü.
Yok böyle bir yalnızlık anlatımı gidenin ardından,
Hala sevgisinden "can" demek gidene
Lanet okumadan, nefret etmeden anlatmak satır satır
Çok güzel işlenmiş kelimeler.
Tek eksiği buna gerçekten bir bayan sesi lâzım.
N e f i s t i
Tam puanımla listeme alırım bu şiiri.gece kutlamaya gelirim.;)

Tebrikler...


14 Mayıs 2007 Pazartesi 04:30:10
"söz yok/ sohbet yok/ anason kokulu
bir sevdanın başında
demlenmek/ bir çift diz''e koyup başını
dinlenmek/ dertlenmek bir omuzda"

Tebrikler
14 Mayıs 2007 Pazartesi 03:51:00
Sevgili Jale;
Öylesine güzel bir yalnızlık tasviri ki muhteşem ancak bir şey var ki çok sevdiğim hele hele bir de yürekten söylendiğinde insanın içine işleyen iliklerine kadar titreten bir sözcük var ki hani o can demek ben işte o sözcüğün arkasında öyle güzel bir sevgi öyle güzel bir sevda ve öyle güzel bir yürek gördüm ki hani dizelerde sormuş konuşmuş haykırmış adeta işte buna yalnızlık diyorlar be can diye ama bu çığlıkların arkasında koskoca bir sevda gizlenmiş gizlenmiş ifadesi belki yanlış gizlenmekten öte ben buradayım diyor da dizelerde yalnızlığa isyan,sitem aslında yokluğunda tatsız tuzsuz bir çorbaya benzeyen yaşamın sevdayla aşkla anlam kazanmasını ifade ediyor ve diliyor bunu yürekten...
Yüreğine sağlık sevgiyle ve sevdiklerinle kal her zaman çok güzeldi harika dizelerdi..
Sevgilerimle...

Çınar GÖLE
14 Mayıs 2007 Pazartesi 03:09:07
KUTLUYORUM

SAYGILARIMLA
14 Mayıs 2007 Pazartesi 02:49:28
giden can lara mı yazıldı bu şiir bilmiyorum ama .. ben giden can ıma .. ve kalan yalnız ben e ithaf etmek istiyorum şair in müsadesi olursa.. tam puanımla tbrkler.. bundan sonra hiç bir şair e tam puan yok benden..senden başka... tam puan sensin sensin kyrie.. ağlattın beni..

deli mavim tarafından 5/14/2007 2:50:22 AM zamanında düzenlenmiştir.
14 Mayıs 2007 Pazartesi 02:48:51
yuregine ve kalemine saglik

uzun bir siir ve duygular yerli yerince oturmus misralara

kutlarim

saygilarimla
14 Mayıs 2007 Pazartesi 02:36:55
işte buna aşk diyorlar
ve inan...
aşk diye buna diyorlar can!

söyle ne zaman?..

kalemin daim olsun..aşka dair güzel dizeler..
kutlarım.sevgilerimle...
14 Mayıs 2007 Pazartesi 02:31:56
yalnizlik siiri yoldas edinenlerin gölgesidir ,bu duyguyu öyle yogun yasamasaydiniz böyle güzel bir siir cikmazdi
kutlarim
14 Mayıs 2007 Pazartesi 02:30:20
kalemin daim olsun ve evet aşk diye o şiire yazanlara deniyor

yanlızk diye o şiirde yazanlara denir

tebrikler
14 Mayıs 2007 Pazartesi 02:25:46
Kendini aşmış bir şiir ve ardına gizlediğim duygularım. Böylesi güzel anlatılmamıştı hiç yoksunluk onsuzluk.
Yüreğimle sevgimle tebrikler..
14 Mayıs 2007 Pazartesi 02:25:24
tbrkler kyrie... sanırım bu duygunun ne olduğunu en iyi bilenlerdenim.. ne dersin...
kötü yaptın şimdi gecenin bu saatinde.. :(
14 Mayıs 2007 Pazartesi 02:24:16
işte buna aşk diyorlar
ve inan...
aşk diye buna diyorlar can!

söyle ne zaman?..

doyamadım ne diyim yeniden doyamadan okuyorum kendine çektikçe okumak ve okudukça aşkı yeniden anlamak istiyorum tebrikler değerli kalem...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.