0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
31
Okunma
Peh! Bir yaban arısı hikayesi yaşam.
Ağaç kovuğunda bal üretememenin hayal kırıklığında, hayali Peteklere bal doldurma modunda.
Kanatlarını rüzgâra bırakıp; kendinin duyumsadığı sese manâ yükleyip, dramanın melodramında mavi göğe yükseliş moduna girip; yüksekten bakma sanatına evrilen duygu yanılsamaları.
Eski zamanlarda, köle pazarlarında pazarlanan siyahi yüzlerde beliren gururun parçalanma seansında üç kuruşa satıllan onurdur yaşamak.
Yaşamak! Lirik bir şiirde hayata anlam yükleyip destanlaştırmak belkide.
Telapatik yaklaşımlarla onuru onore edip; hayata direnmekmidir bilmiyorum nedir yaşamak.
Ambulans çığlığında son nefeste kalbe yapılan masajda hayata son anda dönmenin sevinciyle minnetle etrafına bakıp; göz imbiğinden süzülen iki damla yaşta boğulurken sevincin sessiz çığlığında nefesi ciğerine iç etmektir belki de yaşamak.
Doğum denen mucizede su içinde sağ kalıp dünyada bir yudum suda boğulmanın adımıdır yaşama tutunurken doğarken yitip gitmek.
Nakış nakış işliyorsun Kader denilen sanıyı yarının penceresinden bakıp; sabah güneşinin ışığında dünya!
Dün dündü bu günü yaşa ilkesinde her canlıyı ti ye alıp; zaman halkasında top gibi çeviren dünya.
İlkeleri ortaya koyup; ilkesizlik içinde tezler sunup; her tezde antitezi savunmaya sevk eden dünya.
Rüya aleminde aya inişe sevk ederken benliği, bir göz kırpması zamanda mutluluğu dil ucuna tattırıp gerceğin acı yemeğini dil yanığındaki eziyette zorla yediren dünya!
İtirazım yok intizamına ki;
Bende bir yudum can işte!
Mavi fanusunun içinde pencere kenarından gece yarısı göğe bakma acizliğinde.
Yine ezip geçti sanki duygu cağlayanı şiirden öte bir yerlere geçmenin kuralsızlığını yaşatıyoruz şiirden öte, duygulardan esen epik bir fırtınanın kanatlarına tutunarak gecenin savrulan siyahında.
O yüzden ben, şair olamıyorum belki de.
Kural dışı sözcüklerden duygu dağarcığından aşağıya sörf yapmak isterken savruluyoruz yine işte!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.