1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
35
Okunma
BEN KİMİM
Gönül Yolcusu
Ben Yakup’um…
Elimde emeğim, gönlümde bir ateş, Alnımda alın teri, dilimde bir “Hû”.
Dünyanın hanında bir garip yolcuyum,
Hakikat kapısında bekleyen bir kulum.
Gündüz taşın, toprağın peşindeyim, Duvar örer, harç kararım sessizce. Helâl lokmadır derdim, alın teridir rızkım,
Şükrederim bana verilen her nefese.
Bir duvar örerken kendimi düşündüm,
Meğer ne çok duvar varmış içimde. Tuğla tuğla örmüşüm nefsimi yıllarca,
Aşk geldi, yıktı hepsini bir gecede.
Ben ustayım sanırdım, meğer acizmişim,
Taşa şekil verirken kendimi bilememişim.
Dünyayı imar etmeye çalışırken ömrümce,
Kendi gönlüm harapmış, onu görememişim.
Ben kimim?
Bir avuç toprak, bir nefes, bir dem… Fânî dünyada misafir bir âdem. İsmim Yakup, bedenim emanet,
Asıl aradığım kendimdeki hakikat.
Kimi zaman şairim, kelâm olur dilim,
Kimi zaman susarım, konuşur içimde gönlüm.
Bir mısraya sığdırırım koca bir âlemi,
Bir “Hû” ile ararım kaybettiğim özümü.
Gül dedim, bülbül dedim, Can dedim,
Canan, Aşkın ateşinde yandım zaman zaman.
Aradığımı uzaklarda sanırken meğer,
Aradığım Hakikat gönlümdeymiş her an.
Bir mürşidin izinde öğrendim edebi, Nefsimle yüzleştikçe gördüm kendimi.
“Ben” dedikçe perde indi gözlerime, Sustum; sustukça duydum içimdeki sesi.
Emmâreden safiyyeye uzanan bu yolda,
Her makam bir imtihan, her nefes bir nida.
Ben kemâle erdim demem asla, Ben kapısında bekleyen bir garip dervişim daha.
Ölmeden evvel ölmekmiş yolun sırrı,
Benliği yakmakmış aşkın kızıl narı. Varlığını Hakk’a teslim ettiğin vakit, Küllerinden doğarmış gönlün baharı
.
Ben kusursuz değilim;
Yaralarım var, özlemlerim, suskunluklarım…
İçimde kopan nice fırtınalar, Kalemime dökülen nice gözyaşlarım var.
Ama hâlâ yürüyorum…
Düşe kalka, yana yana,
Bazen susarak, bazen ağlayarak. Her adımda biraz daha eksilip,
Her eksilişte Hakk’a biraz daha yaklaşarak.
Ey gönül, “Ben yaptım” deme sakın, Nefesin bile emanetken neye güvenirsin?
Elindeki emek O’nun lütfu,
Diline düşen şiir O’nun ihsanıdır.
Varsa aşk, O’nun ateşidir,
Varsa söz, O’nun nefesidir.
Ben yalnızca bir zerreyim bu sonsuzlukta,
Bütün varlığım O’nun kudret eseridir.
Ve sorarsan yine:
“Yakup, sen kimsin?”
Ne dervişlik iddiasındayım,
Ne kemâle ermiş bir kulum.
Ben yalnızca Rahmân’ın kapısında, Edeple bekleyen bir yolcuyum.
Azığım edep, Yolum aşk, Silahım sabır,
Dilim zikir, Gönlüm dergâh…
Dünyada emeğim,
Ahirette ümidim,
Gönlümde muhabbet,
Başımda kulluk…
Ve bütün “ben”leri bırakıp
Bir tek hakikatte yok olmak isterim:
Ben O’nun kuluyum.
Bundan ötesi Benim değildir.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.