0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
23
Okunma
İçimde uzun zamandır yer değiştirmeyen bir gece var.
Saatlerle ilgisi yok,
karanlıkla da.
Bir şeyin eksildiği anın,
kendine mezar kazmadan kalmış hâli gibi duruyor.
Dokunuldukça derine iniyor,
derine indikçe görünmez oluyor,
görünmez oldukça ağırlığı artıyor.
Bu yüzden yürürken ayaklarım yere değil,
içimde çökmüş katlara basıyor.
Her adımda başka bir sessizlik kırılıyor.
Ses çıkmıyor,
yalnızca yankı büyüyor.
Sonra o yankı da kendi içine çekiliyor,
geriye çok eski bir titreşim kalıyor.
Sanki bir zamanlar çalmış bir çanın,
çoktan unutulmuş sarsıntısı.
Orada oturuyorum.
Adını bilmediğim bir eksilişin çevresinde.
Ne ona yaklaşabiliyorum,
ne de uzaklaşabiliyorum.
Gece derinleştikçe,
içimdeki katlar birbirine karışıyor.
Eski susuşlar,
henüz yaşanmamış kırgınlıklarla yer değiştiriyor.
Hatırlamadığım şeyler özleniyor,
kaybetmediğim şeylerin yasını tutuyorum.
Bir yerlerde,
henüz doğmamış bir hatıranın küfü dolaşıyor.
Onun kokusu sinmiş ruhuma.
Bu yüzden hiçbir sabah tam olarak başlamıyor,
hiçbir akşam tam olarak bitmiyor.
Ben sürekli,
olacak bir şeyin olmadan önceki ağırlığında kalıyorum.
Bir gerilim gibi.
Ama neyin gerilimi olduğunu bilmiyorum.
Bir bekleyiş gibi.
Ama neyin beklendiğini bilmiyorum.
Sadece sürüyor.
İçimde mühürlenmiş odalar yok artık.
Mühür çürüdü,
kapılar çürüdü,
duvarlar da.
Geriye yalnızca içerisi kaldı.
Ve içerisi,
kendi içine doğru devrilmeye devam ediyor.
Orada aşağıya düşen şey bir düşünce değil,
bir duygu değil,
bir insan hiç değil.
Daha eski.
Daha derin.
Daha adsız.
Varlığımın altına,
ben gelmeden önce bırakılmış bir boşluk gibi.
Yıllardır onun etrafında şekilleniyorum.
Yıllardır ona değmemeye çalışırken,
onun biçimini alıyorum.
Bazen hissediyorum;
içimde duran şey beni taşımıyor,
ben onu taşıyorum.
Ama hangimizin daha ağır olduğunu bilmiyorum.
Gece biraz daha derinleşince,
sınırlar yer değiştiriyor.
İçerisi dışarıya,
dışarısı içeriye karışıyor.
Bir noktadan sonra insan,
kendi sesini değil,
sesinin bıraktığı boşluğu duymaya başlıyor.
İşte orada,
zaman çekiliyor.
İsim çekiliyor.
Yüz çekiliyor.
Hatıra çekiliyor.
Bir zamanlar bana ait sandığım ne varsa,
kendi ağırlığını alıp gidiyor.
Geriye,
içine düştükçe büyüyen,
büyüdükçe derinleşen,
derinleştikçe beni kendinden eksilten,
ben.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.